Uygulamalarımız appstore googleplay

#İzmir

gazeteci63.com - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Operasyonda Şanlıurfa’da Var Haber

Operasyonda Şanlıurfa’da Var

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, nitelikli dolandırıcılık şebekelerine yönelik 23 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 64 şüpheliden 25'inin tutuklandığını bildirdi. Bakan Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 23 ilde nitelikli dolandırıcılık şebekelerine yönelik son 10 günde düzenlenen operasyonlarda 14 kişiyi dolandırdıkları tespit edilen 64 şüphelinin yakalandığını, 25'inin tutuklandığını ve 39'u hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığını belirtti. Bu kişiler aracılığıyla işlenebilecek nitelikli dolandırıcılık suçlarından vatandaşların maddi ve manevi zarar görmesini engellediklerini vurgulayan Yerlikaya, şüphelilerin banka hesaplarında 1 milyar 815 milyon liralık işlem hacminin tespit edildiğini açıkladı. Yerlikaya, operasyonlarda emeği geçenleri tebrik ederek şunları kaydetti: "Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Batman, Bursa, Çanakkale, Denizli, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Manisa, Mersin, Niğde, Sinop, Şanlıurfa, Şırnak ve Tokat il emniyet müdürlükleri asayiş şube müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu yakalanan şüphelilerin, kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtıp dolandırıcılık yaptıkları, sahte internet siteleri üzerinden inşaat demiri satışı vaadiyle vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Bu şahıslar hakkında savcılıklarımızca soruşturma başlatıldı. Güvenlik güçlerimizle birlikte, vatandaşlarımızı dolandıran suç şebekelerine ve yasa dışı yapılanmalara karşı mücadelemize aralıksız devam ediyoruz."

3 Ayda 16 Bin Deprem Oldu Haber

3 Ayda 16 Bin Deprem Oldu

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos'ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından 74'ü 4 ve üzeri büyüklükte olmak üzere 16 bin 216 sarsıntı kaydedildi. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Simav Fay Zonu üzerinde 10 Ağustos'ta 6,1 büyüklüğünde deprem meydana gelen Sındırgı'da, sismik hareketlilik aralıksız devam ediyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 10 Ağustos'taki ilk büyük depremin ardından bölgede 16 bin 216 sarsıntı kaydedildi. 27 Ekim'de 6,1 büyüklüğünde bir depremin daha gerçekleştiği ilçede, 10 Ağustos'tan bugüne kadar 4 ve üzeri büyüklükte 74 sarsıntı ölçüldü. Yüzlerce deprem 3 büyüklüğünün üzerinde ölçülürken, binlerce küçük ölçekli sarsıntı da hassas cihazlarla tespit edildi. Yapılan incelemelerde, bölgede hem tektonik hareketlere hem de magma sokulumlarına bağlı karmaşık bir sismik süreç yaşandığı değerlendiriliyor. Bu nedenle Sındırgı'daki depremler, hem derin hem de yüzeye yakın odaklarda meydana gelen hibrit özellikli sarsıntılar olarak nitelendiriliyor. İlk depremde yerin altında yaklaşık 15 kilometrelik, ikinci depremde ise benzer uzunlukta bir kırılma meydana geldiği, toplamda 30 kilometreyi bulan bir kırık hattı oluştuğu tespit edildi. Bu süreçte bazı bölgelerde 5 ila 10 santimetre arasında çökmeler meydana geldiği değerlendiriliyor. Öte yandan sarsıntıların merkez üssü Sındırgı ilçe merkezi ve çevre mahalleler olurken, depremler Balıkesir'in yanı sıra İstanbul başta olmak üzere Manisa, İzmir, Bursa, Kütahya, Çanakkale ve Yalova illerinde de hissedildi. Özellikle Ege Bölgesi'nin kuzey hattı ile Marmara kıyılarında yaşayanlar, gece saatlerinde meydana gelen sarsıntılar nedeniyle zaman zaman evlerinden dışarı çıktı.

