Uygulamalarımız appstore googleplay

#İktidar

gazeteci63.com - İktidar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İktidar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti'nin İktidarda 24. Yılı Haber

AK Parti'nin İktidarda 24. Yılı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kurulan AK Parti, 3 Kasım 2002'de devraldığı iktidar yolculuğunda 24 yıllık kesintisiz kalkınma ve reform sürecini geride bıraktı. AK Parti, 3 Kasım 2002'deki genel seçimleri kazanarak iktidara gelmesinin ardından kuruluşunda "Kalkınma ve Demokratikleşme Programı" adıyla açıkladığı parti programında yer alan ilkeleri ve projeleri tek tek hayata geçirdi. AK Parti iktidarının en kritik adımlarından biri Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının tamamen kaldırılması oldu. 2003 yılında arka arkaya yürürlüğe giren Avrupa Birliği (AB) Uyum Paketleri ile temel haklar, demokrasi ve sivilleşme alanlarında önemli reformlara imza atılırken, bu çalışmalar Türkiye'nin 17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi'nde AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama kararı almasının hukuki ve siyasi zeminini oluşturdu. Öte yandan Türkiye, Avrupa Birliği'ne uyum süreci ve demokratikleşme hedefleri doğrultusunda 2004 yılında 1982 Anayasası'nda kapsamlı değişikliklere imza attı. Lüksemburg'da 3 Ekim 2005'te yapılan Hükümetlerarası Konferans ile Türkiye resmen AB'ye katılım müzakerelerine başladı. Yine aynı gün bir basın toplantısı düzenlenerek Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi yayımlandı. Böylece, Türkiye ile AB arasındaki inişli çıkışlı ilişki, çok önemli bir dönüm noktasını aşarak yepyeni bir sürece girdi. Sağlıkta Dönüşüm Programı AK Parti iktidarının ilk yıllarında uygulamaya konulan "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ile vatandaşa sunulan sağlık hizmetinin kalitesini yükseltmek, sağlık sistemini erişilebilir, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla çok sayıda reform çalışması yapıldı. "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın en önemli reformlarından biri, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinin tek bir sistem altında birleştirilmesi oldu. Hastaneler arasındaki ayrım kaldırılarak tüm vatandaşların istediği sağlık kuruluşundan hizmet almasının önü açıldı. Türkiye, AK Parti iktidarının başlattığı kapsayıcı toplumsal reform hamlesi doğrultusunda, sosyal güvenlik sistemindeki çok başlılığı ve hak kayıplarını sona erdiren önemli bir adımı 2006 yılında attı. Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20 Mayıs 2006'da kuruldu. Konut ve kentleşme için acil eylem planları 58. Hükümet Programı ile birlikte açıklanan "Konut ve Kentleşme için Acil Eylem Planı" 1 Ocak 2003'te kabul edildi. Bu planla yenileme, dönüşüm ve nitelikli konut üretimi hedefleri belirlendi ve TOKİ'ye ilgili planın uygulama sorumluluğu verildi. AK Parti iktidarının ortaya koyduğu "afetlere karşı dirençli yapılar" ve "sosyal devlet" vizyonu kapsamında TOKİ, 2002 yılından bugüne 1 milyon 770 bin konut üretti. 2007 Cumhurbaşkanı seçim krizi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin dolması üzerine AK Parti, Cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül'ü aday gösterdi. Daha önce birçok kez askeri müdahale yaşayan Türk demokrasisi, 27 Nisan 2007'de bu kez "e-Muhtıra" ile karşılaştı. Meclis'te 28 Ağustos 2007'de yapılan oylamada partinin kurucularından Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi. Bu arada Türkiye 21 Ekim 2007'de anayasa değişikliği için sandık başına gitti. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de içeren halkoylamasında yaklaşık yüzde 69 oranında "evet" oyu kullanıldı. Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından hazırlanan, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi ile partinin kapatılması taleplerini içeren iddianame, 14 Mart 2008'de Anayasa Mahkemesine sunuldu. Dava, 30 Temmuz 2008'de karara bağlandı. Parti kapatma talebi reddedildi. Türkiye, yüksek hızlı tren teknolojisiyle buluştu AK Parti iktidarı, ülkeyi yüksek hızlı tren teknolojisiyle buluşturdu. 