Uygulamalarımız appstore googleplay

#Fetö

gazeteci63.com - Fetö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fetö haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti 25 Yaşında Haber

AK Parti 25 Yaşında

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2001'de kurulduğu günden bugüne girdiği tüm genel seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başaran AK Parti, siyaset sahnesinde çeyrek asrı geride bıraktı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39. partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor. AK Parti, Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki "Erdemliler Hareketi" tarafından kuruldu. Erdoğan'ın kuruluş ilanındaki "Bugün Türk siyaset tarihine, hizmete sevdalı insanların kurduğu AK Parti'nin doğum günü olarak geçecek ve bugünden sonra, Türkiye'mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." vurgusu, Türk siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı kabul edildi. Kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından 16 Ağustos'ta düzenlenen AK Parti Kurucular Kurulu Toplantısı'nda Erdoğan, oy birliğiyle genel başkanlığa seçildi. Böylece AK Parti'nin, 4 başbakan ve 2 cumhurbaşkanı çıkararak seçim zaferleriyle şekillenen siyasi yolculuğu başlamış oldu. AK Parti, kuruluşundan 15 ay sonra "Tek başına, iş başına" sloganıyla, siyasi yasaklı olması sebebiyle lideri Erdoğan'dan mahrum girdiği 3 Kasım 2002'deki genel seçimden yüzde 34,28'lik oy oranıyla birinci parti olarak çıktı ve Abdullah Gül'ün başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kuruldu. Siyaset yolu açıldı Genel Başkan Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesinde yapılan değişiklikle siyasi yasağının kalkmasının ardından, 9 Mart 2003'te Siirt'te yenilenen seçimlerde milletvekili seçilerek TBMM'ye adımını attı. Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Hükümet'in istifası sonrasında, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Erdoğan, 15 Mart 2003'te 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni kurdu ve başbakanlık koltuğuna oturdu. Yeni seçimler, yeni başarılar AK Parti, Erdoğan'ın başbakanlığında kurulan hükümetin ardından ilk seçim sınavını 2004 Mahalli İdareler Seçimleri'nde verdi. Seçimlerden yüzde 41,7 oy oranıyla birinci parti olarak çıkan AK Parti, 12'si büyükşehir olmak üzere toplam 1750 belediyede yönetimi devraldı. 2007 genel seçimlerinde oy oranını yüzde 46,58'e yükselterek tek başına iktidarını koruyan AK Parti, 2009 yerel seçimlerini de en yüksek oy oranıyla tamamladı. İktidar partisine kapatma davası Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hazırladığı, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında 5 yıl süreyle siyaset yasağı talebiyle birlikte AK Parti'nin kapatılmasını içeren iddianame, 14 Mart 2008'de Anayasa Mahkemesi'ne sunuldu. Anayasa Mahkemesi'nin iddianameyi 31 Mart 2008'de kabul etmesiyle AK Parti açısından yeni bir süreç başladı. Siyasi tarihe "Google iddianamesi" olarak geçen iddianamenin kabul edilmesinin ardından dava, 30 Temmuz 2008'de karara bağlandı. Mahkeme üyelerinden 6'sı partinin kapatılması yönünde, 5'i ise buna karşı oy kullandı. Ancak Anayasa'da öngörülen nitelikli çoğunluk sağlanamadığından AK Parti hakkında açılan kapatma davası reddedildi. 2010 halk oylaması AK Parti'nin önemli siyasi sınavlarından biri de 12 Eylül darbesinin 30'uncu yılına denk gelen ve 1982 Anayasası'nda değişiklik öngören düzenlemeye ilişkin 2010'daki halk oylaması oldu. Bu halk oylamasında sandıktan yüzde 57,88 oranında "evet" oyu çıktı. 2011 genel seçimlerinde AK Parti yüzde 49,83 oy oranını yakalarken 2014 yerel seçimlerinde ise yüzde 45,54 destek alarak 18'i büyükşehir olmak üzere toplam 818 belediye başkanlığını kazandı. Halk iradesiyle seçilen ilk cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin dolmasının ardından 10 Ağustos 2014'te yapılan seçimde Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 51,79 oy oranıyla halk tarafından doğrudan seçilen ilk, Türkiye'nin ise 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle AK Parti Genel Başkanlığı görevini Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu üstlendi. Davutoğlu'nun genel başkanlığında ilk sınavını 7 Haziran 2015'teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde veren AK Parti, 1 Kasım'da tek başına iktidarı elde etti. AK Parti'nin 22 Mayıs 2016'da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongresi'nde, partinin kurucularından Binali Yıldırım Genel Başkan seçildi. Yıldırım, 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi ve Cumhur İttifakı'nın doğuşu Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Milletimizi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum." yönündeki çağrısı üzerine vatandaşların tankların önüne geçerek demokrasiyi sahiplenmesiyle engellendi. 