Uygulamalarımız appstore googleplay

#Güneydoğu Anadolu

gazeteci63.com - Güneydoğu Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneydoğu Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ampute Takımda Hedef Üst Sıralar Haber

Ampute Takımda Hedef Üst Sıralar

Ampute Futbol Süper Lig'de Şanlıurfa'yı temsil eden DEPSAŞ Enerji Futbol Takımı, şampiyonluk hedefiyle hazırlıklarını sürdürüyor. Şanlıurfa'yı 5 sezondur Süper Lig'de temsil eden ekip, yeni transferlerle güçlendirdiği kadrosuyla 6. sezonunda zirveye ulaşmayı amaçlıyor. Teknik direktör Mahmut Toprak yönetiminde haftanın 5 günü antrenman yapan Güneydoğu Anadolu temsilcisi, aralık ayında başlayacak lig öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Teknik direktör Mahmut Toprak, AA muhabirine, sezon hazırlıklarına 12 oyuncuyla başladıklarını söyledi. Yeni transferler Emin Tiryaki ile Usman Ahmet'in milli takım kamplarında bulunduğunu aktaran Toprak, bu oyuncuların da katılımıyla hazırlıklarını tam kadro sürdüreceklerini ifade etti. Bu sezon hedeflerini yükselttiklerini, yeni transferlerle takımı güçlendirdiklerini anlatan Toprak, "Yaptığımız yeni transferlerle inşallah DEPSAŞ Enerji'ye güzel bir şampiyonluk yaşatırız. Takımımızla hep kardeşlik içerisinde devam ediyoruz. Şu anda uyumumuz çok iyi. Yeni arkadaşlarımız da katılırsa daha iyi olacağız. Haftanın 5 günü antrenman yapıyoruz. İnşallah lig başladığında üst sıralarda yer alacağız." dedi. "Hocamızın ölümüne çok üzüldük" Geçen sene Sakarya'da maç esnasında takımın teknik direktörü Mustafa Bebe'yi kalp krizi sonucu kaybettiklerini anımsatan Toprak, şu ifadeleri kullandı: "Hocamızın ölümüne çok üzüldük. Sonraki maçlara da onun üzüntüsüyle çıktık ve ligi orta sıralarda bitirdik. Onun bayrağını en üst seviyeye taşımak için şu anda hedefimizi büyüterek devam ediyoruz. Sporcularla ilk maçtan önce mezarını ziyaret edip kendisine bazı sözler vereceğiz. Hedefimiz şampiyonluk kupasını alıp hocamızın mezarına götürüp armağan etmek istiyoruz." "Hedefimiz şampiyon olmak" Şanlıurfa ekibinde 6 yıldır takımda forma giyen kaptan Muhammed Munga da takımın sezona iyi hazırlandığını ve oyuncuların uyumunun arttığını dile getirdi. Munga, "Sezona iyi hazırlanıyoruz ve takım olarak iyi kaynaştık. Ligde iyi mücadele edeceğiz. Süper Lig'de 5 sezonu geride bıraktık ve artık 6. sezonumuzda tecrübeli bir takım olduk. Hedefimiz şampiyon olmak." diyerek sözlerini tamamladı.

