Uygulamalarımız appstore googleplay

#Hamas

gazeteci63.com - Hamas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hamas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor Haber

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor

Dikkatler ABD-İsrail’in İran'a saldırılarına, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa çevrilmişken yıkıntıları arasında dolaştığımız Gazze sokakları bize tek bir şey anlatıyor: Değişen bir şey yok. Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Ali Jadallah ve Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı, 1000 günü aşan soykırımın insani boyutunu ve sahadaki yaşam koşullarını AA Analiz için kaleme aldı. Dünya gözünü ABD-İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa ve çatışmaların küresel ekonomide yol açtığı hasara çevirmişken Gazze’de 1000 günü geride bırakan soykırım, manşetlerde kendisine yer bulamıyor ancak derinleşerek devam ediyor. Bu yazının müellifleri olarak Gazze’ye saldırıların başladığı 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in işlediği soykırımı ilk gününden beri Anadolu Ajansı (AA) adına takip ettik, kamuoyuna görselleriyle birlikte doğru bilgiyi aktarmak için gece gündüz çalıştık. Aradan geçen 1000 günde kimi zaman sağlanan ateşkesler kimi zaman da öne çıkan güncel gelişmelerle dünyanın ilgisinin başka yerlere kaydığına tanık olduk. İsrail, Ekim 2025’te sağlanan ateşkes anlaşmasının aksine Gazze’de işgal ettiği alanı her geçen gün genişletmeye çalışıyor. Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’i işgal altında. İsrailli siyasetçiler, kentin tamamının işgal edilmesi çağrılarını yineliyor. Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerleri arasında gösterilen Gazze’deki Filistinliler, kentin yüzde 30’luk bölümünde enkazların arasında hayata tutunmaya çalışıyor. Sessizliğe gömülen insanlık dramı İsrail, Gazze’nin giriş çıkışlarını kontrol etmeye devam ediyor. Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına göre, İsrail’in Gazze’ye günde 600 tır insani yardım girişine izin vermesi gerekirken Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım kuruluşlarının verileri bunun üçte birinden daha azına erişim olduğunu ortaya koyuyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise "Gazze’ye yardım ve gıda girişinin kasıtlı biçimde kısıtlanmasının alarm verici düzeyde yetersiz beslenme ve açlığa yol açtığı" uyarısı yapıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, işsizliğin yüzde 80’in üzerinde seyrettiği Gazze’de 1,6 milyon Filistinlinin gıda güvenliğinin bulunmadığını aktarıyor. İsrail’in önce saldırılarıyla, ateşkesin ardından da yardım girişini engellemesiyle su tesislerinin yüzde 90’ı zarar gördü, hastaneler ve sağlık hizmetleri ise neredeyse işlevsiz kaldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve uluslararası sağlık örgütlerinin raporlarına göre bölgedeki tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle Mayıs 2024’ten itibaren her geçen gün 6 ila 10 Filistinli hayatını kaybediyor. Gazze’de soydaşlarının uğradığı soykırımı dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazeteciler de İsrail’in saldırılarında doğrudan hedef alınmaya devam ediyor. Sayıların değiştiremediği küresel kayıtsızlık İsrail’in Ekim 2025’ten itibaren çeşitli bahanelerle Gazze’ye düzenlediği saldırılar aralıksız sürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre Ekim 2025 tarihinden sonra İsrail’in doğrudan saldırılarında bin 100’den fazla Filistinli can verdi, 3 bin 700’den fazla kişi yaralandı. Gazze’de 