Uygulamalarımız appstore googleplay

#Dünya Sağlık Örgütü

gazeteci63.com - Dünya Sağlık Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de Obezite Oranında Artış Haber

Türkiye'de Obezite Oranında Artış

Türkiye Sağlık Araştırması'na göre, ülkedeki obezlerin oranı geçen yıl yüzde 21,8 olarak belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "2025 Türkiye Sağlık Araştırması" sonuçlarını açıkladı. Buna göre, boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 15 yaş ve üstü obezlerin oranı 2022'de yüzde 20,2 iken 2025'te yüzde 21,8'e çıktı. Cinsiyet özelinde bakıldığında kadınların yüzde 24,8'inin obez ve yüzde 32,2'sinin obez öncesi olduğu tespit edildi. Erkeklerde ise bu oranlar sırasıyla yüzde 18,7 ve yüzde 43,1 olarak kaydedildi. Fiziksel aktivite yapmayanların oranı yüzde 86,6 Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında yüzde 85,3 iken 2025'te yüzde 83,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran yüzde 92,7'den yüzde 89,7'ye geriledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapması öneriliyor. Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025'te erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda yüzde 2,7 oldu. Merdiven inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı yüzde 6 Fiziksel işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde ise yüzde 3,7 ile ilk sırada yer aldı. Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,4, erkeklerde yüzde 2,8 olurken yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 olarak belirlendi.. Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonu sık görüldü Son 6 aylık dönemde, 0-6 yaş grubundaki çocuklarda en çok görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025'te 0-6 yaş grubunda en çok yüzde 28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 24 ile ishal ve yüzde 5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi. Söz konusu yılda, 7-14 yaş grubundaki çocuklarda da yüzde 24,6 ile en çok üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu, yüzde 16,4 ile ishal, yüzde 8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları takip etti. Son 12 aylık dönemde, 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında yüzde 24,6 iken 2025 yılında da yüzde 24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bel bölgesi problemlerini yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile şeker hastalığı ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi. Tütün ve alkol kullanan bireylerin oranı yükseldi Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 28,3 iken, 2025'te artarak yüzde 30,1 oldu. Bu oran, geçen yıl erkeklerde yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak hesaplandı. Tütün mamulü kullanmayan bireylerin (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise 2022 yılında yüzde 68 iken, 2025'te 66,8'e geriledi. Son 12 ay içinde, alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 12,1 iken 2025 yılında artarak yüzde 12,6 oldu. Bu oranın geçen yıl erkeklerde yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak belirlendi. Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise 2022 yılında yüzde 87,9 iken 2025'te yüzde 87,4'e düştü. Mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadın sayısı arttı Son 12 ay içinde, 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında yüzde 10,8 iken 2025 yılında yüzde 16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında yüzde 42,4 olarak hesaplandı. Bu dönemde, 15 yaş ve üzeri kadınlarda smear testi yaptıranların oranı 2022'de yüzde 7,2 iken geçen yıl yüzde 11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında yüzde 59 olarak kaydedildi.

