Uygulamalarımız appstore googleplay

#Film

gazeteci63.com - Film haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Film haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadir İnanır, Hayatını Kaybetti Haber

Kadir İnanır, Hayatını Kaybetti

Türk sinemasında canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncu Kadir İnanır, zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle 77 yaşında hayatını kaybetti. Zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle Acıbadem Fulya Hastanesi'ne kaldırılan 77 yaşındaki Kadir İnanır'ın durumu kötüleşti. İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Usta oyuncu, 28 Haziran'da son yolculuğuna uğurlanacak Yeşilçam'ın vefat eden unutulmaz oyuncusu Kadir İnanır, 28 Haziran Pazar günü son yolculuğuna uğurlanacak. Sanatçı için söz konusu tarihte, saat 13.00'da Atatürk Kültür Merkezi'nde tören düzenlenecek. Törenin ardından İnanır'ın cenaze namazı, Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınacak. Zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle kaldırıldığı Acıbadem Fulya Hastanesi'nde hayata veda eden 77 yaşında İnanır, Ulus Mezarlığı'na defnedilecek. Usta oyuncu Kadir İnanır'ın vefatının ardından yeğeni Levent İnanır açıklama yaptı Vefatının ardından oyuncu olan yeğeni Levent İnanır, Acıbadem Fulya Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Levent İnanır, dayısının çok sevildiğini ve herkesin baş sağlığı için kendilerini aradığını belirterek, "Ona, tanıdığı tanımadığı herkes dua etti. Bu süreçte film çekmek için Diyarbakır'da, Bingöl'de bulundum. İnanın sokakta yürüyemedim. Onun bu kadar sevildiğini bilmiyordum." dedi. Dayısının hastalığına karşı çok direndiğini aktaran Levent İnanır, "Canlı şahidiyim. Doktorlar da sağ olsun. Üst üste 8 yılda çok sıkıntılar yaşadı. Bu kadar dayanabildi. En son entübe sürecinden önce görüştük. Çok iyiydi ama direniyordu. Hatta espri yaptı ama çok yorulmuş, çok yıpranmıştı. Mekanı cennet olsun." diye konuştu. Acıbadem Fulya Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hüsnü Görgen ise sanatçının vefatına dair yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: "İleri evre akciğer kanseri ile mücadele eden Kadir İnanır, 13 Mayıs'tan itibaren kanserin yarattığı solunum sıkıntısı ve pnömoni nedeniyle hastanemizde tedavi görüyordu. Solunum yetmezliğinin derinleşmesi üzerine 14 Mayıs'ta yoğun bakıma alındı. Akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle durumu ağır seyreden Kadir İnanır, bugün çoklu organ yetmezliği nedeniyle saat 18.05'te hayatını kaybetti. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan usta oyuncu Kadir İnanır için başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır'ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Sanatı, duruşu ve eserleriyle kuşaklar boyunca toplumsal hafızamıza derin izler bırakan değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet, ailesine, sanat camiasına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, şunları kaydetti: "Selvi Boylum Al Yazmalım, Tatar Ramazan, Yılanların Öcü, Kara Gözlüm, Bitirim Kardeşler, Dila Hanım... Saymakla bitmeyecek, canlandırdığı karakterle unutulmayacak bir efsaneyi, Kadir İnanır'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Türk sinemasının usta ismi hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaya devam edecek. Seni unutmayacağız. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun." Sağlık Bakan Memişoğlu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Sinema sanatçısı Kadir İnanır'ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Asya'nın İlyas'ı, Türk sinemasının Tatar Ramazan'ıydı… Usta oyuncu Kadir İnanır'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Türk sinemasının müstesna isimlerinden Kadir İnanır'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Kıymetli oyuncumuzu unutulmaz filmleriyle daima hatırlayacağız. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti

Kariyeri boyunca 200'e yakın filmde rol alan sanatçının, vefatının üzerinden 47 yıl geçti. 50 yıllık yaşamına "Ayşecik", "Sezercik", "Acı Hayat", "Küçük Hanım" ve "Kanun Namına" gibi birçok unutulmaz Yeşilçam yapıtını sığdıran usta oyuncu Ayhan Işık, vefatının 47. yılında yad ediliyor. Asıl adı Ayhan Işıyan olan ve yaşamı boyunca birçok Yeşilçam filminde başrol üstlenen sanatçı, 5 Mayıs 1929'da Selanik göçmeni bir ailenin 6. çocuğu olarak İzmir'de dünyaya geldi. Sanatçı, 1967'de Ses dergisi için kaleme aldığı bir yazıda, yaşam hikayesini şu sözlerle aktarmıştı: "Altı yaşındayken babasız kaldım. İlkokulu Bomonti'deki 44. Okul'da bitirdim. Ortaokula başladığım günlerde Babıali'ye geldim. Çünkü okula gidebilmek için çalışmak zorundaydım. Gazete ve dergilerde hikaye ve kapak resimleri çizmeye başlamıştım. İlk kazandığım parayı sanki dünmüş gibi hatırlarım, 14 lira. Eve koşup anneme verdiğim bu müjdeyi hiç unutmam. Yaz tatilinde Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası'nda kırık şişe kontrolörlüğü yaptım. Haftada 25 lira alıyordum. Vapurla gidip gelirken, boş durmuyor, mecmuaların ısmarladıkları ve illüstrasyon denilen renkli resimleri çiziyordum. Şirket-i Hayriye'nin 63 numaralı Sütlüce vapuru, sanki benim resim atölyem olmuştu." Lisede Mahir İz, Salah Birsel ve Rıfat Ilgaz'ın öğrencisi olan sanatçı, senarist Safa Önal, karikatürist Ferruh Doğan ve ressam, karikatürist Semih Balcıoğlu ile okul arkadaşıydı. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisiydi Ayhan Işık bir süre İstanbul Darphanesi'nde ressamlık yaptı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde okurken, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi olan sanatçı, okulda Fikret Otyam, Altan Erbulak, Remzi Raşa, Adnan Varınca, Nedim Günsür, Orhan Peker ve Turan Erol ile de dönem arkadaşıydı. Sanatçı, akademiye devam ederken, yazı işleri müdürlüğünü Sezai Solelli'nin yaptığı, dönemin tek sinema dergisi olan Yıldız mecmuasına ressam olarak girdi. Solelli'nin teşvikiyle derginin 1951'de açtığı "Artist" yarışmasına katılan sanatçı, Belgin Doruk ile birinci oldu ve 22 yıl kamera karşısında Doruk ile çalıştı. Arkadaşlarının Hollywood starı Clark Gable'a benzettiği Ayhan Işık, yarışmadaki derecesinin ardından, Işıyan soyadını "Işık" olarak değiştirdi. Usta sanatçı, yönetmenliğini ve senaristliğini Münir Hayri Egeli'nin üstlendiği, 1951 yapımı "Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan" filmindeki yardımcı rolüyle ilk kez beyazperdede göründü. Ömer Lütfi Akad ile de çalışmaya başlayan Işık, Akad'ın Türk sinemasında geçiş dönemini bitiren ve sinemacılar döneminin ilk örneği kabul edilen 1952 yapımı, "Kanun Namına" filmindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. Sanatçı, 1953'te akademiden mezun oldu. Aynı yıl Akad'ın "Katil" ve "Öldüren Şehir" filmlerinde oynayan Işık, 1955'te "Kardeş Kurşunu", 1970'te ise "İngiliz Kemal Lawrence'e Karşı" filmlerinde rol aldı. İlkeli davranışıyla birçok yapımcıya örnek oldu Ayhan Işık, 1957'de Osman Seden'in "Bir Avuç Toprak" filminde oynadı. Hollywood yapımlarında da oynamak isteyen sanatçı, 1959'da ABD'ye giderek bazı filmlerde küçük roller aldı ve sinema konusunda araştırmalarda bulundu. Türkiye'ye döndükten sonra, setteki oyuncuların hakları ve disiplini konusunda ilkeli bir davranış sergileyen Işık'ın bu duruşu, Türk sinemasındaki birçok yapımcıya örnek oldu. Usta oyuncu, yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti: "Dışarıda film oyuncularına emekleri karşılığında vadeli senetler vermek