Uygulamalarımız appstore googleplay

#Güneydoğu

gazeteci63.com - Güneydoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneydoğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor Haber

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor

Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok medeniyetin izlerini taşıyan Mardin'de, ilkbaharın da etkisiyle turizm hareketliliği arttı. "Dinlerin ve dillerin buluştuğu yer" olarak nitelendirilen ve açık hava müzesini andıran tarihi şehir, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Camileri, medreseleri, kiliseleri ve taşın oya gibi işlendiği evleriyle göz kamaştıran kent, son yılların en popüler rotalarından biri haline geldi. İlkbaharın tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistler, tarihi mekanların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Mardin Müzesi, Kasımiye ve Zinciriye medreseleri, Deyrulzafaran Manastırı ile Dara Antik Kenti gibi mekanları ziyaret edenler, kentin sokaklarında geçmişin izlerine şahit oluyor. Yaşanan yoğunluk kentin konaklama sektörüne de yansıyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip kentteki oteller, hafta sonları tamamen dolarken hafta içi de yüzde 70'in üzerinde dolulukla hizmet veriyor. "Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok" Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, AA muhabirine, kent turizminde özellikle ilkbaharda yoğunluk yaşandığını söyledi. Yağışlı dönemin ardından havaların ısınmasıyla kentin yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladığını belirten Paşaoğlu, şöyle konuştu: "Şu an için hafta sonları yüzde 100'lük doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70'lerdeyiz. Yurt dışından da misafirlerimiz gelmeye başladı. Uzak Doğu'dan, Rusya'dan, Avrupa'dan da gelenler var. Mardin kültür şehri, birçok din ve dil bir arada yaşıyor. Ayrıca görmüş olduğunuz gibi harika bir mimarimiz var. Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok. Kültür turizmi için gelen birçok vatandaşımız var. Bunun için biz de seviniyoruz." Yapılan tanıtımların, çekilen dizi ve filmlerin turizme önemli katkı sunduğuna işaret eden Paşaoğlu, herkesin burada yaşayan kültürü görmeyi arzu ettiğini vurguladı. "Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor" Mardin'in turizmde kabuğunu kırdığını ve her yıl hak ettiği değere doğru hızla ilerlediğini ifade eden Paşaoğlu, "Mardin artık bir marka şehir oldu. Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor." dedi. "Doğanın canlanmasıyla turizmimiz de canlandı" Tarihi Kasımiye Medresesi'nde gönüllü rehberlik yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Özlem Tekin de kente gelen yerli ve yabancı misafirlerin ilk uğradığı yerlerin başında medresenin geldiğini ve özellikle bahar dönemlerinde çok fazla ilgi gördüğünü söyledi. Tekin, her gün kuyruk oluşan medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini aktararak, "Bu da bize turizmin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Normalde saat 08.30'da mesai başlıyor. Biz öncesinden gelmemize rağmen burada turların olduğunu görüyoruz. Yoğunluk nedeniyle de yaz saati uygulamasına geçtik. Saat 19.00'a kadar turlarımız geliyor. Yoğunluktan biz molaya bile çıkamıyoruz. Mardin'de doğanın canlanmasıyla beraber turizmimiz de canlandı. Bütün misafirlerimizi de Mardin'e bekliyoruz." diye konuştu. "Fransa'da böyle otantik yapılar yok" Fransa'dan gelen Türk asıllı Evinne Faraj da gezmek için ilk kez geldikleri Mardin'i çok beğendiklerini söyledi. Faraj, "Henüz 4 saattir buradayız buna rağmen çok güzel. Paris'te yaşıyoruz. Fransa'da böyle otantik yapılar yok. Burası çok tarihi kültürlü bir şehir. O yüzden buraya gelmeyi çok istiyordum. İnsanları da çok samimi, çok iyi." dedi. Fransız Maria Denis de Türkiye'yi çok sevdiğini, daha önce birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez Mardin'e geldiğini anlatarak, "Havalimanından indiğimden beri burayı da çok sevdim. İnsanları, şehri, her yeri çok güzel." dedi. İsviçre'den gelen Estelle Dousse de kenti çok beğendiğini, tarihi yapıları görünce şaşkınlık ve hayranlık yaşadığını ifade ederek, tarihi ve turistik yerleri gezmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. "Umarım bu sezon bu şekilde devam eder" Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi anlamda yoğun bir turist akınına uğradıklarını belirtti. Özellikle manastırı ziyaret eden turistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydeden Budak, şunları söyledi: "Çok yoğun bir sezon geçirmekteyiz şu anda. Umarım bu sezon bu şekilde devam eder ve yıl boyunca turistler, ziyaretçilerimiz hem Mardin'imizi hem manastırımızı görme fırsatı bulur. Manastırımız aktif olduğundan dolayı belli başlı bölümleri gezdirebiliyoruz. Rehber eşliğinde gezildiği için grup halinde almaktayız. Özellikle bu dönem için herkesi Mardin'e bekleriz." İstanbul'dan arkadaşlarıyla kenti gezmeye gelen Zülal İrer de Güneydoğu'nun birçok yerini gezdiklerini ve hayran kaldıklarını belirterek, "Mardin oldukça büyüleyici bir yer. Tarihi yerlerini gezdik ve yürüyerek de gezilebilecek bir yer olduğu için bence çok kıymetli. Herkesin gelmesini öneriyorum bu arada. İnsanları çok samimi. Bayram tatilinden önce geldik. Çünkü çok kalabalık olur diye düşündük. Mardin çok güzel. Herkese tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