Atatürk, 87. Yılında Anılıyor Haber

Atatürk, 87. Yılında Anılıyor

Umutları tükenmiş bir milleti Milli Mücadele ateşiyle ayağa kaldırıp Anadolu'nun vatan olmasını sağlayarak, bugün 102 yaşına giren Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikalinin üzerinden 87 yıl geçti. Atatürk, 1881'de Selanik'te dünyaya geldi. Annesi Zübeyde Hanım'ın arzusu doğrultusunda ilköğrenimine Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde başlayan Mustafa Kemal, daha sonra babası Ali Rıza Efendi'nin isteği üzerine geçtiği Şemsi Efendi Mektebi'nde ilkokulu tamamladı. Ortaokul eğitimi için gittiği Selanik Mülkiye Rüştiyesi'nden kendi isteğiyle ayrılan Mustafa Kemal, öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi'nde sürdürdü, ardından Manastır Askeri İdadisi'nden ikincilikle mezun oldu. Askeri öğreniminin yanında yabancı dil eğitimi de devam eden Atatürk, yazları izinli döndüğü Selanik'te Fransızca dersleri aldı. Daha sonra İstanbul'a gelerek 1899'da girdiği Harp Okulu'nu 1902'de teğmen rütbesiyle tamamlayan Atatürk, Harp Akademisi'nden de 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Mustafa Kemal, kurmaylık stajı için 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı, Suriye bölgesindeki üstün hizmetleri dolayısıyla Beşinci Rütbe'den Mecidi Nişanı verildi. Merkezi Makedonya'nın Manastır şehrindeki 3. Ordu Karargahı'na 1907'de atanan Mustafa Kemal, Selanik'teki kurmay şubede görevlendirildi. Mustafa Kemal, Manastır ve Selanik'te görevliyken 1909'da İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda görev yaptı. Arnavutluk'taki isyanı bastırmak için 1910'da düzenlenen harekatta da görevlendirilen Mustafa Kemal, İtalya'nın 1911'de Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi, Tobruk ve Derne'de Türk kuvvetlerini başarıyla yönetti ve İtalyanlara karşı Tobruk Savaşı'nı kazandı. Derne Komutanlığına 6 Mart 1912'de atanan Mustafa Kemal, Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı ve Dimetoka ile Edirne'nin geri alınışında etkili oldu. "Vatanın müdafaasından daha yüce bir vazife olamaz" Mustafa Kemal, 1913'te Balkan Harbi'nden sonra Sofya ataşemiliterliğine atandı. Ataşemiliter olarak görev yaptığı sırada Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine Mustafa Kemal, Başkomutanlık Vekaleti'ne müracaat ederek cephede görev almak istedi. Kendisine "Sizin için orduda her zaman bir görev vardır. Ancak Sofya Ataşemiliterliğini daha önemli gördüğümüzden sizi orada bırakıyoruz." cevabının verilmesi üzerine Büyük Önder, Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya şu mektubu yazdı: "Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben, Sofya'da ataşemiliterlik yapamam. Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise lütfen açık söyleyiniz." Bunun üzerine Mustafa Kemal, 1915'te Esat Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı Tekirdağ'da oluşturulacak 19. Tümen Komutanlığına atandı. Gelibolu Yarımadası'na asker çıkaran ve Conkbayırı'na ilerleyen düşman kuvvetleri, Atatürk'ün komutasındaki 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzuyla geri çekildi. Mustafa Kemal Paşa, cephanesi biten Türk askerine "Cephaneniz yoksa süngünüz var." diyerek, moral ve güven verdi. Mustafa Kemal, Conkbayırı taarruzu sırasında göğsüne isabet eden şarapnel parçasının cebindeki saati parçalayarak dönmesi sonucu mutlak ölümden kurtuldu. Mustafa Kemal Paşa, sadece Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Muharebelerinin değil, aynı zamanda Çanakkale Boğazı'nın, Çanakkale Cephesi'nin, İstanbul'un da kaderini tayin etti ve böylece Çanakkale Savaşları'nda Mustafa Kemal Paşa "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı. Çanakkale'den sonra Doğu Cephesi'nde 16. Kolordu Komutanlığına atanan Mustafa Kemal, 1916'da Rus saldırılarını durdurarak Bitlis ve Muş'u düşmandan geri aldı ve bu cephede generalliğe terfi etti. Ülkenin işgali ile Samsun'a hareket etti Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığına 1917 Temmuz ayında atanan Mustafa Kemal Paşa, bir süre sonra 2. Ordu Komutanlığına tayin olsa da görevi kabul etmeyerek Genel Karargah emrinde İstanbul'da kaldı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya giderek Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemelerde bulundu. Suriye cephesinde 1918'de yeniden