Uygulamalarımız appstore googleplay

#Danışmanlık Hizmeti

gazeteci63.com - Danışmanlık Hizmeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Danışmanlık Hizmeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Haliliye’den Sıcak Hava Uyarısı Haber

Haliliye’den Sıcak Hava Uyarısı

Haliliye Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik hizmetlerini sürdürüyor. Belediye bünyesinde ücretsiz olarak sunulan diyetisyen hizmetiyle, sağlıklı ve dengeli beslenmek isteyen vatandaşlara uzman desteği sağlanırken, kişiye özel beslenme programlarıyla sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılıyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat'ın talimatlarıyla Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen hizmet kapsamında, belediyeye bağlı kurs merkezlerinden faydalanan kursiyerler ile vatandaşlara sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü konusunda danışmanlık hizmeti veriliyor. Devteyşti Mahallesi'nde bulunan Eyüp Cenap Gülpınar Spor ve Yaşam Merkezi'nde görev yapan Diyetisyen Mehmet Kaplan tarafından gerçekleştirilen görüşmelerde, vatandaşların yaş, sağlık durumu ve yaşam alışkanlıkları dikkate alınarak kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Milletevleri ve Hanımlar Konakları'nda eğitim gören kursiyerlere de düzenli olarak kilo, yağ ve kas ölçümleri yapılarak sağlıklı kilo kontrolü sağlanıyor. Uzman desteğiyle hazırlanan beslenme programları sayesinde ideal kilosuna ulaşan kursiyerler, ücretsiz sunulan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek Haliliye Belediyesi ve Belediye Başkanı Mehmet Canpolat'a teşekkür ediyor. "YAKLAŞIK 1000 DANIŞANIMIZA ULAŞTIK" Haliliye Belediyesi Diyetisyeni Mehmet Kaplan, ücretsiz diyetisyen hizmetiyle bugüne kadar yaklaşık 1000 danışana ulaştıklarını belirterek, sağlıklı yaşam konusunda çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Eyüp Cenap Gülpınar Spor ve Yaşam Merkezi'nde danışan takiplerinin devam ettiğini kaydeden Diyetisyen Mehmet Kaplan, Ahmet Yesevi Millet Evi, İpekyol Hanımlar Konağı, Osman Gazi Hanımlar Konağı, Süleymaniye Millet Evi, Şehitlik Millet Evi ve Sırrın Millet Evi'nde de vatandaşlarla buluştuklarını söyledi. Bu merkezlerde vücut ölçümleri gerçekleştirdiklerini ve sağlıklı beslenme eğitimleri verdiklerini ifade eden Kaplan, psikolojik danışmanlık birimiyle birlikte okullarda akran zorbalığı, teknoloji bağımlılığı ve sağlıklı beslenme konularında eğitim çalışmalarını da sürdürdüklerini dile getirdi. YAZ SICAKLARINDA SAĞLIKLI BESLENME UYARISI Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının vücudun su ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Diyetisyen Mehmet Kaplan, vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu. Diyetisyen Kaplan, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketilmesi gerektiğini belirterek, günlük kilogram başına 30-35 mililitre, ortalama en az 2 ila 2,5 litre su tüketiminin önemine dikkat çekti. Beslenmede yağsız ve ızgara et, tavuk ile balık gibi protein kaynaklarının tercih edilmesini öneren Kaplan, ara öğünlerde ise karpuz, kavun, domates, salatalık, semizotu gibi mevsim meyve ve sebzelerinin tüketilmesini tavsiye etti. Yaz aylarında doğru beslenmenin temelinin yeterli su tüketimi, düzenli öğünler ve güvenilir gıda tercihinden geçtiğini vurgulayan Kaplan, tüm vatandaşları sağlıklı yaşam için ücretsiz diyetisyen hizmetinden faydalanmaya davet etti. Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise ücretsiz diyetisyen hizmetinin Devteyşti Mahallesi'nde bulunan Eyüp Cenap Gülpınar Spor ve Yaşam Merkezi'nde hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında verildiği belirtildi. Açıklamada, detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların merkeze başvurabilecekleri veya 444 22 63 numaralı İletişim Merkezi üzerinden bilgi edinebilecekleri ifade edildi.

