Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ibadet

gazeteci63.com - Ibadet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ibadet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa'nın Tarihi Mağara Camisi Haber

Şanlıurfa'nın Tarihi Mağara Camisi

Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde, yarım asrı aşkın süre kapalı kaldıktan sonra yeniden ibadete açılan ve bölgede benzeri bulunmayan kayadan oyma tarihi Mağara Camisi, misafirlerini bekliyor. Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan ve ne zaman yapıldığı bilinmeyen tarihi Mağara Camisi'nin, önceleri Hristiyanlar tarafından kilise olarak kullanıldığı biliniyor. Bölgenin Müslümanlar tarafından fethedilmesinin ardından cami olarak hizmet veren yapı, tavan ve duvarlarından sızan suların artması nedeniyle 1964'te ibadete kapatıldı. Yaklaşık 56 yıl kapalı kalan Mağara Cami, Vakıflar Bölge Müdürlüğünce gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenlemesinin ardından 2020'de yeniden hizmete sunuldu. "Camimiz depremden etkilenmedi" İlçe Müftüsü Hanifi Özlen, AA muhabirine, mağaranın ne zaman ve kimler tarafından yapıldığının bilinmediğini, yapının kökeninin İslam öncesine dayandığını söyledi. Caminin 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenmediğine dikkati çeken Özlen, şöyle konuştu: "Gerçekten manevi ve mistik bir havası var. Ben de buraya müftü olarak atandığımda ilk olarak burada namazımı kılıp görevime başladım. Ziyaretçilerimizin de gelip burayı ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum. Diğer camilerimizin çoğunda deprem nedeniyle restorasyon çalışmaları var ama bu camimiz herhangi bir zarar görmedi." Yaz aylarında doğal klima ortamı sunuyor Mağara Cami İmam Hatibi Orçun Kızmaz da caminin kayadan oyma olmasından dolayı dikkat çektiğini ifade etti. Herkesi camiye beklediklerini dile getiren Kızmaz, şunları kaydetti: "Ziyaretçilerin buraya gelip görmesini, feyzinden, bereketinden ve bu manevi atmosferden istifade etmesini tavsiye ederim. Buraya gelen ziyaretçiler, özellikle ışıklandırma ve su konusunda çok hoş ve manevi bir atmosfer olduğunu söylüyor. Yaz aylarında sıcaklarda camimizin içi doğal klima etkisi oluşturduğu için gelip burada ibadet etmeyi tercih ediyorlar." Vatandaşlardan Berat Alçiçek ise caminin mahalle için özel bir anlam taşıdığını belirterek, "Maneviyatı yüksek ve eşi benzeri olmayan bir cami. Herkesi burayı ziyaret etmeye davet ederim." diye konuştu.

1 Milyon 613 Bin Kişi Başvurdu Haber

1 Milyon 613 Bin Kişi Başvurdu

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi Bircan, 1 milyon 613 bin kişinin 2026 haccı için kaydını yenilediğini bildirdi. Bircan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 Eylül itibarıyla hac ön kayıt ve kayıt yenileme işlemlerinin sona erdiğini söyledi. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun aldığı karar gereği bu yıl hac başvurularının 11 Ağustos'ta başlayıp 5 Eylül'de sona erdiğini anımsatan Bircan, vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda kayıt işlemlerinin iki kez uzatıldığını belirtti. "184 binden fazla kişi ilk defa hacca başvurdu" Hacı adaylarının hak kaybı yaşamamaları için hac ön kayıt ve kayıt yenileme işlemlerine tanınan süreyi artırdıklarını ifade eden Bircan, "İlk defa hacca başvuranların sayısı 184 bin 255, daha önce kaydı olup kaydını yenileyenlerin sayısı ise 1 milyon 613 bin civarında. Toplam sayıya baktığımızda 1 milyon 800 bin kişi kayıtlarını yapmış oldu." dedi. Daha önce kaydı olanların kayıtlarını güncellemeleri için çeşitli kanallardan çağrılar yaptıklarını da belirten Bircan, "Bu çerçevede kayıtlarını yapamayan vatandaşlarımız maalesef 2026 hac kurasına giremeyecekler. Artık 2027 hac kurasına girecek şekilde bir sonraki yılda kayıtlarını güncellemeleri gerekir." açıklamasında bulundu. "Türkiye'ye verilecek hac kotası 9 Kasım'da netleşecek" Gelecek yıl yapılacak hac ibadeti için kuranın ekim sonunda yapılmasının planlandığı bilgisini veren Bircan, Türkiye'ye verilecek hac kotasının Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un 9 Kasım'da Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde imzalayacağı protokol çerçevesinde netleşeceğini bildirdi. Hac organizasyonuyla ilgili hazırlıkları büyük oranda tamamladıklarını belirten Bircan, "İnşallah hacı adaylarımızı gönül huzuruyla, önceki yıllardan daha üst bir hizmetle ömrün ibadetini yapmalarını sağlayacağız." diye konuştu.