gibi tuhaf uygulamalar yoktur, çalışma ve dinlenme saatleri titizlikle kontrol altına alınmıştır. Sendika bütün çalışmaları denetler, piyasada hak ihlali yaratacak işlerin yapılmasına engel olur. Eğer Yeşilçam'ın gelecekte genç insanları acımasızca yiyip yutan dev bir sömürü mekanizmasına dönüşmesini istemiyorsak, ne yapıp edip bir 'Sinema Kanunu' çıkartmalı, ciddi bir sendika kurmalı ve bütün personelin daha mesleğe ilk adımını atar atmaz sigortalandırılması için gereken kanuni baskıyı işverenler üzerinde kurmalıyız. Ben kendi adıma film setlerinin bu ülkede hem oyuncular, hem yönetmenler, hem de diğer teknik elemanlar için birer zulüm çekme yeri değil de profesyonel bir iş sahasına dönüşmesi için elimden her ne gelirse yapacağım. Sinemacılık asla modern bir kölelik sistemine dönüşmemelidir. 'Sinema bir sanat, sinemacı da bir sanatçıdır, buna yakışır muamele görmelidir.'" Edebi eserlerin sinema uyarlamalarında da rol alan Işık, Vedat Türkali'nin kaleme aldığı "Otobüs Yolcuları" filmiyle 1961'de yeniden Yeşilçam'a döndü. Sanatçının, aynı yıl Belgin Doruk'la rol aldığı "Küçük Hanım" filmi seyirci tarafından oldukça beğenildi. İzleyicilerin "Taçsız Kral" ismini taktığı sanatçı, 1965'te Kemal Tahir'in "Namusum İçin", 1969'da ise Peyami Safa'nın "Cingöz Recai" eserinin film uyarlamasında rol aldı. Metin Erksan, Ertem Göreç, Halit Refiğ ve Memduh Ün ile de çalışan Işık, sergilediği rollerle birçok ödüle değer görüldü. Başarılı oyuncu, 1954'te Türk Filmleri Festivali'nde, 1962'de Ses dergisinin, 1965'te ise Artist dergisinin açtığı yarışmada "En Başarılı Erkek Oyuncu" seçildi. Yeşilçam yıldızlarının 1970'lerde sahneye çıkma ve plak doldurma modasına uyan sanatçı, 1972'de Münir Nurettin Selçuk'tan ders alarak, klasik Türk müziği dalında sahne denemeleri yaptı ve 45'lik bir plak doldurdu. Usta oyuncu, çeşitli reklam filmlerinde de rol aldı, 1975'ten sonra ise oyunculuğun yanı sıra yapımcı, senarist ve yönetmen olarak Türk sinemasına katkıda bulundu. "Örgüt" filminin yönetmenliğini üstlendi Ayhan Işık, 1976'da başrolünde yer aldığı ve yönetmen koltuğuna oturduğu "Örgüt" filmini çekti. Aynı yıllarda İtalyan yapımcılarla çektiği ve başrolünü Klaus Kinski ile paylaştığı "La Mano Che Nutre La Morte" ve "Le Amanti Del Mostro" filmlerini yaptı. Bu filmler, İtalya'nın yanı sıra Avrupa'nın bazı ülkelerinde vizyona girdi ancak Türkiye'de seyirciyle buluşmadı. Yeşilçam'da genellikle tuttuğunu koparan, mert, bıçkın mahalle delikanlısı karakterlerine hayat veren sanatçı, 200'e yakın filmde rol aldı. İşine saygılı bir oyuncuydu Sanatçının, 1970'li yıllarda yazmaya başladığı "Hayatım" adlı hatırat kitabı ile yazıp, çizdiği "Aşka İnanmıyorum" adlı resimli romanı bulunuyor. Özel yaşamına özen gösteren ve eşine sevgisini her fırsatta vurgulayan sanatçının, Gülşen Işık ile evliliğinden 1962'de kızı Serap dünyaya geldi. Eşi Gülşen Işık, TRT Arşiv'de yayınlanan Haldun Dormen'le gerçekleştirdiği söyleşide şunları anlatmıştı: "17 yıl evli kaldık. Sinemada yaşadığı problemleri her zaman eve getirirdi. Baştan sona bana anlatırdı. Sonra rahatlar ve uyurdu böylelikle. Ben sabaha kadar uyuyamazdım. Yapımcı olduktan sonra sorunlar daha da fazlalaştı. Yazıhaneye gidip, film çektiği zamanlar ona yardım ediyordum. Her film çekiminde sabah 8'den akşam 8'e kadar yazıhanede otururduk. Herkesle ben muhatap olurdum. Yerine göre yumuşak, yerine göre sert biriydi. Çok farklı roller oynadığı için evde de çok farklı hallerde olurdu. Bazen rolünün tesirinde kalırdı." Işık'ı anmak üzere düzenlenen bir törende, sanatçı İzzet Günay, Işık'ın Türk sinemasına saygınlık kazandıran bir sanatçı olduğunu belirtirken sanatçı Ediz Hun, "Hepimize yalnız tavır ve hareketleriyle önderlik etmemiş, Türk toplumuna da