6 Bin Hükümlüye Eğitim Verildi Haber

6 Bin Hükümlüye Eğitim Verildi

Yeşilay Şanlıurfa Şubesi, bağımlılıkla mücadele kapsamında ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik yükümlülerine yönelik yürüttüğü eğitim ve tedavi çalışmalarıyla 3 yılda yaklaşık 6 bin kişiye ulaştı. Şube tarafından öğrenciler, çocuklar, gençler ve vatandaşlara yönelik alkol, tütün, madde ve kumar bağımlılığı konusunda sürdürülen bilinçlendirme faaliyetlerinin yanı sıra, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde de önleyici ve rehabilitasyon odaklı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda, Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bünyesinde görev yapan klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları tarafından yaklaşık 4 bin 500 hükümlü ile 1500 denetimli serbestlik yükümlüsüne bağımlılıkla mücadele eğitimi ve danışmanlık hizmeti verildi. Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, AA muhabirine, bağımlılıkla mücadelenin toplumun her kesimine ulaşması gerektiğini söyledi. Adalet Bakanlığı ile yapılan işbirliği protokolü kapsamında ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik birimlerinde düzenli çalışmalar yürüttüklerini belirten Çiftçi, cezaevlerinde sadece bilgilendirme değil, tedavi hizmeti de sunduklarını ifade etti. "İnsanın olduğu her yere gidiyoruz" YEDAM'da görev yapan uzmanların haftanın bir günü cezaevine giderek bağımlılığı bulunan hükümlülerle birebir görüştüğünü anlatan Çiftçi, şunları kaydetti: "YEDAM'da görevli klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarımız protokol çerçevesinde haftanın bir günü cezaevine gidiyor. Kendilerine ayrılmış bir odada bağımlı olan kişilere tedavi hizmeti veriyor. Cezaevinin şartlarına uygun olarak cezaevi idaresiyle ortak bir alanda bağımlılara yönelik tedavi çalışmaları yürütüyoruz. Orada bulunan herkese bu hizmeti sunuyoruz. Onlar bize gelemiyorsa biz onlara gidiyoruz. İnsanın olduğu her yere gidiyoruz. Çünkü insanımıza değer veriyoruz." Çiftçi, denetimli serbestlik yükümlülerine yönelik de düzenli eğitim seminerleri ve tedavi programları uyguladıklarını belirterek, bağımlılıkla mücadelenin kişinin cezasının sona ermesiyle bitmediğini vurguladı. Tedavi sürecinin talep eden kişiler için YEDAM'da ücretsiz devam ettiğini dile getiren Çiftçi, ailelere de danışmanlık hizmeti sunduklarını belirterek, "Bağımlılık sadece kişinin tedavisiyle çözülebilecek bir sorun değil. Ailenin de sürece katkı sağlaması gerekiyor. Amacımız, kişinin ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra hayatında yeni ve temiz bir sayfa açmasına katkı sunmak." dedi.