görevlendirilen Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptı ve bu sırada İngilizlerin asıl amaçlarının İskenderun'u işgal edip, kuzeye çekilmekte olan 7. Ordu'yu abluka altına almak olduğunu İstanbul'a bildirdi. İngilizlerin İskenderun'u dirençle karşılaşmadan 9 Kasım 1918'de teslim alması üzerine Mustafa Kemal Paşa, hükümet merkezi ile yaptığı telgraf görüşmelerinde, İngilizlere verilen tavizleri tenkit etti. "Böyle giderse memleketin binbir türlü entrika ve istilaya maruz kalacağını" izah etmeye çalışan Mustafa Kemal Paşa'ya, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı ve 7. Ordu'nun lağvedildiği bildirildi. Paşa, bu acziyetin tamamen ortadan kaldırılmasını istiyordu ve emrindeki birliklerin komutasını 2. Ordu Komutanı Nihat Paşa'ya bırakarak aynı gün akşamı Adana'dan trenle İstanbul'a hareket etti. İstanbul'da, 13 Kasım 1918'den 16 Mayıs 1919'a kadar kalarak memleketin genel durumunu yakın arkadaşlarıyla kritik eden Mustafa Kemal Paşa, ülkesinin kaderini değiştirecek Samsun yolculuğuna çıktı ve istiklal mücadelesini başlattı. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı. Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek, 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı. Bu kongrelerde alınan, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararlarıyla Büyük Millet Meclisi'nin de temelleri atıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Atatürk öncülüğünde 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı. Mustafa Kemal Atatürk, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı'nın tanığı Anadolu Ajansını kurdu TBMM açılmadan 17 gün önce, 6 Nisan 1920'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Anadolu Ajansı (AA) kuruldu. "Milli Mücadele'nin sesini dünyaya duyurmak" amacıyla kurulan AA, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurdu, Milli Mücadele'nin ve Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasına tanıklık etti. TBMM açılarak milli bir hükümet kurulmasına rağmen Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması imzalandı. "Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir" Atatürk, United Telegraph gazetesi muhabirine yaptığı açıklamada, Sevr Antlaşması'nı tanımadıklarını vurgulayarak, "Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı imhaya ve neticede yaşama hakkımızı inkara ve kaldırmaya yöneltilmiş Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir." dedi. TBMM tarafından Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nın kabul edilmediği dünyaya duyuruldu. "Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz" İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan kuvvetlerinin ilerlemesi, 1921'de Birinci ve İkinci İnönü Savaşları ile durduruldu. Yunan ordusunun 23 Ağustos 1921'de yeniden taarruz etmesiyle Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Atatürk, birliklere, "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." diyerek tarihe geçen emrini verdi. "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" ünvanı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk ordusu, Yunan ordusunu bozguna uğrattı, Sakarya Meydan Muharebesi'ni zaferle sonuçlandırdı. 22 gün süren savaşta Yunan ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk'e TBMM tarafından "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" ünvanı verildi. Sakarya Zaferi'nin ardından 13 Ekim 1921'de Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması, 20 Ekim 1921'de Fransızlarla Hatay haricinde bugünkü Türkiye sınırının çizildiği Ankara Antlaşması imzalandı. Atatürk'ün komutanlığında Türk ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya geçerek Büyük Taarruz'u başlattı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği 30 Ağustos 1922'deki Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi'nde Türk ordusu, Yunan ordusunu bozguna uğrattı. Kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk ordusu, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. Anadolu'yu düşman istilasından kurtaran büyük askeri zaferlerin ardından 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri, işgal ettikleri Türk topraklarından çekildi. Kurtuluş Savaşı, ülkenin kaderinin değiştiği, Türk milletinin dünyaya meydan okuduğu, kahramanlık destanlarının yazıldığı savaş olarak tarihe geçti. Türkiye'nin bağımsızlık belgesi Lozan Barış Antlaşması imzalandı İsmet İnönü başkanlığındaki Türkiye heyeti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması imzalandı. Büyük Önder, Lozan Antlaşması'na ilişkin, "Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir vesikadır." