Uygulamalarımız appstore googleplay

#Birleşmiş Milletler

gazeteci63.com - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor Haber

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor

Dikkatler ABD-İsrail’in İran'a saldırılarına, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa çevrilmişken yıkıntıları arasında dolaştığımız Gazze sokakları bize tek bir şey anlatıyor: Değişen bir şey yok. Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Ali Jadallah ve Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı, 1000 günü aşan soykırımın insani boyutunu ve sahadaki yaşam koşullarını AA Analiz için kaleme aldı. Dünya gözünü ABD-İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa ve çatışmaların küresel ekonomide yol açtığı hasara çevirmişken Gazze’de 1000 günü geride bırakan soykırım, manşetlerde kendisine yer bulamıyor ancak derinleşerek devam ediyor. Bu yazının müellifleri olarak Gazze’ye saldırıların başladığı 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in işlediği soykırımı ilk gününden beri Anadolu Ajansı (AA) adına takip ettik, kamuoyuna görselleriyle birlikte doğru bilgiyi aktarmak için gece gündüz çalıştık. Aradan geçen 1000 günde kimi zaman sağlanan ateşkesler kimi zaman da öne çıkan güncel gelişmelerle dünyanın ilgisinin başka yerlere kaydığına tanık olduk. İsrail, Ekim 2025’te sağlanan ateşkes anlaşmasının aksine Gazze’de işgal ettiği alanı her geçen gün genişletmeye çalışıyor. Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’i işgal altında. İsrailli siyasetçiler, kentin tamamının işgal edilmesi çağrılarını yineliyor. Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerleri arasında gösterilen Gazze’deki Filistinliler, kentin yüzde 30’luk bölümünde enkazların arasında hayata tutunmaya çalışıyor. Sessizliğe gömülen insanlık dramı İsrail, Gazze’nin giriş çıkışlarını kontrol etmeye devam ediyor. Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına göre, İsrail’in Gazze’ye günde 600 tır insani yardım girişine izin vermesi gerekirken Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım kuruluşlarının verileri bunun üçte birinden daha azına erişim olduğunu ortaya koyuyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise "Gazze’ye yardım ve gıda girişinin kasıtlı biçimde kısıtlanmasının alarm verici düzeyde yetersiz beslenme ve açlığa yol açtığı" uyarısı yapıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, işsizliğin yüzde 80’in üzerinde seyrettiği Gazze’de 1,6 milyon Filistinlinin gıda güvenliğinin bulunmadığını aktarıyor. İsrail’in önce saldırılarıyla, ateşkesin ardından da yardım girişini engellemesiyle su tesislerinin yüzde 90’ı zarar gördü, hastaneler ve sağlık hizmetleri ise neredeyse işlevsiz kaldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve uluslararası sağlık örgütlerinin raporlarına göre bölgedeki tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle Mayıs 2024’ten itibaren her geçen gün 6 ila 10 Filistinli hayatını kaybediyor. Gazze’de soydaşlarının uğradığı soykırımı dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazeteciler de İsrail’in saldırılarında doğrudan hedef alınmaya devam ediyor. Sayıların değiştiremediği küresel kayıtsızlık İsrail’in Ekim 2025’ten itibaren çeşitli bahanelerle Gazze’ye düzenlediği saldırılar aralıksız sürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre Ekim 2025 tarihinden sonra İsrail’in doğrudan saldırılarında bin 100’den fazla Filistinli can verdi, 3 bin 700’den fazla kişi yaralandı. Gazze’de 250’den fazla gazetecinin neredeyse