Uygulamalarımız appstore googleplay

#Deaş

gazeteci63.com - Deaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Operasyonda 3 Polis Şehit Oldu Haber

Operasyonda 3 Polis Şehit Oldu

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Yalova'daki operasyonda DEAŞ'lı teröristler tarafından açılan ateş sonucu 3 polisin şehit olduğunu, 8 polis ile bir bekçinin yaralandığını bildirdi. Operasyonda 6 terörist de ölü ele geçirildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince terör örgütü DEAŞ'a yönelik merkeze bağlı Elmalık köyü yolundaki bir eve operasyon düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER), Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonla ilgili açıklamalarda bulundu. İnancı istismar ederek şiddeti meşrulaştırmaya çalışan, milletin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan terör yapılanmalarına karşı mücadelelerinin dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Yerlikaya, bu kapsamda son bir ay içerisinde terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen operasyonlarda 138 şüphelinin tutuklandığını, 97 zanlı hakkında da adli kontrol kararının uygulandığını aktardı. Bakan Yerlikaya, "Bu kararlılığın bir devamı olarak bu sabah, 15 ilimizde 108 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Bu operasyonlardan biri de bu sabah saat 02.00'de Yalova'da gerçekleşmiştir. İsmet Paşa Mahallesi, Seher Sokak'ta bulunan bir adrese düzenlenen operasyon sırasında DEAŞ'lı teröristler tarafından kahraman polislerimize ateş açılmıştır. Bu hain saldırı sonucunda maalesef 3 kahraman polisimiz şehit olmuştur. Saldırıda 8 polisimiz ve bir bekçimiz de yaralanmıştır." dedi. Teröristlerin bulunduğu evde kadınların ve çocukların olması nedeniyle operasyonun büyük bir hassasiyetle yürütüldüğünü, adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuğun sağ olarak tahliye edildiğini söyleyen Yerlikaya, "Çıkan çatışmada 6 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir. Bu teröristler Türk vatandaşıdır. Operasyon saat 09.40'ta tamamlanmıştır." bilgisini paylaştı. İçişleri Bakanı Yerlikaya, açıklamasında şunları kaydetti: "Bu topraklarda huzur ve güvenliğimizi hedef alanlar, karşılarında daima cesareti ve fedakarlığıyla destan yazan güvenlik güçlerimizi bulmaktadır. Şehitlerimiz, aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koymuşlardır. Onlar, görevini yaparken şehadete yürüyen kahramanlarımızdır. Şehit polislerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, Emniyet Teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun. Tedavileri devam eden yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyorum." Adalet Bakanı Tunç: 5 şüpheli gözaltına alındı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, operasyon sırasında şehit olan kahraman polislere Allah'tan rahmet, yaralı polislere acil şifa dileğinde bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bilgisini veren Tunç, "Hepimizi derinden üzen olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup 5 şüpheli gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. Aziz şehitlerimizin ruhu şad, kederli ailelerinin ve aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadesini kullandı. Operasyonla ilgili geçici yayın yasağı getirildi RTÜK'ün NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Yalova ilimizde terör örgütü DEAŞ'e yönelik yürütülen operasyon kapsamında meydana gelen olayla ilgili olarak Yalova Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı getirilmiştir. Bu kapsamda; süreçle ilgili resmi makamlarca yapılacak açıklamalar dışında yayın yapılmaması önem arz etmektedir. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmeleri gerekmektedir." Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezince (DMM) yapılan açıklamada ise Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen operasyona ilişkin olarak, sosyal medya başta olmak üzere çeşitli mecralarda gerçek dışı, doğrulanmamış ve kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltmaya yönelik paylaşımların yapıldığının tespit edildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi: "İlgili tüm kurumlarımız vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla eş güdüm içerisinde ve kararlılıkla görev yapmaktadır. Resmi makamlarca yapılan açıklamaların dikkate alınması; kamu düzenini hedef alan dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur." Başsağlığı mesajları TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, "Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kıymetli ailelerine sabır diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: "Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin ailelerine, Emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum." Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik gerçekleştirilen operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, yaralanan güvenlik güçlerimize acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin huzur ve güvenliğini hedef alan tüm terör örgütlerine karşı mücadelemiz, devletimizin kararlılığı ve güvenlik güçlerimizin fedakarlığıyla aralıksız şekilde sürecektir. Birlik ve beraberliğimizi hedef alan hiçbir yapı amacına ulaşamayacaktır. Milletimizin ve Emniyet Teşkilatımızın başı sağ olsun." Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, NSosyal hesabından paylaştığı mesajında, "Yalova ilimizde DEAŞ terör örgütü üyelerinin bulunduğu eve yapılan operasyon sırasında şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum. Hepimizi derinden üzen olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup 5 şüpheli gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. Aziz şehitlerimizin ruhu şad, kederli ailelerinin ve aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadesini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Yalova'da DEAŞ terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Tedavisi devam eden yaralı polislerimizin en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum. Terörle mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Aziz milletimizin başı sağ olsun." mesajını paylaştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, mesajında "Yalova'da DEAŞ terör örgütüne yönelik yapılan operasyonda şehit olan kahraman polis memurlarımıza Allah'tan rahmet; kıymetli ailelerine ve emniyet teşkilatımıza başsağlığı diliyorum. Yaralanan polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyor, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kahramanlarımızın mekanları cennet, makamları ali olsun." sözlerini sarf etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, mesajında, Yalova'daki DEAŞ operasyonu sırasında çıkan çatışmada şehit olan polislere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, çatışmada yaralanan polislere ve bekçilere de acil şifa diledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NSosyal hesabından paylaştığı mesajda, "Yalova’da, terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda şehit düşen kahraman polislerimiz İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'e Allah'tan rahmet, yaralanan emniyet mensuplarımıza acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadelerini kullandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda üzüntüsünü dile getirdi. Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda şehit olan polislere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı dileyen Bayraktar, "Operasyonda yaralanan polislerimize Rabb'imden acil şifalar niyaz ediyorum. Şehitlerimizin mekanı cennet, makamı ali olsun." ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya mesajında, "Bu sabah Yalova'da DEAŞ'lı teröristlerce düzenlenen hain saldırıda 3 kahraman polisimiz, İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit şehit oldu. Kahraman şehitlerimize rahmet; acılı ailelerimize, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun." ifadelerine yer verdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mesajında, "Yalova'da DEAŞ terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine, yakınlarına, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır temenni ediyorum. Operasyonda yaralanan polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum. Terörle mücadelede canı pahasına görev yapan tüm güvenlik güçlerimizin daima yanındayız." açıklamasını yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yalova'da gerçekleştirilen DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon sırasında çıkan çatışmada şehit olan kahraman polislerimize yüce Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyorum. Ayrıca çatışmada yaralanan polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin mekanı