Uygulamalarımız appstore googleplay

#Diplomasi

gazeteci63.com - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı Haber

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı

Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te halkın doğrudan seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, bu görevde 12 yılı geride bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014'teki seçimle başladığı cumhurbaşkanlığı görevinde 12 yılı tamamladı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini içeren 2007'deki Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te Türk halkı, ilk kez cumhurbaşkanını belirlemek için sandık başına gitti. Seçimde oyların yüzde 51,79'unu alan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, geçerli 40 milyon 545 bin 911 oydan 21 milyon 143'ünü alarak göreve geldi. İlerleyen dönemde sistem değişikliği tartışmalarının gündemde olduğu Türkiye, 16 Nisan 2017 Pazar günü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni öngören anayasa değişikliğini oylamak için yeniden sandık başına gitti. Halk oylamasında yüzde 51,41 "evet", yüzde 48,59 "hayır" oyu kullanıldı. Anayasa değişikliği, kesin sonuçların 27 Nisan'da Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi. Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı ile 27. Dönem Parlamento üyelerinin belirlenmesi için 24 Haziran 2018'de seçim yapıldı. Cumhurbaşkanı Seçimi'nde 6 aday yarıştı. AK Parti ve MHP'nin kurduğu "Cumhur İttifakı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, CHP Muharrem İnce'yi, HDP ise Selahattin Demirtaş'ı cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi. Seçmenlerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmak üzere başvuran ve gerekli 100 bin imzayı toplayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cumhurbaşkanı olabilmek için yarıştı. Seçimin kazananı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı oldu. Yeni sistemde ikinci dönem Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de yemin ettikten sonra Külliye'de tören düzenlendi. Yeni sistemin ilk kabinesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 9 Temmuz 2018'de onaylandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci seçimi ise 2023'te yapıldı. Erdoğan, 14 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nde Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan ve Muharrem İnce ile seçim yarışına girdi ancak adaylardan İnce, seçime 3 gün kala adaylıktan çekildi. İlk turda geçerli 54 milyon 796 bin 49 oydan 27 milyon 133 bin 849'unu alan Erdoğan, yüzde 49,52 ile seçimi önde tamamladı. Kılıçdaroğlu, 24 milyon 595 bin 178 oy ile yüzde 44,88, Oğan, 2 milyon 831 bin 239 oy ile yüzde 5,17 ve adaylıktan çekilmesine rağmen seçim pusulasında yer alan İnce, 235 bin 783 oy ile yüzde 0,43 oy oranına ulaştı. Adaylar yüzde 50'den 1 oy fazlasını alamadığı için 14 Mayıs seçimlerinde en fazla oyu alan Erdoğan ile Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda yeniden seçmenin karşısına çıktı. Seçimin ikinci turunda yüzde 52,16 ile 27 milyon 725 bin 131 oy alan Recep Tayyip Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı oldu. Rakibi Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84 ile 25 milyon 432 bin 951 oy aldı. Bu seçimle yeni sistemde ikinci dönemine başlayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına ilk seçildiği 10 Ağustos 2014'ten bu yana görevde 12 yılı geride bıraktı. Türkiye, savunma sanayisinde aktör ülke oldu Bu dönemde dış politikada başta İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı ve İsrail ile ABD'nin İran'a saldırısı gibi konularda yoğun diplomasi yürüten Türkiye, Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nin en önemli destekçisi oldu. Yurt içinde ise 6 Şubat 2023'te "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerin izlerini silmeye çalışan Türkiye, deprem bölgesinde 455 binden fazla bağımsız bölümün inşasını tamamladı. Öte yandan, savunma sanayisi alanında güvenilir aktöre dönüşen Türkiye, üretim kapasitesiyle dünyadaki ilk 15 ülke arasında yer aldı. NATO Zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun diplomasi trafiği yürüttü. 32 müttefik ülkenin liderlerini bir araya getiren zirve kapsamında Erdoğan, liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ağustos'ta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Uluslararası basında geniş yer bulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor. "Terörsüz Türkiye" çalışmaları Güvenlikten demokrasiye, ekonomiden teknolojiye, savunma sanayisinden dış politikaya kadar birçok alanda tarihi atılımlar gerçekleştiren Türkiye, "Terörsüz Türkiye"nin adımlarını da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Cumhur İttifakı'yla attı. Mecliste "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan komisyon, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" adı altında çalışmalarına başladı. 8 Ağustos'ta "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