tamamı İsrail tarafından önce hedef gösterilerek, sonrasında da doğrudan kasıtlı saldırılarda can verdi. İsrail, hala medyanın Gazze’ye erişimine bin günden uzun süredir izin vermiyor. Gazze’deki Filistinli gazeteciler, bir yandan soydaşlarının uğradığı soykırımın sesi, gözü, tanığı, bir yandan da kurbanı olmaya devam ediyor. Soykırım verilerine rağmen küresel sistem, Gazze’deki durumu değiştirecek inisiyatifi almıyor ve felaketin adeta kanıksandığı bir manzara ortaya çıkıyor. Gazze’deki durumu kavramaktaki zorluk Kudüs’ten Gazze’deki soykırımı aktarmaya çalışan pek çok uluslararası gazeteci, Gazze’nin dibinde ama yaşananlardan uzak şizofrenik bir durumu deneyimliyor. Gazze’deki meslektaşlarla konuşurken kentteki durum, onların seslerindeki yorgunlukla kavranabiliyor. Buna karşın Gazze’de nelerin yaşandığını kelimeler, fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları, infografikler veya görüntülerle ne anlamak ne de anlatmak mümkün. Gazze’deki evi Ekim 2023’te İsrail’in hava saldırısıyla yerle bir olan, neredeyse tüm Filistinliler gibi defalarca yerinden edilen ve kentin güneyinde görece daha az saldırıya uğramış Han Yunus’a bağlı Deyr Belah bölgesinde yaşayan bu satırların yazarlarından biri de hava saldırıları korkusunun hüküm sürdüğü, yolların çadırlarla, çevrenin ise enkazla kaplandığı bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Deyr Belah bölgesi, Gazze’de birçok yerinden edilen insanın sığındığı ve kapasitesinin çok üzerinde nüfus yoğunluğuna sahip bir yerleşim yeri. Bölgede altyapı, elektrik, temiz su eksikliği sıradanlaşmış halde. Gazze’de dört duvarı olan evde yaşayabilen kendisini şanslı hissediyor. Yaşanabilecek evlerin fiyatları ise ekonomik imkanların çok üstüne çıktı. Geçim kaynağını kaybeden insanların normal bir evde yaşaması imkansız. Aileler, kalabalık yerlerde, sığınma merkezlerinde ya da çadırlarda bir arada kalıyor. Yapı malzemelerinin girişine İsrail tarafından izin verilmemesi nedeniyle inşaat ürünleri kısıtlı ve fahiş fiyatta. İnsanlar sığınma merkezlerinde, çadırlarda ya da hasar almış binalarda yaşamaya devam ediyor. Çadırlarda hayat çok zorlu; yazın sıcak, kışın soğuk ya da yağmurlu oluyor. Temiz su, tuvaletler ya da özel alanın eksikliği, özellikle de çocuklar, kadınlar ve yaşlılar için hayatı dayanılmaz kılıyor. Çadırlar ya ince bir kumaş ya da plastik bir parçadan yapılmış durumda, ne toz fırtınasına ne de rüzgara karşı koruma sağlamıyor. Buna rağmen insanlar, çadır yaşam alanında imkansız bir hayata tutunmaya çalışıyor. Yıkıma rağmen insanların birliği bozulmuyor Gazze’de gıdaya erişim hala öncelikli sorunlar arasında. Birçok kişi yardımlarla hayatta kalıyor ancak İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle düzenli yardım akışı engelleniyor. Gelen ticari ürünler tezgahlara ulaştığındaysa fiyatlar insanların gelirlerine göre çok yüksek oluyor. Bu nedenle insanlar ya öğünlerini kısıyor ya da temel gıda ürünleriyle karınlarını doyurmaya çalışıyor. Kıtlık ve açlık hala devam ediyor. Ayrıca, elektriğin yokluğu nedeniyle buzdolabı gibi araçlarla gıdayı uzun süre korumak da mümkün değil. Kente ticari mallar geldiğinde çarşı-pazar hala kuruluyor ancak buralar eski günlerinden çok uzak, insanlar her şeye rağmen gündelik hayatına devam etmeye çalışıyor, esnaf dükkan açıyor, çocuklar fırsat buldukça oyun oynuyor. Belki de en dikkat çekici olan şey, tüm bu fiziksel ve psikolojik yorgunluğa rağmen insanların uyum sağlama, birbirine destek olma becerisi. Gazze’de eğitim de İsrail’in soykırımında