Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kamera Kayıtları

gazeteci63.com - Kamera Kayıtları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamera Kayıtları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖSYM'den Şanlıurfa Kararı Haber

ÖSYM'den Şanlıurfa Kararı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Şanlıurfa'da Kamu Personel Seçme Sınavı'nın (2026-KPSS) gerçekleştirildiği Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki 392 adaya yönelik mevzuata aykırı sınav uygulamaları yapıldığının tespit edildiğini, söz konusu adaylara eş değer sınav uygulanmasına karar verildiğini bildirdi. ÖSYM'den yapılan açıklamada, 6 Eylül'de 1 milyon 708 bin 329 adaya yönelik düzenlenen KPSS (Lisans) Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun 145 sınav merkezindeki 4 bin 724 sınav binası ve 86 bin 646 sınav salonunda uygulandığı anımsatıldı. Sınav sabahı Şanlıurfa'daki Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü bağlantı yolunun tek şeride düşürülmesi ve bölgede yaşanan trafik kazası nedeniyle sınav binalarına ulaşımın zorlaştığı belirtilen açıklamada, bu nedenle çok sayıda adayın sınava yetişemeyeceğinin Şanlıurfa ÖSYM İl Koordinatörlüğü tarafından tespit edildiği aktarıldı. Bu doğrultuda mağduriyet yaşanmaması için ilgili sınav binalarında sınavın 30 dakika ertelenmesinin uygun olacağı yönündeki talebin il koordinatörlüğü tarafından ÖSYM Sınav Günü Masası'na iletildiği bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "ÖSYM mevzuat hükümleri ile geçmişte alınan karar ve uygulamalar kapsamında İl Koordinatörlüğümüzden gelen bilgiler değerlendirilerek, sınav gizliliği ve güvenliği korunmak suretiyle Osmanbey Kampüsü'nde sınav binalarına girişin 30 dakika uzatılması ve sınav başlama saatinin 10.45 olarak uygulanmasına Başkanlığımızca karar verilmiştir. Akabinde söz konusu durumun ayrıntılarının ortaya çıkarılması amacıyla ivedilikle inceleme başlatılmıştır." - Sınav salonu kamera kayıtları her bir aday için detaylı şekilde incelendi İnceleme kapsamında ilgili sınav merkezindeki yönetici ve görevlilerle görüşülerek ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı, sınav binaları ve sınav salonlarında bulunan tüm kamera kayıtlarıyla bina ve salon tutanaklarının ÖSYM'ye ulaşmasının ardından bina ve salon tutanakları titiz ve ayrıntılı olarak tetkik edildiği belirtilen açıklamada, "Sınav binası giriş kameraları ile sınav salonu kamera kayıtları tek tek ve her bir aday için detaylı şekilde incelenmiştir." bilgisi paylaşıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Osmanbey Kampüsü'nde bulunan 150 sınav salonunun 22'sinde sınava giren 392 adaya yönelik ÖSYM mevzuat hükümlerine aykırı sınav uygulamaları gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Her bir adayın sınavı Başkanlığımız için büyük bir sorumluluk ve emanettir. Bu emanetin korunması, adalet ve fırsat eşitliğinin bozulmaması amacıyla bu kapsamda belirlenen adaylara ÖSYM Yönetim Kurulunun 15 Eylül 2026 tarihli ve 2026/38.10 sayılı kararı ile eş değer sınav yapılmasına karar verilmiştir."