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye Haber

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye

Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yarın yapılacak sınava hazırlanan öğrencilere, "düzenli uyku, dengeli beslenme ve ekran süresi sınırlaması" konusunda uyarılarda bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sınav dönemlerinin öğrenciler için yoğun bir öğrenme sürecinin yanı sıra duygusal açıdan da önemli bir yük oluşturabildiği belirtilerek, sınav kaygısının öğrencilerin performansını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Belirli düzeydeki kaygının dikkat ve motivasyonu artırabileceği ancak kontrol edilemediğinde odaklanma güçlüğü, özgüven azalması ve çeşitli fiziksel belirtilere yol açabileceği vurgulandı. Açıklamada, özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın, olumsuz senaryolar üretmenin ve kişinin kendi yeterliliğine dair olumsuz düşüncelere kapılmasının kaygıyı tırmandırdığına dikkat çekildi. Sınav sürecinde psikolojik hazırlık akademik hazırlık kadar önem taşıyor Sınav sürecinde akademik bilginin yanı sıra öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve sınav kaygısını yönetebilmelerinin başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtildi. Bu nedenle öğrencilerin çalışma süreçlerini planlı ve hedef odaklı şekilde yürütmeleri, zamanı etkili kullanmaları ve çalışma programlarını sürdürülebilir bir şekilde oluşturmalarının gerektiği vurgulandı. Sınava yönelik kontrol hissinin güçlenmesinin kaygının azaltılmasına ve öğrencilerin kendilerine olan güvenlerinin artmasına katkı sağladığının altı çizildi. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı yönetimine katkı sağlıyor Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması büyük önem taşıdığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bu kapsamda düzenli ve yeterli uyku alışkanlığı sürdürülmeli, dengeli ve sağlıklı beslenilmeli, yeterli miktarda su tüketilmeli, ekran kullanım süreleri sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktivitelere zaman ayrılmalı, günlük yaşam rutini mümkün olduğunca korunmalıdır. Ayrıca derin nefes alma, gevşeme egzersizleri, dikkat odağını mevcut göreve yöneltme ve olumlu içsel konuşmalar gibi yöntemler kaygının yönetilmesine destek olabilmektedir." Sağlıklı hayat merkezlerinde çocuklara yönelik danışmanlık hizmeti sunuluyor Çocukluk ve ergenlik döneminin fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimin hızla devam ettiği, bireyin yaşam boyu sağlık alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir süreç olduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı kapsamında çocuk ve ergenlerin gelişim süreçleri izlenmekte, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin güçlendirilmesine yönelik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveyn tutumları konusunda rehberlik sağlanmaktadır." ifadeleri kullanıldı. Aile ve öğretmen desteği öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor Sınava yönelik ailelerin ve öğretmenlerin tutumunun öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli bir rol oynadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Anlayışlı, destekleyici ve güven veren bir yaklaşım, öğrencilerin kendilerine olan inançlarını güçlendirmekte ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, mevcut bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir araç olduğu hatırlatılmalıdır. Aile ve öğretmenlerden alınan destek, öğrencilerin sınav öncesi kaygı düzeylerinin azaltılmasına ve sınava psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağlamaktadır."