davranışlarıyla örnek, büyük bir insandı" demişti. Aynı toplantıda konuşan sanatçı Sadri Alışık ise "Ayhan'ı anlatmak mümkün değil. Herkes Ayhan'ın ne büyük ne yüce olduğunu tabii ki biliyor. Bana gelince ben sadece çok fena halde özlüyorum." ifadelerini kullanmıştı. Sadri Alışık ile dostluğu Sadri Alışık ile Ayhan Işık, 1951'de bir film setinde tanıştı. Özellikle "Küçük Hanım" serisiyle dostlukları pekişen ikilinin bağları zaman içerisinde olgunlaşarak, Işık'ın vefatına kadar hiç kopmadı. Türk sinemasında örnek gösterilen dostlukları sonucu ikili, "Yeşilçam'ın Bıçkın Delikanlıları" olarak anıldı. Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından uzun yıllar, Ayhan Işık adına özel ödüller verildi. "Bir Yudum İnsan-Ayhan Işık" adlı belgeselde, sanatçı Çolpan İlhan, Ayhan Işık için şunları aktarmıştı: "Bir görünen star Ayhan vardı bir de dost, arkadaş, sevecen, bize yakın Ayhan Işık vardı. Star Ayhan Işık, starlığın bütün özelliklerini taşıyan ve ondan asla ödün vermeyen, her şeyin en iyisini yapan, her konuda çok dikkatli prensipleri olan ve sinemayı çok seven, mesleğinde en ufak bir taviz vermeden oyunculuğun onurunu her zaman iyi taşımış bir stardı. Bence Türk sinemasında Ayhan Işık bir efsaneydi. Onunla Türk sineması pek çok şey kazanmıştır." Ayhan Işık, 13 Haziran 1979'da İstanbul'da Bebek'teki evinin balkonunda istirahat ettiği sırada beyin kanaması geçirdi. Üç gün yoğun bakımda kalan sanatçı, 16 Haziran 1979'da henüz 50 yaşındayken hayatını kaybetti.

Vefatının Üzerinden 10 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 10 Yıl Geçti

Yaşamı boyunca çok sayıda tiyatro, film ve dizide rol alan, canlandırdığı karakterlerle gönüllerde yer edinen Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden Zeki Alasya'nın vefatının üzerinden 10 yıl geçti. Tam adı Zeki Şenol Alasya olan sanatçı, Seniha ve Prof. Ahmet Reşat Alasya çiftinin oğlu olarak 18 Nisan 1943'te İstanbul Şehzadebaşı'nda doğdu. Aslen Kıbrıslı olan sanatçı, Beyazıt İlkokulunun ardından Robert Kolejine devam etti. Alasya, 15 yaşındayken babasını kaybedince rehberlik, marangozluk ve tabelacılık işlerinde çalışmaya başladı. Alasya, sanat hayatına 1959'da Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Tiyatrosu'nda amatör olarak başladı. MTTB'de tanıştığı Metin Akpınar ile ayrılmaz ikili haline geldi. Tiyatro, turizm rehberliği ve dekoratörlük gibi pek çok işte çalışan sanatçı, yaz tatillerinde terzi çıraklığı yaparak, birinci sınıf erkek terzisi kadar iyi dikiş dikmeyi öğrendi, kimi oyunların kostümlerini de kendisi hazırladı. Yönetmen Ertem Eğilmez'in ısrarıyla sinemaya ağırlık verdi Zeki Alasya, profesyonel oyunculuğa başladığı İstanbul'daki Arena Tiyatrosu'nda "Mister Nato" ve "Kargalar Okulu" adlı oyunlarda rol aldı. Daha sonra girdiği Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda sahnelenen "Hababam Sınıfı" oyunu ile 1965'te adından söz ettirmeye başladı. Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile 1967'de Devekuşu Kabare Tiyatrosunu kuran sanatçı, bu tiyatronun tüm oyunlarında oyuncu, yazar ve yönetmen olarak görev yaptı. Taner ve Gülhan'ın ilerleyen yıllarda Devekuşu Kabare Tiyatrosundan ayrılması üzerine Alasya ve Akpınar, kabaredeki çalışmalara devam etti. Sinemaya ilk olarak 1972'deki "Karaoğlan Geliyor" filminde "Çalık" karakterini canlandırarak adım atan Alasya, aynı yıl "Sev Kardeşim" filmindeki rolünden sonra yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez'in ısrarıyla sinema kariyerini sürdürdü. Usta oyuncu, bir yılda 7'nin üzerinde filmde rol alarak Yeşilçam'a başarılı giriş yaparken, Metin Akpınar ile 1973'ten itibaren Türk sinemasında yeni beraberlik oluşturdu ve ikili, rol aldıkları filmlerle sinemaseverlerin gönlünde önemli yer edindi. Alasya ve Akpınar ikilisi, 37 yıl komedi ağırlıklı filmlerde beraber rol aldı, "Hastane" dizisinde uzun süre birlikte oynadı. 