Uygulamalarımız appstore googleplay

#Doç. Dr. Emre Güldoğan

gazeteci63.com - Doç. Dr. Emre Güldoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doç. Dr. Emre Güldoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması Haber

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de ortaya çıkarılan iki insan yüzü kabartması, neolitik dönemde bölgesel üslup farklılıklarını ve sanatsal çeşitliliği gözler önüne seriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, AA muhabirine, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yılki kazılarda dört bloktan oluşan kireç taşının ön yüzeyinde yüksek ve alçak kabartma teknikleriyle işlenmiş, yüz hatları son derece belirgin iki insan yüzü kabartması bulduklarını hatırlatan Güldoğan, eserlerin yaklaşık 10 bin 500 yıl öncesine tarihlendiğini ifade etti. "Betimlenen yüzlerin, etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik" Bu figürlerin neolitik döneme ait sanat anlayışı hakkında yeni ipuçları sunduğunu dile getiren Güldoğan, "Her ikisi de kuzey yönüne dönük olarak betimlenen yüzlerin, özel bir alanı sınırlayan şekilde etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik." dedi. Güldoğan, eserlere ilişkin şu bilgileri verdi: "Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç'ta gördüğümüz insan tiplerinden biraz daha farklı özellikler gösteren iki insan yüzüyle karşılaştık. Bunlardan bir tanesi alçak kabartma, diğeri yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış olup üslup olarak da farklılıklar gözükmekte. Özellikle yüksek kabartma olanın gözbebekleri, göz çevresi, kaş kemeri, burun ve ağzı özenle işlenmiş. Alçak kabartma olan örnekte ise gözler sanki kapalı gibi. Ağız kısmı, bizim Karahantepe'den bildiğimiz o dolgun dudaklı formdan burun ve diğer özellikleri itibarıyla farklılıklar gösteriyor. Yüksek kabartma olan betimde kulaklar çok net bir biçimde karşımıza çıktı. Bir baş tam olarak betimlenmiş." Sefertepe'deki bu figürleri Göbeklitepe ve Karahantepe'deki örneklerden ayıran özelliklerin bulunduğuna dikkati çeken Güldoğan, en önemli farkın göz, kulak ve burun detaylarına verilen önem olduğunu vurguladı. Güldoğan, bu figürlerin neolitik döneme ait sanatsal çeşitliliği ve bölgesel üslup farklarını ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kabartmaların yer aldığı dört bloktan oluşan platformun alana özel olarak inşa edildiğine dikkati çeken Güldoğan, platformun çevresinde ana kaya üzerine açılmış çukurların ve belirli bir yapının da bulunduğunu sözlerine ekledi.

