Uygulamalarımız appstore googleplay

#İzmir

gazeteci63.com - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı Haber

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı

Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında yaklaşık 8,5 milyar lira değerinde 481 bin 613 başvuru yapılırken, bunların 455 bin 500'ü sonuçlandırıldı. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı. Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır." Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi. Heyetlere en fazla başvuru İstanbul'da yapıldı Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan'dan geldiği aktarıldı. Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi. Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35'inin ayıplı mal, yüzde 29'unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: "Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu." En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleşti Sektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."

Barajların Doluluk Oranlarını Paylaştı Haber

Barajların Doluluk Oranlarını Paylaştı

Türkiye genelinde yağışlar, 2025 su yılına göre yüzde 76,4, uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 31,4 artış gösterirken 2025'te yüzde 53,2 olan barajların aktif doluluk oranları da 22 Haziran itibarıyla yüzde 81,4'e yükseldi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının mevcut durumunun takip edilebileceği Türkiye geneli yağış verileri ile baraj doluluk oranlarını ilk kez paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde yağışlar, 2025 su yılına (1 Ekim 2024-22 Haziran 2025) göre yüzde 76,4, uzun yıllar ortalamasına (1 Ekim 2025-22 Haziran 2026) göre de yüzde 31,4 artış gösterdi. Ülkedeki barajların aktif doluluk oranları da 2024'te yüzde 63,1 iken 2025'te yüzde 53,2'ye geriledi. Söz konusu oran bu yılın 22 Haziran tarihi itibarıyla yüzde 81,4'e ulaştı. Barajların aktif su miktarları ise 2024'te 59,3 milyar metreküp, 2025'te 50,4 milyar metreküp, 22 Haziran itibarıyla ise 77 milyar metreküp olarak kayıtlara geçti. 4 büyükşehirde içme suyu barajlarının doluluk oranları Verilerde, 4 büyükşehrin içme suyu barajlarındaki doluluk oranlarına da yer verildi. Buna göre, İstanbul'daki barajların doluluk oranı geçen yıl yüzde 70,9 olarak tespit edilirken söz konusu oran bu yıl 22 Haziran itibarıyla yüzde 66,2 olarak hesaplandı. Ankara'da geçen yıl yüzde 18,4 olarak kayda geçen doluluk oranı yüzde 39,2, İzmir'de geçen yıl yüzde 7,5 olan doluluk oranı yüzde 45,6, Bursa'da ise geçen yıl yüzde 74,1 olarak tespit edilen doluluk oranı yüzde 89,2 olarak ölçüldü. Barajların doluluk oranlarına ilişkin detaylar DSİ'nin "http://yagisbarajdoluluk.dsi.gov.tr" sayfasından günlük olarak paylaşılacak.