75 Bin Kişi Destek İstedi Haber

75 Bin Kişi Destek İstedi

Sağlık Bakanlığınca tütünle mücadele kapsamında yürütülen sigara bırakma hizmetlerine ilgi artarken, bu yılın ilk 4 ayında sigara bırakma polikliniklerine 75 bin 184 kişi başvurdu. AA muhabirinin "Dünya Tütünsüz Günü" dolayısıyla Bakanlık verilerinden derlediği bilgilere göre, tütün ürünleri insan sağlığının yanı sıra çevre ve doğal kaynaklar üzerinde de ciddi tehdit oluşturuyor. Sağlık Bakanlığınca, tütünle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar doğrultusunda dijital ve saha temelli çalışmalar da sürdürülüyor. "Online Sigara Bırakma Hizmeti" kapsamında vatandaşlar evlerinden ya da iş yerlerinden görüntülü görüşme yoluyla uzman desteği alabiliyor. Hizmet kapsamında kişiye özel bırakma planı hazırlanıyor, düzenli takip yapılıyor ve gerektiğinde yüz yüze poliklinik hizmetine yönlendirme sağlanıyor. Kamu kurumlarında uygulamaya alınan "Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı" hizmetiyle kamu personeline tütün ürünlerinin zararları ve sigara bırakma yöntemleri konusunda eğitim veriliyor. Toplumda tütün ürünü kullanımının zararları konusunda farkındalık oluşturmak, sigara bırakma hizmetlerini tanıtmak ve sahada etkin bir danışmanlık modeli geliştirmek amacıyla "Tütünle Mücadele Timleri" ve "Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri" hayata geçirildi. Bu kapsamda, son bir yılda timler tarafından 832 bin 873 vatandaşa ulaşılırken, 331 bin 984 vatandaş ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'na yönlendirildi. Ayrıca, 213 bin 443 vatandaşa mobil poliklinik ve saha timleri aracılığıyla danışmanlık hizmeti sunuldu. Sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığı konusunda eğitim almış hekimler görev yaparken, tedavi süreçleri hekim değerlendirmesi doğrultusunda yürütülüyor. Tedavi kapsamında bilişsel-davranışsal yaklaşımların yanı sıra bilimsel etkinliği kanıtlanmış ilaçlarla destek sağlanıyor. Poliklinik hizmetlerinin ve ilaç kullanım süreçlerinin takip edilmesi amacıyla geliştirilen Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS), ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ile entegre şekilde çalışıyor. Böylece, hastalar hem hekim kontrolünde takip ediliyor hem de ALO 171 tarafından düzenli geri dönüş aramalarıyla bir yıl boyunca destekleniyor. Yürütülen çalışmalarla sigara bırakma polikliniklerine başvuru oranları da arttı. 2024 yılında sigara bırakma polikliniklerine 81 bin 616 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 150 bin 467 muayene gerçekleştirildi. 2025 yılında başvuru sayısı 2024'e kıyasla yüzde 112 artışla 173 bin 32'ye ulaşırken, toplam muayene sayısı 223 bin 993 oldu. 2026 yılının ilk 4 ayında ise 75 bin 184 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 105 bin 698 muayene gerçekleştirildi. Muayene sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 artış yaşandı. Yaklaşık 1,6 milyon ölüm pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütünü "önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedeni" olarak tanımlıyor. Dünya genelinde tütüne bağlı olarak her yıl 8 milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 7 milyondan fazlası doğrudan sigara içenlerde görülürken, yaklaşık 1,6 milyonu pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor. Sigara dumanı 7 binden fazla kimyasal madde içeriyor. Bu maddelerden 250'sinin zararlı, 70'inden fazlasının kanserojen olduğu biliniyor. Sigara, kalp-damar hastalıklarından kansere, solunumdan üreme sağlığına kadar vücudun her organını olumsuz etkiliyor. Sigara, akciğer, ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, mesane, karaciğer ve pankreas kanserleri dahil 12'den fazla kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor. Tüm akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 85'inden sigara sorumlu tutuluyor. Tütün, dünya genelindeki kanser ölümlerinin yüzde 25'ine yılda yaklaşık 2,5 milyon ölüme yol açıyor. Sigara, koroner kalp hastalığı, felç ve periferik damar hastalığı riskini önemli ölçüde artırıyor. Tütüne bağlı kalp-damar ölümleri tüm kardiyovasküler ölümlerin yüzde 12'sini oluşturuyor. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), sigara içicilerde olmayanlara kıyasla çok daha sık görülüyor. KOAH ölümlerinin yaklaşık yüzde 80'i doğrudan sigara kullanımına bağlı. Tütüne bağlı kronik solunum hastalıkları, tüm kronik solunum ölümlerinin yüzde 29'unu oluşturuyor. Kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalan 65 binden fazla çocuk her yıl solunum yolu hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Pasif etkilenim, ani bebek ölümü sendromu, düşük doğum ağırlığı ve çocuklarda astım riskini doğrudan artırıyor. Türkiye'de her 100 çocuktan 46'sı sigara dumanına maruz kalıyor. Sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor Tütün, tarla, fabrika ve kullanım aşamalarının tümünde gezegene zarar veren tek tüketim ürünü olarak yer alıyor. DSÖ, tütün endüstrisinin çevresel etkisini "yıkıcı" olarak nitelendiriyor. DSÖ verilerine göre, sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor. Küresel ölçekte yılda yaklaşık 4,5 trilyon sigara izmariti çevreye bırakılıyor ve tütün tarımı dünya genelindeki ormansızlaşmanın yaklaşık yüzde 5'ine yol açıyor. Tütün tarlaları için her yıl yaklaşık 200 bin hektar orman alanı yok ediliyor. Tütün ekiminde orantısız biçimde kullanılan pestisitler ve gübreler toprağı kirleterek başka tarım ürünleri için kullanılamaz hale getiriyor. Tütün tarımının yoğun olduğu bölgelerde tarım arazisi giderek gıda üretiminden tütün üretimine kayıyor. Sigara izmaritleri dünyada çevreye en çok atılan plastik atık türü oluyor. Her yıl yalnızca denizlere, nehirlere ve kaldırımlara bırakılan 4,5 trilyon izmarit, içerdiği toksik kimyasallarla devasa bir su kirliliği kaynağı oluşturuyor. Sigara filtrelerindeki mikro-plastikler okyanus derinliklerine kadar ulaşırken, deniz ekosistemlerine ve insanlara geri dönüyor. Her bir izmarit, 100 litre suyu kirletebiliyor. Sigara üretimi zincirinin tamamı yılda 84 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salıyor. Sigara üretimi için yılda 22 milyar litre su harcanıyor. Küresel ölçekte bu kaynakların israfı, zaten kırılgan olan ekosistemlere ek yük bindiriyor.

