Uygulamalarımız appstore googleplay

#Istihdam

gazeteci63.com - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka Kullanımında Artış Haber

Yapay Zeka Kullanımında Artış

Türkiye'de 16-24 yaş grubundaki bireylerin yüzde 38,5'i üretken yapay zeka araçlarını kullanırken gençlerdeki kullanım oranı 16-74 yaş grubundaki genel oranın 2 katını aştı. AA muhabirinin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) Bilgi ve İletişim Teknolojilerine (ICT) Erişim ve Kullanım Veri Tabanı verilerinden derlediği bilgilere göre, üretken yapay zeka araçlarının kullanımı OECD ülkelerinde hızla yaygınlaşırken kullanım oranlarında yaş gruplarına göre belirgin farklılıklar görülüyor. OECD'nin 2025 veya mevcut en güncel verilerini kapsayan göstergelerine göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin yüzde 17,2'si son 3 ay içinde üretken yapay zeka araçlarını kullandı. Türkiye'de genç nüfusta ise bu oran genel seviyenin önemli ölçüde üzerine çıktı. 16-24 yaş grubundakilerin yüzde 38,5'i üretken yapay zeka araçlarını kullandı. Böylece Türkiye'de gençlerin üretken yapay zeka kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki yüzde 17,2'lik oranın yaklaşık 2,2 katına ulaştı. Türkiye'de üretken yapay zeka kullanımının ileri yaş grubunda ise oldukça düşük seviyede kalması dikkati çekti. OECD verilerine göre, ülkede 55-74 yaş grubundaki bireylerin yüzde 1,8'i üretken yapay zeka araçlarını kullandı. Buna göre, yüzde 38,5 kullanım oranına sahip 16-24 yaş grubu ile yüzde 1,8'lik oranın görüldüğü 55-74 yaş grubu arasında 36,7 puanlık fark oluştu. Gençlerdeki kullanım oranı 55-74 yaş grubundaki oranın 21 katından fazla olurken veriler Türkiye'de üretken yapay zeka kullanımında yaşa bağlı belirgin bir farklılaşmaya işaret etti. Türkiye'deki görünüm, OECD genelinde üretken yapay zeka kullanımında yaşın önemli bir ayrıştırıcı unsur olduğu tabloyla paralellik gösteriyor. Öğrenciler, üretken yapay zekayı en yoğun kullanan gruplar arasında OECD'nin 28 Ocak 2026'da açıkladığı verilere göre, 2025'te OECD genelindeki bireylerin üçte birinden fazlası üretken yapay zeka araçlarını kullandı. Kullanımdaki en büyük farklılık yaş grupları arasında görülürken bu fark 53,6 yüzde puanına ulaştı. Öğrenciler ise üretken yapay zekayı en yoğun kullanan gruplar arasında yer aldı. OECD genelinde 16 yaş ve üzerindeki öğrencilerin yüzde 75'i üretken yapay zeka araçlarını kullandığını bildirdi. İstihdamdakilerde kullanım oranı yüzde 41,1, işsizlerde yüzde 36,7 olurken emekliler ve diğer iş gücü dışındaki gruplarda bu oran yüzde 12,5 olarak kaydedildi. Yapay zekanın yaygınlaşması bireysel kullanımla sınırlı kalmazken OECD ülkelerindeki işletmelerin bu teknolojiyi kullanma oranında da hızlı artış görüldü. ICT şirketleri yüzde 57,3 ile yapay zekayı en yoğun kullanan işletmeler oldu Verilerin mevcut olduğu OECD ülkelerinde yapay zeka kullanan işletmelerin oranı 2023'te yüzde 8,7 iken 2024'te yüzde 14,2'ye, geçen yıl ise yüzde 20,2'ye yükseldi. Böylece işletmelerde yapay zeka kullanımı iki yılda iki kattan fazla arttı. Sektörel bazda bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) şirketleri yüzde 57,3 ile yapay zekayı en yoğun kullanan işletmeler oldu. Bu sektörü yüzde 36,8 ile profesyonel ve bilimsel hizmetler izledi. Yapay zeka kullanımındaki yıllık artışın daha önce teknolojinin