TBMM’ne Gelen İlginç Talepler Haber

TBMM’ne Gelen İlginç Talepler

TBMM Dilekçe Komisyonuna gelen başvurular arasında bedelli askerlik ücretinin taksitlendirilmesi, 20 yaşına gelen kadınlara zorunlu askerlik görevi getirilmesi, heykel yapılmasının yasaklanmasına ilişkin talepler dikkati çekti. AA muhabirinin, vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonunun Mayıs Ayı Faaliyet Raporundan derlediği bilgilere göre, Komisyona geçen ay 1076 başvuru gerçekleştirildi. Dilekçelerden 163'ü kadınlardan gelirken, en çok "komisyona yapılan başvuru işlemleri, çalışma ve sosyal güvenlik alanı ile adalete" ilişkin konularda başvuru yapıldı. Komisyona en çok başvuru yapan iller sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir oldu. Dilekçe Komisyonuna başvuran bir kişi, evlilik sürecinde ekonomik ve sosyal yük oluşturduğu gerekçesiyle düğün, nişan ve benzeri törenlerin yasaklanmasını talep etti. Bazı vatandaşlar da çeşitli konularda yasal düzenleme yapılması için Komisyona dilekçe yazdı. Başvurular arasında, ev hanımlarına SGK prim desteği verilmesi, çocukların hastalık sürecinde ebeveyn refakatinin yasal güvence altına alınması ve çocuk adına düzenlenen sağlık raporlarının ebeveyn için de geçerli sayılması, uzun süre boş tutulan konutlara yönelik "boş konut vergisi" alınması, mevcut konutların kiralama ve dönüşümlerinin teşvik edilmesi ile heykel yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasal düzenleme talepleri yer aldı. Dilekçe Komisyona gelen dikkat çeken taleplerden bazıları şöyle: "Sigara ve alkol kullananların sağlık giderlerinin devlet tarafından karşılanmaması, 25 yıldan fazla evli ve en az üç çocuklu ailelere ÖTV'siz araç alım hakkı tanınması, her vatandaşa ücretsiz internet kotası verilmesi, hafta sonu tatillerinin kamu görevlilerinin yıllık izinlerinden sayılmaması, bedelli askerlik ücretinin taksitlendirilmesi, ev haczi gibi uygulamaların kaldırılması, 20 yaşına gelen kadınlara zorunlu askerlik getirilmesi, sahiplenilen kedi ve köpekler için belediyeler eliyle tahsil edilecek yıllık bir hayvan sahipliği vergisi alınması, cinsiyet değişikliğinin kesin olarak yasaklanması ve değiştirenlerin Türk vatandaşlığından çıkartılması, 5 ve daha fazla çocuklu aileler için vergi muafiyetleri getirilmesi." Komisyon, vatandaşların sorunlarının çözüme kavuşturulması ve taleplerinin karşılanmasında da aktif rol üstleniyor. "Dilekçeler, bizlere önemli bir veri kaynağı oluşturmuştur" TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, halkın dile getirdiği her sesin, demokrasiye güç veren bir katkı olduğu bilinciyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti. Dilekçe hakkının, yalnızca bireysel bir başvuru yolu değil, vatandaşların yönetime katılımının ve toplumsal beklentilerin Meclis'e taşınmasının en etkili araçlarından biri olduğunu vurgulayan Karamık, "Bu dönemde Komisyonumuza ulaşan dilekçeler, toplumun farklı kesimlerinden gelen sorunları ve beklentileri yansıtarak bizlere önemli bir veri kaynağı oluşturmuştur. Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği talepler, çözüm süreçlerimize ışık tutmuş, demokratik katılımı daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir." ifadesini kullandı. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlar doğrultusunda, e-Devlet üzerinden yapılan başvuruların artmasının, dilekçe hakkının erişilebilirliğini ve etkinliğini önemli ölçüde artırdığını dile getiren Karamık, Dilekçe Komisyonunun bu dönüşüme öncülük eden çalışmalarıyla e-demokrasi anlayışının gelişimine katkı sağladığını ve vatandaşların yönetime doğrudan katılımını teşvik ettiğini kaydetti.