cennet, makamı ali olsun inşallah." mesajını paylaştı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, mesajında, "Yalova'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet, yaralanan güvenlik güçlerimize acil şifalar diliyorum. Devletimiz, milletimizin huzurunu hedef alan tüm terör örgütleriyle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir. Milletimizin ve emniyet teşkilatımızın başı sağ olsun." ifadesini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da sosyal medya hesabından, operasyonda şehit olan polislere Allah'tan rahmet, ailelerine ve emniyet teşkilatına başsağlığı dilediğini belirterek, operasyonda yaralanan polislere ve bekçiye acil şifa temennisinde bulundu. Milletin huzuruna kast eden tüm terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Kacır, "Aziz milletimizin başı sağ olsun." değerlendirmesinde bulundu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, operasyonda şehit olan polislere Allah'tan rahmet, ailelerine ve emniyet teşkilatına başsağlığı dileyerek, "Operasyonda yaralanan polislerimize ve bekçimize acil şifalar temenni ediyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat da şehit düşen polislere Allah'tan rahmet dileğinde bulunarak, şunları kaydetti: "Mekanları cennet, makamları ali olsun inşallah. Kıymetli ailelerine, Emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Operasyonda yaralanan polislerimize ve bekçimize acil şifalar temenni ediyorum. Terörün her türlüsüne karşı devletimiz dimdik ayaktadır." Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, operasyonda çıkan çatışmada şehit olan polislere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı dilediğini belirterek, "Yaralı polislerimize acil şifalar temenni ediyor, fedakarca görev yapan emniyet teşkilatımızın her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Terörle mücadelemiz, milletimizin huzur ve güvenliği için kararlılıkla devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "Yalova'da DEAŞ terör örgütüne dönük operasyon sırasında şehit olan kahraman polislerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun. Değerli ailelerinin, kahraman emniyet güçlerimizin ve milletimizin başı sağolsun. Yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyoruz. Terör insanlığın düşmanıdır. Terörün her türlüsüyle mücadele kararlılıkla sürecektir." AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ise NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü DEAŞ'a yönelik gerçekleştirilen operasyonda şehit olan kahraman personelimize Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin ve Emniyet Teşkilatımızın başı sağ olsun." ifadelerini kullandı.

Görev Süresi 3 Yıl Daha Uzatıldı Haber

Görev Süresi 3 Yıl Daha Uzatıldı

Irak ve Suriye'ye asker gönderme tezkeresinin süresinin 30 Ekim 2025 tarihinden itibaren 3 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan tezkerede, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde terör tehdidinin sürüyor olması ve kalıcı istikrarın henüz tesis edilememesinin, milli güvenlik açısından risk ve tehdit oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiğine dikkati çekilen tezkerede, "Diğer taraftan, Irak'ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölgesel barışa, istikrara ve ülkemizin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır. Suriye'de PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütleri mevcudiyetini sürdürmekte ve ülkemize, ulusal güvenliğimize ve sivillere yönelik tehdit oluşturmaya devam etmektedir. " ifadesine yer verildi. Tezkerede, PKK/PYD-YPG'nin, Suriye merkezi yönetimine entegre olmaya yönelik adım atmayı ayrılıkçı ve ayrıştırıcı gündemi dolayısıyla reddettiği, ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik sürecin ilerletilmesini de engellemeye çalıştığı vurgulandı. Tezkerede, "Diğer taraftan, Suriye'de mevcut yönetimin beklenti ve gereksinimi doğrultusunda ülkenin terörle mücadele imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi, sivillerin günlük yaşamlarını ve geri dönüşlerini olumsuz etkileyen mayınların temizlenmesi, ülkedeki kimyasal silahların yerlerinin tespiti ve imhası süreçlerinde de ulusal çabalara eşlik eden uluslararası çalışmaların desteklenmesi ihtiyacı bulunmaktadır." denildi. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmaya, istikrar ve güvenlik tesisi çabalarını sekteye uğratmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, Türkiye'nin milli güvenliğine tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye'deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesinin milli güvenlik açısından hayati önem arz ettiği belirtildi. Tezkerede, şunlar kaydedildi: "Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2170 (2014), 2178 (2014), 2249 (2015) ve 2254 (2015) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve yine 2170 (2014) sayılı Kararda bu ülkelerdeki terör faaliyetlerinin kınanarak DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) sayılı Karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Türkiye'nin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi de önem taşımaktadır. Bu mülahazalarla, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terör örgütlerinden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bölücü girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler karşısında Türkiye'nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 2.10.2014 tarihli ve 1071 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile verilen ve son olarak 17.10.2023 tarihli ve 1395 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile uzatılan iznin süresinin 30 Ekim 2025 tarihinden itibaren 3 yıl uzatılması hususunda gereğini Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım." Görüşmelerden Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, istikrarın yalnızca silahla değil, diyalog ve işbirliğiyle sağlanabileceğini belirtti. Tezkerenin süresinin 3 yıl olmasını eleştiren Şahin, "Bizim TBMM geleneğinde böyle bir şey yoktu. TBMM'yi çalıştırmak çok mu zor ki siz 2 yıllık, 3 yıllık tezkereleri buradan çıkarıyorsunuz? Oysa tezkerelerde aslolan her yıl Parlamentoda yenilenebilecek güce iktidarın sahip olduğu gerçeğidir. Sayısal çoğunluğunuz, dilediğiniz gibi bu tezkereleri yılda bir görüşmek suretiyle çıkartabilir." ifadelerini kullandı. Tezkereye destek vereceklerini kaydeden Şahin, "Suriye'de ve Irak'ta Türkiye'ye yönelik bir tehdidin varlığını hepimiz görüyoruz, bu konuda hiçbir tereddüt yok ama yangından mal kaçırır gibi 3 yıllık bir tezkerenin bu parlamentoda görüşülmüş olmasını doğru bulmuyoruz ve iki buçuk yıl sonra Anayasa'ya göre görev süresi tamamlanmış milletvekillerinin bu yönde bir irade kullanması da bir noktada yetki gaspıdır." dedi. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, PKK, PYD, YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin sınırlardaki varlığının Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanmasını haklı kıldığını söyledi. Tezkereyi desteklediklerini belirten Ergun, şöyle konuştu: "Dış politika, macera arayışlarından, duygusal reaksiyonlardan ve ideolojik sapmalarından arındırılmış, sadece milli menfaatler ekseninde şekillenmelidir, tezkerelerle talep edilen yetkiler bu büyük ve tarihi vizyonun bir parçası olmalıdır. Bizim 'evet'imiz, terörle mücadeleye destektir ama keyfiliğe, basiretsizliğe, kurumların devre dışı bırakılmasına rıza göstermek değildir. Bizim 'evet'imiz, devletin meşruiyetini, Meclisin iradesini ve hukukun üstünlüğünü koruma iradesidir." MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, tezkereye destek vereceklerini söyledi. Türkiye'nin en uzun güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde terör tehdidinin sürüyor olması ve kalıcı istikrarın henüz tesis edilmemesinin milli güvenlik açısından risk ve tehdit oluşturmaya devam ettiğini kaydeden Aydın, "İçeride olduğu gibi dışarıda da sulhu önceleyen kadim bir siyasi geleneğin mirasçısı olarak Türkiye, komşumuz Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük bir önem atfetmektedir. Öte yandan, Suriye'de PKK-PYD/YPG ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütleri mevcudiyetini sürdürmekte ve ülkemize, ulusal güvenliğimize ve sivillere yönelik tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Bu terör örgütleri, Suriye merkezli yönetime entegre olmaya yönelik adım atmayı, ayrılıkçı ve ayrıştırıcı gündemi dolayısıyla reddetmekte, ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik sürecin ilerletilmesine de engel olmaya çalışmaktadır." dedi. DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'nin coğrafyasında huzuru tesis etmenin en doğru yolunun demokratik ve barışçı siyaseti