Kumar Bağımlılığında Büyük Başarı Haber

Kumar Bağımlılığında Büyük Başarı

Şanlıurfa'da son 3 yılda Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) başvuran 100 kumar bağımlısından 80’i, uygulanan tedavi süreci sonunda bağımlılıktan kurtulmayı başardı. Hemen her türlü bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay, sanal kumarın ön plana çıkmasıyla birlikte kumar bağımlılığıyla ilgili çalışmalarına da hız verdi. Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, yaptıkları çalışmalarla ilgili AA muhabirine, bağımlılıkla mücadele kapsamında önleyici ve tedavi edici çalışmalar yaptıklarını söyledi. Madde bağımlılığıyla birlikte son dönemlerde sanal kumar bağımlılığının daha çok gündemde olduğunu ifade eden Çiftçi, şöyle konuştu: "Kumar bağımlılığı sinsi bir şekilde gelişiyor, gizliliği çok fazla. Sanal kumar bağımlılığı bir davranışsal bağımlılıktır. Davranışsal bağımlılıkta kişi kendini gizleyebiliyor, saklıyor. Çünkü telefonla veya tabletle irtibat halinde, renk vermeyebiliyor. Ama diğer bağımlılıklarda belirtileri olabiliyor. Bakıyorsunuz en sonunda ailesinin ve kendisinin geleceğini maddi olarak bitirmiş. Bunlarla ilgili mücadelemiz kapsamında Yeşilay Danışmanlık Merkezi'miz var. Son 3 yılda 400 kişiye yakın bağımlı YEDAM'a başvuru yapmış ve klinik psikologlarımız eşliğinde tedavi görmüş. Bunlardan bize başvuruda bulanan 100 kumar bağımlısı var ve bu 100 kişiden 80'i kumar bağımlılığından tamamen kurtulmuş." Oyun adı altında genç ve çocuklar da tehlikede Çiftçi, sanal kumar bağımlılığının genelde yetişkinlerde görüldüğünü ancak son dönemlerde oyun adı altında çocuklar ve gençlerin kumara teşvik edildiğini aktararak, ailelerin dikkatli olmasını istedi. Çocukların internette geçirdiği zaman diliminde nerelerde vakit harcadıklarının takip edilmesini isteyen Çiftçi, şunları kaydetti: "Bunu dolaylı yollardan da takip etmemiz, gerektiği zaman müdahale de etmemiz gerekiyor. Bilirkişilerden destek alınması da gerekiyor. Çevrede kumar bağımlısı veya diğer bağımlı olan kişilerle ilgili YEDAM 115 Danışma Hattını arayarak destek alabilirler. Aynı zamanda bağımlının yakınına ve çevresine de danışmanlık hizmeti veriyoruz. Gizlilik esasıyla çalışıyoruz, herhangi bilgi paylaşılmıyor, gizlilik esaslı ve ücretsizdir. Son 3 yılda okullarımızda yaklaşık 123 bin öğrencimize yaş gruplarına göre bağımlılıkla ilgili seminerler verdik. Ayrıca 27 bin yetişkinimize, 3 bin 400 hükümlüye ve 1300 denetimli serbestlikten faydalanan kişilere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışması yapmışız." Çiftçi, son zamanlarda kumar bağımlılığıyla ilgili intiharların ve sosyal medyada dolaşan videoların toplumu rahatsız ettiğini dile getirerek, "Kumar bağımlılığı üst seviyelere çıkmaya başladı. Nedeni de çabuk yoldan zengin olayım düşüncesi. Bu tür yaklaşımlar, özentili tutumlar, dizilerdeki paylaşımlar gençlerimizi bu yöne kaydırıyor. Hepimizin duyarlı ve dikkatli olması gerekir. Hiçbir zaman kimse kumardan zengin olmamıştır. Sistem kazanmıştır, masa kazanmıştır. Onun için gençlerimizin bu tür hayalleri yanlış hayallerdir." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.