250’den fazla gazetecinin neredeyse tamamı İsrail tarafından önce hedef gösterilerek, sonrasında da doğrudan kasıtlı saldırılarda can verdi. İsrail, hala medyanın Gazze’ye erişimine bin günden uzun süredir izin vermiyor. Gazze’deki Filistinli gazeteciler, bir yandan soydaşlarının uğradığı soykırımın sesi, gözü, tanığı, bir yandan da kurbanı olmaya devam ediyor. Soykırım verilerine rağmen küresel sistem, Gazze’deki durumu değiştirecek inisiyatifi almıyor ve felaketin adeta kanıksandığı bir manzara ortaya çıkıyor. Gazze’deki durumu kavramaktaki zorluk Kudüs’ten Gazze’deki soykırımı aktarmaya çalışan pek çok uluslararası gazeteci, Gazze’nin dibinde ama yaşananlardan uzak şizofrenik bir durumu deneyimliyor. Gazze’deki meslektaşlarla konuşurken kentteki durum, onların seslerindeki yorgunlukla kavranabiliyor. Buna karşın Gazze’de nelerin yaşandığını kelimeler, fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları, infografikler veya görüntülerle ne anlamak ne de anlatmak mümkün. Gazze’deki evi Ekim 2023’te İsrail’in hava saldırısıyla yerle bir olan, neredeyse tüm Filistinliler gibi defalarca yerinden edilen ve kentin güneyinde görece daha az saldırıya uğramış Han Yunus’a bağlı Deyr Belah bölgesinde yaşayan bu satırların yazarlarından biri de hava saldırıları korkusunun hüküm sürdüğü, yolların çadırlarla, çevrenin ise enkazla kaplandığı bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Deyr Belah bölgesi, Gazze’de birçok yerinden edilen insanın sığındığı ve kapasitesinin çok üzerinde nüfus yoğunluğuna sahip bir yerleşim yeri. Bölgede altyapı, elektrik, temiz su eksikliği sıradanlaşmış halde. Gazze’de dört duvarı olan evde yaşayabilen kendisini şanslı hissediyor. Yaşanabilecek evlerin fiyatları ise ekonomik imkanların çok üstüne çıktı. Geçim kaynağını kaybeden insanların normal bir evde yaşaması imkansız. Aileler, kalabalık yerlerde, sığınma merkezlerinde ya da çadırlarda bir arada kalıyor. Yapı malzemelerinin girişine İsrail tarafından izin verilmemesi nedeniyle inşaat ürünleri kısıtlı ve fahiş fiyatta. İnsanlar sığınma merkezlerinde, çadırlarda ya da hasar almış binalarda yaşamaya devam ediyor. Çadırlarda hayat çok zorlu; yazın sıcak, kışın soğuk ya da yağmurlu oluyor. Temiz su, tuvaletler ya da özel alanın eksikliği, özellikle de çocuklar, kadınlar ve yaşlılar için hayatı dayanılmaz kılıyor. Çadırlar ya ince bir kumaş ya da plastik bir parçadan yapılmış durumda, ne toz fırtınasına ne de rüzgara karşı koruma sağlamıyor. Buna rağmen insanlar, çadır yaşam alanında imkansız bir hayata tutunmaya çalışıyor. Yıkıma rağmen insanların birliği bozulmuyor Gazze’de gıdaya erişim hala öncelikli sorunlar arasında. Birçok kişi yardımlarla hayatta kalıyor ancak İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle düzenli yardım akışı engelleniyor. Gelen ticari ürünler tezgahlara ulaştığındaysa fiyatlar insanların gelirlerine göre çok yüksek oluyor. Bu nedenle insanlar ya öğünlerini kısıyor ya da temel gıda ürünleriyle karınlarını doyurmaya çalışıyor. Kıtlık ve açlık hala devam ediyor. Ayrıca, elektriğin yokluğu nedeniyle buzdolabı gibi araçlarla gıdayı uzun süre korumak da mümkün değil. Kente ticari mallar geldiğinde çarşı-pazar hala kuruluyor ancak buralar eski günlerinden çok uzak, insanlar her şeye rağmen gündelik hayatına devam etmeye çalışıyor, esnaf dükkan açıyor, çocuklar fırsat buldukça oyun oynuyor. Belki de en dikkat çekici olan şey, tüm bu fiziksel ve psikolojik yorgunluğa rağmen insanların uyum sağlama, birbirine destek olma becerisi. Gazze’de eğitim de