Uygulamalarımız appstore googleplay

#Eğitim

gazeteci63.com - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırtasiye Ürünlerine Denetim Başladı Haber

Kırtasiye Ürünlerine Denetim Başladı

Ticaret Bakanlığı, 2026-2027 yılı eğitim öğretim dönemi öncesinde kırtasiye ve okul ürünlerine yönelik denetim başlattığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde, öğrencilerin sağlığı ve güvenliği ile tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla ülke genelinde denetimlere hız verildiği belirtildi. Kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerde, okul ve beslenme çantası, kalem, defter, silgi, makas, kalemtıraş, boya ve yapıştırıcı gibi ürünlerin incelendiği aktarılan açıklamada, ayrıca okul kıyafetlerinin, yasaklı veya kısıtlanmış kimyasallar, kordon ve bağcık gibi unsurlar bakımından kontrol edildiği bildirildi. Açıklamada, tehlikeli ve riskli görülen ürünlerin akredite laboratuvarlarda teste tabi tutulduğuna, etiketler ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı metinlerin kontrol edildiğine işaret edildi. Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanarak toplatılacağının, ilgili imalatçı ve ithalatçılara idari yaptırım uygulanacağının altı çizilen açıklamada, "Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler, Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden tüketicilerimizin erişimine sunulacaktır. Vatandaşlarımız, 'https://gubis.ticaret.gov.tr/' adresinden ilgili sisteme ulaşabilmektedir." ifadeleri kullanıldı. "Oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde CE işareti kontrol edilmeli" Açıklamada, vatandaşların, kırtasiye ürünlerinde imalatçı veya ithalatçının açık ad ve adresinin bulunmasına, marka ve model bilgilerinin belirtilmesine ve Türkçe uyarıların yer almasına dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulunuldu. Tüketicilerin oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde yaş uyarıları ve CE işaretini kontrol etmesinin önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi risk oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmelidir. Okul alışverişlerinin yoğunlaştığı zincir market, kırtasiye ve diğer perakende işletmelerde fiyat etiketi denetimleri de yaygın ve yoğun şekilde gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımız, çocuklarımızın sağlık ve güvenliğinin korunması ve tüketicilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla denetimlerini kararlılıkla sürdürecektir.”

Kur'an Kursu Öğrencilerine Eğitim Haber

Kur'an Kursu Öğrencilerine Eğitim

Yeşilay Şanlıurfa Şubesi, bağımlılıkla mücadele çalışmaları kapsamında İl Müftülüğü ve TÜGVA tarafından yaz döneminde açılan Kur'an kurslarına katılan yaklaşık 19 bin öğrenciye eğitim verdi. Yeşilay görevlileri ve gönüllüleri, kent merkezindeki 16 camide düzenlenen Kur'an kurslarına devam eden yaklaşık 4 bin 500 öğrenci ve 13 ilçede TÜGVA tarafından açılan 75 kursta eğitim gören yaklaşık 14 bin 500 öğrenciyle bir araya geldi. Eğitimlerde öğrencilere teknoloji bağımlılığı, sağlıklı beslenme ve Yeşilayın bağımlılıkla mücadele çalışmaları hakkında bilgi verildi. Programlarda çeşitli etkinlikler düzenlenirken öğrencilere sorular yöneltildi, doğru cevap verenlere çeşitli hediyeler verildi. Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, AA muhabirine, Yeşilayın tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı olmak üzere beş alanda toplumun tüm kesimlerine yönelik önleyici çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yaz döneminde İl Müftülüğü ve TÜGVA işbirliğiyle geniş kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdiklerini belirten Çiftçi, çocukların bağımlılıklardan uzak yetişmesinin önemine dikkati çekti. "Amacımız çocuklar üzerinde bir iz bırakmak" Yaklaşık 19 bin öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Gençlerimize ulaşmak için, çocuklarımıza ulaşmak için bir gayretin içine girdik. Elhamdülillah bugüne kadar 19 bin çocuğumuza teknoloji bağımlılığı ve sağlıklı beslenme seminerleri verdik. Amacımız çocuklar üzerinde bir iz bırakmak, bir gencimizi, bir çocuğumuzu bu illete bulaştırmamak. İnşallah okullar açıldığında da eğitim çalışmalarımıza devam edeceğiz." Kur'an kursu öğrencilerinden Halil Evli, Yeşilay görevlilerinin bağımlılıkların zararlarını anlattığını belirterek, izledikleri videolar ve soru-cevap etkinlikleri sayesinde Yeşilayın çalışmalarını daha yakından tanıdıklarını söyledi. Kursiyer Merve Olgun ise etkinliğin hem eğitici hem de eğlenceli geçtiğini ifade ederek, Yeşilayın faaliyetleri hakkında önemli bilgiler edindiklerini dile getirdi.