35 Caminin Onarımı Tamamlandı Haber

35 Caminin Onarımı Tamamlandı

Şanlıurfa'da 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören 73 camiden 35'inin onarım ve restorasyonu tamamlandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, asrın felaketinde zarar gören Şanlıurfa'daki Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı camilerin ibadete açılması için onarım ve restorasyon çalışmaları aralıksız devam ediyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, depremde hasar gören camilerin bir an önce ibadete açılmasını amaçladıklarını belirtti. Dini yapıların onarımı konusunda önceliği camilere verdiklerini ifade eden Şıldak, şunları kaydetti: "İlimizin önemli ibadet mekanlarından biri olan Eyüp Peygamber Cami'sinin minarelerinin yıkımı gerçekleştirilmiş olmakla birlikte yapımı ile ilgili süreçte gerekli bütçenin sağlanması için çalışma yürütülmektedir. Yine ilimizin merkezi bir noktasında bulunan Narıncı Cami'sinin onarım ve restorasyonu için de valiliğimiz tarafından gerekli proje hazırlığı tamamlanmış, bütçe teminine ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir. Deprem nedeniyle camilerimizde meydana gelen hasar dolayısıyla yapılması gereken bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarının bir an önce sonuçlandırılabilmesi için valiliğimizin koordinasyonu altında Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ve İl Müftülüğümüz, belediyelerimiz, diğer kamu kuruluşlarımız ile hayırsever kişi ve kuruluşlarımızın katkılarıyla büyük bir gayret içerisinde çalışmalar sürdürülmektedir. Şu ana kadar önemli mesafe alınan çalışmaların vatandaşlarımızın vereceği desteklerle daha da hızlanarak en kısa sürede tamamlanmasını hedefliyoruz." Vali Şıldak, kent genelinde depremde hasar gören 73 caminin 35'inin onarım ve restorasyonunun tamamlandığını, 28 camide çalışmaların sürdüğünü, 3 caminin çalışmasının ihale aşamasında olduğunu ve 7 caminin ise hazırlıkların devam ettiğini dile getirdi.