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk, Fransa'da ihtilal ile kurulan cumhuriyeti, demokrasiyi ve yönetim şeklini inceledi ancak bunun aynısının Türkiye'de uygulanamayacağını öngördü. Ülkenin siyasal, sosyolojik ve ekonomik yapısını çok iyi bildiğinden, demokrasinin sadece Cumhuriyet ile toplumun tüm kesimlerince içselleştireceğini biliyordu. Atatürk'ün yakın arkadaşlarından, usta gazeteci ve yazar Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" adlı eserinde, Cumhuriyet'e giden süreci ve Mustafa Kemal'in görüşlerini ana hatlarıyla şu cümlelerle kaleme aldı: "Rejimdeki olağanüstü olmayan durumların çözümlenmesi zorunluluğu ortaya çıktı. Çünkü Türkiye'nin devlet şekli henüz belirlenmemişti. Kanun-i Esasi'de yeni hükümet şeklini açıkça belirlemek gerekiyordu. Çünkü padişahlık ve hilafet taraftarları hala vardı." Atatürk, Cumhuriyet ilan edilene kadar Cumhuriyet fikrini muhalefet olur düşüncesiyle gizli tuttu ama yeni yönetim şeklinin çabuk kabul edilmesi için çalışmalar yürüttüğünü Nutuk'ta "Devlet yönetimini, Cumhuriyet'ten söz etmeksizin, ulusal egemenlik ilkeleri çerçevesinde, her an Cumhuriyet'e doğru yürüyen şekilde toparlamaya çalışıyorduk." sözleriyle kaleme aldı. TBMM tarafından 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi ve Mustafa Kemal Atatürk de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'de vefatına dek arka arkaya 4 kez Cumhurbaşkanı seçilen Büyük Önder Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten Cumhurbaşkanı oldu. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik 14 Haziran 1926'da suikast girişimi engellendi, elebaşları İzmir'de tutuklandı. Büyük Önder, suikast girişimine ilişkin Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, "Alçak girişimin benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyet'imize ve onun dayandığı yüksek ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna şüphe yoktur. Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Gazi Mustafa Kemal'e 24 Kasım 1934'te 2587 sayılı Kanun'la "Atatürk" soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı. Ekonomi, dış politika ve tarımdaki hamleleri Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacıyla 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı. Milletler Cemiyeti'ne girilmesi, Balkan Antantı'nın imzalanması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası adımlar, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Tarıma ve çiftçiye değer veren Atatürk, çiftliklerde 1925'ten başlayarak 13 yıl süre ile planlı ve ciddi bir şekilde çalışmalar yaptırdı, ürüne elverişli uygun olmayan topraklarda çiftlikler kurarak bu toprakları ziraata elverişli hale getirdi. "Hatay, benim şahsi meselemdir" Atatürk, ulusal meseleden ziyade, "Benim şahsi meselemdir." dediği Hatay'ın ana vatana katılması için yoğun çaba sarf etti ve hedefi vefatının ardından 1939'da gerçekleşti. Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıl süren yaşamında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı. Askeri ve siyasi dehasıyla saygınlığını koruyan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de 57 yaşındayken Dolmabahçe Sarayı'nda saat 09.05'te hayata gözlerini yumdu. Atatürk'ün vefatı yalnız Türkiye'de değil bütün dünyada büyük üzüntüyle karşılandı. Ata'nın cenazesinin Anıtkabir yolculuğu Atatürk'ün naaşı, 16 Kasım'da Dolmabahçe Sarayı tören salonunda katafalka konuldu. 19 Kasım günü cenaze büyük bir kalabalık tarafından Yavuz Zırhlısı ile İzmit'e, oradan da aynı günün akşamı tüm yurt gezilerinde kullandığı tren ile Ankara'ya uğurlandı. Ankara'da 20 Kasım'da devlet erkanı ve yabancı devlet insanları tarafından karşılanan cenaze, TBMM önünde katafalka konuldu. Büyük bir cenaze töreni ile 21 Kasım 1938'de Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konulan Atatürk'ün naaşı, ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e taşındığı 10 Kasım 1953'e kadar burada kaldı. "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Atatürk, ebedi istirahatgahı olan Türkiye'nin kalbi Anıtkabir'de Türk milletinin gönlünde yaşamaya devam ediyor.

