Uygulamalarımız appstore googleplay

#Hububat

gazeteci63.com - Hububat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hububat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek Haber

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla birlikte buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirtti. IAOM'dan yapılan açıklamaya göre, yıllık 32 milyon tonluk üretim kapasitesine sahip Türkiye un sektörü küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alıyor ve 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu konumunda bulunuyor. Türkiye, ABD merkezli, 130 yıllık IAOM'in Avrasya Bölgesi Başkanlığı’nı yürütüyor. Avrasya bölgesi, 32 ülkeden oluşuyor, 2 milyarı aşkın nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve dünya un ihracatının yüzde 55’ini temsil ediyor. 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi 28-29 Eylül'de ilk kez Özbekistan'ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilecek. Etkinlikte Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika’dan 1000’in üzerinde sektör profesyoneli yer alacak. Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticileri ile değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik, depolama ve paketleme tedarikçileri söz konusu etkinlikte buluşacak. Eren Günhan Ulusoy, küresel tahıl piyasalarında Karadeniz merkezli tırmanan askeri gerilimin, Avrupa’da baş gösteren aşırı kuraklık ve Türkiye'nin mevcut tarım ve ticaret stratejilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. "Ukrayna ve Rusya'nın ihracat kapasitelerindeki aksaklık küresel piyasaları etkiliyor" Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan savaşın son dönemde liman altyapılarını ve yük gemilerini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştığını belirten Ulusoy, durumun 2022'deki ilk krizden daha hassas bir noktaya geldiğini vurguladı. Ulusoy, 2022'deki savaşın ilk aşamasında Ukrayna limanlarının kapalı ve Rusya limanlarının açık olduğunu anımsatarak, "Ancak bugün gelinen noktada her iki ülkenin de lojistik ve liman altyapıları, İzmail ve Karadeniz hatları karşılıklı saldırıların hedefi durumunda. Bu durum riskin boyutunu tırmandırıyor." ifadelerini kullandı. Dünya buğday tedarikinin yaklaşık yüzde 30'unu sağlayan bu iki ülkenin ihracat kapasitelerindeki aksaklığın küresel piyasaları doğrudan etkilediğini kaydeden Ulusoy, "ABD Tarım Bakanlığı'nın son tahminlerine göre yaşanan lojistik blokajlar nedeniyle Rusya’nın ihracat beklentisi 43-46 milyon ton, Ukrayna’nın ise 13,5 milyon ton seviyelerine çekilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de tahıl üretimi oldukça verimli geçti" Eren Günhan Ulusoy, dünyadaki yükselen tansiyonun ve fiyat dalgalanmalarının aksine Türkiye'nin iç pazarda avantajlı bir konumda yer aldığını ifade ederek, Türkiye’de bu yıl tahıl üretiminin oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirten Ulusoy, "Buğday rekoltesinin 24,5 milyon ton olması bekleniyor. Hem başarılı geçen yerli hasadımız hem de güçlü stok yapımız sayesinde Türkiye, dünyada yaşanan bu kısa vadeli tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumda. İç pazarda kısa ve orta dönemde bir arz veya tedarik problemi beklemiyoruz." ifadelerini kullandı. "Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklık rekolteleri düşürüyor" Eren Günhan Ulusoy, Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklığın rekolteleri düşürdüğünü belirterek, "Avrupa'daki kuraklık rekolte kaybına yol açarken Türkiye'nin un ve unlu mamuller sanayisindeki üretim kapasitesi ve lojistik hakimiyeti bölgesel pazarlarda bizi bir adım öne çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu. Ulusoy, küresel buğday ticaretinde Ukrayna ve Rusya’nın ihracattaki paylarının azalıp ABD, Kanada ve Kazakistan gibi oyuncuların devreye girdiğine, işlenmiş hububat ürünlerinde Türkiye'nin Avrupa'daki açığı kapatabilecek ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirecek en kritik aktör olduğuna işaret etti. Kongre programı hakkında bilgi veren Ulusoy, şunları kaydetti: "Kongre programımızı bu yıl ilk defa Avrasya bölge başkanlığına bağlı Özbekistan Taşkent’te yapma kararını aldık. Özbekistan, güçlü değirmencilik sektörü ve Kazakistan’dan sağladığı buğdayla komşu ülkelere yaptığı un ihracatıyla stratejik öneme sahip bir ülke. Karadeniz’deki sorun nedeniyle buğdayın yukarı yönlü hareket yaşadığı ve yeni rotaların belirlendiği bu zaman diliminde kongre programımız her zamankinden daha fazla önem teşkil ediyor."

