Uygulamalarımız appstore googleplay

#İslam

gazeteci63.com - İslam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İslam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mevlit Kandili İdrak Edilecek Haber

Mevlit Kandili İdrak Edilecek

Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlit Kandili, İslam toplumlarında asırlardır kutlanıyor. Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlit, İslam kültüründe özellikle Hazreti Muhammed'in doğumunu, bu kapsamda yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılıyor. Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletleri döneminde Hazreti Muhammed'in doğum gününün resmi törenlerle kutlanılmasının yanı sıra Türk ve Arap edebiyatında peygamber sevgisinin işlendiği eserler kaleme alındı. Özellikle İslam toplumlarının büyük bir kısmında yoğun rağbet gören Süleyman Çelebi'nin "Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi)" adlı mesnevisi, besteli veya kendine has bir şekilde irticalen mevlit merasimlerinde okundu. Hazreti Muhammed'in doğumunun 1501. yıl dönümü, bu sene "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla idrak edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl da Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında yurt içi ve yurt dışında çok sayıda etkinlik gerçekleştirecek. "Mevlit Kandili Hz. Muhammed'in ilkelerinin yeniden hatırlanmasıdır" Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Hüseyin Arı, AA muhabirine, Hazreti Muhammed'in doğumunun yıl dönümünün İslam toplumları arasında yüzyıllardır hasret, minnet ve coşkuyla kutlandığını söyledi. Türkiye'de icra edilen kutlamalarda Süleyman Çelebi'ye ait mevlit kasidesinin okunduğunu, vaazlarda ve sohbetlerde güzel ahlakı anlatılarak Peygamber sevgisinin gönüllerde tazelendiğini belirten Arı, şöyle devam etti: "Mevlit Kandili ve Mevlid-i Nebi Haftası, yalnızca tarihi bir doğum gününün anılması değil, Hz. Muhammed'in getirdiği adalet, merhamet ve ahlak ilkelerinin yeniden hatırlanmasıdır. Adalet duygusunun zayıfladığı, merhametin yerini zaman zaman öfke ve şiddetin aldığı, bencilliğin ve çıkarcılığın insan ilişkilerini kuşattığı bir dünyada nebevi ahlaka her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır." Mevlid-i Nebi Haftasının Hz. Peygamber'in ümmetine yapmış olduğu birlik ve kardeşlik vurgusunun yeniden hatırlanmasına vesile olacağını ifade eden Arı, "Başta Gazze olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm gören insanların kurtuluşu ancak Müslümanların Hz. Peygamber'in güzel ahlakı etrafında bir ve beraber olmasıyla mümkündür." diye konuştu. "Resulullah'ın güzel ahlakını kuşanmak Müslümanlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur" Diyanet İşleri Başkanlığının Mevlid-i Nebi Haftası için belirlediği "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasının çağın ihtiyaçları bakımından son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Arı, şunları kaydetti: "Zira güzel ahlak, sadece bireysel davranışlarımızı değil, aile hayatımızı, komşuluk ilişkilerimizi, çalışma hayatımızı, toplumsal dayanışmamızı ve bütün insanlarla ilişkilerimizi kuşatan kapsamlı bir değerdir. Başkanlık çeşitli anma etkinlikleriyle, radyo ve televizyon programlarıyla onun merhamet, adalet, cömertlik, zarafet, tevazu gibi yüce ahlakını ve getirdiği rahmet yüklü mesajları insanlıkla buluşturmaya çalışmaktadır. Resulullah'ın güzel ahlakını kuşanmak ve imanın, ibadetin ve ahlakın o kopmaz bağını yeniden tesis etmek Müslümanlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Günümüz insanının manevi dertlerinin yegane çaresi, Resul-i Ekrem'in güzel ahlakını örnek almaktır." Beştepe Millet Camisi'nde Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı düzenlenecek Beştepe Millet Camisi'nde akşam namazını müteakip Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "24 Ağustos Pazartesi günü, Beştepe Millet Camisi'nde akşam namazını müteakip Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı düzenlenecektir. Tüm halkımız davetlidir." ifadelerine yer verildi. TRT Mevlit Kandili'ne özel yayınları izleyiciyle buluşturacak Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12. günü idrak edilen Mevlit Kandili, hazırlanan özel programlarla TRT ekranları ve radyolarında izleyici ve dinleyiciyle buluşacak. TRT'den yapılan açıklamaya göre, programlarda Hazreti Muhammed'in hayatı, güzel ahlakı ve bıraktığı miras anlatılacak. İstanbul Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nden gerçekleştirilecek canlı yayın, saat 20.00'de TRT 1'de yayınlanacak. Erzurum Lala Mustafa Paşa Camisi'nden canlı olarak ekranlara gelecek özel yayın saat 20.00'de TRT Avaz'da, Bingöl Ulu Camisi'nden gerçekleştirilecek "Şeva Mewlüde" programı ise saat 21.00'de TRT Kurdi'de izleyiciyle buluşacak. TRT 2 ekranlarında saat 18.00'de "Seyr-i Mukaddes" belgeseli, 18.30'da "Tarih Söyleşileri-Mevlid ve Süleyman Çelebi" programı ve 23.45'te "Looking For Muhyiddin-Muhyiddin'i Aramak" belgeseli ekrana gelecek. TRT Müzik'te saat 19.00'da Ömer Tuğrul İnançer'in Sümbül Efendi Camisi'nde gerçekleştirdiği özel program yer alacak. TRT Türk'te "En Güzel", "Efendimizin 24 Saati", "Vahyin İzinde", "İki Cihan Güneşi" ve "O Geldi" programlarının yanı sıra Bosna Hersek'in Travnik şehrinden yapılacak canlı yayın izleyicilere ulaştırılacak. TRT Belgesel'de ise "Mabedin Gölgesinde" belgeseli farklı saatlerde yayınlanacak. TRT Radyolarında da Mevlit Kandili'ne özel içerikler dinleyicilerle buluşacak.