en ağır darbe alan hizmetler arasında. Okulların çoğu yıkıldı ve kullanılamaz hale geldi veyahut sığınma merkezlerine dönüştü. Eğitimi devam ettirmek için birçok girişim var ama öğrenciler, okul yıllarının büyük bir kısmını kaçırdı. Çocuklar, gençler sadece eğitim eksikliği değil yerinden edilme, aşırı kalabalıkla yaşama, psikolojik travmayla da mücadele ediyor. Eğitim, herkes için bir hakken bugün soykırım tehdidi karşısında sadece kısıtlı ulaşılabilen bir hak halini aldı. Ekim 2025’te yapılan ateşkes sayesinde ilk aşamada İsrail saldırıları dursa da aradan geçen sürede yeniden başladı. Dünya Gazze’de bir ateşkes sağlandığını düşünürken Gazzeliler, her saldırıdan sonra “Hangi ateşkes?” diye isyan ediyor. Her saldırı, korkuyu yeniden gün yüzüne çıkarıyor. İnsanlar, sürekli haberleri takip ediyor ve yakınlarından, sevdiklerinden haber almaya çalışıyor. Birçok insan, olası bir saldırının veya artan gerilimin başka bölgelere yayılmasından endişe ediyor. İnsanlar, güvende hissetmenin ya da geleceğe ilişkin bir plan yapmanın imkansız olduğu bir belirsizlik içinde yaşıyor. Ateşkes ihlalleri, kötü bir kabus gibi Gazzelilerin tepesinde dolaşıyor. İsrail ordusu, saldırıların ardından Hamas mensuplarını, askeri unsurları hedef aldığını savunuyor ancak uluslararası kurumlar ve bağımsız basın, çok sayıda sivil ölümü ya da sivil altyapının hedef alındığını ortaya koyuyor. Savaşta on binlerce kadın ve çocuğun öldürülmesi de iddiaların zayıflığını gösteriyor. Yıkılan hayatların yeniden inşası imkansız Gazze’deki Filistinlilerin önemli bir çoğunluğu soykırım ve saldırılara rağmen kentten ayrılmak istemediğini söylüyor. Elbette bir kesim de çocukları için güvenli bir gelecek için savaşın olmadığı bir yere gitmeyi arzuluyor ancak dünyanın kollarını açmış onları beklemediğinin de farkında olan Filistinliler, Gazze’nin yeniden inşasını bekliyor. Şartlar ve iradenin oluşması halinde binaları yeniden inşa etmek mümkün ama insanların yıkılan hayatlarını yeniden inşa etmek imkansız. İnsani kayıp ve psikolojik hasar yıllarca sürecek. Buna rağmen insanlar ümide sarılıyor çünkü ümitsizliğe teslim olmak bir seçenek değil. Gazze’de yerinden edilen ya da buradan başka yerlere gidenler ile yaptığımız görüşmelerde ortak duygu vatan hasreti, endişe ve kısmen suçluluk duygusu. Buradan ayrılanlar, nereye gitseler Gazze’yi yüreklerinde taşıdıklarını anlatıyor, birçoğu da şartlar yeniden imkan verince dönmek istediğini belirtiyor. Bunca yıkımın arasında nefes alanlar da oldu. Futbol heyecanı, dünyanın dört bir yanını sardığı gibi Dünya Kupası'yla Gazze’ye de geldi. Elektrikten yoksun, birçoğu yerinden edilmiş Filistinliler, enkazların arasına kurulmuş dev ekranlardan futbol maçlarını izledi. Aileler, çocuklarıyla çadırlarda, enkazın arasında maç izlemek için toplandı. Yıkımın ortasında insanların kendilerini bir parça normal hissedebileceği, bulundukları durumu unutup az da olsa bir ümit hissedebileceği anlar tatmak istemesi dikkate değer bir manzara. Ancak dünya kendi gündemiyle meşgulken Gazze’de nesillerin hayatları kadar anıları da yok oluyor. Kentin yıkımı hatıraların yıkımını da beraberinde getiriyor. İnsanlar doğup, büyüyüp yaşadıkları, pek çok anı biriktirdikleri yerleri artık tanıyamıyor. [Ali Jadallah, Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiridir, Enes Canlı, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısıdır.] *Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir. Bu yazı ilk kez AA Brifing dergisinin ağustos sayısında yayımlanmıştır.