Domates İhracatında Büyük Artış Haber

Domates İhracatında Büyük Artış

Türkiye'nin domates ihracatı, bu yılın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artarak 304 milyon 171 bin dolara yükseldi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 291 milyon 912 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştiren Türkiye, bu yılın aynı döneminde 49 ülkeye 304 milyon 171 bin dolarlık ürün sattı. Domates ihracatında ilk sırada yer alan Romanya'ya, bu yılın 9 ayında 67 milyon 637 bin dolarlık domates satıldı. Bu ülkeyi 32 milyon 618 bin dolarla Rusya ve 30 milyon 438 bin dolarla Bulgaristan izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının artarak devam etmesinin ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin domates ihracatının 2026'nın 9 ayında 304 milyon 171 bin dolara ulaşmasının ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artış göstermesinin sektör açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, 2025 yılında iklim koşulları ve üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatın 401 milyon 193 bin dolar seviyesinde kaldığını ifade etti. Yılmaz, ihracattaki artışın yıl sonuna kadar devam etmesini beklediklerini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "9 aylık performansa baktığımızda, yıl sonunda 2025 yılındaki 401 milyon dolarlık ihracat seviyesinin üzerine çıkma ihtimalimizi yüksek görüyorum. 2026'nın 9 ayında aylık ortalama yaklaşık 33,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 401 milyon doları aşabilmek için yılın son üç ayında toplam yaklaşık 97 milyon dolarlık ihracat yeterli olacak. Bu da aylık ortalama yaklaşık 32,3 milyon dolar anlamına geliyor. Mevcut tempo korunursa geçen yılın rakamını aşmamız mümkün görünüyor." İhracatta yalnızca toplam değerin değil, ihraç edilen miktar ile kilogram başına ihracat değerinin de dikkate alınması gerektiğine işaret eden Yılmaz, katma değerin sektör açısından daha önemli hale geldiğini vurguladı. "Hedef, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak" Yılmaz, 2026'nın ilk yarısında kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 1,56 dolara yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu, Türk domatesinin daha yüksek değerle pazarlanabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin 2025 yılında 51 ülkeye 402 bin tonun üzerinde domates ihracatı gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu nedenle sektörün bundan sonraki hedefi sadece mevcut pazarlardaki satışları artırmak değil, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak olmalı. Türkiye'nin domates üretiminde önemli bir rekabet avantajı var. Modern sera yatırımlarının artması, yılın daha uzun dönemlerinde standart ve kaliteli ürün tedarik edebilmemiz açısından ihracat potansiyelimizi de güçlendiriyor. Özellikle Avrupa'nın yanı sıra Uzak Doğu, Orta Doğu, İngiltere ve Kuzey Amerika gibi pazarlarda pazar çeşitliliğimizi artırmamız gerektiğini düşünüyorum." Sektörün yeni pazar arayışlarının sürdüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatında daha geniş bir coğrafyaya ulaşmasının önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatını gelecek yıllarda çok daha yüksek seviyelere taşıyacak kalıcı yeni pazarlar oluşturmanın temel hedef olduğunu sözlerine ekledi.

GAP BKİ’den Teknoloji Hamlesi Haber

GAP BKİ’den Teknoloji Hamlesi

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında gençlere yönelik teknoloji ve girişimcilik çalışmalarını sürdüren GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (GAP BKİ) desteklediği projelerin TEKNOFEST finallerindeki sayısı 3 yılda 10'dan 73'e yükseldi. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da düzenlenecek. GAP BKİ, Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma projelerinden biri olarak nitelendirilen GAP kapsamında bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik çalışmalarının yanı sıra gençlerin teknoloji ve girişimcilik alanlarında kendilerini geliştirmelerine yönelik projeler yürütüyor. Bu kapsamda GAP BKİ koordinasyonunda 8 yıldır uygulanan GAP Yeşil İnovasyon Projesi ile bölgedeki gençlere teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında destek sağlanıyor. Proje kapsamında TEKNOFEST'te bu yıl 73 takım finale kaldı. GAP'ın kapsadığı 9 ilden gençlerin hazırladığı akıllı tarım, ileri sağlık ve gıda teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlardaki 73 proje, mentörlük, teknik malzeme ve mali desteklerin ardından TEKNOFEST Güneydoğu'da finalde yarışacak. "Bu yıl inanılmaz sıçrama var" GAP BKİ Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, bölgedeki gençlerin girişimcilik potansiyellerini ortaya çıkarmaları için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. TEKNOFEST'in Türkiye'nin en büyük teknoloji organizasyonlarından biri olduğunu belirten Maral, GAP BKİ'nin de gençlerin teknoloji alanındaki çalışmalarını desteklemek amacıyla festivale yönelik kapsamlı hazırlıklar yaptığını ifade etti. Bu yıl gençlerden yoğun başvuru aldıklarını anlatan Maral, şöyle konuştu: "Bu yıl inanılmaz bir sıçrama var çünkü Şanlıurfa şehir olarak seçildikten sonra duyurular yaptık ve bölge illeri çok yoğun ilgi gösterdi. 8 bin 300'ü aşkın başvuru aldık. Bunların içerisinde yoğun süreçler işlettik. Değerlendirme aşamasında birçok bileşen var. Başvuruları aldıktan sonra ilk aşamayı kendi içimizde geçen finalistlerimize özel mentörlük hizmetleri verdik, prototip hazırlama desteklerini verdik. Finallere gitme ihtimali olan girişimcilerimize, takımlarımıza sunum eğitimleri verdik." GAP BKİ'nin bu alandaki çalışmalarına değinen Maral, "Bu gençlerin arkasında 8 yılı aşan ciddi bir deneyime sahip tecrübeli bir ekip var, bu da haliyle sahaya yansıdı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden TEKNOFEST finallerine 84 finalist gitmiş durumda. Bunların 73'ü GAP Yeşil İnovasyon Projesi takımlarından oluşuyor." dedi. Maral, gençlerin teknoloji alanında üretim yapabileceklerine inanmalarını önemsediklerini belirterek, "Biz gençlerin sınıfa veya atölyeye girerken 'Ben de yapabilirim.' duygusuna sahip olmasını önemsiyoruz." ifadesini kullandı. GAP Yeşil İnovasyon Projesi'nin bu yıl önemli bir başarıya ulaştığını vurgulayan Maral, "2024 yılında Adana TEKNOFEST finaline sadece 10 takım göndermişken, 2025 yılında 21 takım gönderdik. 2026'da ise bu sayıyı 73'e çıkardık. Bu gençlerimizin teknolojiye ve girişimciliğe ne kadar değer verdiğinin bir göstergesidir. GAP'ın da buradaki rolünü biz çok önemsiyoruz." diye konuştu.