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti

Kariyeri boyunca 200'e yakın filmde rol alan sanatçının, vefatının üzerinden 47 yıl geçti. 50 yıllık yaşamına "Ayşecik", "Sezercik", "Acı Hayat", "Küçük Hanım" ve "Kanun Namına" gibi birçok unutulmaz Yeşilçam yapıtını sığdıran usta oyuncu Ayhan Işık, vefatının 47. yılında yad ediliyor. Asıl adı Ayhan Işıyan olan ve yaşamı boyunca birçok Yeşilçam filminde başrol üstlenen sanatçı, 5 Mayıs 1929'da Selanik göçmeni bir ailenin 6. çocuğu olarak İzmir'de dünyaya geldi. Sanatçı, 1967'de Ses dergisi için kaleme aldığı bir yazıda, yaşam hikayesini şu sözlerle aktarmıştı: "Altı yaşındayken babasız kaldım. İlkokulu Bomonti'deki 44. Okul'da bitirdim. Ortaokula başladığım günlerde Babıali'ye geldim. Çünkü okula gidebilmek için çalışmak zorundaydım. Gazete ve dergilerde hikaye ve kapak resimleri çizmeye başlamıştım. İlk kazandığım parayı sanki dünmüş gibi hatırlarım, 14 lira. Eve koşup anneme verdiğim bu müjdeyi hiç unutmam. Yaz tatilinde Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası'nda kırık şişe kontrolörlüğü yaptım. Haftada 25 lira alıyordum. Vapurla gidip gelirken, boş durmuyor, mecmuaların ısmarladıkları ve illüstrasyon denilen renkli resimleri çiziyordum. Şirket-i Hayriye'nin 63 numaralı Sütlüce vapuru, sanki benim resim atölyem olmuştu." Lisede Mahir İz, Salah Birsel ve Rıfat Ilgaz'ın öğrencisi olan sanatçı, senarist Safa Önal, karikatürist Ferruh Doğan ve ressam, karikatürist Semih Balcıoğlu ile okul arkadaşıydı. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisiydi Ayhan Işık bir süre İstanbul Darphanesi'nde ressamlık yaptı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde okurken, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi olan sanatçı, okulda Fikret Otyam, Altan Erbulak, Remzi Raşa, Adnan Varınca, Nedim Günsür, Orhan Peker ve Turan Erol ile de dönem arkadaşıydı. Sanatçı, akademiye devam ederken, yazı işleri müdürlüğünü Sezai Solelli'nin yaptığı, dönemin tek sinema dergisi olan Yıldız mecmuasına ressam olarak girdi. Solelli'nin teşvikiyle derginin 1951'de açtığı "Artist" yarışmasına katılan sanatçı, Belgin Doruk ile birinci oldu ve 22 yıl kamera karşısında Doruk ile çalıştı. Arkadaşlarının Hollywood starı Clark Gable'a benzettiği Ayhan Işık, yarışmadaki derecesinin ardından, Işıyan soyadını "Işık" olarak değiştirdi. Usta sanatçı, yönetmenliğini ve senaristliğini Münir Hayri Egeli'nin üstlendiği, 1951 yapımı "Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan" filmindeki yardımcı rolüyle ilk kez beyazperdede göründü. Ömer Lütfi Akad ile de çalışmaya başlayan Işık, Akad'ın Türk sinemasında geçiş dönemini bitiren ve sinemacılar döneminin ilk örneği kabul edilen 1952 yapımı, "Kanun Namına" filmindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. Sanatçı, 1953'te akademiden mezun oldu. Aynı yıl Akad'ın "Katil" ve "Öldüren Şehir" filmlerinde oynayan Işık, 1955'te "Kardeş Kurşunu", 1970'te ise "İngiliz Kemal Lawrence'e Karşı" filmlerinde rol aldı. İlkeli davranışıyla birçok yapımcıya örnek oldu Ayhan Işık, 1957'de Osman Seden'in "Bir Avuç Toprak" filminde oynadı. Hollywood yapımlarında da oynamak isteyen sanatçı, 1959'da ABD'ye giderek bazı filmlerde küçük roller aldı ve sinema konusunda araştırmalarda bulundu. Türkiye'ye döndükten sonra, setteki oyuncuların hakları ve disiplini konusunda ilkeli bir davranış sergileyen Işık'ın bu duruşu, Türk sinemasındaki birçok yapımcıya örnek oldu. Usta oyuncu, yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti: "Dışarıda film oyuncularına emekleri karşılığında vadeli senetler vermek gibi tuhaf uygulamalar yoktur, çalışma ve dinlenme saatleri titizlikle kontrol altına alınmıştır. Sendika bütün çalışmaları denetler, piyasada hak ihlali yaratacak işlerin yapılmasına engel olur. Eğer Yeşilçam'ın gelecekte genç insanları acımasızca yiyip yutan dev bir sömürü mekanizmasına dönüşmesini istemiyorsak, ne yapıp edip bir 'Sinema Kanunu' çıkartmalı, ciddi bir sendika kurmalı ve bütün personelin daha mesleğe ilk adımını atar atmaz sigortalandırılması için gereken kanuni baskıyı işverenler üzerinde kurmalıyız. Ben kendi adıma film setlerinin bu ülkede hem oyuncular, hem yönetmenler, hem de diğer teknik elemanlar için birer zulüm çekme yeri değil de profesyonel bir iş sahasına dönüşmesi için elimden her ne gelirse yapacağım. Sinemacılık asla modern bir kölelik sistemine dönüşmemelidir. 