Kooperatiflere Kredi Desteği Haber

Kooperatiflere Kredi Desteği

Ticaret Bakanlığı gözetiminde Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği ile Kredi Garanti Fonu AŞ (KGF) arasında imzalanan protokol kapsamında kooperatifler için 4,5 milyar lira kredi hacmi oluşturuldu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, kooperatiflerin finansmana erişimini kolaylaştırmanın ve üretim kapasitelerini artırmanın amaçlandığı bildirildi. Bu kapsamda Bakanlık gözetiminde TESKOMB ile KGF arasında bir protokole imza atıldığı belirtilen açıklamada, "Söz konusu protokol kapsamında toplam 4,5 milyar liralık kredi hacmi, kooperatiflerimizin kullanımına sunulacaktır. Uygulamaya alınan bu destek sistemiyle kooperatiflerimizin finansal yükünün hafifletilmesi, sürdürülebilir büyüme ve yatırım kapasitelerinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Birleşmiş Milletler tarafından 2025 yılının "Uluslararası Kooperatifler Yılı" ilan edilmesinin, kooperatifçiliğin küresel ölçekte önemini ortaya koyduğu, bu süreçte Türkiye'de kooperatifçiliğin daha güçlü ve bütüncül bir perspektif kazandığı aktarıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "2025-2029 dönemi Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı" doğrultusunda finansman mekanizmalarının geliştirilmesinin, stratejik öncelikler arasında yer aldığına işaret edilen açıklamada, "TESKOMB ve KGF işbirliğiyle imzalanan bu protokol, söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik somut ve önemli bir adımdır. Destek sistemi ilk aşamada tarım satış ile kadın girişimi, üretim ve işletme kooperatifleri birlikleri yanı sıra üretim ve pazarlama ile küçük sanat kooperatifleri için finansman imkanı sunmaktadır." değerlendirmesinde bulunuldu. Avantajlı finansman oranları sağlanacak Program kapsamında, avantajlı finansman maliyeti oranları, yüzde 80'e kadar kefalet desteği, 12 aya kadar ödemesiz dönem ve 24 aya varan vade imkanı sağlanacağına dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Böylece kooperatiflerimizin üretim, yatırım ve nakit akışı süreçleri desteklenerek sürdürülebilir ekonomik katkı oluşturulması amaçlanmaktadır. Kooperatif türlerine göre kredi üst limitleri, tarım satış kooperatifleri birlikleri için 800 milyon lira, kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri birlikleri için 25 milyon lira, üretim ve pazarlama kooperatifleri ile küçük sanat kooperatifleri için 1 milyon lira olarak belirlenmiştir. Kooperatifler, üretim, tedarik ve pazarlama süreçlerindeki etkin rolleriyle ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayan önemli ekonomik aktörlerdir. Bakanlık olarak kooperatifçilik sisteminin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak görmekteyiz. Finansmana erişimin kolaylaştırılması başta olmak üzere ihtiyaç duyulan tüm alanlarda çözüm odaklı uygulamaları hayata geçirmeye ve kooperatiflerimizin yanında kararlılıkla yer almaya devam edeceğiz."

Ateşkese Rağmen Bombalıyor Haber

Ateşkese Rağmen Bombalıyor

İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasına rağmen bugün de Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine saldırılarda bulundu. Gazze'de 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdüren İsrail ordusunun, anlaşmaya göre kendi kontrolü altında bulunan bölgeler dahil Gazze’nin farklı noktalarını hedef aldığı bildirildi. AA muhabirine konuşan görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının güneydeki Refah kentine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Tanıklar ayrıca, İsrail ordusuna ait araçların Refah’ın kuzeyinde ayrım gözetmeksizin rastgele ateş açtığını ifade etti. Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail topçu birlikleri, ordunun kontrolü altındaki bölgelerde ve Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus’un doğusundaki çeşitli noktaları bombaladı. İsrail helikopterlerinin de aynı bölgede ateş açtığı kaydedildi. Öte yandan, İsrail helikopterlerinin Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinin doğusunu hedef aldığı, ordu araçlarının ise Gazze kentinin doğusunda makineli tüfeklerle ateş açtığı bildirildi. İsrail'in, Hamas ile imzaladığı ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği saldırılarda, ekim ayından bu yana 391 Filistinli hayatını kaybetti, 1063 kişi yaralandı. Ateşkes anlaşması, İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve 2 yıl süren saldırıların ardından imzalanmıştı. Söz konusu saldırılarda 70 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, 171 binden fazla kişi yaralanmış ve Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkım meydana gelmişti. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin yeniden inşası için yaklaşık 70 milyar dolarlık maliyet öngörüyor.