15 Temmuz sonrasında darbe girişimine karşı AK Parti ile MHP'nin sergilediği ortak dayanışma, Cumhur İttifakı'nın temelini oluşturdu. AK Parti, 16 Nisan 2017'de yapılan halk oylamasıyla Türkiye için önemli bir adım attı. Türkiye için yeni bir dönemin kapılarının aralandığı 16 Nisan 2017'deki halk oylamasının temelleri, Başbakan Binali Yıldırım dahil, 316 AK Parti milletvekilinin imzasını taşıyan Anayasa değişikliği teklifinin 10 Aralık 2016'da TBMM Başkanlığına sunulmasıyla atıldı. Maddeler üzerinde yapılan oylamaların ardından 10 Şubat 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunu onaylayarak halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa gönderdi. Halk oylaması, yüzde 51,41 oranında "evet" ve yüzde 48,59 oranında "hayır" oyuyla sonuçlandı. Böylece, Anayasa'daki, "Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir" hükmü kaldırıldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a parti üyeliğinin yolu açıldı. Vatandaşlar verdikleri oylarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesine karar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ardından ayrıldığı AK Parti'ye 979 gün aradan sonra gelerek üyelik beyannamesini imzaladı ve üye oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan olağanüstü kongre kararı sonrasında 21 Mayıs 2017'de yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongre'de 1414 geçerli oyun tamamını alarak 998 gün sonra yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. 24 Haziran 2018 seçimleri Siyasi partilerin seçim ittifakı yapmalarına imkan tanıyan 7102 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türkiye'de ilk kez siyasi partilerin ittifak kurarak seçime girmesinin önü açıldı. AK Parti ve MHP arasında "Cumhur İttifakı" adı verilen ittifak ilk sınavını, 24 Haziran 2018'deki seçimde verdi. Siyasi ittifak yapılan MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelen erken seçim teklifi sonrasında, Erdoğan ve partinin yetkili organları bu teklifi değerlendirdi ve seçimlerin 24 Haziran 2018'de yapılacağı açıklandı. Seçmenler, ilk kez 24 Haziran'da hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimi için aynı gün sandık başına gitti. Seçimlerde yüzde 52,59 oy alan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı olurken AK Parti de milletvekili seçiminde yüzde 42,56 oyla 13. seçimini de birinci parti olarak tamamlamayı başardı. TBMM'de 9 Temmuz'da yemin ederek görevine başlayan Erdoğan, yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ni de aynı gün açıkladı. AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi'ni yaptı AK Parti'nin 18 Ağustos 2018'de düzenlenen 6. Olağan Büyük Kongresi'nde geçerli oyların tamamını alan Erdoğan, 1380 oyla yeniden genel başkan seçildi. Kongrede yapılan değişiklikle 24 Haziran seçimlerinde yapılan "siyasi parti seçim ittifakı" parti tüzüğüne girerken tüzüğe "Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya Bakanlık görevi aynı kişide birleşemez." fıkrası eklendi. Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde de AK Parti ve MHP, "Cumhur İttifakı"nı devam ettirdi. Bu doğrultuda 30'u büyükşehir olmak üzere 51 ilde ittifak yapılırken 27 büyükşehirde AK Parti, Adana, Mersin ve Manisa büyükşehir belediyelerinde ise MHP aday gösterdi. AK Parti, bu seçimde de ulaştığı yüzde 44,33 oy oranıyla birinci parti olmayı başardı. Olağan kongre sürecine Kovid-19 engeli Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın talimatıyla partinin 7. Olağan Büyük Kongre süreci sonbaharda başladı ancak martta Türkiye'de de etkili olmaya başlayan Kovid-19 salgını nedeniyle "İnandığın yolda yürü" temasıyla başlatılan kongre sürecine ara verildi. Salgın şartlarının hafiflemesinin ardından kongre süreci devam etti ve 24 Mart 2021'de kongre yapıldı. Erdoğan, geçerli 1428 oyun tamamını alarak bir kez daha AK Parti Genel Başkanlığına yeniden seçildi. 