Hacılar Yurda Dönmeye Başladı Haber

Hacılar Yurda Dönmeye Başladı

İstanbul'a gelen ilk hacı kafilesini taşıyan ve Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinden kalkan Suudi Arabistan Hava Yolları'na ait uçak, İstanbul Havalimanı'na saat 13.30'da indi. Hacılar, pasaport kontrolünün ardından bagajlarını alarak terminalden çıkış yaptı. Dış Hatlar Geliş Terminali'nden çıkış yapan hacılar, aileleri ve yakınlarıyla kucaklaştı. Karşılaşmada duygusal anlar yaşandı. Hacılardan Mustafa Kayıkçıoğlu, hac ibadetini sorunsuz bir şekilde eda ettiklerini belirterek, "Takdir etmek lazım. Kutsal topraklarda Suudi Arabistan yönetimi çok ciddi tedbirler almış. Hiçbir izdiham yaşamadık, tehlikeli bir şey görmedik. Huzur içinde ibadetimizi yaptık. Oradaki insanlar polisiyle, yetkilisiyle, Diyanet'in organizasyonu her yönüyle yardımcı oldu. Diyanet'in Arafat'taki duası mükemmeldi." dedi. Kayıkçıoğlu, "İnşallah herkese nasip olur. O kutsal beldeleri görmek, vahyin indiği toprakları anlamak ve hissetmek lazım. Taş, toprak, Kabe birçok mesaj veriyor. Dini tekrar vahyin geldiği yerde öğrenmek isteyen, dirilmek ve tövbe etmek isteyen mutlaka gitsin derim." ifadelerini kullandı. Zarif Aydın da kutsal topraklardaki manevi atmosferin kendilerini çok duygulandırdığını dile getirdi. İmkanı olanların hacca gitmesini tavsiye eden Aydın, "Oralardan geri dönesimiz gelmiyor. Mekke'de, Medine'de bir sıkıntı yaşamadık." diye konuştu. Hacılardan Neriman Sekban da "Harika geçti. Diyanet çok güzel bir program yapmış. Harika ilgilendiler. Hocalarımız, yemeklerimiz, tavaflar olsun her şeyiyle çok güzeldi." şeklinde konuştu. İstanbul'a dönen ilk kafilenin başkanı Beyoğlu İlçe Müftüsü Dr. Mehmet İzci ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu yıl da başarılı bir organizasyon gerçekleştiğini söyleyerek şunları kaydetti: "Diyanet İşleri Başkanlığımız tüm kategorilerde mavi elmas ödülüne layık görüldü. Hacılar da çok memnun döndü. İlk başlarda hacılarımız kaygılıydı. 'İyi ki Diyanet'le gitmişiz' şeklinde memnuniyet duygularını dile getirdiler. Bu sene de mavi yelekli hocalarımız, kafile başkanı, din görevlisi, servis ekipleri bütün kategorilerde çalışan arkadaşlarımız canla başla çalıştılar. Kendilerini, Allah rızası ve hacılar için ortaya koydular. Onlara da çok teşekkür ediyorum."