'Sinema bir sanat, sinemacı da bir sanatçıdır, buna yakışır muamele görmelidir.'" Edebi eserlerin sinema uyarlamalarında da rol alan Işık, Vedat Türkali'nin kaleme aldığı "Otobüs Yolcuları" filmiyle 1961'de yeniden Yeşilçam'a döndü. Sanatçının, aynı yıl Belgin Doruk'la rol aldığı "Küçük Hanım" filmi seyirci tarafından oldukça beğenildi. İzleyicilerin "Taçsız Kral" ismini taktığı sanatçı, 1965'te Kemal Tahir'in "Namusum İçin", 1969'da ise Peyami Safa'nın "Cingöz Recai" eserinin film uyarlamasında rol aldı. Metin Erksan, Ertem Göreç, Halit Refiğ ve Memduh Ün ile de çalışan Işık, sergilediği rollerle birçok ödüle değer görüldü. Başarılı oyuncu, 1954'te Türk Filmleri Festivali'nde, 1962'de Ses dergisinin, 1965'te ise Artist dergisinin açtığı yarışmada "En Başarılı Erkek Oyuncu" seçildi. Yeşilçam yıldızlarının 1970'lerde sahneye çıkma ve plak doldurma modasına uyan sanatçı, 1972'de Münir Nurettin Selçuk'tan ders alarak, klasik Türk müziği dalında sahne denemeleri yaptı ve 45'lik bir plak doldurdu. Usta oyuncu, çeşitli reklam filmlerinde de rol aldı, 1975'ten sonra ise oyunculuğun yanı sıra yapımcı, senarist ve yönetmen olarak Türk sinemasına katkıda bulundu. "Örgüt" filminin yönetmenliğini üstlendi Ayhan Işık, 1976'da başrolünde yer aldığı ve yönetmen koltuğuna oturduğu "Örgüt" filmini çekti. Aynı yıllarda İtalyan yapımcılarla çektiği ve başrolünü Klaus Kinski ile paylaştığı "La Mano Che Nutre La Morte" ve "Le Amanti Del Mostro" filmlerini yaptı. Bu filmler, İtalya'nın yanı sıra Avrupa'nın bazı ülkelerinde vizyona girdi ancak Türkiye'de seyirciyle buluşmadı. Yeşilçam'da genellikle tuttuğunu koparan, mert, bıçkın mahalle delikanlısı karakterlerine hayat veren sanatçı, 200'e yakın filmde rol aldı. İşine saygılı bir oyuncuydu Sanatçının, 1970'li yıllarda yazmaya başladığı "Hayatım" adlı hatırat kitabı ile yazıp, çizdiği "Aşka İnanmıyorum" adlı resimli romanı bulunuyor. Özel yaşamına özen gösteren ve eşine sevgisini her fırsatta vurgulayan sanatçının, Gülşen Işık ile evliliğinden 1962'de kızı Serap dünyaya geldi. Eşi Gülşen Işık, TRT Arşiv'de yayınlanan Haldun Dormen'le gerçekleştirdiği söyleşide şunları anlatmıştı: "17 yıl evli kaldık. Sinemada yaşadığı problemleri her zaman eve getirirdi. Baştan sona bana anlatırdı. Sonra rahatlar ve uyurdu böylelikle. Ben sabaha kadar uyuyamazdım. Yapımcı olduktan sonra sorunlar daha da fazlalaştı. Yazıhaneye gidip, film çektiği zamanlar ona yardım ediyordum. Her film çekiminde sabah 8'den akşam 8'e kadar yazıhanede otururduk. Herkesle ben muhatap olurdum. Yerine göre yumuşak, yerine göre sert biriydi. Çok farklı roller oynadığı için evde de çok farklı hallerde olurdu. Bazen rolünün tesirinde kalırdı." Işık'ı anmak üzere düzenlenen bir törende, sanatçı İzzet Günay, Işık'ın Türk sinemasına saygınlık kazandıran bir sanatçı olduğunu belirtirken sanatçı Ediz Hun, "Hepimize yalnız tavır ve hareketleriyle önderlik etmemiş, Türk toplumuna da davranışlarıyla örnek, büyük bir insandı" demişti. Aynı toplantıda konuşan sanatçı Sadri Alışık ise "Ayhan'ı anlatmak mümkün değil. Herkes Ayhan'ın ne büyük ne yüce olduğunu tabii ki biliyor. Bana gelince ben sadece çok fena halde özlüyorum." ifadelerini kullanmıştı. Sadri Alışık ile dostluğu Sadri Alışık ile Ayhan Işık, 1951'de bir film setinde tanıştı. Özellikle "Küçük Hanım" serisiyle dostlukları pekişen ikilinin bağları zaman içerisinde olgunlaşarak, Işık'ın vefatına kadar hiç kopmadı. Türk sinemasında örnek gösterilen dostlukları sonucu ikili, "Yeşilçam'ın Bıçkın Delikanlıları" olarak anıldı. Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından uzun yıllar, Ayhan Işık adına özel ödüller verildi. "Bir Yudum İnsan-Ayhan Işık" adlı belgeselde, sanatçı Çolpan İlhan, Ayhan Işık için şunları aktarmıştı: "Bir görünen star Ayhan vardı bir de dost, arkadaş, sevecen, bize yakın Ayhan Işık vardı. Star Ayhan Işık, starlığın bütün özelliklerini taşıyan ve ondan asla ödün vermeyen, her şeyin en iyisini yapan, her konuda çok dikkatli prensipleri olan ve sinemayı çok seven, mesleğinde en ufak bir taviz vermeden oyunculuğun onurunu her zaman iyi taşımış bir stardı. Bence Türk sinemasında Ayhan Işık bir efsaneydi. Onunla Türk sineması pek çok şey kazanmıştır." Ayhan Işık, 13 Haziran 1979'da İstanbul'da Bebek'teki evinin balkonunda istirahat ettiği sırada beyin kanaması geçirdi. Üç gün yoğun bakımda kalan sanatçı, 16 Haziran 1979'da henüz 50 yaşındayken hayatını kaybetti.