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 10 Mart 2023'te açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa'nın 116. maddesinin verdiği yetkiyle 18 Haziran'da yapılması gereken cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs'ta yenilenmesi kararını imzaladı. Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nin yapıldığı 14 Mayıs'ta, Cumhur İttifakı'nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 49,52 oy aldı ancak ilk turda yüzde 50 artı 1 oy alamadığı için Cumhurbaşkanı seçilemedi. AK Parti ise aldığı yüzde 35,62 oyla parlamentoda 268 milletvekili çıkardı. 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 oranında oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Kurulduğu günden bu yana girdiği tüm genel seçimlerde birinci parti olmayı başaran AK Parti, bu genel seçimi de kazanarak çok partili siyasi hayatın başladığı 1946'dan bu yana en uzun süre iktidarda kalan parti olma ünvanını sürdürdü. Seçimlerin ardından AK Parti, 4. Olağanüstü Büyük Kongresi'ni 7 Ekim 2023'te yaptı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, geçerli 1399 oyun tamamını alarak yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Kongrede, yeni seçilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda 49 yeni isim yer aldı. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda ise 18 isimden 14'ü yerini korudu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri AK Parti, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nde yüzde 35,49 oranında oy alarak 24 il ve 357 ilçe belediyesi kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarının ardından yaptığı konuşmada, "Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak gerekli adımları mutlaka atacağız." ifadelerini kullandı. Seçimin ardından AK Parti teşkilatlarından Adıyaman, Afyonkarahisar, Erzincan, Gaziantep, Kastamonu, Osmaniye, Zonguldak, Rize, Şanlıurfa, Mardin, Kahramanmaraş ve Batman il başkanları ile bazı ilçe başkanları değiştirilerek kadrolarda bir yenileme süreci başlatıldı. AK Parti kadrolarında değişim AK Parti, 23 Şubat 2025'te 8. Olağan Büyük Kongresi'ni gerçekleştirerek Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Disiplin Kurulu, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu ve Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyelerini belirledi. Yeni MKYK'de 36 isim görevini korurken 39 isim yeni parti yönetiminde yer almadı. Kurula 39 yeni ismin katılmasıyla birlikte MKYK'nin yüzde 52'si yenilenmiş oldu. Kongrede, Tüzük Değişikliği Komisyonunca hazırlanan parti tüzüğünün 81. maddesine ilişkin de değişiklik yapıldı. Böylece Türk Devletleri ile İlişkiler, Sağlık Politikaları, Kültür ve Sanat Politikaları adlarında 3 yeni başkanlık kuruldu. Öte yandan, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 9 Nisan 2026’da görevini AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan'a devretti. 8. Olağan Büyük Kongresi'nin ardından AK Parti teşkilatlarında yenilenme süreci başladı. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ardahan, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Giresun, Karaman, Muğla, Niğde, Ordu, Siirt, Tunceli olmak üzere, 15 il başkanı değiştirildi. Terörsüz Türkiye süreci MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024’teki çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenmesiyle yürüyen "Terörsüz Türkiye" hedefinde önemli bir mesafe alındı. Bu kapsamda terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak amacıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından TBMM'de temsil edilen siyasi partilere gönderilen bir yazı ile kuruldu. Komisyon 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başladı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, Komisyonun 18 Şubat 2026 tarihli 21'inci toplantısında oya sunularak nitelikli çoğunlukla kabul edildi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ise 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifle, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor. TBMM Adalet Komisyonunda 8 Ağustos'ta kabul edilen Kanun Teklifi, 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerde 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser", 2 "mükerrer" oyla kabul edilerek yasalaştı.