İslam’a Göre 10 Soruda Kurban Haber

İslam’a Göre 10 Soruda Kurban

İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 6 Haziran Cuma günü başlayacak. Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme süreci Kurban Bayramı içerisinde belirlenen sürede gerçekleştirilecek. AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle, kurbanla ilgili merak edilen konuları 10 soruda derledi. 1 - Kurban kesim vakti ne zaman başlar ve biter? Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise sabah namazı vakti girdikten sonra başlayacak. Kurbanlıkların, mutlaka Kurban Bayramı günleri içerisinde kesilmesi gerekecek. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilecek. 2 - Kimler kurban kesmekle yükümlüdür? Akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş, temel ihtiyaçları ve borçlarından başka yeter sayı miktarı mala sahip olup seferi olmayan her Müslüman, kurban kesmekle yükümlü sayılıyor. Buna göre, temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80,18 gram altın veya değerinde para ya da eşyaya sahip olanların kurban kesmesi gerekiyor. 3 - Kurban edilecek hayvanlar hangi nitelikleri taşımalı? Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organlarının tam ve besili olması gerekiyor. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban edilmeyecek. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel olmuyor. 4 - Kurbanlık hayvanı elektrik veya narkozla bayıltarak kesmek caiz midir? Kurbanın bilinen klasik yöntemle kesilmesi esastır. Bununla beraber kurbana fazla eziyet vermemek maksadıyla, kesim esnasında hayvanın elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caiz sayılıyor. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi eti de yenmiyor. Zira kurbanlık veya etlik hayvanın yenilmesinin caiz olabilmesi için kesim esnasında hayvanın canlı olması gerekiyor. 5 - Kurban kesmek yerine sadaka vermekle ibadet yerine getirilmiş olur mu? Kurban ibadeti ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilmiş sayılıyor. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmuyor. Kesme olmadan hayvanı sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmiyor. Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle kurban ibadeti ifa edilmiş sayılmıyor. 6 - Kurbanlık olarak satın alınan hayvana, daha sonra başkaları ortak edilebilir mi? Kurban kesmek isteyen kişiler, büyükbaş hayvanlara 7 kişiye kadar ortak olabiliyor. Böyle bir hayvan, 7 kişiye kadar ortak olarak satın alınabileceği gibi alındıktan sonra veya elde bulunan büyükbaş hayvana 7 kişiyi geçmemek kaydıyla başkaları da ortak edilebiliyor. Ancak ortak olunan büyükbaş hayvanın her bir hissesinin yedide birden az olmaması gerekiyor. 7 - Kurbanın eti, derisi ve bağırsakları gibi kısımlarının kurban sahibi tarafından satılması caiz midir? Kurbanın eti kısmen veya tamamen sahibi ve ev halkı tarafından tüketilebileceği gibi ister zengin ister yoksul olsun başka kimselere de hediye ve sadaka olarak verilebiliyor. Ancak kurbanın et, sakatat, deri, yün ve süt gibi unsurlarının kurban sahibi tarafından satılması caiz değil. Hz. Peygamber (s.a.v), "Kim kurbanın derisini satarsa, kurban kesmemiş gibidir" buyurduğu için kurbanın derisi ya da etinin satılması halinde alınan bedelin sadaka olarak verilmesi gerekiyor. 8 - Vekaletle kurban organizasyonu yapan kuruluşların kurban etlerini satması caiz midir? Kurban etlerinin satılıp başka amaçlar doğrultusunda kullanılması kurban ibadetine aykırılık teşkil ediyor. Bazı kişi ve kuruluşların kesim öncesi henüz organize aşamasında kurban etlerinin satımını planlanması doğru bulunmuyor. Dolayısıyla vekaletle kurban kesen kuruluşların kesim işlemini mutlaka gerçekleştirmeleri ve buradan elde edilen etleri satışa konu etmeden, öncelikle ihtiyaç sahiplerine dağıtmaları gerekiyor. Bununla birlikte kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtılması yönünde gerekli çaba gösterildiği halde farklı nedenlerle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılma imkanı sağlanamamış ve elde kalan etlerin telef olma ihtimali ortaya çıkmışsa satılarak bedeli, kurban sahiplerinin niyetleri doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabiliyor. 9 - Kredi kartı ve taksitlendirme yoluyla kurban satın almak caiz midir? Kurban kesmekle mükellef olan kişi, kurbanlık hayvanı nakit olarak alabileceği gibi kredi kartıyla tek çekim veya vadeli olarak da satın alabiliyor. Ancak kredi kartı borcunu, ödeme tarihinde ödemek ve gecikmeden kaynaklanan faizli işleme düşmemek gerekiyor. Taksitlendirme yoluyla satın alınan bir mal da alıcının mülkiyetine geçtiği için kurban kesmesini gerektirecek mali imkana sahip olan kişinin bu yolla aldığı hayvanı kurban etmesinde bir sakınca bulunmuyor. 10 - Banka kredisiyle kurban kesilebilir mi? Kurban kesecek kimse, kurbanını peşin satın alabileceği gibi borçlanarak da satın alabiliyor. Ancak borcun faizli alınmaması gerekiyor. Kendi imkanlarıyla kurban kesemeyecek olanların böyle yöntemlere başvurmaları dinen uygun sayılmıyor.