görece az kullanıldığı sektörlerde de yüksek olması dikkati çekti. Kullanımdaki yıllık artış konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 62,5, inşaatta yüzde 59,1'e ulaştı. OECD, üretken yapay zekadaki hızlı gelişmeler, maliyetlerin düşmesi ve yapay zeka becerilerine sahip çalışanların sayısındaki artışın teknolojinin ekonomiler ve çalışma hayatındaki etkisini daha da artırabileceğine işaret ediyor. "Asıl hedefimiz gençleri yapay zekayı anlayan, sorgulayan ve üreten insan kaynağına dönüştürmek olmalı" Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkan Yardımcısı Gökhan Varan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 16-24 yaş grubundaki yüzde 38,5'lik kullanım oranının Türkiye açısından önemli bir potansiyele işaret ettiğini belirterek, gençlerin yeni teknolojileri gündelik hayatlarına hızla entegre ettiğini söyledi. Varan, asıl hedefin gençleri yapay zekanın sadece "kullanıcısı" olmaktan çıkarıp onu anlayan, sorgulayan ve üreten insan kaynağına dönüştürmek olması gerektiğine işaret etti. Yapay zeka okuryazarlığının yakın gelecekte yabancı dil veya temel dijital beceriler gibi yatay bir istihdam yetkinliğine dönüşeceğini aktaran Varan, "Türkiye'nin en güçlü yanlarından biri olarak belirtilen genç ve teknolojiye açık nüfusu, en belirgin riski ise yapay zeka kullanımı ile üretim kapasitesi arasındaki makasın açılmasıdır." dedi. "Rekabet, büyük ölçüde 'yapay zekayla etkin çalışabilen insan ile çalışamayan insan' arasında yaşanacak" Gökhan Varan, şirketlerin aradığı şeyin yalnızca "prompt yazabilen" çalışan olmayacağını ifade ederek, "Yapay zekayı mesleki bilgisiyle harmanlayabilen, çıktısını doğrulayabilen, veri güvenliği ve etik riskleri kavrayabilen çalışan öne çıkacak." diye konuştu. Rekabetin büyük ölçüde "yapay zekayla etkin çalışabilen insan ile çalışamayan insan" arasında yaşanacağını kaydeden Varan, "Öğrencilerde yüzde 75 kullanım oranı bize yapay zekayı eğitimden uzak tutmanın gerçekçi olmadığını gösteriyor. Mesele yasaklamak değil, doğru kullanmayı öğretmek." değerlendirmesinde bulundu. Varan, OECD'nin de genel amaçlı yapay zekanın ödev performansını artırmasının gerçek öğrenmeyi pekiştirdiği anlamına gelmediğine dikkati çektiğini belirterek, "Bu nedenle Türkiye'de müfredat, yapay zeka okuryazarlığı, eleştirel düşünme, kaynak-referans doğrulama, etik ve veri güvenliğini birlikte ele almalı. Ölçme-değerlendirme sistemi de yalnızca sonuç yerine öğrencinin düşünme ve üretim sürecini ölçmeli." ifadelerini kullandı. "Üniversiteler uygulamalı yapay zeka yetkinliklerini bütün disiplinlere yaymalı" Gökhan Varan, Türkiye'nin önündeki temel politika meselesinin "kullanımdan üretime geçiş" olduğunu dile getirdi. Üniversitelerin uygulamalı yapay zeka yetkinliklerini bütün disiplinlere yayması gerektiğine işaret eden Varan, "Özel sektör gençlere gerçek veri ve problemlerle çalışma imkanı sağlamalı; kamu ise hesaplama altyapısı, veri, girişimcilik ve AR-GE ekosistemini güçlendirmeli." diye konuştu. Varan, Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki "fark et, istifade et, üret ve yönet" yaklaşımının önemli olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin genç nüfusu güçlü tarafımız, küresel fırsat ise bu insan kaynağını yerli ürün, girişim ve ihracata dönüştürebilme kapasitesini inşa edebilmektir." dedi.