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı Haber

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, ocak-temmuz döneminde yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, bölge ihracatının yüzde 30,8'ini üstlenen sektörün Türkiye geneli hububat dış satımındaki payı yüzde 31,4 oldu. Güneydoğu Anadolu'dan 7 aylık dönemde 2,5 milyon tonun üzerinde ürün ihraç edilirken, bunun yaklaşık 736 bin tonunu makarna, 467 bin tonunu buğday unu ve 280 bin tonunu ayçiçeği yağı oluşturdu. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçeği yağında ihracat tutarı yüzde 26,4 artışla 461,5 milyon dolara, makarna dış satımının tutarı ise yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolara yükseldi. Sektörün en büyük pazarı Orta Doğu'ya ihracat 900 milyon doları aşarken, Afrika'ya ihracat yüzde 22,4 artarak 775,5 milyon dolara ulaştı. TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, verilere ilişkin değerlendirmesinde, sektörün uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri yakından takip ettiklerini belirtti. Ürün tedarik zincirinin kesintiye uğramamasının ve ihracatın sürdürülebilirliğinin önemine işaret eden Kadooğlu, bölgenin limanlara uzaklığından kaynaklanan navlun dezavantajını azaltacak ve devlet desteklerinin etkinliğini artıracak politikaların hedef pazarlardaki rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı Haber

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Programı kapsamında Karabük'e gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'yı, Güven Kavşağı'nda Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ilgililer karşıladı. Kemal Güneş Caddesi'nden yürüyerek AK Parti İl Başkanlığına geçen Yumaklı, partililerle bir araya geldi. Yumaklı, daha sonra Eflani ilçesine bağlı Esencik köyünde buğday hasadına katıldı, biçerdövere binerek hasat yaptı. Bakan Yumaklı, gazetecilere, hasat döneminin sonuna geldiklerini, bu yılın, son 66 yılın en iyi yağışıyla ülke tarımı için son derece bereketli ve verimli geçtiğini söyledi. Yumaklı, ülkenin farklı yörelerinde hasadın halihazırda devam ettiğini, arpa ve buğday hasadının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirterek, "Hasat döneminin başında dedik ki biz bu yıl çok iyi bir hasat dönemi, çok iyi bir verim bekliyoruz hatta hemen hemen bütün zamanların da rekorunu da kıracağız diye de söyledik. Bu beklentimizde gelen rakamlarla haklı olduğumuzu gördük. Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk bir üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Buğdayın anavatanı olan bir ülke olarak söz konusu iki stratejik ürünün yetiştirilmesi ve geliştirilmesiyle ilgili muhtelif çalışmalar yaptıklarını anlatan Yumaklı, "Hem iklim değişikliği hem de farklı unsurların bize getirmiş olduğu bütün etkilerden arınmak üzere, tohum geliştirme başta olmak üzere hasat ve üretim metotlarıyla ilgili çalışmalarımıza Bakanlık olarak devam ediyoruz. Amacımız verimimizi ve üretimimizi artırmak. Bu noktada en büyük gücümüz elbette üreticilerimiz. Toprakta eli ve emeği olan bütün üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum." diye konuştu. Yumaklı, hububatın bütün ülkeler için son derece stratejik öneme sahip olduğunu, ürün geliştirme ve verimliliği artırma çalışmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. "Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ediyoruz" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarla çiftçilere destek olmayı sürdürdüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak hasat döneminin başından itibaren hem açıklamış olduğumuz fiyatlar itibarıyla hem de gelecek olan tahmini üretimle beraber şunu söyledik, 'Hiçbir üreticimizin, çiftçimizin elinde alınmadık 1 gram ürün bırakmayacağız.' Bunu da gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla söylüyorum, Toprak Mahsulleri Ofisi 11,5 milyon ton ürün aldı. Sezona başlarken 600 noktada alım noktaları oluşturduğumuzu ve buradan üreticilerimizin ürünlerini alacağımızı ve onların da emeklerini en hızlı şekilde ödeyeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla ihtiyaç doğmuş olması dolayısıyla 769 noktaya çıkardık bu ürün alım noktalarını." Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ettiklerini belirterek, "Hep söyledik, hep yaptık. Bundan sonra da böyle olacak. Bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarımsal üretim alanındaki gücünü de 1 gram faydası olmayanların dezenformasyonlarıyla perdeleme çalışmalarını da buradan kabul etmediğimi de tekrar ifade etmek istiyorum." dedi. "Lütfen anız yakmayın" Yumaklı, Türkiye'de üretim alanlarının ekim ve orman alanlarıyla iç içe olduğuna dikkati çekerek, tüm uyarılara rağmen hasat dönemlerinin sonunda kısmen de olsa anız yakma olaylarıyla karşılaştıklarını kaydetti. Anızla birlikte toprakta yaşayan her şeyin yandığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun bir sonraki sene yapacağınız ekim faaliyetine hiçbir faydası olmadığı gibi oradaki börtü böceğin de tabiri caizse hayatını sona erdirerek başka felakete yol açmış oluyorsunuz. İşin bir noktası böyle, diğer noktası da ormanlık alanlarla iç içe olan yerlerde anız yakımı mutlaka ama mutlaka orman alanlarına sirayet ediyor. Geçtiğimiz sene Karabük, Eflani ve Kastamonu'nun bir bölümü tarihinin en ağır yangınlarını yaşadı. Orası da orman alanı değildi, anız değildi, başka bir sebepti ama benzerlik olarak bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin her tarafındaki üreticilerimizden özellikle istirham ediyorum, lütfen anız yakmayın." Yumaklı, çıkabilecek herhangi bir kıvılcıma anında müdahale etmek üzere su depolarıyla hasada giden üreticilere de teşekkür etti. Anız yakma konusunun artık ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, "Bugünden itibaren hasat biten yerlerde il ve ilçe tarım müdürlüklerimizdeki arkadaşlarımız, üreticilerimize anıza ekmenin ne olduğunu ve faydalarını anlatacaklar. Hayırlı, bereketli olsun diyorum. İnşallah bu sene olduğu gibi önümüzdeki sene de bol bereketli bir yıl geçiririz. Hem ülkemiz hem milletimiz hem de çiftçimiz hep birlikte kazanmış olur." ifadelerini kullandı.