Diyanet’ten Muharrem Ayı Mesajı Haber

Diyanet’ten Muharrem Ayı Mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, muharrem ayı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bugünün, Hicri takvimin birinci ayı olan muharremin, içinde barındırdığı hikmetlere binaen "şehrullah" olarak isimlendirildiğini ve hürmete layık görüldüğünü belirtti. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Kerbela'nın acısını hala yüreğinde hissedenlere düşen, tarihten gereken dersleri almak ve her türlü fitne karşısında aklıselim ile hareket ederek İslam'ın izzetini muhafaza etmenin ve Müslümanlar arasındaki muhabbet bağlarını güçlendirmenin gayreti içinde olmaktır." ifadelerini kullandı. Arpaguş, muharrem ayı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bugünün, Hicri takvimin birinci ayı olan muharremin, içinde barındırdığı hikmetlere binaen "şehrullah" olarak isimlendirildiğini ve hürmete layık görüldüğünü belirtti. Aşure günüyle birlikte bir gün öncesi veya sonrasında tutulacak orucun faziletine dikkati çeken Arpaguş, şunları kaydetti: "Muharrem ayının onuncu günü aynı zamanda Peygamber Efendimizin çok sevdiği torunlarından Hz. Hüseyin ve beraberindeki sadık yol arkadaşlarının siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela'da acımasızca şehit edilmesinin seneidevriyesidir. Hicri 61'inci yılın 10 Muharrem'inde yaşanan bu elim hadise, Ehl-i Beyt sevdasıyla dolu mümin yürekleri ağır bir hüzne gark etmiş ve Müslümanların zihin dünyalarında derin izler bırakmıştır. Kerbela, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm müminler için elbette bir yürek yarasıdır. Ne var ki bu hadise Müslümanlar arasına suni duvarlar örmek için asırlarca bir ayrıştırma zemini olarak istismar edilmiş ve aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere tabi olan gönüllerin arasına nifak tohumları ekilmek istenmiştir. Kerbela'nın acısını hala yüreğinde hissedenlere düşen, tarihten gereken dersleri almak ve her türlü fitne karşısında aklıselim ile hareket ederek İslam'ın izzetini muhafaza etmenin ve Müslümanlar arasındaki muhabbet bağlarını güçlendirmenin gayreti içinde olmaktır. Bu vesileyle iman, sadakat, ahde vefa ve cesaret timsali Hz. Hüseyin başta olmak üzere hak ve hakikat uğrunda canlarını feda eden tüm müminleri rahmetle yad ediyorum. Gönüllerde asırlara sari hüzün buğuları bırakan Aşura Günü'nü kalplerimizin telifine vesile kılmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum."

