Uygulamalarımız appstore googleplay

#Hasat

gazeteci63.com - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Urfa Fıstığında Hasat Sezonu Başladı Haber

Urfa Fıstığında Hasat Sezonu Başladı

Türkiye'de en çok Antep fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa'da, özellikle baklava, çikolata ve hamur tatlılarında kullanılan boz Antep fıstığının hasadı başladı. Ekonomik getirisi dolayısıyla üreticilerin son yıllarda daha fazla ilgi göstermeye başladığı Antep fıstığı, başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde yetiştiriliyor. Kırmızı fıstığa göre daha erken hasat edilen boz fıstık, yeşil rengi, aroması ve yağ oranıyla özellikle tatlı sektöründe tercih ediliyor. Hasat edilen fıstıklar, kabuklarından ayrılıp işlendikten sonra satışa sunuluyor. "Beklentimiz 80 bin ton civarında" Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Şanlıurfa'nın yaklaşık 45 milyon Antep fıstığı ağacıyla Türkiye'nin en fazla fıstık ağacına sahip ili olduğunu söyledi. Çiftçilerle birlikte yeni bir hasat sezonuna daha kavuşmanın sevincini yaşadıklarını belirten Akbaş, bu yılki üretim beklentisinin geçen yıla göre düşük olduğunu ifade etti. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolunun fıstık ağaçlarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, şöyle konuştu: "Bu yılki fıstık beklentimiz 200 bin ton civarındaydı fakat geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolu nedeniyle ağaçlarımız hasara uğradı ve şu andaki beklentimiz 80 bin ton civarında. Ama Allah nasip ederse şu anda bizim 'Karagöz' diye adlandırdığımız gelecek senenin salkımlarının gözleri çok iyi durumda. Rabb'im nasip ederse gelecek sene bol bir hasat bekliyoruz." Gelecek yıl Şanlıurfa'da 200 bin ton, Türkiye genelinde ise 420-425 bin ton civarında üretim beklediklerini dile getiren Akbaş, boz fıstığın özellikle baklava sektöründe önemli yere sahip olduğunu belirtti. Akbaş, "Bu, bizim erkenci hasat diye adlandırdığımız boz fıstık. Özellikle baklava sektöründe kullanılan çok kıymetli bir ürünümüz. Baklavacıların olmazsa olmazı olan bu boz fıstığın hasadına başladık. 15-30 Eylül'de ise Allah nasip ederse kırmızı fıstık hasadımızı gerçekleştireceğiz." diye konuştu. Üreticilere fıstıklarının bir kısmını boz, bir kısmını ise kırmızı olarak hasat etmelerini tavsiye eden Akbaş, bu yöntemin üreticiler açısından daha avantajlı olacağını söyledi. Üreticiler hasat sevinci yaşıyor Fıstık üreticisi Ercan Alan, yıl boyunca fıstık ağaçlarının bakımını yaptığını ve ilk hasadı gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını belirterek, bereketli bir sezon temennisinde bulundu. Nesih Gün de boz fıstık hasadına başladıklarını dile getirerek, çiftçi olarak herkesin kazanmasını istediklerini ifade etti.