esas almaktan geçtiğini belirtti. Oluç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Orta Doğu'da şiddetin, ölümün değil halkların bir arada eşit ve barışçıl bir yaşamın tarafıyız. Demokratik ve barışçıl yaşamı bu topraklara hakim kılmanın her zamankinden daha güçlü bir şekilde kendisini dayattığını düşünüyoruz. O nedenle, bu anlayışı içermeyen Irak, Suriye tezkeresine 'hayır' oyu vereceğimizi belirtmek istiyorum." CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, 18 yıldır aralıksız yürürlükte olan bir tezkereyi görüşeceklerini belirtti. CHP'nin farklı dönemlerde bu tezkereyi gözden geçirdiğini belirten Tan, geçen 2 tezkereye ise "ret" oyu verdiklerini hatırlattı. Bu tezkereye de "ret" oyu vereceklerini kaydeden Tan, tezkerenin 3 yıllık süreyle çıkarılmasına da tepki gösterdi. Tan, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna katıldıklarını anımsatarak, "Komisyon İmralı'ya gidecekse TSK neden Irak ve Suriye'ye gidecektir? TSK Irak ve Suriye'de ucu açık konuşlandırılmaya devam edecekse Komisyonun Ada'ya gitmesi hangi amacı gütmektedir?" ifadesini kullandı. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Türkiye'nin dünyada barışın anahtarı konumuna geldiğini belirterek, Türkiye'nin aynı zamanda insani yardımlar açısından da dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını söyledi. Terör örgütü PKK'nın "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bir süre önce kendisini feshettiğini açıklayarak, silah bırakma sürecine girdiğini ilan ettiğini anımsatan Oktay, PKK'nın kendisini feshinin söylemden öteye geçerek bir an önce fiiliyata dönüşmesi gerektiğini, bu süreci ilgili kurumların yakından takip ettiğini belirtti. Oktay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece kendi vatandaşlarını değil, aynı zamanda komşu ülkelerdeki sivilleri de korumayı önemli bir insani sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Mevcut Şam yönetimi ülkenin toprak bütünlüğünü ve istikrarını sağlamak için yoğun çaba harcadığını belirten Oktay, şunları kaydetti: "Ancak bu ülkede istikrar maalesef tam anlamıyla henüz sağlanamamıştır. Suriye'de devam eden istikrarsızlıkta başta İsrail olmak üzere dış güçlerin bu ülkeye gayrimeşru askeri müdahaleleri de önemli bir rol oynamaktadır. PKK'nın Suriye kolu olan PYD, YPG, SDG son on yıldır iç kargaşadan yararlanarak ve yabancı güçlerin de desteğiyle Suriye'nin yaklaşık üçte 1'ini kontrol altında tutmaya devam etmektedir. SDG işgalindeki bölgenin Suriye'nin tarım açısından en verimli topraklarını, su kaynaklarını ve bu ülkenin hidrokarbon ve yer altı kaynaklarını içermekte olması bu terör unsurlarının neden buralarda faaliyet gösterdiklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır, tabii bu terör unsurlarını destekleyenlerin de aynı zamanda. SDG işgalindeki bölgenin Suriye'nin kuzey ve doğu hatlarında, gayrimeşru bir silahlı unsurun Şam Hükümetinin yönetimi dışında fiili kontrol sağlıyor olması gerek Suriye gerek ülkemiz açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Geçmiş dönemde sınır harekatlarını gerçekleştiren bir ülke olarak bugün benzeri tehditlere duyarsız kalmamız düşünülemez. PYD, YPG, SDG'nin Suriye merkezi yönetimine entegre olmaya yönelik adım atmayı, ayrılıkçı ve ayrıştırıcı gündemi dolayısıyla reddetmekle ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik sürecin ilerletilmesini de engellemeye çalıştığı görülmektedir." CHP'nin kendi iç sorunlarına hapsolduğu için dış politikadaki gelişmeleri takip etmekte zorlandığını ifade eden Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yine, bir başka eleştiri vardı gün içinde, Türkiye'yi süt dökmüş kedi gibi tanımlamaya çalıştı bir hatibimiz. Türkiye, özellikle dış politikada süt dökmüş kedi gibi değil, kükremiş aslan gibidir. Eğer dışarıda süt dökmüş kedi ve ağlayanları, onları arıyorsanız da CHP'ye bakmanız yeterli. O, biz değiliz. Bizler bir şeye karar verdiğimizde o konuda ne herhangi bir yabancı büyükelçinin kapılarında görüş almak için bekleriz ne de herhangi bir yerden izin isteriz, gerektiği zaman gerekeni yaparız, bu kadar net." Genel Kurulda, CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız'ın "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin doğrudan gündeme alınması önergesi reddedildi. TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.