Gülpınar, LGS Şampiyonlarını Ağırladı Haber

Gülpınar, LGS Şampiyonlarını Ağırladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, LGS'de Türkiye birincisi olan ve dereceye giren öğrencileri makamında ağırladı. Başarılı öğrencileri tebrik eden Başkan Gülpınar, "Şanlıurfa'nın başarılı gençleriyle anılmasını istiyoruz." diyerek, kentin geleceğinin eğitimli ve donanımlı gençlerle daha da güçleneceğine olan inancını vurguladı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Liselere Geçiş Sistemi (LGS)'nde derece elde eden öğrenciler ile bir araya geldi. Başarılı öğrenciler, öğretmenleri ve aileleriyle birlikte Başkan Gülpınar'ı ziyaret ederken, buluşmaya Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Emrah Karaca ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Mehmet Küçük de katıldı. Öğrencilerle sohbet eden Başkan Gülpınar, elde ettikleri başarıdan dolayı öğrencileri tebrik ederek, eğitim hayatlarında başarılarının devamını diledi. Öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulunan Başkan Gülpınar, eğitimin hem bireysel hem de toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, burada yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'nın eğitim alanındaki başarılarla gündeme gelmesinin kendilerini gururlandırdığını belirterek, "Böyle güzel şeylerle anılmak istiyoruz. Bizim için en önemli konu eğitimdir. Sizlerin elde ettiği bu başarılar, Şanlıurfa'nın geleceği adına bizlere büyük umut veriyor" dedi. Şanlıurfa'nın zaman zaman olumsuz olaylarla gündeme geldiğini ancak kentin gerçek yüzünün başarılı ve donanımlı gençlerden oluştuğunu ifade eden Gülpınar, okul ziyaretlerinde öğrencilerin potansiyelini yakından gördüğünü söyledi. Gençlerin gelecekte önemli görevler üstleneceğine inandığını dile getiren Gülpınar, "Bizler bir gün görevlerimizi sizlere devredeceğiz. Şehrimizi gelecekte sizler yöneteceksiniz. Bu nedenle sizlerin iyi yetişmesi ve başarıları bizler için büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Başarıda emeği bulunan aileleri ve öğretmenleri de tebrik eden Başkan Gülpınar, öğrencilerin elde ettiği sonucun ortak bir emeğin ürünü olduğunu belirtti. Türkiye genelindeki LGS birincileri arasında Şanlıurfa'nın temsil oranının yükseldiğine dikkat çeken Gülpınar, bunun kent adına sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından LGS’de tam puan alarak Türkiye birincisi olan Sude Ebrar Öz, Eymen Işık ve Tarık Abuzer Kaplan’a dizüstü bilgisayar, dereceye giren Zenan Asya Sağır, Azra Tursun, Fatma Rumeysa Kaz, Ali Deniz Meral, Kerem Tarık Aksungur, Meleknaz Karaçalılar, Mert Işıkyıldız, Emir Çağan Mete, Ahmet Yasin Arslan, Roşnai Servet Kerimoğlu, Lorin Hicran Turan, Muhammed Arda Görmüş, Hasan Serhat Güneş ve Ali Ozan Çelik’e ise tablet hediye edildi. Program, öğrencilerle çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Gelecek Partisinden Şok Karar Haber

Gelecek Partisinden Şok Karar

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını bildirdi. Davutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Gelecek Partisi'ni 12 Aralık 2019'da kurduklarını hatırlattı. Genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini savunan Davutoğlu, Türkiye'nin siyasi düşünce ve demokrasi tarihinde belirleyici olmuş üç ana akımın, bugün ciddi bir varoluş sınamasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Muhafazakarların ahlaki özü, milliyetçilerin eşit vatandaşlığı, çağdaşlaşma düşüncesini savunanların ise evrensel değerleri milli değerlerle buluşturmayı hedeflemesi gerektiğine işaret eden Davutoğlu, "Değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." ifadelerini kullandı. Davutoğlu, bu kararın "bir teslimiyet kararı" olmadığının altını çizerek, şunları kaydetti: "Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil, herkese siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır. Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil, Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır. Yarının Türkiye'si, düşünce özgürlüğünün, liyakatin, hukukun, üretimin, sosyal adaletin, eşit vatandaşlığın, kurumsal etkinliğin, toplumsal barışın, özgün düşüncenin ve stratejik aklın Türkiye'si olmalıdır. Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir. Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz. Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz."