Neolitik Çağ'da Ölü Gömme Geleneği Haber

Neolitik Çağ'da Ölü Gömme Geleneği

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de devam eden kazı çalışmalarında bulunan insan kafatası, dönemin ölü gömme geleneğine ilişkin yeni bilgilere ulaşılmasını sağladı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2021 yılında "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" çerçevesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Güldoğan'ın başkanlığında yürütülen Sefertepe kazıları devam ediyor. Bu yılki kazı çalışmaları sırasında, başta Yukarı Mezopotamya olmak üzere "Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem" gömüt geleneği ile ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Kazılarda özel bir yapı içerisinde bulunan nişte (duvar içerisinde bırakılan oyuk) kafatası bulundu. Niş içerisinde taşlar üzerindeki kafatasının alt çenesi dışında tamamı ortaya çıkarıldı. Kafatası bilimsel çalışma yapılmak üzere alandan korunaklı şekilde alındı. "Bilim dünyası açısından da heyecan verici olacağını düşünmekteyiz" Sefertepe Kazısı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, AA muhabirine, bölgede ilk olarak 2021 yılındaki kazılarda iki insana ait iskelet parçaları bulduklarını söyledi. Neolitik Çağ'a (Taş Devri'nin son çağı) ait ölü gömme ritüellerinin nasıl yapıldığına dair bilgilerin sınırlı olduğunu belirten Güldoğan, bu yılki kazılar sırasında bir niş içerisinde yan yatar pozisyonda bir kafatası bulduklarını anlattı. Güldoğan, özellikle ölü gömme ritüelleri adına daha önce benzeri görülmeyen ve yeni bir aşamayı gösteren bu buluntunun, Neolitik Çağ'da iskeletler üzerine uygulanan sürecin anlaşılması açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı. Güldoğan, şöyle devam etti: "Bu sene yaptığımız çalışmalarda özellikle bir özel yapı içerisinde niş içerisinde bulunan kafatası özgün bir buluntu olarak değerlendirilebilecek örnek olarak karşımıza çıkmakta. Uzmanımızın yaptığı ilk değerlendirmelerde, bu kafatasının özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya içerisinde, hatta Yukarı Mezopotamya'da ölü gömme gelenekleriyle ilgili bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracağı düşünülmekte. Zira benzer yerleşimlerden Karahan ve Sayburç yerleşimlerinde geçtiğimiz yıllarda birtakım iskelet parçaları ve kafatası üzerinde kesik izlerinin olduğunu biliyorduk fakat bu işlemlere ulaşana kadar, kafatasına ne şekilde bir uygulama yapıldığı konusunda büyük soru işaretleri vardı. Sefertepe'de bu niş içerisinde bulduğumuz kafatası bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracak ve bilim dünyasına heyecan kazandıracak diye düşünmekteyiz." Buldukları kafatasının bilim dünyası açısından da merak edilen soruları yanıtlayacağını dile getiren Güldoğan, şunları kaydetti: "Genelde buradaki gömüklerin hepsi ikincil gömüt olarak karşımıza çıkmakta. Bu da şu demek. Ölü bir yerde çürümeye bırakıldıktan sonra bu işlemin ardından kemikler ayrılıyor ve yerleşim yerine geri getiriliyor. Çeşitli uygulamalar, kesikler ya da yanık gibi işlemler yerleşim yerinde gerçekleştiriliyor. Bugüne kadar biz bu kesik veya yanıklı örneklere rastlamıştık fakat bizim bulduğumuz nişteki kafatası bu işlemler başlamadan önce kafatasının özel bir alanda sergileniyor olduğunu göstermesi açısından da önemli." "Son derece önemli veriler sağlamış oldu" Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal ise kafatasının Neolitik Dönem'e ait gömüt geleneğinin nasıl yapıldığına dair önemli bilgiler verdiğini aktardı. Karahantepe, Göbeklitepe ve Sayburç gibi yerlerde seçici gömüt ya da seçilmiş kemiklerin belirli alanlara gömülmesini sağlayan verilerin daha önce ortaya konulduğuna dikkati çeken Erdal, yapılan çalışmalarda Orta Fırat bölgesinde ölülere ikincil gömüt uygulaması yapıldığının bilindiğini ifade etti. Erdal, ölen kişinin çeşitli ritüeller gerçekleştirilip nihai gömüt alanına götürülene kadar bedeninin önemsenen bir kısmının belli bir yerde saklandığını, Sefertepe'de niş içerisinde buldukları kafatasının bu gömme geleneğinin önemli bir kanıtı olarak kabul edildiğini söyledi. Prof. Dr. Erdal, sözlerini şöyle tamamladı: "Göbeklitepe'de ele geçen bir kafatası üzerindeki delik veya onlarca kesikle bu kafataslarının bir kısmının aslında çeşitli nedenlerle kafayı bedenden ayırdıktan sonra bunların sergilendiği ve belki de asıldığına ilişkin ip uçları sağlamıştı. Karahantepe'den ele geçen kafataslarında çok sayıda kesik vardı. Biz bunların aslında bir bedene ikinci gömü uygulamaları çerçevesinde yaptıklarını biliyorduk ama bedenin kişi öldükten ikinci gömü uygulamasına kadar geçen süre içerisinde nasıl saklandığı, sergilendiğine ilişkin bir bilgi yoktu. Sefertepe aslında bu nişten ele geçen kafatasıyla bu tür özel alanlarda, özel yapılarda bu kafataslarının saklandığını, sergilendiğini ve çeşitli ritüellerin buralara uygulandığını göstermesi açısından son derece önemli veriler sağlamış oldu."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.