75 Bin Kişi Destek İstedi Haber

75 Bin Kişi Destek İstedi

Sağlık Bakanlığınca tütünle mücadele kapsamında yürütülen sigara bırakma hizmetlerine ilgi artarken, bu yılın ilk 4 ayında sigara bırakma polikliniklerine 75 bin 184 kişi başvurdu. AA muhabirinin "Dünya Tütünsüz Günü" dolayısıyla Bakanlık verilerinden derlediği bilgilere göre, tütün ürünleri insan sağlığının yanı sıra çevre ve doğal kaynaklar üzerinde de ciddi tehdit oluşturuyor. Sağlık Bakanlığınca, tütünle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar doğrultusunda dijital ve saha temelli çalışmalar da sürdürülüyor. "Online Sigara Bırakma Hizmeti" kapsamında vatandaşlar evlerinden ya da iş yerlerinden görüntülü görüşme yoluyla uzman desteği alabiliyor. Hizmet kapsamında kişiye özel bırakma planı hazırlanıyor, düzenli takip yapılıyor ve gerektiğinde yüz yüze poliklinik hizmetine yönlendirme sağlanıyor. Kamu kurumlarında uygulamaya alınan "Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı" hizmetiyle kamu personeline tütün ürünlerinin zararları ve sigara bırakma yöntemleri konusunda eğitim veriliyor. Toplumda tütün ürünü kullanımının zararları konusunda farkındalık oluşturmak, sigara bırakma hizmetlerini tanıtmak ve sahada etkin bir danışmanlık modeli geliştirmek amacıyla "Tütünle Mücadele Timleri" ve "Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri" hayata geçirildi. Bu kapsamda, son bir yılda timler tarafından 832 bin 873 vatandaşa ulaşılırken, 331 bin 984 vatandaş ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'na yönlendirildi. Ayrıca, 213 bin 443 vatandaşa mobil poliklinik ve saha timleri aracılığıyla danışmanlık hizmeti sunuldu. Sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığı konusunda eğitim almış hekimler görev yaparken, tedavi süreçleri hekim değerlendirmesi doğrultusunda yürütülüyor. Tedavi kapsamında bilişsel-davranışsal yaklaşımların yanı sıra bilimsel etkinliği kanıtlanmış ilaçlarla destek sağlanıyor. Poliklinik hizmetlerinin ve ilaç kullanım süreçlerinin takip edilmesi amacıyla geliştirilen Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS), ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ile entegre şekilde çalışıyor. Böylece, hastalar hem hekim kontrolünde takip ediliyor hem de ALO 171 tarafından düzenli geri dönüş aramalarıyla bir yıl boyunca destekleniyor. Yürütülen çalışmalarla sigara bırakma polikliniklerine başvuru oranları da arttı. 2024 yılında sigara bırakma polikliniklerine 81 bin 616 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 150 bin 467 muayene gerçekleştirildi. 2025 yılında başvuru sayısı 2024'e kıyasla yüzde 112 artışla 173 bin 32'ye ulaşırken, toplam muayene sayısı 223 bin 993 oldu. 2026 yılının ilk 4 ayında ise 75 bin 184 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 105 bin 698 muayene gerçekleştirildi. Muayene sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 artış yaşandı. Yaklaşık 1,6 milyon ölüm pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütünü "önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedeni" olarak tanımlıyor. Dünya genelinde tütüne bağlı olarak her yıl 8 milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 7 milyondan fazlası doğrudan sigara içenlerde görülürken, yaklaşık 1,6 milyonu pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor. Sigara dumanı 7 binden fazla kimyasal madde içeriyor. Bu maddelerden 250'sinin zararlı, 70'inden fazlasının kanserojen olduğu biliniyor. Sigara, kalp-damar hastalıklarından kansere, solunumdan üreme sağlığına kadar vücudun her organını olumsuz etkiliyor. Sigara, akciğer, ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, mesane, karaciğer ve pankreas kanserleri dahil 12'den fazla kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor. Tüm akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 85'inden sigara sorumlu tutuluyor. Tütün, dünya genelindeki kanser ölümlerinin yüzde 25'ine yılda yaklaşık 2,5 milyon ölüme yol açıyor. Sigara, koroner kalp hastalığı, felç ve periferik damar hastalığı riskini önemli ölçüde artırıyor. Tütüne bağlı kalp-damar ölümleri tüm kardiyovasküler ölümlerin yüzde 12'sini oluşturuyor. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), sigara içicilerde olmayanlara kıyasla çok daha sık görülüyor. KOAH ölümlerinin yaklaşık yüzde 80'i doğrudan sigara kullanımına bağlı. Tütüne bağlı kronik solunum hastalıkları, tüm kronik solunum ölümlerinin yüzde 29'unu oluşturuyor. Kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalan 65 binden fazla çocuk her yıl solunum yolu hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Pasif etkilenim, ani bebek ölümü sendromu, düşük doğum ağırlığı ve çocuklarda astım riskini doğrudan artırıyor. Türkiye'de her 100 çocuktan 46'sı sigara dumanına maruz kalıyor. Sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor Tütün, tarla, fabrika ve kullanım aşamalarının tümünde gezegene zarar veren tek tüketim ürünü olarak yer alıyor. DSÖ, tütün endüstrisinin çevresel etkisini "yıkıcı" olarak nitelendiriyor. DSÖ verilerine göre, sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor. Küresel ölçekte yılda yaklaşık 4,5 trilyon sigara izmariti çevreye bırakılıyor ve tütün tarımı dünya genelindeki ormansızlaşmanın yaklaşık yüzde 5'ine yol açıyor. Tütün tarlaları için her yıl yaklaşık 200 bin hektar orman alanı yok ediliyor. Tütün ekiminde orantısız biçimde kullanılan pestisitler ve gübreler toprağı kirleterek başka tarım ürünleri için kullanılamaz hale getiriyor. Tütün tarımının yoğun olduğu bölgelerde tarım arazisi giderek gıda üretiminden tütün üretimine kayıyor. Sigara izmaritleri dünyada çevreye en çok atılan plastik atık türü oluyor. Her yıl yalnızca denizlere, nehirlere ve kaldırımlara bırakılan 4,5 trilyon izmarit, içerdiği toksik kimyasallarla devasa bir su kirliliği kaynağı oluşturuyor. Sigara filtrelerindeki mikro-plastikler okyanus derinliklerine kadar ulaşırken, deniz ekosistemlerine ve insanlara geri dönüyor. Her bir izmarit, 100 litre suyu kirletebiliyor. Sigara üretimi zincirinin tamamı yılda 84 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salıyor. Sigara üretimi için yılda 22 milyar litre su harcanıyor. Küresel ölçekte bu kaynakların israfı, zaten kırılgan olan ekosistemlere ek yük bindiriyor.

