Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ihracat

gazeteci63.com - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede Haber

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede

Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor. Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor. Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor. Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi. Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi. Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Şanlıurfa İhracatında Son Durum Haber

Şanlıurfa İhracatında Son Durum

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen 11 şehirden 7'sinin ocak-haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı aralığına kıyasla artış gösterdi. AA muhabirinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen yılın ilk 6 ayında 9 milyar 386 milyon 367 bin 880 dolarlık ihracat yapan depremden etkilenen illerin bu yılki toplam dış satımı yüzde 7,34 arttı. Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa'dan yılın ilk yarısında çeşitli ülkelere 10 milyar 74 milyon 953 bin 430 dolarlık ürün pazarlandı. Afet bölgesinin ihracat lideri Gaziantep Depremlerin yıkıma neden olduğu kentlerden Gaziantep'in ocak-haziran ihracatı, geçen yıla göre yüzde 3,9 artarak 5 milyar 37 milyon 910 bin 520 dolara ulaştı. Gaziantep, 11 il arasında en fazla dış satım gerçekleştiren kent olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yarısında yüzde 4 artış ve 1 milyar 808 milyon 829 bin 250 dolarla Hatay ikinci, yüzde 16,3 yükseliş ve 1 milyar 690 milyon 880 bin 380 dolarla Adana da üçüncü sırada yer aldı. Dış satımı en fazla artan şehir Elazığ Afetin izlerinin silinmesi için inşa ve ihya çalışmalarının sürdüğü bölgede ilk 6 aylık süreçte dış satımda en fazla artış gösteren kent, Elazığ oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 321,1 artıran Elazığ'dan yurt dışına 249 milyon 515 bin 280 dolarlık ürün gönderildi. Ocak-Haziranda Şanlıurfa'dan yüzde 10 artışla 181 milyon 951 bin 730 dolar, Osmaniye'den yüzde 66,5 artışla 120 milyon 507 bin 490 dolar, Kilis'ten yüzde 13 artışla 69 milyon 172 bin 980 dolar ihracat yapıldı. Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır ve Adıyaman'ın ihracatı azaldı Deprem bölgesindeki 4 ilde söz konusu dönemin dış satımında düşüş yaşandı. Kahramanmaraş'ın ihracatı yüzde 2 azalışla 625 milyon 65 bin 110 dolar, Diyarbakır'ın yüzde 23,1 azalışla 105 milyon 677 bin 710 dolar, Malatya'nın yüzde 13,8 azalışla 150 milyon 756 bin 370 dolar ve Adıyaman'ın yüzde 7,3 azalışla 34 milyon 686 bin 610 dolar olarak kaydedildi. Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilin 2025 ve 2026 yılları ocak-haziran dönemi dış satım rakamları (bin dolar bazında) ve iki yılın aynı aralığı arasındaki değişim oranları şöyle: 11 ilin ihracat rakamları Depremzede iller 2025 2026 Değişim (%) Adana 1.453.720,23 1.690.880,38 +16,3 Adıyaman 37.405,22 34.686,61 -7,3 Diyarbakır 137.474,71 105.677,71 -23,1 Elazığ 59.246,41 249.515,28 +321,1 Gaziantep 4.847.029,20 5.037.910,52 +3,9 Hatay 1.739.925,08 1.808.829,25 +4 Kahramanmaraş 637.717,22 625.065,11 -2 Kilis 61.236,95 69.172,98 +13 Malatya 174.845,53 150.756,37 -13,8 Osmaniye 72.360,91 120.507,49 +66,5 Şanlıurfa 165.406,42 181.951,73 +10

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor Haber

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

178 Milyon Dolarlık Fıstık İhracatı Haber

178 Milyon Dolarlık Fıstık İhracatı

Türkiye'den 2025 yılında 94 ülkeye gerçekleştirilen Antep fıstığı ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde edildi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2023 yılında 150 milyon 906 bin dolar, 2024 yılında ise 229 milyon 777 bin dolar tutarında Antep fıstığı ihracatı yapıldı. Bölgede etkili olan zirai don ve kuraklığa rağmen, 2025 yılında Antep fıstığı ihracatı 178 milyon 203 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin en fazla fıstık ihracatı yaptığı ülkelerin başında İtalya yer aldı. Geçen yıl Türkiye'den İtalya'ya 55 milyon 697 bin dolar değerinde fıstık satıldı. İtalya'yı 27 milyon 995 bin dolarla Almanya ve 11 milyon 65 bin dolarla Kazakistan takip etti. Yağışlar yeni mahsul için umut verdi Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda binlerce ailenin geçim kaynağı ve Türkiye'nin ihracat potansiyelinde önemli bir kalem olduğunu söyledi. Geçen yılın fıstıkta 'yok yılı' olduğunu, bölgede kuraklık ve zirai donun üretimi olumsuz etkilediğini hatırlatan Akbaş, "Tüm bu dezavantajlara rağmen 2025 yılında 178 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşmış olmamız, sektörümüz adına son derece önemli ve sevindirici bir gelişmedir." dedi. Son haftalarda bölgede etkili olan kar ve yağmurun fıstık üretimini olumlu yönde etkilediğini belirten Akbaş, "Bu yıl fıstıkta 'var yılı'na girmiş bulunuyoruz. Yağışlar üreticimizi sevindirdi. Mevsim şartlarının istenilen seviyede seyretmesiyle artacak üretimin, 2026 yılındaki ihracatımıza büyük katkı sağlayacağını ve rakamları yukarı taşıyacağını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı. Akbaş, ihracatı artırmak ve yeni pazarlar oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.