İsrail’in soykırımında en ağır darbe alan hizmetler arasında. Okulların çoğu yıkıldı ve kullanılamaz hale geldi veyahut sığınma merkezlerine dönüştü. Eğitimi devam ettirmek için birçok girişim var ama öğrenciler, okul yıllarının büyük bir kısmını kaçırdı. Çocuklar, gençler sadece eğitim eksikliği değil yerinden edilme, aşırı kalabalıkla yaşama, psikolojik travmayla da mücadele ediyor. Eğitim, herkes için bir hakken bugün soykırım tehdidi karşısında sadece kısıtlı ulaşılabilen bir hak halini aldı. Ekim 2025’te yapılan ateşkes sayesinde ilk aşamada İsrail saldırıları dursa da aradan geçen sürede yeniden başladı. Dünya Gazze’de bir ateşkes sağlandığını düşünürken Gazzeliler, her saldırıdan sonra “Hangi ateşkes?” diye isyan ediyor. Her saldırı, korkuyu yeniden gün yüzüne çıkarıyor. İnsanlar, sürekli haberleri takip ediyor ve yakınlarından, sevdiklerinden haber almaya çalışıyor. Birçok insan, olası bir saldırının veya artan gerilimin başka bölgelere yayılmasından endişe ediyor. İnsanlar, güvende hissetmenin ya da geleceğe ilişkin bir plan yapmanın imkansız olduğu bir belirsizlik içinde yaşıyor. Ateşkes ihlalleri, kötü bir kabus gibi Gazzelilerin tepesinde dolaşıyor. İsrail ordusu, saldırıların ardından Hamas mensuplarını, askeri unsurları hedef aldığını savunuyor ancak uluslararası kurumlar ve bağımsız basın, çok sayıda sivil ölümü ya da sivil altyapının hedef alındığını ortaya koyuyor. Savaşta on binlerce kadın ve çocuğun öldürülmesi de iddiaların zayıflığını gösteriyor. Yıkılan hayatların yeniden inşası imkansız Gazze’deki Filistinlilerin önemli bir çoğunluğu soykırım ve saldırılara rağmen kentten ayrılmak istemediğini söylüyor. Elbette bir kesim de çocukları için güvenli bir gelecek için savaşın olmadığı bir yere gitmeyi arzuluyor ancak dünyanın kollarını açmış onları beklemediğinin de farkında olan Filistinliler, Gazze’nin yeniden inşasını bekliyor. Şartlar ve iradenin oluşması halinde binaları yeniden inşa etmek mümkün ama insanların yıkılan hayatlarını yeniden inşa etmek imkansız. İnsani kayıp ve psikolojik hasar yıllarca sürecek. Buna rağmen insanlar ümide sarılıyor çünkü ümitsizliğe teslim olmak bir seçenek değil. Gazze’de yerinden edilen ya da buradan başka yerlere gidenler ile yaptığımız görüşmelerde ortak duygu vatan hasreti, endişe ve kısmen suçluluk duygusu. Buradan ayrılanlar, nereye gitseler Gazze’yi yüreklerinde taşıdıklarını anlatıyor, birçoğu da şartlar yeniden imkan verince dönmek istediğini belirtiyor. Bunca yıkımın arasında nefes alanlar da oldu. Futbol heyecanı, dünyanın dört bir yanını sardığı gibi Dünya Kupası'yla Gazze’ye de geldi. Elektrikten yoksun, birçoğu yerinden edilmiş Filistinliler, enkazların arasına kurulmuş dev ekranlardan futbol maçlarını izledi. Aileler, çocuklarıyla çadırlarda, enkazın arasında maç izlemek için toplandı. Yıkımın ortasında insanların kendilerini bir parça normal hissedebileceği, bulundukları durumu unutup az da olsa bir ümit hissedebileceği anlar tatmak istemesi dikkate değer bir manzara. Ancak dünya kendi gündemiyle meşgulken Gazze’de nesillerin hayatları kadar anıları da yok oluyor. Kentin yıkımı hatıraların yıkımını da beraberinde getiriyor. İnsanlar doğup, büyüyüp yaşadıkları, pek çok anı biriktirdikleri yerleri artık tanıyamıyor. [Ali Jadallah, Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiridir, Enes Canlı, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısıdır.] *Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir. Bu yazı ilk kez AA Brifing dergisinin ağustos sayısında yayımlanmıştır.