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı Haber

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Hasan Gezginç, olası bir tohum tedarik sorunu yaşanması durumunda, Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına karşılayabilecek konumda olduklarını bildirdi. Gezginç, Ceylanpınar TİGEM İşletmesi'nde düzenlenen Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tohum Satış Bayileri İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında, tohum bayilerini TİGEM ailesinin ve iş ortaklarının önemli bir parçası olarak gördüklerini, bu nedenle ülke tarımına, tohumuna ve toprağına emek veren bayileri yürütülen çalışmalar ve hedefler hakkında bilgilendirmek istediklerini ifade etti. Hububat ve yem bitkileri tohumculuğunda Türkiye'de üretilen her dört tohumdan birinin TİGEM tarafından üretildiğini belirten Gezginç, ürettikleri tohumları paketleyerek bayiler aracılığıyla çiftçilerin hizmetine sunduklarını söyledi. Gezginç, TİGEM'in 24 tohum hazırlama ve paketleme tesisi olduğunu hatırlatarak, yaklaşık 300 tohum satış bayisi aracılığıyla tohumları Türkiye'nin dört bir yanındaki çiftçilere ve üreticilere ulaştırdıklarını kaydetti. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Gezginç, Türkiye'nin çevresindeki çatışma ve savaşların tarımsal üretimde yerli ve sürdürülebilir tohum üretiminin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Gezginç, olası bir kriz durumunda dışarıdan tohum tedarikinde aksama yaşanması ihtimaline dikkati çekerek, "Allah muhafaza, bizim ülkemize de herhangi bir sebepten tohum tedarik edemez olur isek ne olur? Hiçbir şey olmaz Allah'ın izniyle bizler varız, sizler varsınız. TİGEM Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına üretebilecek kapasitede. Bugün dünyada gıda anlamında kendine yeten 7-8 ülkeden biriyiz." dedi. Tarımın stratejik önemine vurgu yapan Gezginç, "TİGEM hiç kimsenin malı değildir. TİGEM bu vatanın, bu devletin bir gururudur ve bizzat ilk sizlerin malıdır. TİGEM bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. Yani biz sizin anladığınız anlamda devlet memuru bile değiliz. TİGEM kendi emeğiyle ayakta durmaya çalışan ve bu ülkeye hizmet eden bizatihi sizin kendi malınızdır. TİGEM'in içindeki her karış toprak, bu milletin evlatlarınındır." ifadelerini kullandı. Toplantı, basına kapalı gerçekleştirilen soru-cevap oturumuyla devam etti.