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı Haber

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Programı kapsamında Karabük'e gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'yı, Güven Kavşağı'nda Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ilgililer karşıladı. Kemal Güneş Caddesi'nden yürüyerek AK Parti İl Başkanlığına geçen Yumaklı, partililerle bir araya geldi. Yumaklı, daha sonra Eflani ilçesine bağlı Esencik köyünde buğday hasadına katıldı, biçerdövere binerek hasat yaptı. Bakan Yumaklı, gazetecilere, hasat döneminin sonuna geldiklerini, bu yılın, son 66 yılın en iyi yağışıyla ülke tarımı için son derece bereketli ve verimli geçtiğini söyledi. Yumaklı, ülkenin farklı yörelerinde hasadın halihazırda devam ettiğini, arpa ve buğday hasadının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirterek, "Hasat döneminin başında dedik ki biz bu yıl çok iyi bir hasat dönemi, çok iyi bir verim bekliyoruz hatta hemen hemen bütün zamanların da rekorunu da kıracağız diye de söyledik. Bu beklentimizde gelen rakamlarla haklı olduğumuzu gördük. Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk bir üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Buğdayın anavatanı olan bir ülke olarak söz konusu iki stratejik ürünün yetiştirilmesi ve geliştirilmesiyle ilgili muhtelif çalışmalar yaptıklarını anlatan Yumaklı, "Hem iklim değişikliği hem de farklı unsurların bize getirmiş olduğu bütün etkilerden arınmak üzere, tohum geliştirme başta olmak üzere hasat ve üretim metotlarıyla ilgili çalışmalarımıza Bakanlık olarak devam ediyoruz. Amacımız verimimizi ve üretimimizi artırmak. Bu noktada en büyük gücümüz elbette üreticilerimiz. Toprakta eli ve emeği olan bütün üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum." diye konuştu. Yumaklı, hububatın bütün ülkeler için son derece stratejik öneme sahip olduğunu, ürün geliştirme ve verimliliği artırma çalışmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. "Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ediyoruz" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarla çiftçilere destek olmayı sürdürdüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak hasat döneminin başından itibaren hem açıklamış olduğumuz fiyatlar itibarıyla hem de gelecek olan tahmini üretimle beraber şunu söyledik, 'Hiçbir üreticimizin, çiftçimizin elinde alınmadık 1 gram ürün bırakmayacağız.' Bunu da gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla söylüyorum, Toprak Mahsulleri Ofisi 11,5 milyon ton ürün aldı. Sezona başlarken 600 noktada alım noktaları oluşturduğumuzu ve buradan üreticilerimizin ürünlerini alacağımızı ve onların da emeklerini en hızlı şekilde ödeyeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla ihtiyaç doğmuş olması dolayısıyla 769 noktaya çıkardık bu ürün alım noktalarını." Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ettiklerini belirterek, "Hep söyledik, hep yaptık. Bundan sonra da böyle olacak. Bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarımsal üretim alanındaki gücünü de 1 gram faydası olmayanların dezenformasyonlarıyla perdeleme çalışmalarını da buradan kabul etmediğimi de tekrar ifade etmek istiyorum." dedi. "Lütfen anız yakmayın" Yumaklı, Türkiye'de üretim alanlarının ekim ve orman alanlarıyla iç içe olduğuna dikkati çekerek, tüm uyarılara rağmen hasat dönemlerinin sonunda kısmen de olsa anız yakma olaylarıyla karşılaştıklarını kaydetti. Anızla birlikte toprakta yaşayan her şeyin yandığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun bir sonraki sene yapacağınız ekim faaliyetine hiçbir faydası olmadığı gibi oradaki börtü böceğin de tabiri caizse hayatını sona erdirerek başka felakete yol açmış oluyorsunuz. İşin bir noktası böyle, diğer noktası da ormanlık alanlarla iç içe olan yerlerde anız yakımı mutlaka ama mutlaka orman alanlarına sirayet ediyor. Geçtiğimiz sene Karabük, Eflani ve Kastamonu'nun bir bölümü tarihinin en ağır yangınlarını yaşadı. Orası da orman alanı değildi, anız değildi, başka bir sebepti ama benzerlik olarak bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin her tarafındaki üreticilerimizden özellikle istirham ediyorum, lütfen anız yakmayın." Yumaklı, çıkabilecek herhangi bir kıvılcıma anında müdahale etmek üzere su depolarıyla hasada giden üreticilere de teşekkür etti. Anız yakma konusunun artık ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, "Bugünden itibaren hasat biten yerlerde il ve ilçe tarım müdürlüklerimizdeki arkadaşlarımız, üreticilerimize anıza ekmenin ne olduğunu ve faydalarını anlatacaklar. Hayırlı, bereketli olsun diyorum. İnşallah bu sene olduğu gibi önümüzdeki sene de bol bereketli bir yıl geçiririz. Hem ülkemiz hem milletimiz hem de çiftçimiz hep birlikte kazanmış olur." ifadelerini kullandı.

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı Haber

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı

Şanlıurfa'da hasat sonrası anız yakan 303 kişiye toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, hasadın ardından tarım arazilerinde anız yakılmasının önlenmesine yönelik denetim ve idari işlemler sürüyor. Valilik kararıyla anız yakılması, tarım arazilerine ateşle yaklaşılması ve bu alanlarda ateş yakmak yasaklanırken, yasağa aykırı hareket edenlere yönelik denetimler artırıldı. Jandarma ekiplerince yapılan tespitler sonucunda anız yakanlarla ilgili başlatılan idari işlemler kapsamında şu ana kadar 303 kişi hakkında toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Jandarma anız yakan kişiyi tespit etmesi halinde bu kişiye, tespit edilememesi durumunda ise tarlayı kullanan çiftçiye idari yaptırım uyguluyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, anız yakmanın toprağa ve canlılara zarar vermesinin yanı sıra ekili alanların yanmasına ve yerleşim yerlerinin tehlike altına girmesine neden olduğunu belirtti. Yaz döneminde tarlalarda ateş yakılmasının büyük bir sorumsuzluk örneği olduğunu aktaran Şıldak, önleyici ve caydırıcı çalışmalar yürüttüklerini, kurallara uymayan çiftçilere idari para cezası uygulandığını, gerekli durumlarda adli işlem de başlatıldığını kaydetti. Şıldak, denetim ve ceza uygulamalarının devam edeceğini belirterek, çiftçilere duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı Haber