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı Haber

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı, ülke genelinde son üç ayda 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla, 24 Nisan'da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kasten öldürme ve kayıp olaylarını yeniden mercek altına aldı. Türkiye'nin farklı illerinde 638 cinayet ve kayıp dosyanın yeni soruşturulmasıyla, 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çalışmalar sonucunda 59 ilde 168 maktulün bulunduğu 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bunlardan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri bünyesinde özel çalışma ekipleri oluşturuldu. Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli tutuklandı Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu. Alanında ihtisas yapmış uzmanlar, dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları, kriminal bulguları, HTS raporları ve baz kayıtları, dijital materyallerden oluşan tüm delilleri son teknolojik imkanlarını da kullanarak incelemeye alıyor. Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden değerlendirilirken, savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak için yürütülen çalışmalar sürüyor. Kurulan özel ekipler olayların aydınlatılmasında ilginç yöntemler kullandı. Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA'dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi. Kaza denildi, cinayet çıktı Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023'te Marmaris'te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu'ya aitti. İlk soruşturmada Uslu'nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti. Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2016'da öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla yeni ifadeler alındı. Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına ulaşıldı. Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi. 24 yıllık dosyayı 14 yıllık dilekçe çözdü Aydın'ın Germencik ilçesinde 2002'de öldürülen Galip Öztürker'in dosyası, yıllar önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı. Dosyada, şüphelilerden birinin 2012'de cezaevinden savcılığa gönderdiği ve suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu. Bu dilekçe tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte tekrar değerlendirildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda 5 şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine 4 sanık yakalanarak tutuklandı. İstanbulkart, HTS ve 372 saatlik kamera kaydı Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı. 2016'da İstanbul'un Şişli ilçesinde "mezdeke dans üçlüsü" üyelerinden Aynur Kanbur'un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi. Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı. Karaman'da 2008'de kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara'nın dosyasında ise 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası görüntüsü ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi. Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ve şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi. Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı. Çalınan telefon 12 yıl sonra şüphelileri ele verdi Antalya'da 2014'te bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık'ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilidini açtı. Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep'te kullanıldığı belirlendi. Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki bağlantılar, HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda 3 şüpheli tutuklanırken 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi. Çöpte bulunan bebeğin kimliği topuk kanından belirlendi Manisa'da 2010'da bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında da sağlık kayıtları belirleyici oldu. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi. Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları incelendi. Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi. Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı. Cesedin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi Batman'ın Kozluk ilçesinde 2007'de bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmi kurumla işlem yapmayan kişiler de araştırıldı. 2007'den beri resmi kaydı bulunmayan Aydın Özcan mercek altına alındı. Özcan'ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA'nın eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı. Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı tutuklanırken 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Sigara izmaritlerindeki DNA failleri işaret etti Diyarbakır'da 2016'da mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp'in dosyasında, olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi. Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı. HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi. Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili 5 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cansız beden portakal bahçesinde bulundu Hatay'da 2012'den beri kayıp olan Selbi Uyğur'un dosyasında ise cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara ulaşıldı. Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur'un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan belirlendi. Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı. Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur'un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği tespit edildi. Dijital ve bilimsel takip Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesinde HTS ve baz kayıtları, DNA profilleri, balistik incelemeler, PTS ve MOBESE görüntüleri, banka hareketleri, toplu ulaşım kartı bilgileri, GPRS verileri, sağlık kayıtları, cezaevi dilekçeleri ve yeniden alınan tanık ifadeleri soruşturmaların merkezine yerleştirildi. Başkanlığın çalışmalarıyla bazı olaylarda şüpheliler tespit edilip tutuklanırken bazı dosyalarda cesetlerin bulunmasına, kimliklerin belirlenmesine ve soruşturmaların yeniden açılmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan'ın dosyalarına ilişkin inceleme ve soruşturmalar ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırıya ilişkin inceleme ve soruşturmalar devam ediyor. Adalet Bakanı Gürlek'ten açıklama Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, geçmiş yıllarda işlenen ve kamu vicdanında derin izler bırakan suçların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü bildirdi. Bakan Gürlek, şöyle devam etti: “Faili meçhullerin aydınlatılması, suçluların adalet önünde hesap vermesi, cezasızlık algısının ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve ülkemizdeki güven ortamının pekişmesine katkı sağlamaktadır.” Son olarak yürütülen titiz incelemeler sonucunda, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 17 yıl önce kız bebeğin ölümüyle ilgili dosyanın karanlıkta kalan yönleri ile Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 yıl önce işlenen Eyyüp Özbadem cinayetinin aydınlatıldığını belirten Gürlek, "10 Mayıs 2009'da Bandırma'da bir çöp konteynerinde poşete konulmuş halde kız bebek cesedi bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, bebeğin annesi tespit edilmiş ve yargılama sonucunda 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmişti ancak bebeğin babasının kimliği ve olaydaki rolü uzun yıllar boyunca belirlenememişti." ifadelerini kullandı. Dosyanın yeniden ele alınmasıyla bebeğin bulunduğu poşet üzerinde yapılan incelemede şüpheli U.C'ye ait parmak izinin tespit edildiğini kaydeden Gürlek, "Tanık beyanları, ceza infaz kurumu ziyaretçi kayıtları, teşhis işlemleri ve Adli Tıp Kurumunca yapılan DNA incelemesi sonucunda şüphelinin, bebeğin biyolojik babası olduğu tespit edildi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli U.C, 'çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme' suçundan tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi." bilgisini paylaştı. Adana'nın Ceyhan ilçesinde de Eyyüp Özbadem'in 4 Haziran 2022'de motosikletli kişiler tarafından silahlı saldırı sonucu öldürüldüğünü belirten Gürlek, olayın ardından bazı şüpheliler hakkında işlem yapıldığını ancak soruşturmanın o aşamasında failler ve olaydaki bağlantıların kesin olarak ortaya çıkarılamadığını anlattı. Dosyanın yeniden incelenmesi kapsamında şüphelilere ait HTS ve baz kayıtlarının, kamera görüntülerinin, kriminal raporların, tanık anlatımlarının ve ifadelerdeki çelişkilerin birlikte değerlendirildiğine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti: “Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A'nın azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından gerçekleştirildiği, M.A. ile O.K'nin ise faillere yardım ettikleri tespit edildi. Soruşturma sırasında ayrıca, şüphelilerin olay öncesindeki görüntülerini içeren kamera kayıtlarının M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin gizlendiği belirlendi. Operasyon sonucunda cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklandı, delilleri gizledikleri belirlenen 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.” Her iki dosyanın aydınlatılmasında büyük dikkat ve özveriyle görev yapan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı, Balıkesir-Bandırma Emniyet Müdürlüğü ve Adana-Ceyhan Emniyet Müdürlüğüne teşekkür eden Gürlek, "Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.