Toki Başvuruları Yarın Başlayacak Haber

Toki Başvuruları Yarın Başlayacak

Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi Yüzyılın Konut Projesi kapsamında 81 ilde inşa edilecek 500 bin konut için başvurular yarın başlıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye genelinde hayata geçirilecek proje ile dar gelirli vatandaşlara uygun koşullarda ev sahibi olma imkanı sunulacak. Türkiye genelinde konut arzını artırarak kira fiyatlarının dengelenmesi hedeflenen projede, 81 ilde 500 bin vatandaş ev sahibi yapılacak. Şehirlerin barınma talebi, nüfus yoğunluğu ve ekonomik yapısı dikkate alınarak planlanan projeye başvurular yarın başlayacak ve 19 Aralık'a kadar devam edecek. Başvuru sürecinde yoğunluk yaşanmaması amacıyla önceki kampanyalarda olduğu gibi bu yıl da Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının son rakamına göre aşamalı başvuru sistemi uygulanacak. Bu kapsamda başvuruların yapılacağı ilk gün olan 10 Kasım'da, kimlik numarasının son rakamı "0" olan vatandaşlar başvuru yapabilecek. 11 Kasım'da son rakamı "2", 12 Kasım'da "4", 13 Kasım'da "6", 14 Kasım'da "8" olan vatandaşların başvuruları alınacak. Uygulama 15 Kasım itibarıyla sonlandırılacak ve 19 Aralık'a kadar tüm vatandaşlara başvurular açılacak. Ayrıca başvurular e-Devlet'ten veya Ziraat Bankası, Halk Bankası, Emlak Katılım Bankası şubeleri aracılığıyla da yapılacak. Şehit aileleri ve gazilerden başvuru ücreti alınmayacak e-Devlet üzerinden yapılacak başvurular 18 Aralık'ta, banka şubesi başvuruları ise 19 Aralık'ta sona erecek. Şehit aileleri, terör, harp ve vazife malullerinin başvuru işlemleri, başvuru bedeli alınmadan sadece şubeler aracılığıyla yapılacak. İlk teslimat Mart 2027'de yapılacak Konutlar, 2+1 ve 1+1 şeklinde, yatay mimari ve geleneksel dokuya uygun tasarlanacak. Projede şehit yakınları, gaziler, engelliler, emekliler, gençler ile 3 ve daha fazla çocuğu bulunan ailelere özel kontenjanlar oluşturuldu. Buna göre şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri ve gaziler ile engellilere yüzde 5, 3 ve daha fazla çocuklu ailelere yüzde 10, emekliler ve 18-30 yaş aralığındaki gençlere de yüzde 20 kontenjan imkanı sağlanacak. Projeye, 18 yaşını dolduran, en az 10 yıldır Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve tapuda kendisi, eşi ve çocuklarının üzerine kayıtlı evi olmayan herkes başvurabilecek. Başvuru için hane halkı aylık net gelirinin, İstanbul için en fazla 145 bin lira, diğer iller için de 127 bin lira olması gerekecek. Konutların satış bedeli 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Taksitler, İstanbul'da 7 bin 313 liradan, diğer illerde 6 bin 750 liradan başlayacak. İnşa ve ihale süreci kasımda başlayacak projede ilk kuralar aralıkta çekilecek. Konutların teslimatlarının ise Mart 2027 itibarıyla başlaması planlanıyor. Projede en fazla konutun inşa edileceği ilk 5 şehir İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Konya olarak kayıtlara geçti. Proje kapsamında toplam konutun beşte biri İstanbul'da inşa edilecek.