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde 238 biçerdöverle yürütülen buğday hasadı sürerken hasadı tamamlanan arazilerde 45 mibzerle ikinci ürün mısırın ekimine başlandı. "Dünyanın sayılı tarım işletmeleri" arasında gösterilen ve 1 milyon 633 bin dekarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük tarım işletmesi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde, hayvancılık faaliyetlerinin yanında arpa, buğday, mercimek, mısır, ayçiçeği, fıstık gibi ürünler yetiştiriliyor. "Hububat deposu" olarak bilinen dev işletmede, mayıs ayı sonunda başlayan hasat dönemi, 560 bin dekar alanda 238 biçerdöver ve 136 kamyon ve 1200 personelle devam ediyor. İki vardiya halinde sürdürülen çalışmalarda hasadı tamamlanan araziler ise vakit kaybedilmeden ikinci ürünün ekimine hazırlanıyor. Verimde yüzde 25-30 artış bekleniyor Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Volkan Baran, AA muhabirine, işletmenin TİGEM'in kaliteli tohumluk üretimi ve gıda arz güvenliğine katkı sağlama hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Bu yıl yağışların üretime olumlu yansıdığını belirten Baran, fiğ, mercimek ve arpa hasadının tamamlandığını, 560 bin dekarlık buğday alanında hasadın devam ettiğini ifade etti. Hasat çalışmalarının yaklaşık 25 gün süreceğini aktaran Baran, "Bu seneki rekoltemiz iklimsel faktörlerden dolayı geçen seneye göre daha iyi olacak. Geçen yıla kıyasla yüzde 25 ile yüzde 30 arasında artış bekliyoruz. Yağışlar sayesinde sulama ihtiyacı da olmadı ve üretim maliyetlerimiz düştü." dedi. Baran, biçerdöverlerin ardından elde edilen sapların balya haline getirilerek işletmenin hayvancılık tesislerinde yem olarak değerlendirildiğini kaydetti. Hasadı tamamlanan alanların yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Baran, "İkinci ürün kapsamında planlanan 106 bin 800 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekimine 45 mibzer ve 200 işçiyle başladık. Bu üretimle hem hayvancılık faaliyetlerimizin kaba yem ihtiyacını karşılayacak hem de ülke ekonomisine katkı sunacağız. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak üretmeye, geliştirmeye ve Türk tarımına değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

TMO, Yüksek Rekolte Bekliyor Haber

TMO, Yüksek Rekolte Bekliyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılının bereketli bir sezon olarak görüldüğünü belirterek, "Bugüne kadarki iklimsel gelişmeler ve yağışlar, verimli bir sezon ile yüksek rekoltenin oluşacağını gösteriyor." dedi. "Merkez ve Taşra Teşkilatı 2026 Hasat Öncesi Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı" nedeniyle Erzincan'da bulunan Ahmet Güldal, AA muhabirine tarımda yeni sezon beklentilerini değerlendirdi. Genel Müdür Güldal, Türkiye'nin güçlü bir tarımsal altyapıya sahip olduğunu söyledi. Salgınlar, savaşlar ve lojistik problemler gibi küresel krizlerde, Türkiye'nin gıda arz güvenliğinde hiçbir problem yaşamadığını ifade eden Güldal, "Raflarda bir noksanlık meydana gelmedi. Bu durum dünyanın birçok ülkesinde farklı şekilde tezahür etmişti ama çok şükür Türkiye bunu yaşamadı. Bu, tarımdaki gücümüzün ve gıdadaki hazırlığımızın bir göstergesidir. Bu anlamda kendimize güveniyoruz." diye konuştu. "Yüksek rekolte beklentisinin hazırlıklarını yapıyoruz" Türkiye'nin bu yıl çok yağış aldığına işaret eden Güldal, şöyle konuştu: "2026 yılı bereketli bir sezon olarak öngörülüyor. Bugüne kadarki iklimsel gelişmeler ve yağışlar, verimli bir sezon ile yüksek rekoltenin oluşacağını gösteriyor. Malum, 2023 yılında Türkiye çok önemli bir rekolteye sahip olmuştu. Bu yıl da aynı seviyede hatta bir miktar daha üzerinde bir rekolte gerçekleşmesi muhtemeldir. Biz de bunun hazırlığını yapıyoruz." Güldal, hasat döneminin ardından ürünlerin ekonomiye yeniden kazandırılması sürecini, piyasa dengesi ve istikrarı içerisinde yönetmeye çalıştıklarını belirterek, TMO'nun Türkiye genelinde 600'ün üzerinde bir alım noktası hazırlığı yaptığını dile getirdi. Bu yönde yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını vurgulayan Güldal, "Bu alım noktalarında personelimiz ile ürünlerimizi teslim almak ve bedellerini ödemek bir finansal ihtiyaç doğuruyor. Bunun hazırlığını yapmak ve ödemelerini gerçekleştirmek, bir sonraki hasat dönemine kadar olan süreçte bunun tekrar Türkiye ekonomisine piyasa denge istikrarı içerisinde kazandırılması ve dönüştürülmesini yönetmek gerekiyor. Tüm arzumuz ve gayretimiz bu yönde olacaktır." ifadelerini kullandı.