Ateşkese Rağmen Bombalıyor Haber

Ateşkese Rağmen Bombalıyor

İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasına rağmen bugün de Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine saldırılarda bulundu. Gazze'de 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdüren İsrail ordusunun, anlaşmaya göre kendi kontrolü altında bulunan bölgeler dahil Gazze’nin farklı noktalarını hedef aldığı bildirildi. AA muhabirine konuşan görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının güneydeki Refah kentine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Tanıklar ayrıca, İsrail ordusuna ait araçların Refah’ın kuzeyinde ayrım gözetmeksizin rastgele ateş açtığını ifade etti. Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail topçu birlikleri, ordunun kontrolü altındaki bölgelerde ve Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus’un doğusundaki çeşitli noktaları bombaladı. İsrail helikopterlerinin de aynı bölgede ateş açtığı kaydedildi. Öte yandan, İsrail helikopterlerinin Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinin doğusunu hedef aldığı, ordu araçlarının ise Gazze kentinin doğusunda makineli tüfeklerle ateş açtığı bildirildi. İsrail'in, Hamas ile imzaladığı ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği saldırılarda, ekim ayından bu yana 391 Filistinli hayatını kaybetti, 1063 kişi yaralandı. Ateşkes anlaşması, İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve 2 yıl süren saldırıların ardından imzalanmıştı. Söz konusu saldırılarda 70 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, 171 binden fazla kişi yaralanmış ve Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkım meydana gelmişti. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin yeniden inşası için yaklaşık 70 milyar dolarlık maliyet öngörüyor.

Gazze'de Can Kaybı 69 Bini Geçti Haber

Gazze'de Can Kaybı 69 Bini Geçti

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde, Ekim 2023'te başlayan saldırılarında can kaybının 69 bin 176'ya yükseldiği bildirildi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in saldırılarında hayatını kaybedenlerle ilgili son bilgileri paylaştı. Söz konusu tarihten bu yana yaşamını yitirenlerin sayısının 69 bin 176'ya ve yaralı sayısının 170 bin 690'a çıktığı aktarılan açıklamada, son 24 saatte İsrail saldırıları sonucu 1 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, daha önce ölen 6 kişinin cenazelerine ulaşıldığı kaydedildi. Hamas ve İsrail arasında varılan ateşkesin ardından, İsrail saldırılarında 241 kişinin yaşamını yitirdiğini, 619 kişinin yaralandığını ve enkaz altından 528 kişinin naaşlarının çıkarıldığı belirtildi. İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde varılan ateşkese rağmen ara ara çeşitli iddialarla Filistinlilere yönelik saldırılarda bulunuyor. İsrail, Ekim’de Batı Şeria’da 33’ü çocuk 442 Filistinliyi gözaltına aldı İsrail ordusunun, Ekim ayında işgal altındaki Batı Şeria’da 3’ü kadın ve 33’ü çocuk olmak üzere toplam 442 Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Filistinli Esirler Heyeti, Filistinli Esirler Cemiyeti ve ed-Damir Esir Destek ve İnsan Hakları Derneği tarafından yayımlanan ortak raporda, gözaltıların özellikle Beytüllahim kentinde yoğunlaştığı, Batı Şeria genelinde de geniş çaplı saha operasyonlarının yürütüldüğü belirtildi. Raporda, 8 Ekim 2023’ten bu yana gözaltına alınan Filistinlilerin