Şanlıurfa Ramazan Ayını Bekliyor Haber

Şanlıurfa Ramazan Ayını Bekliyor

İnanç turizminin önemli merkezlerinden Şanlıurfa'da "on bir ayın sultanı" ramazan dolayısıyla dini mekanlardaki hazırlıklar tamamlandı. Hazreti İbrahim, Hazreti Eyyüp, Hazreti Musa, Hazreti Şuayip başta olmak üzere birçok peygambere ev sahipliği yapan Şanlıurfa, dünya inanç turizminde Mekke, Medine ve Kudüs'ten sonra 4'üncü sırada yer alıyor. Kültürel değerleriyle de öne çıkan Şanlıurfa'da kentle özdeşleşen ve üç ilahi dinin atası olarak kabul edilen Hazreti İbrahim'in ateşe atıldığı yer olduğu rivayet edilen Balıklıgöl, en çok ziyaret edilen mekanlar arasında yer alıyor. Hz. Eyyüp'ün çile çektiği makam olarak kabul edilen "Sabır Makamı"nın yanı sıra sahabelerin cuma namazlarını kıldığı Ulu Cami ile Hasan Paşa ve Yusuf Paşa gibi tarihi camiler de en çok ilgi çeken mekanların başında geliyor. Dergah Camisi'nin avlusunda bulunan Sakal-ı Şerif, Kadem-i Şerif, Kabe örtüsü ile Kisve-i Saadet'in bulunduğu mekan da ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği mekanlar arasında. İl Müftülüğü de ramazanın özüne uygun olarak yaşanması ve vatandaşların ibadetlerini daha rahat ortamda yerine getirebilmesi amacıyla hazırlıklarını tamamladı. "Hatimle teravih namazı kılma geleneğini sürdüreceğiz" İl Müftüsü Ramazan Tolan, AA muhabirine, ramazanı Şanlıurfa halkıyla birlikte dolu dolu, güzel ve coşkulu şekilde geçirmeye çalışacaklarını söyledi. Ramazanda tüm camilerin diğer aylara göre daha fazla dolacağını ifade eden Tolan, şöyle konuştu: "Şanlıurfa'nın tarihinden ve 'Peygamberler şehri' olmasından dolayı ramazan daha canlı geçiyor. Özellikle Balıklıgöl çevresindeki camilerde okunan salalar, ezanlar, mukabeleler o bölgeye çok güzellik katıyor. Kent dışında yaşayan vatandaşlarımıza birkaç gün de olsa ramazanı Şanlıurfa'da geçirmesini tavsiye ediyorum. Daha önceki yıllarda kentimize özellikle ramazanın son günlerinde mevlit ve itikaf ibadetini yapmak için ülkemizin farklı kentlerinden gelenler oluyor. İlimiz genelinde 2 bin 170 camimiz var, bu camilerimizin öncelikli olarak eksik olan imam ihtiyacını tamamlamaya çalışıyoruz. Ramazanda teravih namazı tüm camilerimizde kılınacak. Her ilçemizde en az bir camide büyük olan ilçelerimizde birkaç camimizde hatimle teravih namazı kılma geleneğini sürdüreceğiz. Mukabele geleneğimiz de tüm camilerimizde günde en az 1 vakit, bazı camilerimizde ise 1-3 vakit mukabele okunacak. Kentteki 3 yerel televizyonda ve radyolarda ise günde 2 defa mukabele okunacak, iftardan önce ve sahurda din görevlilerimizin katılımıyla sohbetler olacak." Zengin ve fakir arasında köprü olacaklar Tolan, ramazan ayında cami dışında da faaliyetlerinin olacağını belirterek, görevlilerin hastaneleri, cezaevlerini, yurtları, esnafı, yetimleri, fakirleri, yaşlıları ve hastaları ziyaret edeceğini kaydetti. Özellikle durumu iyi olanlarla ihtiyaç sahibi vatandaşlar arasında köprü olacaklarını dile getiren Tolan, sözlerini şöyle tamamladı: "Malum bu ayda zekat ve sadakalar verilir ancak kentte kimsesi olmayan, kimsenin fark etmediği ihtiyaç sahipleri ve yetimler var. Türkiye Diyanet Vakfı şubelerimiz aracılığıyla bunların isimleri ve telefonları kimsesizlerin kimsesi olma adına bizde kayıtlı. Özellikle durumu iyi olan bazı vatandaşlarımızın ihtiyaç sahibi kişileri bulma imkanı yoksa bu ailelere ulaştırmak adına Türkiye Diyanet Vakfı şubemizin zekat hesabına zekatını ve sadakalarını yatırabilirler. Durumu iyi olanlarla beraber gayret ederek sıkıntısı olanların yüzünü güldürmeye çalışmamız lazım. Ayrıca, Gazze'deki kardeşlerimizi de unutmamamız gerekiyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.