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam Haber

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam

Şanlıurfalı çiftçi Mehmet Şanlı, artırdığı domates üretimi sayesinde 300 kadına istihdam sağlıyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, verimli tarım arazilerinin bulunduğu Harran Ovası'nda yaklaşık 10 yıl önce tarla kiralayarak domates dikmeye başladı. Zamanla kiraladığı tarla sayısını ise 8'e çıkararak üretimini katlayan Şanlı, 50 dönümde başladığı üretimini 600 dönüme kadar çıkarmayı başardı. Hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu kentte, günlük 300 kadın, evine ekmek götürmek için domates tarlalarında alın teri döküyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, AA muhabirine, daha önce pamuk, buğday ve mısır gibi ürünler ektiğini ancak daha karlı ve bölge için farklı bir ürün deseni olduğu için 10 yıldır domates üretimine yöneldiğini söyledi. Kiraladığı tarlalarda başladığı domates üretimini şu anda 8 bölgedeki arazide sürdürdüğünü ifade eden Şanlı, şöyle devam etti: "Biz daha önce çevre illerine yani Mersin'den tut Van'a kadar her yere domates gönderiyorduk. Son 3-4 yıldır da ABD'li bir firma geldi. Burada bir fabrika açtı. Burada domatesleri onlara veriyoruz. Onlar da kurutup ABD'ye gönderiyor. Yanımızda 300 kadar kişi her gün çalışıyor." Domateste üretim sürecinin diğer tarım ürünlerine göre daha hızlı olduğunu anlatan Şanlı, dekarda yaklaşık 13 ton üretim yaptıklarını sözlerine ekledi. Mevsimlik işçilerin şehir dışına gitmesini önlüyor Eyyübiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsa İzgi de milli tarıma ve ekonomiye katkılarından dolayı çiftçi Şanlı'yı tebrik etti. Üreticinin hem ihracata hem istihdama katkı sunduğunu vurgulayan İzgi, çiftçinin yaklaşık yüzde 50 kar marjıyla üretim yapmasının sevindirici olduğunu dile getirdi. Bölgedeki istihdamın mevsimlik işçiler açısından da büyük avantaj olduğunu dile getiren İzgi, şunları kaydetti: "Burada bir güzellik daha var, mevsimlik tarım işçisi denilen bir konu. İnsanlarımızın çoğu bölgeyi bırakıp Şanlıurfa'nın dışına işe gidiyor ama şu anda bu üreticimiz bu alanda yaklaşık 300 kişi istihdam ediyor. Şanlıurfa'da mevsimlik tarım işçileri dışarıya göç etmemiş, burada ekmeklerini kazanmış oluyor. Normalde bizim bitkisel desenimizde buğday, arpa, mercimek ve mısır var. Bu ürünlerin yetiştirilmesinde çalışacak insan maksimum 2-3 kişidir ancak şu domates ekili alanda üreticimiz 300 kişi çalıştırmaktadır. Bu da ilçemiz için istihdam yaratıyor." Kadınlar için avantajlı İşçilerin çavuşu Filiz Budak ise kadınlar için domates tarlasındaki istihdamın ciddi avantaj sağladığını söyledi. Kadınların kendi evlerine yakın çalışmasının önemine dikkati çeken Budak, domates tarlasında çalışmayanların çoğunun mevsimlik işçi olarak farklı şehirlere gittiğini anlattı. Erkeklerin her yerde her işte çalışabildiğini ancak her işin kadınlara göre olmadığını anlatan Budak, "Domates gerçekten herkes için avantajlı bir iştir çünkü bu iş de olmasa bizim buradaki, millet dışarıya gidiyor. İşimiz şu anda domates olduğu için gündüz gelip burada çalışıp gece de evimizde rahat ediyoruz. Yani buranın bizim için avantajı çok." şeklinde konuştu.

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor Haber

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

680 Sözleşmeli Personel Alınacak Haber

680 Sözleşmeli Personel Alınacak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın merkez ve taşra teşkilatı birimlerinde çalıştırılmak üzere 680 sözleşmeli personel alım ilanı Resmi Gazete'de yayımlandı. İlana göre, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı birimlerinde çalıştırılmak üzere KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınarak, mülakatsız sözleşmeli 680 personel alınacak. Başvurular, 7 Mayıs - 22 Mayıs'ta, son gün saat 23.59'a kadar Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden "https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim" e-Devlet şifresi ile giriş yapılarak gerçekleştirilecek. Sözleşmeli personel alımına ilişkin duyuru, ilan ve bilgilendirmeler Bakanlığın resmi internet sayfalarında "www.aile.gov.tr ve/veya www.aile.gov.tr/pgm" veya Kariyer Kapısı üzerinden yayımlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu sözleşmeli personel alımı ilanını duyurdu. Göktaş, şunları kaydetti: "Büyük ailemizi güçlendirmeye devam ediyoruz! Vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla yeni bir personel alım sürecini başlatıyoruz. Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde KPSS puan üstünlüğü esas alınarak mülakatsız 680 sözleşmeli personel istihdam edeceğiz. Yeni çalışma arkadaşlarımız için başvuru süreci bugün itibarıyla başladı. Başvuru için: 'http://aile.gov.tr, http://kariyerkapisi.gov.tr/isealim'"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.