sayısının yaklaşık 20 bin 500’e ulaştığı, bunlar arasında 595’ten fazla kadın ve bin 630’dan fazla çocuğun bulunduğu ifade edildi. Aynı rapora göre, Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana İsrail hapishanelerinde hayatını kaybeden Filistinli esirlerin sayısı, geçen ay yaşamını yitiren üç kişiyle birlikte 81’e yükseldi. İşkence, açlık ve idari tutuklamalar Ekim ayında esirlere yapılan saha ziyaretlerinde, tutuklulara yönelik ihlallerin savaşın başlangıcından bu yana sürdüğü ve 10 Ekim’de ateşkes ile esir değişimi anlaşmasının ilanından sonra yeniden arttığı aktarıldı. Raporda, İsrail hapishanelerindeki esir sayısının 9 bin 250’yi aştığı, bunların büyük kısmının herhangi bir suçlama yöneltilmeden idari tutukluluk altında bulunduğu belirtildi. Bu rakama, İsrail ordusuna ait askeri kamplarda tutulan Filistinliler dâhil edilmedi. Filistinli ve uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere yönelik açlık, işkence, tıbbi ihmal, cinsel saldırı ve aile ziyaretlerinin engellenmesi gibi ağır ihlalleri defalarca belgeledi. İsrail tarafından serbest bırakılan Filistinliler de, sistematik işkenceye maruz kaldıklarını, vücutlarında şiddet izleri bulunduğunu ve uzun süreli açlık nedeniyle ciddi kilo kaybı yaşadıklarını ifade etti. Batı Şeria ve Gazze’de süregelen saldırılar Batı Şeria’daki Filistinliler, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına maruz kalmaya devam ediyor. Bu saldırılar, İsrail’in ABD desteğiyle 8 Ekim 2023’te Gazze’ye başlattığı savaşın ardından bölgede tırmanan gerginliğin bir parçası olarak görülüyor. Bu süreçte Batı Şeria’da en az bin 69 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 10 bin kişi yaralandı. İsrail’in iki yıldır Gazze’ye sürdürdüğü saldırılar ise, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 69 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine, 170 binden fazlasının yaralanmasına yol açtı. Birleşmiş Milletler’e göre, Gazze’deki sivil altyapının yüzde 90’ı yok oldu ve yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Hamas ile İsrail arasında 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail’in anlaşmayı sık sık ihlal ettiği, bu ihlallerin yeni can kayıplarına, ayrıca gıda ve tıbbi yardım girişlerine getirilen kısıtlamalara yol açtığı ifade ediliyor. İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria'da 2 Filistinliyi yaraladı İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırıları sonucu 2 Filistinli yaralandı. Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamalara göre, El Halil yakınlarındaki Mesafir Yatta bölgesinde saldırgan İsrailliler 18 yaşındaki bir genci darbetti. Yaralı Filistinli hastaneye kaldırıldı. Kudüs'ün kuzeyindeki Er-Ram kasabasında ise Ayrım (Utanç) Duvarına tırmanmaya çalışan bir gence İsrail askerleri ateş açtı. Göğsünden ve omuzundan yaralanan 21 yaşındaki Filistinli hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, İsrail askerleri Selfit kentinin batısındaki Burukin kasabasında Filistinli bir esire ait evi yıktı. Burukin Belediye Başkanı Faid Sabra AA'ya yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin bir buldozerle kasabaya baskın düzenleyip, İsrail hapishanesindeki Filistinli Mahir Züheyr Semara'nın evini yıktığını söyledi. Sabra, İsrail ordusunun, 23 Ekim'de de Semara'nın babasının evini yıktığını kaydetti. İsrail ordusunun, 8 Ekim 2023 