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı Haber

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde 238 biçerdöverle yürütülen buğday hasadı sürerken hasadı tamamlanan arazilerde 45 mibzerle ikinci ürün mısırın ekimine başlandı. "Dünyanın sayılı tarım işletmeleri" arasında gösterilen ve 1 milyon 633 bin dekarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük tarım işletmesi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde, hayvancılık faaliyetlerinin yanında arpa, buğday, mercimek, mısır, ayçiçeği, fıstık gibi ürünler yetiştiriliyor. "Hububat deposu" olarak bilinen dev işletmede, mayıs ayı sonunda başlayan hasat dönemi, 560 bin dekar alanda 238 biçerdöver ve 136 kamyon ve 1200 personelle devam ediyor. İki vardiya halinde sürdürülen çalışmalarda hasadı tamamlanan araziler ise vakit kaybedilmeden ikinci ürünün ekimine hazırlanıyor. Verimde yüzde 25-30 artış bekleniyor Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Volkan Baran, AA muhabirine, işletmenin TİGEM'in kaliteli tohumluk üretimi ve gıda arz güvenliğine katkı sağlama hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Bu yıl yağışların üretime olumlu yansıdığını belirten Baran, fiğ, mercimek ve arpa hasadının tamamlandığını, 560 bin dekarlık buğday alanında hasadın devam ettiğini ifade etti. Hasat çalışmalarının yaklaşık 25 gün süreceğini aktaran Baran, "Bu seneki rekoltemiz iklimsel faktörlerden dolayı geçen seneye göre daha iyi olacak. Geçen yıla kıyasla yüzde 25 ile yüzde 30 arasında artış bekliyoruz. Yağışlar sayesinde sulama ihtiyacı da olmadı ve üretim maliyetlerimiz düştü." dedi. Baran, biçerdöverlerin ardından elde edilen sapların balya haline getirilerek işletmenin hayvancılık tesislerinde yem olarak değerlendirildiğini kaydetti. Hasadı tamamlanan alanların yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Baran, "İkinci ürün kapsamında planlanan 106 bin 800 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekimine 45 mibzer ve 200 işçiyle başladık. Bu üretimle hem hayvancılık faaliyetlerimizin kaba yem ihtiyacını karşılayacak hem de ülke ekonomisine katkı sunacağız. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak üretmeye, geliştirmeye ve Türk tarımına değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Kuraklığa Dayanıklı Tohum Önerisi Haber

Kuraklığa Dayanıklı Tohum Önerisi

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, çiftçilere kuraklığa dayanıklı tohuma yönelmesi önerisinde bulundu. Öztürkmen, yaptığı açıklamada, tohum ekim aylarında yağmurun öneminden bahsetti. Bu sezon yeterince yağmur alamadıklarını ifade eden Öztürkmen, şunları kaydetti: "Mutlaka tohum seçiminde çok dikkatli olmaları lazım. Biraz kurağa dayanıklı çeşit olması lazım. Vejetasyon (bitkinin tohumdan çıkıp gelişerek tekrar tohum verecek hale gelene kadar geçen zaman) süresi kısa olan tohumları tercih etmeleri lazım. Bu tohumları kendi bölgelerinde deneyip ona göre karar vermeleri lazım. Bu dönemde ekilen buğday yağmur oluncaya kadar eğer toprakta nem miktarı biraz varsa çok az derine ekip deneyebilirler ama riske atmayalım derlerse mutlaka yağışın olacağı dönemi beklemeleri şart. Hem gübrenin etkin kullanılabilmesi için hem tohumların zarar görmemesi için kuru tarım alanlarında yağış çok önemli." Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet Eyyüpoğlu da geçen yıl kentte kuru tarım yapılan 2 milyon 500 bin dönümde mercimek, arpa ve buğdayda istedikleri miktarda ürün alamadıklarını anımsattı. Eyyüpoğlu, "Şanlıurfa'da 6 milyon dönüm sulu alanımız var. Çiftçilerimiz ektikten sonra suyunu verebiliyorlar. Ama 3 milyona yakın bir alan sulanamadığı için ekilen hububat toprak altında duruyor." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.