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı Haber

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Kocatürk, 27 Temmuz'a kadar yapılacak tercihlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailelerin öncelikle sınav sonucunu çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Velilerin ilk tepkilerinde eleştiri, kıyaslama veya hayal kırıklığı ifadelerinden kaçınması gerektiğini dile getiren Kocatürk, lise tercihinde yalnızca puan ve okulun başarı sıralamasının değil, öğrencinin hangi derslerden hoşlandığı, nasıl bir ortamda daha iyi öğrendiği, sosyal ihtiyaçları ve geleceğe ilişkin eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Kocatürk, "Okulun akademik programı, yabancı dil olanakları, sosyal etkinlikleri, ulaşım koşulları ve öğrenci profili çocukla birlikte incelenmelidir. Tercih sürecinde okul psikolojik danışmanlarının görüşünden yararlanılması, öğrencinin güçlü yönlerini daha gerçekçi biçimde görmesine yardımcı olur." dedi. Öğrencilere lise tercihinin hayatın tamamını belirleyen ve geri dönüşü olmayan tek bir karar olmadığının anlatılması gerektiğine dikkati çeken Kocatürk, "Bir öğrencinin geleceğini yalnızca okulun adı değil, çalışma alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, kendini geliştirme çabası ve karşısına çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiği belirler. Aileler ve eğitimciler, felaketleştirici ifadeler yerine farklı okullarda da başarılı ve mutlu olunabileceğini somut örneklerle açıklamalıdır. Tercih listesi oluşturulurken öğrenciye seçenekler sunulması ve karar sürecine aktif olarak katılması, kontrol duygusunu artırarak kaygısını azaltır." diye konuştu. Öğrencinin beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kocatürk, yalnızca akademik başarıya odaklanmak yerine öğrencinin sanat, spor, yabancı dil, teknoloji veya sosyal alanlardaki ilgilerinin de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "'Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı' tepkisi kaygıyı artırır" Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise ailelerin sınav sonucunu çocuğun kişiliğiyle ve değeriyle özdeşleştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapıcı, bir öğrencinin sınavdan aldığı puanın zekasının, yeteneğinin, çalışkanlığının veya gelecekteki başarısının kesin ölçüsü olmadığını kaydederek, bu sonucun öğrencinin belirli bir günde ve koşullarda ortaya koyduğu akademik performansı gösterdiğini belirtti. Başka öğrencilerle karşılaştırma yapmanın veya "Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı." şeklindeki ifadelerin öğrencinin kaygısını artırdığına dikkati çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarına "Sonucun ne olursa olsun senin yanındayız. Şimdi birlikte, senin için en doğru yolu belirleyeceğiz." şeklinde yaklaşması gerektiğini ifade etti. Yapıcı, çocuğa sınav sonucundan dolayı baskı kurmak yerine çözüm odaklı yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu aktararak, aileler için temel ilkenin önce duyguların ardından doğru tercihin yönetim süreci olduğunu anlattı. Okul tercihi yapılırken öğrencinin ilgi alanları, kişilik özellikleri ve yeteneklerinin psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, şöyle devam etti: "Tercih süreci, öğrenciyi bir okulun puanına yerleştirme işlemi olarak görülmemelidir. Asıl amaç, öğrenciyi gelişebileceği doğru eğitim ortamıyla buluşturmaktır. Milli Eğitim Bakanlığının tercih bilgilendirme kılavuzu da tercih sürecinde öğrencinin akademik durumu, ilgi alanları, sosyal özellikleri ve gelecek beklentilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken üç temel soru sorulmalıdır. Öğrenci neyi yapmaktan hoşlanıyor? Fen bilimleri, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor, sosyal bilimler veya üretim temelli çalışmalar arasında hangi alanlara doğal bir merak duyuyor? Hangi ortamda daha iyi gelişiyor? Burada yalnızca öğrencinin 'Hangi mesleği istediğine' bakmak yeterli değildir. On dört yaşındaki bir öğrencinin meslek kararının zaman içinde değişmesi doğaldır. Bu nedenle öğrencinin tek bir mesleğe yönlendirilmesi yerine ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği zengin bir lise ortamı seçilmelidir." Ailelerin yüksek beklentiler oluşturmasının doğru olmadığını vurgulayan Yapıcı, araştırmaların, gerçekçi ve destekleyici beklentilerin başarıyı güçlendirebildiğini gösteren sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Yapıcı, araştırmaların, öğrencinin kapasitesinin çok üzerine çıkan beklentilerin kaygı, yetersizlik duygusu ve mükemmeliyetçilik baskısı oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Tercihte öğrenciye söz hakkı verilmeli Tercih görüşmelerinde öğrenciye söz hakkı verilmesi gerektiğine dikkati çeken Yapıcı, "Anne ve baba rehberlik etmeli ancak öğrencinin yerine karar vermemelidir. Çünkü istemediği bir okulda eğitim gören öğrenci, okulun akademik imkanları güçlü olsa bile aidiyet ve motivasyon sorunu yaşayabilir." dedi. Lise seçiminin öğrencinin eğitim yolculuğunu etkilediğini, geleceğini tek başına belirlemediğini vurgulayan Yapıcı, "Öğrencinin çabası, öğretmenleriyle kurduğu ilişki, edindiği arkadaşlıklar, katıldığı projeler, geliştirdiği yabancı dil, sosyal becerileri ve zaman içinde aldığı kararlar da geleceğinde belirleyicidir. Yanlış seçim korkusunu azaltmanın en etkili yolu, tercihleri söylentilerle değil, okul ziyaretleri, rehberlik görüşmeleri, güncel veriler ve öğrencinin bireysel özellikleri üzerinden oluşturmaktır." diye konuştu. Yapıcı, hiçbir sonucun bir çocuğun gelecekte neler yapabileceğini bütünüyle gösteremeyeceğini kaydetti. Öğrencide uzun süren içe kapanma, yoğun değersizlik düşüncesi, uyku ve iştah bozukluğu, öfke patlamaları, okuldan tamamen uzaklaşma veya kendine zarar verme söylemleri görülüyorsa profesyonel psikolojik destek alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, "Ailelerin geleceği planlarken yaptığı en önemli hatalardan biri bugünün popüler mesleklerini geleceğin kesin meslekleri olarak görmektir. Teknoloji hızla gelişirken bazı meslekler dönüşmekte, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukları tek bir mesleğin görevlerine hazırlamak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek güçlü bir gelişim altyapısına sahip olmaları hedeflenmelidir." değerlendirmesini yaptı. Tercih döneminde "geçmiş yıllardaki okul puanlarını kesin sınır olarak görmenin", okulun yalnızca akademik başarısına odaklanmanın ve çocuğun fikrini dinlemeden tercih listesinin aile adına hazırlanmasının çok yanlış olduğunu dile getiren Yapıcı, öğrencinin tercih sürecinin öznesi olması gerektiğine değindi. "Bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor" Eğitim ve pedagoji danışmanı Gülcan Öncel de LGS kapsamındaki sınavın asla bir çocuğun değerini belirlemediğini söyledi. Her çocuğun farklı olduğunun tercih sırasında dikkate alınması gerektiği kaydeden Öncel, "Bazı öğrenciler rekabet ortamında motive olurken bazıları daha sakin ve destekleyici bir ortamda kendini gösterebilir. Bu nedenle tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ilgi alanlarına, güçlü yönlerine, sosyal yapısına ve gelecekte nasıl bir yaşam hayal ettiğine de bakmak gerekiyor." dedi. Sınav sonuçlarından memnun olmayan aileler ve öğrencilerin öz güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Öncel, lisenin aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulduğu, kimlik gelişiminin hızlandığı önemli bir dönem olduğunu vurguladı. Artık çocukları yalnızca bir mesleğe değil, sürekli değişen bir dünyaya hazırladıklarını aktaran Öncel, "Ezber bilgi kadar, merak eden, araştıran, öğrenmeyi seven, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek çok daha önemli hale geldi. Bence geleceğin en güçlü becerisi, öğrenmeye devam edebilmek. Çünkü bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor ama öğrenmeyi bilen bireyler, bu değişime çok daha kolay uyum sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.