Milyon Dolarlık İsot İhracatı Haber

Milyon Dolarlık İsot İhracatı

Türkiye'de üretilen ve yemeklerin vazgeçilmez lezzetlerinden pul biberinin ihracatı, geçen yıl 14 milyon 112 bin dolar olarak gerçekleşti. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2024 yılında 13 milyon 940 bin dolarlık pul biber ihracatı yapıldı. 2025 yılında ise ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 1,23 artarak 14 milyon 112 bin dolar oldu. Geçen yıl Almanya, Hollanda, İngiltere, İsveç, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Küba, Hindistan, Malta, Dubai, Norveç ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 95 ülkeye 4 bin 159 ton pul biber gönderildi. Ülke bazında pul biber ihracatında ilk sırayı 2 milyon 621 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 956 bin dolarla Hollanda ve 1 milyon 675 bin dolarla İngiltere izledi. "İsot ihracatında çok daha güçlü rakamları yakalayacağımıza inanıyorum" Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, AA muhabirine, pul biber ihracatının 2025 yılında da artarak devam etmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. İhracat rakamlarındaki artışın her yıl artarak devam etmesinin ülke ekonomisi açısından da önemli olduğuna değinen Kızıldemir, "Pul biber ihracatının 2025 yılında da artarak devam etmesi, isotun anavatanı olan Şanlıurfa için büyük bir gurur kaynağıdır. Dünya sofralarında Şanlıurfa isotunun daha fazla yer bulması, ürünümüzün kalitesinin bir göstergesidir." dedi. Kızıldemir, ihracat rakamlarının üreticiyi de motive ettiğini aktararak, "Türkiye'nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan pul biberde, 2025 yılında 14 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirilmesi, sektörün geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır. 95 ülkeye ihracat yapılması, ürünümüzün dünya mutfaklarında kabul gördüğünün en somut göstergesidir. Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin dış satımda başı çekmesi, kaliteli üretim, hijyen ve standartlara verilen önemin karşılığını aldığımızı göstermektedir." dedi. Bu başarıda en büyük payın tarladan sofraya büyük bir özveriyle çalışan çiftçilere, üreticilere ve ihracatçılara ait olduğunu aktaran Kızıldemir, pul biberin marka değerinin arttırılması noktasında çalışmalara devam ettiklerini ifade etti. Kızıldemir, ihracattaki artışın sürdürülebilir olması gerektiğini belirterek, "Hedefimiz, katma değeri yüksek, paketli ve markalı ürünlerle ihracat rakamlarımızı daha da yukarı taşımaktır. Önümüzdeki yıllarda isot ihracatında çok daha güçlü rakamları yakalayacağımıza yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Fırat Nehrinde Balık Üretimi Haber

