Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kanun

gazeteci63.com - Kanun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jandarma Teşkilatı 187 Yaşında Haber

Jandarma Teşkilatı 187 Yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu. Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi. Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi. Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu. Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı. Hukuki statüsünü 1930'da kazandı Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı. Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi. 1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi. Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı. "Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi. 6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı. Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi. Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi. Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı.

Borcu Yoktur Belgesine Düzenleme Haber

Borcu Yoktur Belgesine Düzenleme

Bazı işlem ve ödemelerin yapılabilmesi için borcun bulunmadığına dair belge aranması uygulamasında, borç türü olarak vergi dairelerince tahsil edilen tüm amme alacaklarının dikkate alınması yönünde düzenleme yapıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığının "Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i Resmi Gazete'de yayımlandı. Değişiklikle, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulamasını gösteren ve "tek tebliğ" niteliğinde olan tebliğde düzenleme yapıldı. Buna göre, Kanunun ilgili maddesi gereğince bazı işlem ve ödemelerin yapılabilmesi için borcun bulunmadığına dair belge aranması uygulamasında, borç türü olarak vergi dairelerince tahsil edilen tüm amme alacaklarının dikkate alınması yönünde düzenlemeye gidildi. Ayrıca, ödeme ve işlem yapmadan önce borcun bulunmadığına dair belge arama zorunluluğu bulunan muhasebe birimlerinin yanında harcama birimlerince de söz konusu belge aranabilecek. Bu birimler tarafından belgenin aranması durumunda, geçerlilik süresi de dikkate alınarak belgeye göre muhasebe birimlerince ödeme yapılabilecek. Kanun kapsamında satışı yapılacak gayrimenkullerin ilanına ilişkin kriterler de yeniden belirlendi. Bu arada, daha önce belirlenmiş olan tecil faizi ve gecikme zammı oranlarına ilişkin veriler de "tek tebliğ" olan düzenlemenin ilgili bölümlerine eklendi. Tebliğ ile yeni bir faiz veya gecikme faiz artış oranı tespit edilmedi.

Sahipsiz Hayvanlar Sorunu TBMM'de Haber

Sahipsiz Hayvanlar Sorunu TBMM'de

Sahipsiz hayvanlara yönelik Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan teklifle, Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'un amaçlarına "insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla" ifadesi ekleniyor. Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, tereddüde mahal verilmemesi, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan "sahipli hayvan" ve "sahipsiz hayvan" kavramları açık bir şekilde tanımlanıyor. Uygulamada tereddüde mahal verilmemesi amacıyla ve Kanun'daki "yakala-kısırlaştır-sal" metodunun kaldırılması nedeniyle hayvan bakımevi tanımında uyum değişikliği yapılıyor. Hayvan bakımevi, "Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis" şeklinde değiştiriliyor. Teklifle sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların hayvan bakımevlerine toplanması ve buralarda rehabilite edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul ediliyor. Buna göre, Kanun'un ilkeleri arasında yer alan "Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir." ifadesi yürürlükten kaldırılıyor. Hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insani ve vicdani sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları sahiplenmek isteyen ve Kanun'da öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esas olacak. Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlayacak, eğitim çalışmaları yapacak. Ötanazi ve teşvik Hayvan bakımevlerine alınan hayvanlardan rehabilite edilenler sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri sağlanabilmesi amacıyla hayvan bakımevlerine alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek. Bu hayvanlardan saldırgan olan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce "ötanazi" yapılacak. Sahipsiz hayvan popülasyonunun, kamu güvenliği bakımından tehlike oluşturmasına veya hayvandan hayvana veya hayvandan insana bulaşan hastalıkların görülmesine, su kaynaklarının, yaban hayatının ve biyolojik çeşitliliğin zarara uğramasına sebebiyet vermesi halinde ilgili yerel yönetim tarafından sahipsiz hayvanlara ötanazi yapılabilecek. Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanun'da yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilmesine imkan sağlanıyor. "Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan hayvanların bakımevi dışında bir yere bırakmak" fiilleri yasak kapsamına alınıyor. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan bakımevlerine götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevi bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanıyor. İl hayvanları koruma kurulunun görevleri arasına sahipsiz hayvanların korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların yanı sıra insan, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek ekleniyor. Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletiliyor. Buna göre, insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak. Ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak Hayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak. Caydırıcılığın sağlanması amacıyla sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk eden veya bakımevinde barındırılan hayvanı bakımevi dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek. Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülecek. Hayvan bakımevi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek. Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028'e kadar belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak. Belediyeler, 31 Aralık 2028'e kadar hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5'i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak. Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025'e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak. Teklifle, sokakta bakıma ve korunmaya ihtiyacı olacak sahipsiz hayvan bulunmaması amaçlandığı için Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki "yerel hayvan koruma görevlileri"ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.