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı Haber

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, ocak-temmuz döneminde yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, bölge ihracatının yüzde 30,8'ini üstlenen sektörün Türkiye geneli hububat dış satımındaki payı yüzde 31,4 oldu. Güneydoğu Anadolu'dan 7 aylık dönemde 2,5 milyon tonun üzerinde ürün ihraç edilirken, bunun yaklaşık 736 bin tonunu makarna, 467 bin tonunu buğday unu ve 280 bin tonunu ayçiçeği yağı oluşturdu. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçeği yağında ihracat tutarı yüzde 26,4 artışla 461,5 milyon dolara, makarna dış satımının tutarı ise yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolara yükseldi. Sektörün en büyük pazarı Orta Doğu'ya ihracat 900 milyon doları aşarken, Afrika'ya ihracat yüzde 22,4 artarak 775,5 milyon dolara ulaştı. TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, verilere ilişkin değerlendirmesinde, sektörün uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri yakından takip ettiklerini belirtti. Ürün tedarik zincirinin kesintiye uğramamasının ve ihracatın sürdürülebilirliğinin önemine işaret eden Kadooğlu, bölgenin limanlara uzaklığından kaynaklanan navlun dezavantajını azaltacak ve devlet desteklerinin etkinliğini artıracak politikaların hedef pazarlardaki rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.