Fırat Nehrinde Balık Üretimi

Şanlıurfa'da yaklaşık 20 yıl önce Fırat Nehri'nde balık üretimine başlayan ve işini çocuklarıyla yürüten Ömer Tunç, yılda yaklaşık 5 milyon dolarlık ihracat yapıyor. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle eski iş yerini kapatmak zorunda kalan 52 yaşındaki Tunç, Fırat Nehri'nin Birecik kesiminde 50 ton kapasiteyle başladığı balık üretim serüveninde 2 bin 250 ton somon ve 40 ton havyar kapasitesine ulaştı. Tunç ailesi, Fırat'ın serin sularında yetiştirdiği Türk somonu ve havyarları, Japonya, Çin ve Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Ömer Tunç, AA muhabirine, balıkçılık yapmadan önce elbise mağazasının olduğunu, işleri istediği gibi gitmeyince balıkçılık sektörüne yöneldiğini söyledi. 20 yıl önce zor şartlar altında balık sektörüne adım attıklarını anlatan Tunç, "Ekonomik gücümüz yoktu. Çok dar koşullarda üretime başladık. Yolumuz, kafeslerimiz yoktu. O zaman demir kafeslerden yapıyorduk. Sektörün bu kadar kısa sürede yükseleceğini biz de tahmin etmiyorduk ama şu anda çok güzel imkanlar var. Bütün altyapımız hazır. Üretimimizi yapıyoruz." dedi. "Artık pazarda yer almaya başladık" Yaklaşık 50 ton kapasiteyle işe başladıklarını dile getiren Tunç, şunları kaydetti: "Şu an 2 bin 250 ton somon üretimimiz var. 40 tona kadar havyar üretiyoruz. Daha önceki üretimlerimizi iç piyasaya satardık. Şimdi Japonya, Çin'e kadar, Avrupa ve Avrupa dışı ülkelere satıyoruz. Avrupa ülkelerine somon gönderiyoruz. Suyun güzel olmasından dolayı somonlarımız da çok güzel. Artık pazarda yer almaya başladık. Daha önce Türk somonu dediğimizde insanlar farklı bakıyordu. Genelde Norveç somonu piyasaya hakimdi ama bizim de artık balığımız kendini göstermeye başladı. Güzel ve kaliteli." Yıllık 5 milyon dolara yakın ihracat Üretimi çocuklarıyla yaptığını anlatan Tunç, "Yıllık 5 milyon dolara yakın bir ihracatımız var. Kızım ile oğlum su ürünleri mühendisi. Bizden sonra inşallah kendileri yapacak. Şimdi de birlikte çalışıyoruz." dedi. Abdulsamet Tunç da (24) küçük yaşlarda babasının yanında tanıştığı balıkçılık sektörünü Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü'nü okuyarak taçlandırdığını dile getirdi. Bu işi aynı zamanda bilimsel olarak yaptıklarını aktaran Tunç, "Biz bir balıkta bir rahatsızlık gördüğümüzde örnek almamız ve uzun süre incelememiz gerekiyordu. Şu anda okulda öğrendiğimiz veya kendi araştırmalarımızla bildiklerimizden balığa bakarak hangi tür hastalık olduğunu anlayabiliyoruz." diye konuştu. Tunç, dünyadaki bütün ülkelere Türk somonunu yedirmeyi hedeflediğini kaydetti.

Pul Biber İhracatında 4 Kat Artış Haber

Pul Biber İhracatında 4 Kat Artış

Türkiye'den bu yılın ocak-eylül döneminde 89 ülkeye 10 milyon 282 bin dolarlık pul biber ihracatı gerçekleştirildi. AA muhabirinin, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2024'te 101 ülkeye 13,9 milyon dolarlık pul biber ihraç edildi. Geçen yıl ocak-eylül döneminde 9 milyon 884 bin dolar olan pul biber ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 4 artışla 10 milyon 282 bin dolara yükseldi. Bu dönemde Almanya, Hollanda, İngiltere, İsveç, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 89 ülkeye 3 bin 186 ton pul biber gönderildi. Ülkeler bazında pul biber ihracatında ilk sırayı 1 milyon 945 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 636 bin dolarla Hollanda ve 1 milyon 194 bin dolarla İngiltere izledi. "Dünya sofralarında daha fazla yer almasını istiyoruz" Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, AA muhabirine, bu yılın 9 ayında pul biber ihracatının artarak devam etmesinin ülke ekonomisi ve üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi. Üreticiler tarafından zahmetli bir sürecin ardından tüketime hazır hale getirilen yeni mahsul pul biberlerin piyasaya çıktığını belirten Kızıldemir, şöyle devam etti: "Yeni mahsul ürünlerin piyasaya çıkmasıyla birlikte yıl sonuna kadar ihracatın daha da artacağını öngörüyoruz. Burada üretilen biberin kalitesi, aroması ve lezzeti oldukça özel. Bu da uluslararası pazarlarda ürünümüze olan ilgiyi artırıyor. İhracat rakamlarımızın yüksek olması, başta Şanlıurfa'daki üreticilerimiz olmak üzere tüm çiftçilerimiz açısından önemli kazanımlar anlamına geliyor. Çiftçimizin desteklenerek sürdürülebilir bir üretim modeliyle kaliteli ürünü daha fazla ülkeye ulaştırmak istiyoruz. Böylece hem üreticimiz kazanacak hem de ülke ekonomisine katkımız artarak devam edecek. Pul biberimizin, ülkemizi temsil eden önemli bir tarım ürünü olarak dünya sofralarında daha fazla yer almasını istiyoruz, bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz." Kızıldemir, ihracat rakamlarının artırılması noktasında yeni piyasa araştırmalarını da sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.