Urfa’da Karagül’de Hasat Zamanı Haber

Urfa’da Karagül’de Hasat Zamanı

Endemik bir tür olarak yalnızca Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde yetişen ve kendine özgü rengi ile kokusuyla öne çıkan tescilli "karagül"de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi'nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı'nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. "Şu an karagülün en iyi zamanı" Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sinan Korkmaz, AA muhabirine, karagülün dünyada sadece Halfeti'de yetişen endemik bir tür olduğunu belirtti. Karagülün Halfeti ve çevresindeki Fırat Havzası'nda yetişebildiğini belirten Korkmaz, şunları söyledi: "Buradan 3 kilometre yukarıya çıktığımızda aynı verimi, aynı etkiyi alamıyoruz. Şu an karagülün en iyi zamanı hasat zamanındayız. Misafirlerimizin gelip canlı canlı görebileceği, dokunabileceği, koklayabileceği en iyi zaman mayıs-haziran ayıdır. Karagülü merak eden tüm misafirlerimizi Halfeti'ye bekliyoruz. Nadide bir tür olduğu için üretimi çok fazla yok ancak üretimin yaygınlaştırılması konusunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Belediye olarak yeni bir sera kurulumu şu anda gerçekleştirmekteyiz." Rengi değişiyor Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan ise Halfeti denince akla gelen sembollerden birinin coğrafi işaret tescil belgesi almış olan karagül olduğunu belirtti. Karagülün Halfeti'nin mikroklima ikliminde yetiştiğini aktaran Bozoğlan, bu gülün gonca döneminde siyah, daha sonrasında ise siyahtan mora ve açık kırmızıya doğru bir renk aldığını dile getirdi. Bozoğlan, gülün Halfeti'den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti'de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Bu üretimden kadın kooperatifimiz de destek almakta. Onlara da yaprak temini yapıyoruz. Şu anda Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Sinan Korkmaz'ın destekleriyle eski Halfeti'de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız. Ülkemizin ekonomisine, bölgemizin kalkınmasına ve ekonomisine desteklerde bulunacağız." ifadelerini kullandı. İlçeye gezmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin karagülün yetiştirildiği alanları ziyaret edebildiklerini anlatan Bozoğlan, şu anda kadın kooperatifiyle birlikte bu gülün hasadını gerçekleştirdiklerini söyledi. Kolonya, sabun gibi ürünlerde kullanılıyor Bozoğlan, bölgede etkili olan şiddetli fırtınaya rağmen karagül üretiminin sürdüğünü belirterek, elde edilen ürünlerin kadınlar aracılığıyla lokum, kolonya, koku ve sabun gibi katma değeri yüksek ürünlerde kullanılacağını kaydetti. Nurgül Günal, Halfeti Anlat Anadolu Kadın Kooperatifi olarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce düzenlenen karagül hasadına katıldıklarını belirtti. Hasat sonucu elde edilen güllerden çeşitli ürünler hazırlayarak Halfeti'ye gelen ziyaretçilere sunacaklarını ifade eden Günal, hasadın bereketli geçmesini temenni etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.