Hafta Sonu Yağışsız Geçecek Haber

Hafta Sonu Yağışsız Geçecek

Yurt genelinde hafta sonu yağış beklenmezken; İstanbul ve Ankara'da sıcaklık 20 ila 21 derece, İzmir'de ise 23 ila 24 derece civarında seyredecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, AA muhabirine, hafta sonu beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, hafta sonu sadece Marmara'nın batısı ve Kıyı Ege'de aralıklarla yağış geçişleri görüleceğini ve yurdun büyük bölümünde yağış beklentisinin olmadığını belirtti. Havanın çoğunlukla parçalı az bulutlu geçeceğini söyleyen Çelik, sıcaklıkların 4-5 gün boyunca mevsim normalleri üzerinde seyredeceğini kaydetti. Hafta ortasına kadar sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini ifade eden Çelik, "Salı günü, batıdan başlayarak ülkemiz yeni bir yağışlı sistemin etkisi altına girecek. Eğer değişiklik olmazsa salı, çarşamba günleri sıcaklıklar mevsim normalleri civarına inecek diyebiliriz." dedi. Üç büyükşehirde hava durumu İstanbul ve Ankara'da sıcaklıkların 20 ila 21 derece civarında olacağını bildiren Çelik, İzmir'de ise sıcaklıkların 23 ila 24 dereceler civarında beklendiğini kaydetti. Çelik, Ankara'da hafta sonunda az bulutlu bir hava beklendiğini, İstanbul'da yağış beklenmediğini ancak Edirne ve Kırklareli çevrelerindeki yağışın neden olduğu bulutlu havanın İstanbul'da görüleceğini söyledi. İzmir'de ise yarın için gök gürültülü sağanak geçiş öngörüldüğünü dile getiren Çelik, pazar günü ise kuzey ilçelerinde kısa süreli de olsa bir yağış geçişi olacağını belirtti.

Sıcak Hava Etkili Olacak Haber

Sıcak Hava Etkili Olacak

Bu hafta yurt genelinde sıcaklıklar mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üzerinde seyredecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, AA muhabirine, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, sıcaklıkların hafta sonuna kadar mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üzerinde seyredeceğini bildirdi. İç ve doğu bölgelerinin çoğunlukla yağışsız geçeceğini aktaran Çelik, yarın için Marmara Bölgesi genelinde gök gürültülü sağanak geçişlerinin görüleceğini, perşembe ve cuma günleri ise Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun batısı ve Batı Karadeniz'de yağışların olacağını söyledi. Çelik, hafta sonu ise sadece Trakya'nın batı kesimlerinin çok bulutlu ve yer yer kısa süreli sağanak geçişlerinin görüleceğini ifade etti. Üç büyükşehirde hava durumu Ankara'da yarın için yağış beklenmediğini söyleyen Çelik, perşembe ve cuma günleri gök gürültülü sağanak geçişleri olacağını, en yüksek sıcaklıkların 19 ila 20 derece arasında seyredeceğini belirtti. Çelik, İstanbul'da yarın, perşembe ve cuma günleri aralıklarla sağanak geçişlerinin görüleceğini, en yüksek sıcaklıkların İstanbul'da da 19 ila 20 derece civarında olacağını söyledi. İzmir'de ise önümüzdeki üç gün boyunca yağış beklenmediğini dile getiren Çelik, yarın, perşembe ve cuma günleri havanın bulutlu olacağını ve en yüksek sıcaklığın 23 ila 24 derece bandında olacağını aktardı.