2026'da Uluslararası Üç Büyük Zirve Haber

2026'da Uluslararası Üç Büyük Zirve

Türkiye, 2026 yılında NATO, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine ev sahipliği yapacak. Son yıllarda hem bölgesinde hem de küresel diplomasi sahnesinde aktif rol üstlenen Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere sorunlu birçok bölge ve konuda arabuluculuk girişimlerini, insani diplomasi adımlarını ve çok taraflı işbirliği mekanizmalarını etkin biçimde kullanıyor. Söz konusu diplomatik gücünü uluslararası zirvelere ev sahipliği yaparak artırmak isteyen Türkiye, gelecek yıl uluslararası üç büyük zirveye ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda, COP31 Zirvesi İstanbul'da, ana konferans etkinliklerinin ise Antalya'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. NATO Zirvesi ise temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek. Türkiye, etkin bir konumda bulunduğu Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü zirvesine de 2026'da ev sahipliği yapacak. Söz konusu uluslararası zirveler, Türkiye'nin küresel diplomasiye yön veren ülkeler arasındaki konumunu güçlendirmesi açısından büyük önem taşıyacak. COP31 Zirvesi'nde gündemi Türkiye belirleyecek COP30, kasım ayında Brezilya'nın ev sahipliğinde iklim değişikliğiyle mücadelede "yeşil sanayileşme" gündemiyle düzenlenmişti. 196 ülkenin liderinin katılmasının beklendiği COP31 Zirvesi'nde Türkiye, gündemi belirleyecek ve bunun yürütülmesinden sorumlu olacak. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuncusu haziran ayında Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenmiş, zirvede üye ülkelerin savunma artırılması hedefi ele alınmıştı. Türk Devletleri Teşkilatı'nın Devlet Başkanları 12. Zirvesi ise Azerbaycan'ın Gebele şehrinde ekim ayında "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla yapılmıştı.