sonrasında Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırı ve ihlallerinde artış yaşanıyor. Bu süre zarfında gerçekleşen saldırılarda çok sayıda Filistinli hayatını kaybederken 83 ev de yıkıldı. Gazze Belediyesi: Kış aylarının başlamasıyla bölgedeki insani felaket derinleşecek Gazze Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, 2 yıl süren ve kentin altyapısında büyük yıkıma yol açan İsrail soykırımının ardından, Gazze’nin ağır insani koşullar altında kışı karşıladığı belirtildi. Açıklamada, "Şehir, altyapıdaki yıkım ve kitlesel yerinden edilme nedeniyle büyük bir felaket yaşıyor. Bu durum, kış mevsiminin başlamasıyla birlikte daha da kötüleşebilir." ifadesine yer verildi. Belediye, kış aylarının yaklaşmasıyla Gazze’deki halkın kaygılarının arttığını, kentin altyapısının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle sel ve taşkın riskinin de yüksek olduğunu vurguladı. Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, daha önce yaptığı açıklamada, "Gazze’de 288 bin ailenin evlerini kaybettiğini ve sokaklarda, açık alanlarda yaşadığını" belirtmişti. Sevabite, ateşkes anlaşmasında yer alan insani protokole göre 300 binden fazla çadır ve prefabrik barınma biriminin bölgeye sokulmasının kararlaştırıldığını, ancak İsrail’in bu maddeye uymadığını kaydetmişti. Gazze Belediyesi, ekiplerinin "mevcut imkanların sonuna kadar kullanılarak, soğuk havaların etkilerini hafifletmek ve halkı korumak için" çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Belediye açıklamasında, 2 yıllık saldırılar sürecinde kışın binlerce çadırın uçtuğu, yağmur sularının on binlerce çadırı bastığı ve halkın kişisel eşyalarının büyük bölümünün çamur içinde kullanılamaz hale geldiği hatırlatıldı. Medya ofisi de eylül ayı sonunda, bölgede bulunan toplam 135 bin çadırdan 125 bininin yıkıldığını, yüzde 93’ünün artık barınmaya elverişli olmadığını açıklamıştı. Saldırılar sona ermiş olsa da yerinden edilmiş yüzbinlerce Filistinli, yaşam koşullarının son derece zor olduğu, temel ihtiyaçların bile karşılanamadığı bir ortamda hayatta kalmaya çalışıyor. Dünya Bankası verilerine göre, İsrail saldırıları sonucu Gazze halkının büyük bölümü yoksullaşırken, ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim’den bu yana işgalci İsrail’in ihlalleri nedeniyle 241 Filistinli hayatını kaybetti, 619 kişi yaralandı.

Gazze’de Ateşkes Devreye Girdi Haber

Gazze’de Ateşkes Devreye Girdi

Türkiye'nin de katılımıyla Gazze'de ateşkesi sağlayan anlaşmanın ayrıntıları ortaya çıktı. İsrail ordusu ise işgal ettiği bazı bölgelerden kısmi olarak çekilmeye başladı. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının görüşüldüğü İsrail kabine toplantısı yapıldı. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet, "Gazze’deki savaşı sona erdirme ve tüm İsrailli esirleri geri getirme anlaşmasını" onayladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in de katıldığı toplantıda 5 aşırı sağcı bakan anlaşmaya "hayır" oyu verdi. Aşırı sağcı bakanların "hayır" oyuna rağmen Hamas ile varılan Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ilk aşaması Güvenlik Kabinesi'nde kabul edildi. İsrail resmi yayın kurumu KAN’ın haberine göre, hükümetteki bakanların çoğunluğu anlaşmayı onaylarken, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dahil 5 bakan karşı oy kullandı. Karşı oy kullanan tüm bakanların Ben-Gvir ve Smotrich’in liderliğindeki partilere mensup