13 Mart 2009 tarihinde hizmete giren Ankara-Eskişehir Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı, Türkiye'nin ulaşım tarihinde dönüm noktası oldu. Türkiye'nin altıncı halkoylaması olan 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu, siyasi olarak gerilimli ve hassas bir süreçte yapıldı. AK Parti'nin "Anayasa değişikliği paketi ile ilgili sorular ve cevaplar" isimli yayınının sunuş yazısında dönemin Başbakanı Erdoğan'ın "12 Eylül'ün 30'uncu yıl dönümünde, 30 yıl aradan sonra yine bir 12 Eylül gününde inanıyorum ki halkımız 1982 Anayasası üzerindeki en kapsamlı ve en demokratik değişikliği gerçekleştirecektir." ifadeleri yer buldu. 12 Eylül darbesinin 30. yılına denk gelen ve 1982 Anayasası'nda değişiklik öngören düzenlemeye ilişkin 2010'daki halk oylamasında yüzde 57,88 oranında "evet" oyu çıktı. Eğitimde fırsat eşitliği AK Parti iktidarı, eğitim alanında da kapsamlı değişikliklere imza attı. "Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" (FATİH) Projesi, 22 Kasım 2010'da Cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim ve teknoloji yatırımı olarak kamuoyuna duyuruldu, 2012 yılında fiilen hayata geçirildi. Okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm derslikleri etkileşimli tahtalar, fiber internet altyapısı ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile buluşturan bu hamle, iktidarın eğitimde fırsat eşitliği ve teknoloji entegrasyonunun önemli aşamalarından birini oluşturdu. Asrın projesi Marmaray AK Parti iktidarının ulaştırma alanındaki en büyük yatırımları arasında yer alan, dünyanın en büyük ve önemli projelerinden Türkiye'nin 153 yıllık rüyası Marmaray, Cumhuriyetin ilanın 90. yılında, 29 Ekim 2013'te hizmete açıldı. Avrupa ve Asya yakalarını İstanbul Boğazı'nın altından birleştiren Marmaray, gelişmiş teknolojik altyapısı, ekonomik büyüklüğü ve demir yolu ulaşımına kazandırdığı ivmeyle dünyadaki ilkler arasında yer alan ve "asrın projesi" olarak anılan dev yatırımlar arasında yerini aldı. Doğrudan halk iradesiyle seçilen ilk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin dolmasının ardından 10 Ağustos 2014'te yapılan seçimde Recep Tayyip Erdoğan yaklaşık yüzde 52'lik oy oranıyla doğrudan halk iradesiyle seçilen ilk ve Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Bu dönemde AK Parti'nin başına Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu geldi. Davutoğlu'nun genel başkanlığında ilk sınavını 7 Haziran 2015'teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015'teki erken seçimde veren AK Parti, 1 Kasım'da tek başına iktidarı elde etti. Ahmet Davutoğlu'nun ardından 22 Mayıs 2016'da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongre ile partinin kurucularından Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkanlığına seçildi ve 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu. Yerli savunma sanayisi ivmesi AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından "yerli ve milli" vizyonla hız verdiği savunma sanayisi hamlesi, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını kırmasını ve küresel bir aktör haline gelmesini sağladı. Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 2004 yılında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısında milyarlarca dolar değerindeki hazır dış alım projeleri iptal edilerek, "Yerli, özgün ve milli tasarım" konseptine geçilmesine karar verildi. Siyasi krizler ve derinleşen bölgesel çatışmaların ortasında Türkiye'nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı kırma iradesinin sahada fiilen kanıtlandığı stratejik eşik ise 2015 yılında aşıldı. Türkiye merkezli Baykar Teknoloji tarafından üretilen insansız hava aracı Bayraktar TB2'nin 2015'te başlayan silahlanma süreci, Türkiye'nin İHA teknolojisinden SİHA konseptine geçişindeki en kritik dönüm noktalarından biri oldu. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Milletimizi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum" yönündeki çağrısı üzerine vatandaşların tankların önüne geçmesiyle engellendi. 