Erdoğan'dan, Telefon Diplomasisi Haber

Erdoğan'dan, Telefon Diplomasisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin yoğun diplomasi yürüttü. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Erdoğan, bazı liderler ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, bu kapsamda ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. İsrail ile İran arasındaki çatışma, bölgesel ve küresel konuların ele alındığı görüşmede Erdoğan, Türkiye'nin İran ile İsrail arasındaki gerilimi yakından takip ettiğini, Türkiye'nin başlatılan nükleer müzakereleri, anlaşmazlığın çözümü için tek yol olarak gördüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin anlaşmazlığın çözümü için nükleer müzakerelerin devam etmesi gerektiğine dair görüşünün desteklendiğini belirtti. Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin gerilimde kontrol dışı bir tırmanmanın önlenmesi için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu ifade etti. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştü. Görüşmede, İsrail ile İran arasındaki çatışma, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan görüşmede İsrail'in İran'a yönelik hukuksuz saldırılarını en kuvvetli şekilde telin ettiğini belirtirken İran halkına can kayıpları nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti. İsrail'in saldırılarının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun tüm bölgeyi ateşin içine çekmeyi amaçladığını, Netanyahu'nun saldırılarla nükleer müzakere sürecini sabote etmeye teşebbüs ettiğini kaydetti. Erdoğan görüşmede İsrail'in İran'a yönelik saldırılarla dünyanın dikkatini Gazze'deki soykırımdan uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Türkiye'nin Natanz'daki tesiste nükleer sızıntı ihtimaline ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini aktaran Erdoğan, nükleer anlaşmazlığın tek çözümünün diplomatik süreçler olduğunu bildirdi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk olarak, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefonda görüştü. Erdoğan, görüşmede, (Binyamin) Netanyahu yönetimindeki İsrail'in, bölgenin istikrarı ve güvenliği için en büyük tehdit olduğunu, bunu İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha gösterdiğini, tansiyonun düşürülmesi için İsrail'in durdurulması gerektiğini ifade etti. Uluslararası camianın Filistin'deki işgal ve soykırıma göz yummasının İsrail'i bu hukuk tanımaz ve saldırgan noktaya getirdiğini vurgulayan Erdoğan, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışının sürdüğü bir dönemde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalama amacını taşıdığını, nükleer sızıntıya neden olan saldırıların İsrail'in bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Erdoğan, görüşmede, bölgenin yeni krize tahammülünün olmadığını, çıkabilecek yıkıcı bir savaşın tüm bölge ülkelerine yönelik düzensiz göç dalgaları oluşturabileceğini, nükleer anlaşmazlığın yalnızca müzakerelerin sürdürülmesiyle çözülebileceğini kaydetti. Ürdün Kralı 2. Abdullah ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Ürdün Kralı 2. Abdullah ile telefonda görüştü. Erdoğan, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgenin güvenliğine ciddi zarar verebilecek bir provokasyon olduğunu, İsrail'in ve (Binyamin) Netanyahu yönetiminin saldırgan ve hukuk tanımaz tutumunun küresel boyutta istikrar ve güvenlik sorunu doğurduğunu ifade etti. Saldırılarla İsrail'in İran'ın nükleer programına ilişkin meselede çözüm çabalarını baltaladığını belirten Erdoğan, İsrail saldırıları neticesinde oluşabilecek nükleer sızıntının sivilleri, bölgesel ve küresel sağlığı tehdit ettiğini, İsrail'in bu hususu hiçe saydığını vurguladı. Erdoğan, bölgenin yeni bir krize tahammülünün olmadığını, nükleer müzakerelerinin devam etmesinin ihtilafın çözümünün tek yolu olduğunu, bu saldırıların Filistin davasını unutturmasına izin verilmemesi gerektiğini kaydetti. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgenin güvenliğine ciddi zarar verdiğini, Netanyahu hükümetinin hukuk tanımazlığının küresel boyutta istikrar ve güvenlik sorunu olduğunu ifade etti. Bölgenin yeni bir krize kesinlikle tahammül edemeyeceğini belirten Erdoğan görüşmede, İran'ın nükleer programına ilişkin uzlaşma arayışının İsrail tarafından baltalanmaya çalışıldığını, bunu önlemek için müzakerelerin devam etmesi gerektiğini kaydetti. Erdoğan görüşmede, İsrail'in İran'a yönelik düzenlediği saldırılarla Gazze'deki soykırımı gölgelemesine asla izin verilmemesi gerektiğini de söyledi. Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile de telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının kabul edilemeyeceğini, bu saldırıların bölge güvenliğine ciddi zarar verdiğini, İsrail'in küresel boyutta istikrar ve güvenliği tehdit ettiğini belirtti. İsrail tarafından düzenlenen saldırıların İran'ın nükleer programına ilişkin uzlaşma arayışını da baltaladığını vurgulayan Erdoğan, Filistin'deki işgal ve soykırıma sessiz kalınmasının İsrail'i bu noktaya getirdiğini, İsrail'in Gazze'deki soykırımı bu saldırılar yoluyla gölgelemesine izin verilmemesinin önemli olduğunu ifade etti. Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de telefonda görüştü. İsrail ile İran arasındaki çatışma, bölgesel ve küresel konular ele alındığı görüşmede Erdoğan, İsrail'in yol açtığı şiddet sarmalının bölgeyi tehdit ettiğini, Suriye'nin bu çatışma ortamının dışında kalmasının önemli olduğunu ifade etti. Erdoğan, İsrail saldırganlığının oluşturduğu mevcut ortamda terör örgütleri ve radikal unsurlara karşı daha dikkatli olunması gerektiğini de belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlığında güvenlik toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile başlayan çatışmalı süreç bütün boyutlarıyla ele alındı. Güvenlik toplantısında İsrail'in bölgede giderek yayılan saldırganlığına ilişkin gelişmeler, çatışmaların sona erdirilmesi için ortaya konan diplomatik çabalar, saldırıların küresel ve bölgesel güvenliğe etkileri ve alınacak tedbirler, Türkiye'nin muhtemel gelişmelere yönelik hazırlıkları değerlendirildi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.