2026'da Uluslararası Üç Büyük Zirve Haber

2026'da Uluslararası Üç Büyük Zirve

Türkiye, 2026 yılında NATO, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine ev sahipliği yapacak. Son yıllarda hem bölgesinde hem de küresel diplomasi sahnesinde aktif rol üstlenen Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere sorunlu birçok bölge ve konuda arabuluculuk girişimlerini, insani diplomasi adımlarını ve çok taraflı işbirliği mekanizmalarını etkin biçimde kullanıyor. Söz konusu diplomatik gücünü uluslararası zirvelere ev sahipliği yaparak artırmak isteyen Türkiye, gelecek yıl uluslararası üç büyük zirveye ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda, COP31 Zirvesi İstanbul'da, ana konferans etkinliklerinin ise Antalya'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. NATO Zirvesi ise temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek. Türkiye, etkin bir konumda bulunduğu Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü zirvesine de 2026'da ev sahipliği yapacak. Söz konusu uluslararası zirveler, Türkiye'nin küresel diplomasiye yön veren ülkeler arasındaki konumunu güçlendirmesi açısından büyük önem taşıyacak. COP31 Zirvesi'nde gündemi Türkiye belirleyecek COP30, kasım ayında Brezilya'nın ev sahipliğinde iklim değişikliğiyle mücadelede "yeşil sanayileşme" gündemiyle düzenlenmişti. 196 ülkenin liderinin katılmasının beklendiği COP31 Zirvesi'nde Türkiye, gündemi belirleyecek ve bunun yürütülmesinden sorumlu olacak. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuncusu haziran ayında Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenmiş, zirvede üye ülkelerin savunma artırılması hedefi ele alınmıştı. Türk Devletleri Teşkilatı'nın Devlet Başkanları 12. Zirvesi ise Azerbaycan'ın Gebele şehrinde ekim ayında "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla yapılmıştı.

İklim Değişikliği Mücadelesine Katkı Haber

İklim Değişikliği Mücadelesine Katkı

İklim değişikliğiyle mücadelede kapsamında Şanlıurfa’da bir araya gelen çok sayıda yerel yönetim, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisine Büyükşehir Belediyesinin iyi uygulama örnekleri ve yenilikçi öğrenme yaklaşımları anlatıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen “Türkiye’de Yerel İklim Eylemi İçin AB Ortaklığı Projesi” kapsamında düzenlenen “İklim Değişikliğinde Yaygın Eğitim Yaklaşımları” Konferansı, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı koordinasyonunda Şanlıurfa’da gerçekleştirildi. Türkiye genelinden çok sayıda yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu, akademisyen ve eğitim uzmanının katılımıyla gerçekleştirilen konferansta, iklim değişikliğiyle mücadelede yaygın eğitimin önemi, yerel yönetimlerin rolü, iyi uygulama örnekleri ve yenilikçi öğrenme yaklaşımları ele alındı. Konferansa ev sahipliği yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, programda söz alarak il genelinde yürüttüğü farkındalık ve çevre bilinci çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğine karşı mücadelede eğitim, teknoloji ve vatandaş katılımını birleştiren yenilikçi projeleriyle dikkat çekti. Buluşmada Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin yerelde yürüttüğü çevre farkındalığı çalışmaları, okullarda ve toplumun farklı kesimlerinde sürdürülen iklim değişikliği eğitim programları ve geri dönüşüm projeleri örnek uygulamalar olarak tanıtıldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcıların yoğun ilgisini gören sunumun ardından, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları yerel düzeyde iklim eyleminin yaygınlaştırılması açısından öncü bir model olarak değerlendirildi.