Kurban Bayramı Tatili 9 Gün Oldu Haber

Kurban Bayramı Tatili 9 Gün Oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneydoğu'daki sağanak ve fırtına ile ilgili, "Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını yürütmektedir." dedi. Erdoğan, “Türkiye, belirsizliğin arttığı, insanlığın yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak adından söz ettirmektedir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Avrupa Birliği) Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık, maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor." diye konuştu. Erdoğan, "Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir." ifadelerini kullandı. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir, ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir" "Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür" “Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını açıkladı.

50 Bin Dekar Kazandırılacak Haber

50 Bin Dekar Kazandırılacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde atıl durumda bulunan 50 bin dekar taşlık arazinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle tarıma kazandırılması hedefleniyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, Cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olan GAP kapsamında 36 yıldır bölge illerinin gelişimi için çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Güneydoğu'nun Türkiye'nin tarımsal üretim lokomotifi durumunda olduğunu belirten Maral, bölgede geniş ve verimli tarım topraklarının etkin ve katma değerli bir formata dönüştürülmesini istediklerini ifade etti. "2,5 milyon dönüm taşlık arazi var" Bölgenin üretim potansiyelini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmekte kararlı olduklarını dile getiren Maral, atıl durumdaki taşlık arazilerin tarıma kazandırılarak milli ekonomiye katkı sağlanmasının planlandığını vurguladı. Maral, şunları kaydetti: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 2,5 milyon dönüm taşlık arazi var. Bu taşlık arazilerin de tarıma kazandırılabilecek bölgeleri var. Biyoçeşitliliğin korunacağı alanlar var ve müdahale edilmemesi gereken farklı amaçlarla belki ileride işlevsellendirilme potansiyeli olan alanlar var. Biz bu 2,5 milyon dönüm alanda şu an bir analiz çalışmasını tamamlamak üzereyiz. GAP Eylem Planı 2028 hedefi kapsamında bölgedeki 50 bin dekarlık atıl ve taşlık arazinin bulunduğu alanların ıslahına dönük çalışmalar yapacağız. Bir hektar kuru tarım arazisini suluya dönüştürdüğünüzde yaklaşık 1600 dolarlık bir katma değer artışı sağlıyorsunuz. Taşlık, tarıma hiç açılmamış bir arazide ise sıfırdan aslında 1900 dolara varan bir ilave gelir artışı sağlıyorsunuz. Arazinin tamamını düşündüğümüzde çok ciddi bir gelir rakamına tekabül ediyor."

GAP Yatırımlarında Son Durum Haber

GAP Yatırımlarında Son Durum

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kurak topraklarına 36 yıldır suyla bereket taşıyan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yüzde 61'i tamamlanan sulama yatırımlarının, 2028'e kadar bitirilmesiyle 500 bini aşkın ek istihdamın sağlanması hedefleniyor. AA muhabirinin, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 36'ncı yıl dönümü dolayısıyla yaptığı derlemeye göre GAP, Cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olarak kabul ediliyor. 9 ili kapsayan dev kalkınma hamlesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, 27 Ekim 1989 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ve 6 Kasım 1989 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kuruldu. Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerini kapsayan GAP Bölgesi Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 10'unu nüfusun ise yüzde 9,7'sini oluşturuyor. Proje, ilk olarak 1977'de "su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesi" amacıyla başlatıldı, 1989'da hazırlanan GAP Master Planı ile birlikte kapsamı genişletilerek tarımın yanı sıra enerji, sanayi, turizm, ulaşım ve yenilenebilir enerji gibi birçok sektörü içine alan çok yönlü bir kalkınma modeline dönüştü. Hedef 2028'te sulama projesini tamamlamak GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, GAP bölgesinin Türkiye'nin tarımsal üretim lokomotif durumda olduğunu söyledi. Maral, pamuk üretiminin yüzde 70'i, kırmızı mercimeğin yüzde 98'i, buğdayın yüzde 20'si, mısırın yüzde 25'inin bölge illerinden üretildiğine dikkati çekti. GAP'ta planlanan 1,1 milyon hektarlık sulama alanının yüzde 61'ine denk gelen yaklaşık 675 bin hektarın bugün suyla buluşturulduğunu belirten Maral, 2028'e kadar 436 bin hektarlık ilave alanın daha sulamaya açılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Bölgedeki kalkınmaya desteğiyle GAP'ın rüştünü ispatladığını vurgulayan Maral, şöyle devam etti: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi, GAP'a yapılan yatırımlar sayesinde önemli mesafe aldı. Bu ilerlemeleri ihracat rakamlarından sosyal göstergelere kadar birçok bileşende görebiliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda iki ayrı eylem planı uygulandı üçüncüsüne geçtik. Yeni plan 2024-2028 yıllarını kapsayacak ve bu çerçevede çok sektörlü birbirini tamamlayan bir yaklaşım barındıracak." Ek 500 bini aşan istihdam sağlanacak Maral, GAP kapsamındaki yatırımların sanayi, hizmet ve tarım sektörlerinde dolaylı olarak yaklaşık 2,5 milyon kişiye istihdam sağladığına vurgu yaptı. Bu istihdamın sulama alanlarının genişlemesi, üretim zincirlerinin oluşması, lojistik, gıda işleme, tekstil ve enerji gibi alanlarda oluşturulan yeni iş imkanlarını kapsadığını anlatan Maral, "Söz konusu sulama projesinin tamamlanmasıyla birlikte 500 bini aşan önemli bir istihdamın sağlanmasına da imkan tanıyacak. Böylece toplam istihdam sayısı doğrudan veya dolaylı 3 milyonu aşacak." şeklinde konuştu.