Şanlıurfa’ya 13 Bin 190 Konut Haber

Şanlıurfa’ya 13 Bin 190 Konut

Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında, Türkiye'nin 81 ilinde dar gelirli vatandaşlara uygun koşullarda ev sahibi olmalarını sağlayacak, 500 bin sosyal konut inşa edilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün, İstanbul'un Başakşehir ilçesi Kayabaşı Mahallesi'nde düzenlenen "Yüzyılın Konut Projesi Programı"nda yeni projeye ilişkin ayrıntıları paylaştı. Projeyle Türkiye'nin 81 ilinde toplam 500 bin sosyal konut hayata geçirilecek. Bu kapsamda ilk etapta inşa edilecek konutların illere göre dağılımı şöyle: "İstanbul 100 bin, Ankara 30 bin 780, İzmir 21 bin 520, Gaziantep 13 bin 940, Konya 13 bin 670, Şanlıurfa 13 bin 190, Diyarbakır 12 bin 170, Bursa 13 bin 730, Antalya 13 bin 160, Hatay 12 bin 640 ve Ardahan 540." Konutlar 2+1 ve 1+1 şeklinde, yatay mimari ve geleneksel dokuya uygun tasarlanacak. Projede şehit yakınları, gaziler, engelliler, emekliler, gençler ile 3 ve daha fazla çocuğu bulunan ailelere özel kontenjanlar oluşturuldu. Buna göre şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri ve gaziler ile engellilere yüzde 5, 3 ve daha fazla çocuklu ailelere yüzde 10, emekliler ve 18-30 yaş aralığındaki gençlere de yüzde 20 kontenjan imkanı sağlanacak. Projeye, 18 yaşını dolduran, en az 10 yıldır Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve tapuda kendisi, eşi ve çocuklarının üzerine kayıtlı evi olmayan herkes başvurabilecek. Başvuru için hane halkı aylık net gelirinin, İstanbul için en fazla 145 bin lira, diğer iller için de 127 bin lira olması gerekecek. Deprem bölgesinde yaşayan ve projeye başvuru yapmak isteyenler için nüfus kayıt örneği veya 1 yıl ikamet şartı yeterli olacak. Uygun ödeme planları Konutların satış bedeli 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Taksitler, İstanbul'da 7 bin 313 liradan, diğer illerde 6 bin 750 liradan başlayacak. Projeye başvurular, 10 Kasım-19 Aralık tarihlerinde alınacak. İnşa ve ihale süreci kasımda başlayacak projede ilk kuralar aralıkta çekilecek. Konutların teslimatlarının ise Mart 2027 itibarıyla başlaması planlanıyor. İstanbul'da 15 bin kiralık konut Öte yandan İstanbul'daki yüksek kira artışlarını dengelemek amacıyla TOKİ eliyle ilk kez "kiralık sosyal konut" uygulaması da başlatılacak. Sadece İstanbul'da hayata geçirilecek kiralık konut uygulaması kapsamında 15 bin kiralık sosyal konut inşa edilecek. Bu evler kura ile belirlenecek hak sahiplerine 3 yıllığına kiralanacak. Evlerin bakım ve denetimi devletin kontrolünde olacak. 3 yılın ardından evler yeni hak sahiplerine kiralanacak. Kiralar, piyasa rayicinin yarısına denk gelecek. "Yüzyılın Konut Projesi"yle bir yandan afet riskine karşı güvenli ve modern konutlar inşa edilirken, diğer yandan vatandaşların 81 ilde uygun koşullarla ev sahibi olması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.