Gazze'de Can Kaybı 69 Bini Geçti Haber

Gazze'de Can Kaybı 69 Bini Geçti

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde, Ekim 2023'te başlayan saldırılarında can kaybının 69 bin 176'ya yükseldiği bildirildi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in saldırılarında hayatını kaybedenlerle ilgili son bilgileri paylaştı. Söz konusu tarihten bu yana yaşamını yitirenlerin sayısının 69 bin 176'ya ve yaralı sayısının 170 bin 690'a çıktığı aktarılan açıklamada, son 24 saatte İsrail saldırıları sonucu 1 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, daha önce ölen 6 kişinin cenazelerine ulaşıldığı kaydedildi. Hamas ve İsrail arasında varılan ateşkesin ardından, İsrail saldırılarında 241 kişinin yaşamını yitirdiğini, 619 kişinin yaralandığını ve enkaz altından 528 kişinin naaşlarının çıkarıldığı belirtildi. İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde varılan ateşkese rağmen ara ara çeşitli iddialarla Filistinlilere yönelik saldırılarda bulunuyor. İsrail, Ekim’de Batı Şeria’da 33’ü çocuk 442 Filistinliyi gözaltına aldı İsrail ordusunun, Ekim ayında işgal altındaki Batı Şeria’da 3’ü kadın ve 33’ü çocuk olmak üzere toplam 442 Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Filistinli Esirler Heyeti, Filistinli Esirler Cemiyeti ve ed-Damir Esir Destek ve İnsan Hakları Derneği tarafından yayımlanan ortak raporda, gözaltıların özellikle Beytüllahim kentinde yoğunlaştığı, Batı Şeria genelinde de geniş çaplı saha operasyonlarının yürütüldüğü belirtildi. Raporda, 8 Ekim 2023’ten bu yana gözaltına alınan Filistinlilerin sayısının yaklaşık 20 bin 500’e ulaştığı, bunlar arasında 595’ten fazla kadın ve bin 630’dan fazla çocuğun bulunduğu ifade edildi. Aynı rapora göre, Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana İsrail hapishanelerinde hayatını kaybeden Filistinli esirlerin sayısı, geçen ay yaşamını yitiren üç kişiyle birlikte 81’e yükseldi. İşkence, açlık ve idari tutuklamalar Ekim ayında esirlere yapılan saha ziyaretlerinde, tutuklulara yönelik ihlallerin savaşın başlangıcından bu yana sürdüğü ve 10 Ekim’de ateşkes ile esir değişimi anlaşmasının ilanından sonra yeniden arttığı aktarıldı. Raporda, İsrail hapishanelerindeki esir sayısının 9 bin 250’yi aştığı, bunların büyük kısmının herhangi bir suçlama yöneltilmeden idari tutukluluk altında bulunduğu belirtildi. Bu rakama, İsrail ordusuna ait askeri kamplarda tutulan Filistinliler dâhil edilmedi. Filistinli ve uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere yönelik açlık, işkence, tıbbi ihmal, cinsel saldırı ve aile ziyaretlerinin engellenmesi gibi ağır ihlalleri defalarca belgeledi. İsrail tarafından serbest bırakılan Filistinliler de, sistematik işkenceye maruz kaldıklarını, vücutlarında şiddet izleri bulunduğunu ve uzun süreli açlık nedeniyle ciddi kilo kaybı yaşadıklarını ifade etti. Batı Şeria ve Gazze’de süregelen saldırılar Batı Şeria’daki Filistinliler, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına maruz kalmaya devam ediyor. Bu saldırılar, İsrail’in ABD desteğiyle 8 Ekim 2023’te Gazze’ye başlattığı savaşın ardından bölgede tırmanan gerginliğin bir parçası olarak görülüyor. Bu süreçte Batı Şeria’da en az bin 69 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 10 bin kişi yaralandı. İsrail’in iki yıldır Gazze’ye sürdürdüğü saldırılar ise, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 69 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine, 170 binden fazlasının yaralanmasına yol açtı. Birleşmiş Milletler’e göre, Gazze’deki sivil altyapının yüzde 90’ı yok oldu ve yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Hamas ile İsrail arasında 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail’in anlaşmayı sık sık ihlal ettiği, bu ihlallerin yeni can kayıplarına, ayrıca gıda ve tıbbi yardım girişlerine getirilen kısıtlamalara yol açtığı ifade ediliyor. İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria'da 2 Filistinliyi yaraladı İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırıları sonucu 2 Filistinli yaralandı. Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamalara göre, El Halil yakınlarındaki Mesafir Yatta bölgesinde saldırgan İsrailliler 18 yaşındaki bir genci darbetti. Yaralı Filistinli hastaneye kaldırıldı. Kudüs'ün kuzeyindeki Er-Ram kasabasında ise Ayrım (Utanç) Duvarına tırmanmaya çalışan bir gence İsrail askerleri ateş açtı. Göğsünden ve omuzundan yaralanan 21 yaşındaki Filistinli hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, İsrail askerleri Selfit kentinin batısındaki Burukin kasabasında Filistinli bir esire ait evi yıktı. Burukin Belediye Başkanı Faid Sabra AA'ya yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin bir buldozerle kasabaya baskın düzenleyip, İsrail hapishanesindeki Filistinli Mahir Züheyr Semara'nın evini yıktığını söyledi. Sabra, İsrail ordusunun, 23 Ekim'de de Semara'nın babasının evini yıktığını kaydetti. İsrail ordusunun, 8 Ekim 2023 sonrasında Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırı ve ihlallerinde artış yaşanıyor. Bu süre zarfında gerçekleşen saldırılarda çok sayıda Filistinli hayatını kaybederken 83 ev de yıkıldı. Gazze Belediyesi: Kış aylarının başlamasıyla bölgedeki insani felaket derinleşecek Gazze Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, 2 yıl süren ve kentin altyapısında büyük yıkıma yol açan İsrail soykırımının ardından, Gazze’nin ağır insani koşullar altında kışı karşıladığı belirtildi. Açıklamada, "Şehir, altyapıdaki yıkım ve kitlesel yerinden edilme nedeniyle büyük bir felaket yaşıyor. Bu durum, kış mevsiminin başlamasıyla birlikte daha da kötüleşebilir." ifadesine yer verildi. Belediye, kış aylarının yaklaşmasıyla Gazze’deki halkın kaygılarının arttığını, kentin altyapısının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle sel ve taşkın riskinin de yüksek olduğunu vurguladı. Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, daha önce yaptığı açıklamada, "Gazze’de 288 bin ailenin evlerini kaybettiğini ve sokaklarda, açık alanlarda yaşadığını" belirtmişti. Sevabite, ateşkes anlaşmasında yer alan insani protokole göre 300 binden fazla çadır ve prefabrik barınma biriminin bölgeye sokulmasının kararlaştırıldığını, ancak İsrail’in bu maddeye uymadığını kaydetmişti. Gazze Belediyesi, ekiplerinin "mevcut imkanların sonuna kadar kullanılarak, soğuk havaların etkilerini hafifletmek ve halkı korumak için" çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Belediye açıklamasında, 2 yıllık saldırılar sürecinde kışın binlerce çadırın uçtuğu, yağmur sularının on binlerce çadırı bastığı ve halkın kişisel eşyalarının büyük bölümünün çamur içinde kullanılamaz hale geldiği hatırlatıldı. Medya ofisi de eylül ayı sonunda, bölgede bulunan toplam 135 bin çadırdan 125 bininin yıkıldığını, yüzde 93’ünün artık barınmaya elverişli olmadığını açıklamıştı. Saldırılar sona ermiş olsa da yerinden edilmiş yüzbinlerce Filistinli, yaşam koşullarının son derece zor olduğu, temel ihtiyaçların bile karşılanamadığı bir ortamda hayatta kalmaya çalışıyor. Dünya Bankası verilerine göre, İsrail saldırıları sonucu Gazze halkının büyük bölümü yoksullaşırken, ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim’den bu yana işgalci İsrail’in ihlalleri nedeniyle 241 Filistinli hayatını kaybetti, 619 kişi yaralandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.