Diyanet İşleri Başkanından Mesaj Haber

Diyanet İşleri Başkanından Mesaj

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Ramazan ayı mesajında, “Çağın baş döndürücü hızıyla savrulan zihinlerimizi teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, kulluk yönündeki istikametimizi tahkim etmek için Ramazan-ı Şerif’i en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.” ifadesini kullandı. Zihin ve gönül dünyamıza nice güzellikler taşıyan kutlu bir mevsime ulaşmanın sevinç ve heyecanını yaşıyoruz. Bu akşam kılacağımız teravih namazının ardından yarın tutacağımız oruç ile Ramazan-ı Şerif’e girmiş olacağız. Bizleri rahmet, mağfiret ve ebedi kurtuluşun müjdecisi bu mübarek günlere yeniden kavuşturan Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd ediyoruz. Ramazan-ı Şerif’in ülkemiz, milletimiz ve âlem-i İslam için hayırlara vesile olmasını O’nun dergâh-ı ulûhiyetinden niyaz ediyoruz. Ramazan, bir Kur’an ayıdır. İnsanlık için hidayet, rahmet ve şifa kaynağı olarak gönderilen yüce kitabımız Kur’an-ı Azimüşşan, bu ayda nazil olmaya başlamıştır. Bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen bir gecede, Leyle-i Kadir’de indirilmeye başlanan ilahî kelam, hak ile batılı birbirinden ayırmış; cehaletin, zulmün ve her türlü kötülüğün kavurucu ateşiyle çoraklaşan yüreklere âb-ı hayat olmuştur. Yeryüzü kıyamete kadar parlayacak bu ilahî kandilin nuruyla aydınlığa kavuşmuştur. Kur’an’ın nazil olmasıyla mübarek kılınan ramazan, bir ibadet, tefekkür ve tezekkür mevsimidir. Bir arınma, sakınma, bağışlanma ve yenilenme zamanıdır. Rabbimizin “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” (Bakara, 2/183) fermanı, bu ayda yapılacak en önemli ibadet olan orucun takvaya ulaşma vesilesi olduğunu haber vermektedir. Ramazan’da cennet kapılarının açıldığını cehennem kapılarının kapatıldığını ve şeytanların zincire vurulduğunu beyan eden Rasul-i Ekrem (s.a.s.) de inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutanların geçmiş günahlarının bağışlanacağını müjdelemektedir. Ruhları arındıran, kötülüklerden alıkoyan ve kişiye istikamet kazandıran yönüyle bu rahmet iklimi, hayata bir anlam ve değer katmakta; sahuru, iftarı, teravihi, mukabelesi, itikâfı, Kadir Gecesi ve daha pek çok feyiz ve bereketiyle zihinlerin ve gönüllerin ihyasına önemli katkılar sunmaktadır. Bu itibarla vahyin nüzulüyle şereflenen ramazan ayının bereketli günlerinde öncelikle Kur’an’ın muhabbetiyle kalplerimizi yumuşatmaya, zihinlerimizi berraklaştırmaya ve vicdanlarımızı hassaslaştırmaya gayret etmeliyiz. Allah’ın yeryüzüne rahmetinin bolca tecelli ettiği bu kutlu zamanda oruç ve namaz gibi ibadetlerle ruhumuzu arındırmanın, fitre, zekât ve sadakalarla nefsimizi terbiye etmenin, tefekkür ve tezekkürle kendimizi yenilemenin çabası içinde olmalıyız. Ramazanın manevi atmosferinden hakkıyla istifade ederek ibadet ile ahlak, mabet ile hayat arasındaki bağı güçlendirmeli; yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma bilincimizi pekiştirmeli; tüm hayatımızı Kur’an ve sünnetin rehberliğiyle yeniden şekillendirmeliyiz. Çağın baş döndürücü hızıyla savrulan zihinlerimizi teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, kulluk yönündeki istikametimizi tahkim etmek için Ramazan-ı Şerif’i en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Diğer yandan bu rahmet ikliminde hata ve günahlarımızdan arınarak bütün benliğimizle Rabbimizin sonsuz merhametine sığınmalı, samimiyetle dua ve niyazda bulunmalı, tüm mümin kardeşlerimizi de dualarımıza dâhil etmeliyiz. Hayra yönelmenin her zamankinden daha faziletli olduğu bu günlerde, iyiliklerimizi çoğaltmanın ve özellikle mazlum ve mağdur coğrafyalardaki kardeşlerimizi fiilî dualarımızla, fitre, zekât ve sadakalarımızla sevindirmenin gayreti içinde olmalıyız. Bu bilinç ve gaye ile eda edeceğimiz ibadetler ve yapacağımız iyilikler, rahmet ikliminin bereketiyle bizleri elbette nice güzel neticelere ulaştıracaktır. Bu vesileyle aziz milletimizin ve âlem-i İslam’ın Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum.