15 Temmuz sonrasında darbe girişimine karşı AK Parti ve MHP tarafından gösterilen ortak dayanışma, Cumhur İttifakı'nın da başlangıcı oldu. Yatırımlar hız kesmeden devam etti AK Parti iktidarı, FETÖ'nün hain darbe girişiminin yaşandığı yıl ve sonrasında da çalışmalarına hız kesmeden devam etti ve çok sayıda önemli yatırıma imza attı. İstanbul Boğazı'na inşa edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Asya ve Avrupa yakalarını deniz tabanının altından bağlayan ve boğaz geçişine imkan sağlayan Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü 2016'da, "Dünyanın yeni kavşağı" olarak adlandırılan İstanbul Havalimanı ilk fazı 29 Ekim 2018'de, "Çanakkale Boğazı'nın gerdanlığı" olarak nitelendirilen 1915 Çanakkale Köprüsü ise 2022'de, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 107. yıl dönümünde hizmete açıldı. Öte yandan 2022 yılında Türkiye'nin en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı tören ile su tutmaya başladı. Türkiye'nin yerli ve milli otomobil hayalini gerçekleştiren Togg'un ilk akıllı cihazı C SUV, 2022 yılında seri üretim bandından indi. Dünyanın ilk silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisi ve Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu, İstanbul Tuzla'daki Sedef Tersanesi'nde düzenlenen törenle 2023'te Türk donanmasının hizmetine girdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından yürütülen Türkiye'nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN, ilk uçuşunu 2024'te yaptı. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 86 yıl sonra kılınan cuma namazıyla 2020'de ibadete açıldı. 16 Nisan 2017'de yapılan halk oylaması Türkiye, 16 Nisan 2017'de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini içeren anayasa değişikliği halk oylaması için sandık başına gitti. Halk oylaması, yüzde 51,41 oranında "evet" ve yüzde 48,59 oranında "hayır" oyu ile sonuçlandı. Böylece, Anayasa'daki, "Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir" hükmü kaldırıldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a parti üyeliğinin yolu açıldı. Vatandaşlar verdikleri oylarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesine karar verdi. Erdoğan, 2014 Cumhurbaşkanı Seçiminin ardından ayrıldığı AK Parti'ye 979 gün aradan sonra gelerek, üyelik beyannamesini imzaladı ve üye oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan olağanüstü kongre kararı sonrasında 21 Mayıs 2017'de yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongre'de 1414 geçerli oyun tamamını alarak 998 gün sonra yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlüğe girdi AK Parti ve MHP arasında "Cumhur İttifakı" adı verilen ittifak, ilk sınavını 24 Haziran 2018'deki seçimde verdi. Seçmenler ilk kez 24 Haziran'da hem Cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimi için aynı gün sandık başına gitti. Seçimlerde yüzde 52,59 oy alan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Milletvekili seçiminde ise AK Parti, yüzde 42,56 oy alarak 13. seçimini de birinci sırada tamamladı. TBMM'de 9 Temmuz 2018'de yemin ederek görevine başlayan Erdoğan, yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ni de aynı gün açıkladı. 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçiminin yapıldığı 14 Mayıs 2023'te, Cumhur İttifakı'nın adayı Erdoğan yüzde 49,52 oy aldı ancak ilk turda yüzde 50 artı 1 oy alamadığı için Cumhurbaşkanı seçilemedi. AK Parti ise aldığı yüzde 35,62 oyla parlamentoda 268 milletvekili çıkardı. Cumhurbaşkanı Seçiminin 28 Mayıs'taki ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 oranında oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Kurulduğu günden bu yana girdiği tüm genel seçimlerde birinci parti olmayı başaran AK Parti, çok partili siyasi hayatın başladığı 1946'dan bu yana en uzun süre iktidarda kalan parti oldu. Terörsüz Türkiye süreci MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'teki çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sahiplenmesiyle yürüyen "Terörsüz Türkiye" hedefinde önemli bir mesafe alındı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından TBMM'de temsil edilen siyasi partilere gönderilen bir yazı ile kuruldu. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ise 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığına sunuldu, 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerde 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser", 2 "mükerrer" oyla kabul edilerek yasalaştı. Kanun kapsamında Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu kuruldu ve çalışmalarına başladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.