Şanlıurfa, Sonbaharda İlgi Gördü Haber

Şanlıurfa, Sonbaharda İlgi Gördü

Tarihi, kültürü, gastronomisi ve inanç turizmiyle öne çıkan Şanlıurfa'da, sonbahar aylarında turizm hareketliliği otellerde hafta sonları doluluk oranını yüzde 90'ın üzerine çıkardı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe ve Karahantepe ile Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl gibi önemli tarihi alanlara sahip Şanlıurfa'da, eylül-ekim aylarında otellerdeki doluluk oranı özellikle hafta sonları yüzde 90'ı aştı. Kente gelen yerli ve yabancı misafirler, Şanlıurfa'nın tarihine tanık olmanın yanı sıra yöresel sıra gecelerine katılıp bölgenin yöresel lezzetlerini tatma fırsatı da buluyor. "Bu mevsim tam zamanı diyoruz" Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine, kentte yaz döneminde hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerinde seyrettiğini onun için misafirlerin daha çok bahar aylarını tercih ettiğini söyledi. Kente gelen ziyaretçi sayısının her yıl arttığını dile getiren Şıldak, şöyle devam etti: "Özellikle hafta sonu yoğunluklarımız bir hayli yükseldi. Otel doluluk oranlarımız hafta sonları yüzde 90'ların üzerinde seyrediyor. Özellikle yabancı turist sayısında da artış görüyoruz. Ülkemizin bu bölgesinin yerli turist profili, yavaş yavaş yabancıların da katılmasıyla daha renkleniyor. Hem Uzakdoğu'dan hem Avrupa ülkelerinden farklı kültürlerden ziyaretçileri ağırlıyoruz. Gelenler burada kültür, tarih ve turizmin yanı sıra gastronomi, müzik ve halk kültürünün zengin ögelerini de görme, deneyimleme fırsatı buluyor. Bu mevsim tam zamanı diyoruz. Özellikle Kasım ayında küçük bir sömestr tatili var. Bütün ziyaretçilerimizi fırsat bilip Güneydoğu'da özellikle Şanlıurfa'ya bekliyoruz, davet ediyoruz." Şanlıurfa'da 14 alanda kazı çalışmalarının sürdüğünü ve bu coşkunun bitmeyeceğini aktaran Şıldak, "Arkeolojiye ve tarihe merak salmış insanlar için bu özel bir cazibe oluşturuyor. Bölgede ve turizm sektöründe heyecan devam edecek. Çünkü Şanlıurfa'nın altı da üstü de zengin." dedi. "Ekim ayı en yoğun ayımız" Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban ise sonbaharla birlikte Şanlıurfa'da turizmin yoğun ve bereketli günler geçirdiğini ifade etti. Yoğunluktan memnun olduklarını belirten Çoban, "Gelen misafirlerin gelmeden rezervasyonlarını yapmalarını istiyoruz. Şanlıurfa turizmi Göbeklitepe ve Karahantepe'de yeni bulunan buluntularla birlikte çok ilgi çekiyor. Elimizdeki veriler Kasım ayının sonuna kadar yoğunluğun süreceğini gösteriyor. Ekim ayı en yoğun ayımız. Bazen özellikle hafta sonları otellerde yer bulamıyoruz. Bu yoğunluğun Kasım ayı sonuna, hatta Aralık ayına kadar sürmesini bekliyoruz." şeklinde konuştu. Kentte bir otelin işletmecisi Mehmet Fırat Sünbül de sonbahar döneminde artan turist hareketliliği nedeniyle yoğunluk yaşandığını belirterek, Şanlıurfa’nın turizm açısından verimli bir sezon geçirdiğini ifade etti. Son dönemde artan sahte sosyal medya hesaplarına karşı vatandaşları uyaran Sünbül, rezervasyon ve iletişim işlemlerinin yalnızca otelin resmi hesapları üzerinden yapılması gerektiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.