En Yüksek Sıcaklık 46,8 Ölçüldü Haber

En Yüksek Sıcaklık 46,8 Ölçüldü

Temmuzda en yüksek sıcaklık 46,8 dereceyle Cizre'de, en düşük sıcaklık ise 4,6 dereceyle Kangal'da kaydedildi. AA muhabirinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen ay sıcaklıklar, Akhisar ve Seydişehir çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Gökçeada, Kuşadası, Aydın, Bodrum, Datça, Seferihisar, Nazilli, Milas, Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kesimleri ile Ağrı, Van, Bitlis, Erciş, Muradiye, Özalp, Başkale, Şırnak, Kahta ve Akçakale çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Yurdun diğer kesimlerinde ise ortalama sıcaklıklar mevsim normalleri civarında seyretti. 1991-2020 normallerine göre temmuz ayı ortalama sıcaklığı 25 derece olurken, bu yılın aynı döneminde ortalama sıcaklık 25,3 derece olarak kaydedildi. Böylece 2026 temmuz ayı, son 56 yılın en sıcak 19. temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. Temmuzda Türkiye genelinde en düşük sıcaklık 4,6 dereceyle Kangal'da, en yüksek sıcaklık ise 46,8 dereceyle Cizre'de tespit edildi. Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da ortalama sıcaklık 0,7 derece arttı Marmara Bölgesi'nde ortalama sıcaklıklar Gökçeada çevresinde mevsim normallerinin üzerinde, bölgenin diğer kesimlerinde ise normaller civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 24,4 derece iken, bu yılın temmuz ayında 24,7 derece olarak kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık 12 dereceyle, en yüksek sıcaklık ise 38,5 dereceyle Balıkesir'de ölçüldü. Ege Bölgesi'nde Akhisar çevresinde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin altında, Kuşadası, Aydın, Bodrum, Datça, Seferihisar, Nazilli ve Milas çevrelerinde normallerin üzerinde, diğer kesimlerde ise mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 26,5 derece iken, geçen ay 27 derece olarak kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık 8 dereceyle Simav'da, en yüksek sıcaklık ise 42,6 dereceyle Aydın'da tespit edildi. Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde, diğer kesimlerinde ise mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 27,1 derece iken, bu yılın temmuz ayında 27,8 derece olarak ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 7,1 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 43,8 dereceyle Kozan'da kaydedildi. İç Anadolu'da ortalama sıcaklıklar normallerin altında kaldı İç Anadolu Bölgesi'nde Seydişehir çevresinde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin altında, bölgenin diğer kesimlerinde ise mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 22,7 derece iken, bu yılın temmuz ayında 22,3 derece olarak kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık 4,6 dereceyle Kangal'da, en yüksek sıcaklık ise 36,5 dereceyle Çankırı'da tespit edildi. Karadeniz Bölgesi'nin tamamında ortalama sıcaklıklar mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 22,7 derece iken, bu yılın temmuz ayında 22,6 derece olarak ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 7 dereceyle Bayburt'ta, en yüksek sıcaklık ise 37,9 dereceyle Bartın'da kaydedildi. Güneydoğu Anadolu'da temmuz ortalaması 31,8 derece oldu Doğu Anadolu Bölgesi'nde Ağrı, Van, Bitlis, Erciş, Muradiye, Özalp ve Başkale çevrelerinde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde, bölgenin diğer kesimlerinde ise normaller civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 23,3 derece iken, bu yılın temmuz ayında 23,8 derece olarak kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık 5,5 dereceyle Sarız'da, en yüksek sıcaklık ise 41,5 dereceyle Palu'da tespit edildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Şırnak, Kahta ve Akçakale çevrelerinde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde, bölgenin diğer kesimlerinde ise normaller civarında gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 31,1 derece iken, bu yılın temmuz ayında 31,8 derece olarak ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 16,3 dereceyle Birecik'te, en yüksek sıcaklık ise 46,8 dereceyle Cizre'de tespit edildi.