Yağışlar Sürecek, Sıcaklık Artacak Haber

Yağışlar Sürecek, Sıcaklık Artacak

Yurt genelinde bu hafta yağış etkili olacak, hava sıcaklıkları ise artarak, kuzey kesimlerde yer yer mevsim normallerinin üzerine çıkacak. AA muhabirinin, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden derlediği bilgilere göre, bu hafta yurtta aralıklarla sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yarın yurt genelinin parçalı bulutlu, Marmara'nın kuzeyi, Doğu Akdeniz'in Toroslar mevkisi, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Karadeniz ile Doğu Anadolu'nun kuzeyi ve Antalya'nın batı ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanakla geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Orta ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Sinop'un iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Salı günü Marmara'nın güneydoğusu, İç Ege, Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun güney ve batısı, Karadeniz ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağı tahmin ediliyor. Çarşamba günü Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu, Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Perşembe günü Doğu Akdeniz'in Toroslar mevkisi, İç Anadolu'nun güneyi, Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Sivas çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak görüleceği öngörülüyor. Hava sıcaklıklarının yurt genelinde artacağı, kuzey kesimlerde yer yer mevsim normallerinin üzerine çıkacağı, diğer bölgelerde ise mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. 3 büyükşehirde hava durumu Başkentte önümüzdeki üç gün boyunca parçalı bulutlu ve yer yer yağışlı havanın etkili olması beklenirken, sıcaklıkların 24 ila 27 derece arasında seyredeceği öngörülüyor. İstanbul'da pazartesi günü kuzey kesimlerde sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, sıcaklığın salı günü 30 dereceye kadar yükseleceği tahmin ediliyor. İzmir'de ise hafta başında parçalı ve az bulutlu havanın etkili olması, sıcaklıkların 32 derece civarında seyretmesi bekleniyor.

Türkiye Bayramı Yağışlı Geçirecek Haber

Türkiye Bayramı Yağışlı Geçirecek

Kurban Bayramı'nda, yurdun büyük bölümünde sağanak ve gök gürültülü sağanak görülecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, Kurban Bayramı'nı içine alan haftanın hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre, gelecek 4 günlük periyotta yurdun büyük bölümünde sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini belirten Tekin, yarın Türkiye'nin büyük bölümünde parçalı ve az bulutlu havanın hakim olacağını söyledi. Yarın Güney Ege, Batı Akdeniz ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleriyle Iğdır ve Kars çevrelerinde yağışların etkili olacağını aktaran Tekin, bayramın ikinci gününe denk gelen perşembe günü yurdun yeni bir yağışlı sistemin içerisine gireceğini bildirdi. Perşembe günü Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısında yağışların devam edeceğini dile getiren Tekin, "Özellikle perşembe günü Uşak, Afyonkarahisar, Niğde, Kayseri, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Erzincan, Tunceli çevrelerinde yağışların kuvvetli olacağını tahmin ediyoruz. Kuvvetli yağışların sebep olabileceği ani sel, su baskını, yıldırım, rüzgar ve ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olunmalı." diye konuştu. Cuma günü Trakya ve İstanbul dışında tüm yurtta yağışların etkili olacağını belirten Tekin, özellikle Doğu Akdeniz ile Doğu Karadeniz'deki yağışların kuvvetli olacağını vurguladı. Tekin, bayramın son günü yağışlı sistemin yurdun kuzey kesimlerinde etkisini göstereceğini ve daha sonra yurdu terk edeceğini kaydetti. Hava sıcaklıklarının bayram boyunca mevsim normallerinde seyredeceğini aktaran Tekin, "Cuma günü ise ülkemizin kuzey, iç ve doğu kesimlerinde yer yer mevsim normalleri altına inecek." dedi. 3 büyükşehirde hava durumu Yarın başkentte parçalı ve az bulutlu havanın hakim olacağını bildiren Tekin, yağışların perşembe ve cuma günü görüleceğini, daha sonra kenti terk edeceğini belirtti. Tekin, Ankara'da 4 gün boyunca hava sıcaklıklarının 22-25 derecede seyredeceğini söyledi. İstanbul'da da yarın parçalı ve az bulutlu havanın hakim olacağını dile getiren Tekin, "Bayramın ikinci günü İstanbul genelinde yağışlar görülecek. Sıcaklıklar 4 gün boyunca 23-26 derece civarında seyredecek." diye konuştu. İzmir'de yarın kıyı kesimlerde güneşli havanın etkili olacağını, kentin iç kesimlerinde yağış görüleceğini aktaran Tekin, sıcaklıkların 4 gün boyunca 28-30 derecede olacağını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.