olduğu aktarıldı. İsrail ordusunun kısmi çekilmesi başladı İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde işgal ettiği bazı bölgelerden kısmi olarak çekilmeye başladığı bildirildi. İsrail devlet televizyonu KAN'da yer alan haberlere göre, anlaşmanın kabul edilmesi sonrası İsrail askerleri Gazze'de işgal edilen bazı bölgelerden "ayarlanmış konuşlanma hatlarına" çekilmeye başladı. İsrail Ordu Radyosu ise anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından bazı tugayların Gazze'den çekildiğini yazdı. Öte yandan bölgeden gelen görüntülerde, kısmi çekilmenin ardından Gazze sınırında yaşanan askeri hareketlilik dikkati çekiyor. İsrail ordusuna ait çok sayıda tank ve zırhlı aracın Gazze'den ayrıldığı görülüyor. İsrail ordusunun basın ofisi, AA muhabirinin ateşkese rağmen Gazze'deki patlamaların sürmesinin nedenine ilişkin yazılı sorusunu ise yanıtsız bıraktı. Times Of Israel gazetesinde çıkan haberde ise İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki bazı bölgelerde kısmi çekilmeyi topçu ateşi ve hava saldırısı eşliğinde yaptığı belirtildi. Haberde ayrıca, İsrail ordusunun Gazze'deki kısmi çekilmesinin saat 12'de tamamlanmasının beklendiği ifade edildi. İsrail basını: Gazze'de ateşkes kısmi çekilme tamamlandıktan sonra resmi olarak devreye girecek İsrail ordusu, Gazze'de işgal edilen bölgelerdeki askerlerinin kısmi çekilmesine dair görüntüleri paylaştı. Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan haberde de İsrail askerlerinin "sarı hat olarak" adlandırılan noktalarda kısmi çekilmesinin yerel saatle 12.00'de tamamlanmasının beklendiği kaydedildi. Gazze'de ateşkesin kısmi çekilme tamamlandıktan sonra resmi olarak yürürlüğe gireceği aktarılan haberde, İsrailli esirlerin de 13 Ekim Pazartesi günü serbest bırakılmasının beklendiği ifade edildi. "Gazze Savaşı’nın Kapsamlı Şekilde Sonlandırılması" başlıklı anlaşmanın detayları belli oldu Türkiye'nin de katılımıyla Gazze'de ateşkesi sağlayan ve yürürlük sürecine ilişkin gelişmelerin izlendiği anlaşmanın ayrıntıları ortaya çıktı. AA'nın güvenlik kaynaklarından edindiği belge, "Başkan Trump'ın 'Gazze Savaşı'nın Kapsamlı Şekilde Sonlandırılması' Önerisinin Uygulama Adımları" başlığını taşıyor ve 6 maddeden oluşuyor. Metinde, Türkiye adına Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın imzası yer alıyor. Anlaşmanın tam metni şöyle: 1. ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona erdiğini ve tarafların bu amaçla gerekli adımları uygulamaya koymayı kabul ettiklerini duyurur. 2. Savaş, İsrail hükümetinin onayıyla derhal sona erecektir. Hava ve topçu bombardımanı ve hedefleme operasyonları dahil olmak üzere tüm askeri operasyonlar askıya alınacaktır. 72 saatlik süre boyunca, İsrail ordusunun çekildiği bölgelerde hava gözetimi askıya alınacaktır. 3. Teklifte belirlenen ve 19 Ocak 2025 tarihli insani yardım anlaşmasına asgari düzeyde uygun olarak insani yardım ve destek malzemelerinin eksiksiz girişine derhal başlanacaktır. İnsani yardım ve destek malzemelerinin uygulanmasına ilişkin adımlar ekte sunulmuştur. 4. İsrail ordusu, ekte sunulan X numaralı haritada mutabık kalınan hatlara çekilecektir. Bu geri çekilme, Başkan Trump'ın açıklamasının ardından ve İsrail hükümetinin onayını takiben 24 saat içinde tamamlanacaktır. Hamas anlaşmayı tam olarak uyguladığı sürece, İsrail ordusu çekildiği bölgelere geri dönmeyecektir. 