2026 Hac Kuraları Çekildi Haber

2026 Hac Kuraları Çekildi

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 799 bin 835 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet üzerinden öğrenebilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu'nda, bilgisayar ortamında ve noter huzurunda yapılan kura çekimine, görevlilerin yanı sıra hacı adayları ve yakınları katıldı. Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. Hac ibadetinin İslam'ın temel şartlarından biri olduğunu anımsatan Arpaguş, "Peygamber Efendimiz, yüce dinimiz İslam'ın beş temel esasından birinin de hac ibadeti olduğunu haber vermiştir. Haccın nasıl eda edileceğini ise hac mevsiminde bizzat yaparak Müslümanlara öğretmiştir." dedi. "Hac, zaman ve mekanın değerli bir imkan olduğunu hatırlatmaktadır" Arpaguş, haccın belli zaman ve mekanlarla sınırlı bir ibadet olduğunu belirterek, "Bu ibadet ancak muayyen vakitler içinde Kabe, Arafat, Müzdelife ve Mina'da belli görevleri yerine getirmek suretiyle ifa edilebilmektedir. Haccın bu yönü, müminlere zaman ve mekan bilinci kazandırmaktadır. Müminin Allah'a kulluk yolculuğunda zamanın ve mekanın değerli bir imkan olduğunu hatırlatmaktadır." diye konuştu. Bünyesinde pek çok hikmet ve güzelliği barındıran hac ibadetinin aynı zamanda bir tevhit ve vahdet yolculuğu olduğunu vurgulayan Arpaguş, şöyle devam etti: "Hac, aynı kitaba iman edenlerin, aynı peygamberi önder bilenlerin, aynı kıbleye yönelenlerin büyük bir aşk ve heyecanla bir araya geldikleri muazzam bir kardeşlik buluşmasıdır. Müminleri Allah'ın tevhit çağrısına ulaştıran bu eşsiz ibadet, Müslümanlara ümmet şuuru ve uhuvvet bilinci kazandırmaktadır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman'ı aynı inanç ve duygularla bir araya getirmekte, vahdette buluşturmaktadır." Diyanet İşleri Başkanlığının 45 yılı aşkın süredir hac organizasyonunu düzenlediğini hatırlatan Arpaguş, "Başkanlığımız, vatandaşlarımızın hac ibadetlerini en güzle şekilde yerine getirebilmesi için kapsamlı çalışmalar yapmakta ve bütün olasılıkları göz önünde bulundurarak herhangi bir sıkıntı yaşamamaları için gerekli tüm tedbirleri almaktadır." ifadelerini kullandı. "Bu sene ülkemize tanınan kontenjan 84 bin 942'dir" Hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından sınırlı olması dolayısıyla herkesi aynı anda kutsal topraklara götürmenin mümkün olmadığını ifade eden Arpaguş, şu bilgileri paylaştı: "Mekke'de ibadet mahalleri olan Mescid-i Haram, Mina, Müzdelife ve Arafat belli bir kapasiteye sahiptir. Mevcut kapasiteyi aşan bir kalabalık olduğunda telafisi mümkün olmayan facialar yaşanabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için bütün ülkelere nüfusları oranında kota ve kontenjan sistemi uygulanmaktadır. Bu sene Suudi Arabistan tarafından ülkemize tanınan kontenjan 84 bin 942'dir. Bu yıl yaklaşık 185 bin vatandaşımız ön kayıt yaptırmıştır. Geçmiş yıllardan kayıtlı olup da kaydını güncelleyen vatandaşlarımızla birlikte toplam 1 milyon 800 bine yakın vatandaşımız 2026 yılı hac kurasına katılmaya hak kazanmıştır." Hacla ilgili bazı hatırlatmalar da yapan Arpaguş, "Suudi Arabistan yönetimi tarafından Mescid-i Haram'a girişler dahil hemen her yerde sıkı kontroller yapılmakta, sadece hac vizesi ve nusuk kartı olanların hareme girmesine müsaade edilmektedir. Hac vizesi ve nusuk kartı olmayanların hac ibadeti yapmasına imkan verilmemektedir. Dolayısıyla herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için vatandaşlarımızın hac vizesi dışında bir yöntem arayışına girmemelerini ve bu tür vaatlerle kendilerini arayanlara itibar etmemelerini istirham ediyorum." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.