Eyyam-I Bahur Sıcakları Başlıyor Haber

Eyyam-I Bahur Sıcakları Başlıyor

Türkiye, ağustosun ilk günlerinde etkili olması beklenen eyyam-ı bahur sıcaklarıyla birlikte özellikle Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar ve İstanbul'da yüksek nemin yol açacağı bunaltıcı hava koşullarıyla karşı karşıya kalacak. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında "eyyam-ı bahur" olarak adlandırılan dönemin meteorolojide belirli tarihlere sahip resmi bir meteorolojik olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Toros, bazı takvimlerde bu tarihlerin "31 Temmuz-7 Ağustos", bazılarında ise "1-8 Ağustos" olarak kayda geçtiğini, eyyam-ı bahurun en sıcak günler demek olduğunu kaydetti. Bu dönemin her yıl aynı tarihlerde veya aynı şiddette yaşanmasının beklenemeyeceğini anlatan Toros, atmosferik tahmin modellerinin ağustosun ilk günlerinde Türkiye'nin önemli bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini gösterdiğini ifade etti. Güneydoğu'da sıcaklık, İstanbul'da ise nem ön planda Toros, geçen yıl eyyam-ı bahur sıcaklarının tüm yurtta etkili olduğunu, sıcaklık rekorlarının kırıldığını dile getirdi. Sıcak hava dalgasının Türkiye'nin doğusuna Arap Yarımadası'ndan, batısına ise Afrika üzerinden geleceğinin altını çizen Toros, sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceğini kaydetti. Sıcaklıkların etkisinin bölgelere göre farklı hissedileceğini dile getiren Toros, "Güneydoğu Anadolu'da temel risk unsuru yüksek hava sıcaklığı olacak. İstanbul gibi Marmara'nın kıyı kesimlerinde ise yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık daha fazla artacak. 3 Ağustos Pazartesi İstanbul'da sıcaklıklar 30, 4 Ağustos Salı ise 32 dereceye çıkıyor. Eyyam-ı bahur sürecinde sıcaklıklar Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerine, çarşambadan itibaren tüm Türkiye'de normalin üzerine çıkacak." diye konuştu. Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile iklim değişikliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Toros, tek bir sıcak dönemin doğrudan iklim değişikliğinin kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini ancak uzun yıllara ait gözlemlerin Türkiye'de belirgin bir ısınma eğilimi bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılı 2024'te yaşandı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 249 istasyondan elde edilen verilerine göre Türkiye'nin ortalama sıcaklığının 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseldiğini aktaran Toros, iki dönem arasında yaklaşık 1,7 derecelik artış yaşandığını belirtti. Toros, Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılının 15,3 derece ortalamayla 2024, en soğuk yılının ise 11,4 dereceyle 1992 olduğunu, doğrusal eğilim hesaplarının da uzun dönemli sıcaklık artışına işaret ettiğini söyledi. Bugün yaşanan sıcak hava olaylarının yalnızca "yazın zaten sıcak olmalı" şeklinde değerlendirilemeyeceğini anlatan Toros, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2025 yılı iklim değerlendirmesinin, Türkiye’nin sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları açısından giderek daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye'deki uzun dönemli ısınma eğiliminin küresel iklim değişikliğiyle uyumlu olduğunu belirten Toros, sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha etkili yaşanabileceğine dikkati çekti. Toros, bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemi açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini, sıcak hava dalgalarının yalnızca termometrede görülen sıcaklık değerlerinden ibaret olmadığını söyledi. Yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişiler yüksek risk altında Beton ve asfalt gibi yüzeylerin gün boyunca depoladığı ısıyı gece atmosfere geri verdiğini, bunun da şehir merkezlerinin kırsal alanlara göre daha sıcak kalmasına neden olduğunu belirten Toros, bu durumun "şehir ısı adası" olarak tanımlandığını kaydetti. Toros, özellikle büyük şehirlerde yeşil alanların artırılması, gölgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında ısı birikimini azaltacak çözümlerin önem taşıdığını ifade etti. Sıcak hava şartlarında herkesin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Toros, yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayan bireyler ile kronik hastalığı bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Kalp-damar, solunum ve metabolik hastalığı bulunan kişilerin sıcak hava dönemlerinde daha dikkatli davranmaları gerektiğini belirten Toros, bilimsel çalışmalar doğrultusunda günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında zorunlu olmadıkça açık alanda uzun süre kalınmaması, yeterli miktarda su tüketilmesi, açık renkli ve hava geçirgen kıyafetlerin tercih edilmesi, güneş altında uzun süre kalınmaması ve fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine kaydırılması gerektiğini anlattı.