Şanlıurfa’da Uzman Hekim Uyarısı Haber

Şanlıurfa’da Uzman Hekim Uyarısı

Balıklıgöl Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yiğit Rastgeldi, kamuoyunda “zayıflama iğneleri” olarak bilinen GLP-1 agonistleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı yeni obezite kılavuzuna dikkat çeken Uzm. Dr. Rastgeldi, obezite sorunu yaşayan yetişkin bireylerde GLP-1 agonistlerinin obezitenin uzun süreli tedavisinde kullanılabileceğinin belirtildiğini ifade etti. Rehberde ayrıca, bu ilaçlara erişimin artırılması amacıyla ülkelere ve ilaç firmalarına çağrıda bulunulduğunu vurguladı. Türkiye’de mevcut durumda bu ilaçların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme kapsamında yer almadığını belirten Rastgeldi, obezite tedavisinde kullanım onayı bulunan başlıca ilaçların liraglutide, semaglutide ve tirzepatide olduğunu söyledi. Uygun hastalarda bu tedavilerle ayda ortalama 3 ila 12 kilogram arasında kilo kaybı sağlanabildiğini aktaran Rastgeldi, her ilaçta olduğu gibi GLP-1 agonistlerinin de bazı yan etkilerinin bulunduğunu dile getirdi. Yan etkilerin çoğunlukla tedavinin ilk günlerinde görülen mide bulantısı, kusma ve ishal gibi hafif şikâyetlerle sınırlı olduğunu ifade eden Rastgeldi, nadir durumlarda pankreas enzimlerinde yükselme gibi daha ciddi yan etkilerin de görülebileceğini belirtti. Obezite tedavisinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Rastgeldi, düzenli takip ve bilinçli kullanımın tedavinin başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Balıklıgöl Devlet Hastanesi olarak obeziteyle mücadelede hastalara bilimsel ve güvenli tedavi yaklaşımlarıyla destek vermeye devam ettiklerini belirten Rastgeldi, vatandaşları kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemeleri konusunda uyardı.

Dünya Sağlık Örgütü Uyardı Haber

Dünya Sağlık Örgütü Uyardı

DSÖ'nün Salgın ve Pandemi Hazırlığı ve Önleme Direktörü Kerkhove, Kovid-19 için pozitif testlerin yüzdesinin son birkaç haftadır arttığını, bölgeden bölgeye değişiklik göstermesine rağmen test pozitifliğinin yüzde 10'un üzerinde olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Salgın ve Pandemi Hazırlığı ve Önleme Direktörü Maria Van Kerkhove, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında Kovid-19 salgınına ilişkin değerlendirmede bulundu. Kovid-19'un dünya genelinde hala yaygın olduğunu belirten Kerkhove, "84 ülkedeki gözetim sistemimizden gelen veriler, Kovid-19 için pozitif testlerin yüzdesinin son birkaç haftadır arttığını bildiriyor. Genel olarak, test pozitifliği yüzde 10'un üzerinde ancak bu bölgeye göre değişiyor. Avrupa'da pozitiflik yüzdesi yüzde 20'nin üzerinde." dedi. Kerkhove, Kovid-19'un dolaşımının şu anda bildirilenden çok daha fazla olduğunu ifade ederek, "Bu önemli çünkü virüs evrimleşmeye ve değişmeye devam ediyor. Bu durum da hepimizi, tespitimizden veya aşılama dahil tıbbi müdahalelerimizden kaçabilecek potansiyel olarak daha şiddetli bir virüs riskiyle karşı karşıya bırakıyor." diye konuştu. Mevsimden bağımsız olarak son aylarda birçok ülkede Kovid-19 vakalarındaki artışlara dikkati çeken Kerkhove, Fransa'da düzenlenen Paris 2024 Olimpiyat Oyunları'nda yarışan en az 40 sporcunun da Kovid-19 test sonucunun pozitif olduğunu kaydetti. Kerkhove, bu dalgalanmaların birçok ülkede hastane yatışlarında ve ölümlerde artışlara neden olduğunu vurgularken, ülkelerin Kovid-19 ile mücadele etmesi ve bunun uzun vadeli etkileriyle başa çıkmak için yatırım yapması gerektiğini vurguladı. Aşılamada düşüş yaşandığı uyarısı "Ülkelere, özellikle dolaşımdaki virüsleri karakterize etmek, hastaların erken tespiti ve klinik bakımı için temel stratejik hedeflere ulaşmak amacıyla çoklu yaklaşımlar kullanarak temel Kovid-19 gözetimini sürdürmelerini öneriyoruz." ifadelerini kullanan Kerkhove, ülkelere, Kovid-19 ile ilgili hastaneye yatışlar, yoğun bakım kabulleri ve ölümler hakkında daha fazla raporlama yapmaya çağrısında bulundu. Kerkhove, 2024'te 35 ülkenin Kovid-19'dan hastaneye yatışlar, 24 ülkenin yoğun bakım kabulleri ve 70 ülkenin de ölümler hakkında veri bildirdiğini kaydetti. Özellikle risk grubundakilerin hatırlatma dozunu almaları gerektiğine vurgu yapan Kerkhove, "Son iki yıldır aşılamada, özellikle en riskli gruplardan ikisi olan sağlık çalışanları ve 60 yaş üstü kişiler arasında endişe verici bir düşüş görüyoruz. Bu durumun acilen tersine çevrilmesi gerekiyor." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.