Dikey Geçiş Sınavı Yapıldı Haber

Dikey Geçiş Sınavı Yapıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), 2 yıllık üniversite eğitimlerini 4 yıla tamamlamak isteyenler için düzenlenen 2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DGS) yapıldı. Sınav, 81 il ve Lefkoşa'daki 103 sınav merkezinde, 624 bina ve 9 bin 904 salonda uygulandı. Saat 10.15'te başlayan 2026-DGS'de adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. Sayısal ve sözel testlerden 100 sorunun sorulduğu sınavda, adaylara 135 dakika cevaplama süresi verildi. 239 bin 681 adayın başvurduğu sınavda, emniyet görevlileri dahil 32 bin 567 kişi görev yaptı. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri açık bulunduruldu. Sınavın sonuçları 13 Ağustos'ta açıklanacak ve sadece 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yapılacak yerleştirmede geçerli olacak. DGS puanları, adayların sınav sonuçlarından hesaplanan sözel ve sayısal standart puanlarının ve ön lisans öğrenimlerinde elde ettikleri akademik not ortalamalarından hesaplanan ön lisans başarı puanlarının (ÖBP) belli katsayılarla çarpılarak toplanmasıyla elde edilecek. Temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, sınavın temel soru kitapçığı ve cevap anahtarının yüzde 10'u erişime açıldı. Adaylar, temel soru kitapçığı dizilimindeki sınav sorularının tamamına ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle 10 gün süreyle erişebilecek. Temel soru kitapçığının görüntülenme süreci 29 Temmuz'da sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.