75 filmde rol aldı, 25 film yönetti Kartal Tibet, Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Münir Özkul, Kemal Sunal, Adile Naşit, Emel Sayın ve Halit Akçatepe gibi birçok ünlüyle rol arkadaşlığı yapan Alasya, canlandırdığı rollerde mağdur, savurgan ve mülayim karakterlerle öne çıktı. Zeki Alasya, 1977'de film yönetmenliğine başladı ve "Aslan Bacanak", "Sivri Akıllılar", "Cafer'in Çilesi", "Petrol Kralları", "Doktor", "Köşe Kapmaca", "Vay Başımıza Gelenler" ile "Elveda Dostum" filmlerinde yönetmenliği üstlendi. Yönettiği yapımların çoğunda oyuncu olarak da yer alan Alasya, 56 yıllık sanat hayatında 75 filmde rol aldı, 10 filmin senaryo yazarlığını ve 25 filmin ise yönetmenliğini üstlendi. Zeki Alasya, 1998'de Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Devlet Sanatçısı" ünvanına layık görülürken, 1999'da Akpınar ile yollarını ayırdığını açıkladı. Daha sonra Metin Akpınar ile yeniden bir araya gelen Alasya, eski dostuyla son kez 2002 yapımı "Rus Gelin" filminde oynadı. Kariyerinin son döneminde daha çok dizilerde görülen, oynadığı karakterlerle özdeşleştirilen Alasya, uzun yıllar canlandırdığı rollerle bir komedi ustası olarak anıldı. Vefatından önce "Küçük Ağa" dizisinde rol aldı Sanatçının rol aldığı son film 2009 yapımı "Aşk Geliyorum Demez", son dizi ise 2014'te ekranlara gelen "Küçük Ağa" oldu. Alasya, 2010'da "Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü" ile 2011'de 30. İstanbul Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne değer görüldü. "Tarkan Altın Madalyon" filminde ilk ve son kez kötü adam rolünde yer alan sanatçının heykel ve araba koleksiyonları vardı. Karaciğer rahatsızlığı sebebiyle 2 Nisan 2015'te hastaneye kaldırılan sanatçı, 8 Mayıs 2015'te tedavisi devam ederken hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. "Biz birbirimizi çok sevdik" Metin Akpınar, yaptığı bir açıklamada, Alasya ile çok iyi doğaçlama yaptıklarını belirterek, şunları söylemişti: "Biz birbirini çok seven ama çok ayrı yapıda insanlardık. Kafa yapısı olarak da inanç olarak da siyaset olarak da ayrı düşünen insanlardık ama biz birbirimizi çok sevdik hakikaten. Hani yarin yanağından başka bir ortaklık vardır ya, her şeyimiz ortaktı Zeki ile. O sevgi de yansıdı. Sinema ile de pekişti. Bu yüzden başrolleri oynadık. Hatta bazen yanlış oynadık. Sahnede bir uçta o dururdu, bir uçta ben dururdum. Seyirci tenis maçı izler gibi yorulurdu. Sonra beraber ortada oynamaya başladık. Bu ikili biraz da hem diyalektik felsefeden hem de güzel Türkçeden, beraberliklerinden her insanın manyetik alanının ortada kesiştiği bir alan vardır. Ortadaki elipsi biz iyi yarattık. Seyirci de bizi o yüzden kavradı." Usta oyuncu "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım", "Vatan Kurtaran Şaban", "Astronot Niyazi", "Ha Bu Diyar", "Haneler", "Keşanlı Ali Destanı", "Aşk Olsun", "Deliler", "Geceler", "Yasaklar", "Beyoğlu Beyoğlu", "Reklamlar", "Dün Bugün" adlı oyunlarda rol aldı. Alasya'nın rol aldığı bazı filmler ise şöyle: "Şaka Yapma", "Garibin Çilesi Ölünce Biter", "Vah Başımıza Gelenler", "Köşe Kapmaca", "Petrol Kralları", "Cafer'in Çilesi", "Sivri Akıllılar", "Aslan Bacanak", "Her Gönülde Bir Aslan Yatar", "Hasip ile Nasip", "Nereye Bakıyor Bu Adamlar?", "Beş Milyoncuk Borç Verir misin?", "Nereden Çıktı Bu Velet?", "Mavi Boncuk", "İmparator", "Mirasyediler", "Köyden İndim Şehre", "Şenlik Var", "Salak Milyoner", "Yalancı Yarim", "Kaynanam Kudurdu", "Hamsi Nuri", "Karaoğlan Geliyor Çalık", "Tarkan Altın Madalyon", "Tatlı Dillim", "Sev Kardeşim", "Emine".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.