56 Yılın En Sıcak Ayı Oldu Haber

56 Yılın En Sıcak Ayı Oldu

Türkiye genelinde 1991-2020 yılları arasında 21,8 derece ölçülen haziran ayı sıcaklığı, bu yıl 22,3 dereceyle mevsim normallerinin 0,5 derece üzerinde gerçekleşerek, son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de bu yıl haziran ayı ortalama sıcaklığı 22,3 dereceyle mevsim normallerine göre 0,5 derece arttı. AA muhabirinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen ay son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen ay sıcaklıklar Antakya civarında mevsim normallerinin altında, Edirne, Çorlu, Tekirdağ, Sarıyer, Kumköy, Kadıköy, Kocaeli, Sakarya, Gökçeada, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir, Uzunköprü, İpsala, Florya, Geyve, Gönen, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimleri, Dursunbey, Tavşanlı, Burhaniye, Bergama, Nazilli, Isparta, Fethiye, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Eğirdir, Manavgat, Kale-Demre, Samandağ, Eskişehir, Akçakoca, Bartın, Zonguldak, Sinop, Samsun, Bolu, Düzce, Boyabat, Nallıhan, Gaziantep, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Kahta çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Türkiye genelinde 1991-2020 yılları arasında 21,8 derece olan haziran ayı ortalama sıcaklığı geçen ay 22,3 derece olarak kayıtlara geçti. 2026 yılı haziran ayında sıcaklıklar, normalin 0,5 derece üzerinde gerçekleşti. Böylece geçen ay son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Haziran ayında en düşük sıcaklık sıfırın altında 1,4 dereceyle Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 43,5 dereceyle Şırnak'ın Cizre ilçesinde tespit edildi. Bölgelere göre sıcaklıklar Marmara Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar, Edirne, Çorlu, Tekirdağ, Sarıyer, Kumköy, Kadıköy, Kocaeli, Sakarya, Gökçeada, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir, Uzunköprü, İpsala, Florya, Geyve, Gönen çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık 9,3 dereceyle Balıkesir'de, en yüksek sıcaklık ise 38 dereceyle Lüleburgaz'da tespit edildi. Ege Bölgesi'nde haziran ayında sıcaklıklar, Edremit, Ayvalık, Dikili, İzmir, Çeşme, Kuşadası, Aydın, Bodrum, Dursunbey, Tavşanlı, Burhaniye, Bergama, Seferihisar, Ödemiş, Nazilli çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 7,7 dereceyle Gediz'de, en yüksek sıcaklık ise 41,1 dereceyle Nazilli'de kayıtlara geçti. Akdeniz Bölgesi'nde ise geçen ay sıcaklıklar, Antakya çevresinde mevsim normallerinin altında, Isparta, Fethiye, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Eğirdir, Manavgat, Kale-Demre, Samandağ çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık 5,8 dereceyle Göksun'da kayıtlara geçerken, en yüksek sıcaklık ise 39,4 dereceyle Manavgat'ta ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde en yüksek sıcaklık 43,5 dereceyle Cizre'de ölçüldü İç Anadolu Bölgesi'nde haziran ayında sıcaklıklar, Eskişehir çevresinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık 2,7 derece olarak Kangal'da, en yüksek sıcaklık ise 35,6 dereceyle Çankırı'da tespit edildi. Karadeniz Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar, Akçakoca, Bartın, Zonguldak, Sinop, Samsun, Bolu, Düzce, Boyabat, Nallıhan çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 4,2 derece olarak İspir'de, en yüksek sıcaklık ise 36,2 dereceyle Beypazarı'nda kayıtlara geçti. Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise haziran ayında sıcaklıklar, bölgenin tamamında mevsim normalleri civarında gerçekleşirken, bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 1,4 derece olarak Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 37,5 dereceyle Iğdır'da ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde geçen ay ortalama sıcaklıklar, Gaziantep, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Kahta çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 8,6 derece olarak Diyarbakır'da, en yüksek sıcaklık ise 43,5 dereceyle Cizre'de kayıtlara geçti.

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı Haber

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında 66 ülkeye 60 milyon 814 bin dolarlık fıstık ihracatı gerçekleştirildi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 113 milyon 339 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 60 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yarısında en fazla fıstık ihracatı 18 milyon 92 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ve 5 milyon 993 bin dolarla Kazakistan izledi. Farklı pazarlara açılmak için çalışma yürütülüyor Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen fıstığın özellikle en fazla ağaç varlığına sahip Şanlıurfa ve Gaziantep'te yoğun olarak üretildiğini söyledi. Fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Akbaş, binlerce ailenin geçim kaynağı olan ürünün, Türkiye'nin tarımsal ihracatında da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Önceki yılın fıstıkta "yok yılı" olduğunu anımsatan Akbaş, kuraklık ve zirai don nedeniyle üretimde önemli kayıplar yaşandığını dile getirdi. Bu yıl da bölgede etkili olan şiddetli rüzgarın üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, buna rağmen üreticilerin bahçelerinde sulama, bakım ve hasat öncesi hazırlıklarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Hasat dönemine yaklaşıldığını belirten Akbaş, "Çiftçilerimizin bu süreçte göstereceği yoğun emek, sahadaki üretim disiplini ve elde edilecek yüksek verim, 2026 yılındaki ihracatımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacak ve ihracat rakamlarını önemli ölçüde yukarı taşıyacaktır. Üretim kalitesinin artmasıyla birlikte hem iç piyasada hem de dış pazarlarda fıstığa olan talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte ihracatı artırmak, mevcut pazarlardaki payımızı genişletmek ve yeni ihracat kanallarıyla farklı ülke pazarlarına açılmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.