5. İsrail ordusunun 72 saat içinde çekilmesinin ardından Gazze'de hayatta olan ve ölü tüm İsrailli rehineler serbest bırakılacaktır. (Liste ektedir) a. İsrail ordusunun çekilme işlemini tamamlamasının ardından Hamas, rehinelerin durumunu araştırmaya başlayacak ve onlara ilişkin tüm bilgileri toplayacaktır. Hamas, elde ettiği bulgulara dair geri bildirimi aşağıda 5.e maddesinde belirtilen bilgi paylaşım mekanizması aracılığıyla sunacaktır. İsrail ise Gazze Şeridi'nden olup İsrail'de tutulan Filistinli mahkumlar ve gözaltındakilere ilişkin bilgileri sağlayacaktır. b. 72 saat içinde Hamas, Gazze'deki Filistinli grupların elindekiler de dahil olmak üzere, hayattaki rehinelerin tümünü serbest bırakacaktır. c. 72 saat içinde Hamas, elinde bulunan ve Gazze'deki Filistinli grupların elinde bulunan ölü rehinelerin naaşlarını teslim edecektir. d. 72 saat içinde Hamas, aşağıdaki (e) paragrafında belirtilen bilgi paylaşım mekanizması aracılığıyla, kalan herhangi bir ölü rehineyle ilgili elde ettiği tüm bilgileri paylaşacaktır. İsrail elinde tuttuğu ölü Gazzelilerin naaşlarıyla ilgili bilgi sağlayacaktır. e. 72 saatte alınamayan ölü rehineler veya İsrail'in elinde bulunan Gazzelilerin naaşları hakkında bilgi ve istihbarat alışverişinde bulunulması için, arabulucular ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) aracılığıyla iki taraf arasında bir bilgi paylaşım mekanizması kurulacaktır. Mekanizma, tüm rehinelerin naaşlarının tam ve güvenli bir şekilde mezardan çıkarılmasını ve teslim edilmesini sağlayacaktır. Hamas, bu taahhütlerin mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmesi için azami çaba gösterecektir. f. Hamas tüm rehineleri serbest bıraktıkça, İsrail de ekli listelere göre karşılık gelen sayı kadar Filistinli tutukluyu buna paralel olarak serbest bırakacaktır. g. Rehine ve tutukluların değişimi, arabulucular aracılığıyla ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) gözetiminde, üzerinde mutabık kalınan mekanizma uyarınca gerçekleştirilecektir. Bu süreçte herhangi bir kamu töreni veya medya yayını yapılmayacaktır. 6. Tarafların mutabık kalacağı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri, Katar, Mısır, Türkiye ve diğer ülkelerin temsilcilerinden, iki tarafla uygulamayı takip ve koordine edecek bir görev gücü oluşturulacak. ABD’nin, Gazze’de ateşkesi izlemek için İsrail’e 200 asker göndereceği iddiası ABD’li yetkililer, adının açıklanmaması koşuluyla Associated Press'e (AP) konuya ilişkin açıklamada bulundu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) İsrail'de "sivil-askeri koordinasyon merkezi" kuracağını belirten yetkililer, bu yapının "insani yardım akışının yanı sıra lojistik ve güvenlik desteğini kolaylaştıracağını" aktardı. Yetkililer, ABD’nin Gazze’de sağlanan ve yürürlüğe girmesi beklenen ateşkes anlaşmasını desteklemek ve izlemek için, ortak ülkeler ve sivil toplum kuruluşlarının da dahil olduğu bir ekip kapsamında yaklaşık 200 askeri İsrail’e göndereceğini söyledi. Yetkililerden biri, yeni ekibin "ateşkes anlaşmasının uygulanmasını ve Gazze'de sivil bir hükümete geçişi izlemeye yardımcı olacağını" savundu. Gazze'ye hiçbir ABD askerinin gönderilmeyeceğine işaret eden yetkililer, askerlerin bir kısmının vardığını ve hafta sonu boyunca merkezin kurulması için çalışmalara başlamak üzere bölgeye seyahat etmeye devam edeceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.