Erdoğan’dan 15 Temmuz Mesajı Haber

Erdoğan’dan 15 Temmuz Mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle "15 Temmuz: Türkiye Yüzyılı'nın İstiklal Beyannamesi" başlıklı bir makale kaleme aldı. Gazetelerde yayımlanan makaleye, "Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti." ifadeleriyle başlayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların iş birlikçilerine tıpkı İstiklal Harbi'nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi. 15 Temmuz, şairin "Ecdadımızın heybeti ma'ruf-i cihandır / Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!" dizelerinde dile getirdiği gibi bin yıl evvel Malazgirt'te kahramanca mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul surlarında Sultan Fatih'in rüyasını gerçekleştirmek, Peygamber Efendimiz'in müjdesine nail olmak için ruhunu ve bedenini ortaya koyanların, yüz yıl evvel vatan müdafaası için canını hiçe sayanların inancı ve kararlılığıyla sokaklara, meydanlara koşan asil milletimizin tarihe altın harflerle yazdığı bir büyük destandır." "Milletimiz istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı" Makalesinde, gözü dönmüş terör örgütünün tarihte benzerine az rastlanacak ihanet girişimine karşı, aziz milleti milli iradeye sahip çıkmak adına meydanlara ve havalimanlarına çağırırken, basit bir davette bulunmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü. Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan 'Ya istiklal ya ölüm!' şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Adeta tarihin derinliklerinden çıkıp gelen milletimiz de bu çağrıya, canını ve ruhunu hiçe sayarak anında cevap verdi. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı. O gece milletimiz, iradesine vurulmak istenen zincirleri paramparça etmiş, vesayetin ve ihanetin prangalarını söküp atarak, Türkiye'nin önündeki engelleri birer birer yıkmıştır. O gece 253 vatan evladımız şehadet şerbetini içerken, 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Bu rakamların her biri, vatanı, bayrağı ve milli iradeyi korumak uğruna ortaya konulan fedakarlığın, cesaretin ve kahramanlığın ayrı ayrı nişanesidir.” "Her alanda FETÖ'nün kökünü kazıdık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen on yıllık süre zarfında, eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelemizi hem yurt içinde hem de uluslararası alanda tavizsiz bir kararlılıkla sürdürdük." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti: “Çünkü devletimizin içine sızmış bu kanser hücresini temizlemek ve faillerin adalet önünde hesap vermelerini sağlamak, canlarını seve seve feda eden şehitlerimize en büyük borcumuzdu. Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ'nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var, yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegane yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.” "Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir" Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda acıların ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirten Erdoğan, makalesine şöyle devam etti: "Bununla birlikte FETÖ ve benzeri tüm terör odaklarıyla olan savaşımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. 15 Temmuz'un 10. yılında, artık çok daha güçlü, çok daha kararlı ve birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir Türkiye var. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu diri kaldığı müddetçe, hainlerin sinsi planlarının ve onların arkasındaki küresel senaristlerin kirli oyunlarının asla karşılık bulamayacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bu vesileyle, o karanlık geceyi sinesini siper ederek aydınlığa kavuşturan, canı pahasına ecdadımızın yadigarı olan ve yüzyıllardır hüküm sürdüğümüz bu toprakları bize yeniden vatan kılan tüm şehitlerimize, Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize hayırlı, bereketli ve uzun ömürler niyaz ediyorum. Rabb'im, mazisi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş aziz milletimize bir daha 15 Temmuz benzeri ihanetler yaşatmasın. Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. Allah, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin."

15 Temmuz Çadırı Ziyarete Açıldı Haber

15 Temmuz Çadırı Ziyarete Açıldı

Şanlıurfa'da, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Çadırı" oluşturuldu. Şanlıurfa Valiliği koordinesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Rabia Meydanı'nda kurulan "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Çadırı" vatandaşların ziyaretine açıldı. Vali Hasan Şıldak, FETÖ'nün hain darbe girişimi sırasında şehit olan 253 kişinin fotoğraflarının yer aldığı ve o güne ait belgesellerin yayımlandığı çadırı dolaşarak, burada oluşturulan hatıra defterini imzaladı. Şıldak, gazetecilere, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümünü Şanlıurfa'da geniş katılım ve coşkuyla anacaklarını belirtti. Şıldak, 15 Temmuz'un milletin hafızasında ihanet ile kahramanlığın aynı gecede yaşandığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletin darbe girişimine karşı destansı bir direniş sergilediği tarih olduğunu aktararak, şunları kaydetti: "Bu yıl bu meydanı hep birlikte en kalabalık olacak şekilde dolduralım ve bu insan selinin verdiği mesaj elbette ki şu olsun. Ülkemizi, milletimizi, devletimizi seviyoruz. Biriz, bütünüz ve bu birlik ve beraberlik içinde hiçbir güç bizi birbirimizden ayıramaz. Devletimizin yıkılması, bölünmesi, parçalanması söz konusu olamaz. Hiçbir kötü emel bu topraklarda hayat bulamaz. Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz milli iradenin sahiplendiği bir güçle hiçbir güce teslim edilemez. Tıpkı 15 Temmuz 2016'da olduğu gibi. Bu yıla özgü İletişim Başkanlığımızın, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla şehrimizin yine etkinlikler yapacağımız Rabia Meydanı'nda oluşturduğumuz ve o geceyi yansıtacak olan o gece neler yaşandı, milletimiz nasıl bir duruş gösterdi, demokrasimize ve milli irademize bütün milletimiz nasıl sahip çıktı ve gelecekte nasıl bir Türkiye hayalimiz var, nasıl bir Türkiye idealimiz var, bunları göstermek, bu dijital ortamda o ruhu yaşatmak, Çanakkale ruhunu, İstiklal Mücadelesi ruhunu, 15 Temmuz ruhunu yeni kuşaklara aktarmak için bütün vatandaşlarımızı aynı zamanda bu çadırımızı da ziyaret etmeye davet ediyorum." Şıldak, 15 Temmuz'un yeniden varoluşun yıl dönümü olduğunu ifade ederek, Şanlıurfalıların Rabia Meydanı'nda birlik ve beraberlik içerisinde anma etkinliklerine katılacağını kaydetti. Açıklamanın ardından Vali Şıldak, etkinlik alanında inceleme yaparak yetkililerden bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.