Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ayıplı Hizmet

gazeteci63.com - Ayıplı Hizmet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayıplı Hizmet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yazlık Kiralama Yaparken Dikkat Haber

Yazlık Kiralama Yaparken Dikkat

Tüketici derneklerinin temsilcileri ve hukukçular, yazlık kiralarken dikkat edilecek hususları ve yaşanan mağduriyetlerde izlenmesi gereken yolları anlattı. Yaz sezonuyla birlikte özellikle sahil bölgelerinde kısa süreli konut kiralamalarına yönelik talep artarken buna paralel olarak sahte ilanlar, kapora dolandırıcılıkları ve sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar da gündeme geliyor. Uzmanlar, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için kiralama öncesinde bazı hususlara dikkat etmeleri, mağduriyet yaşanması halinde ise yasal haklarını zaman kaybetmeden kullanmaları gerektiğini belirtti. Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, vatandaşların, kapora dolandırıcılığı ile karşı karşıya kalmamaları için "ilanlardaki yazlıkların kısa süreli kiralama hükümlerine tabi olup olmadığını" öğrenmeleri gerektiğini söyledi. Kat maliklerinin ilgili taşınmazın kısa süreli yazlık kiralama amacıyla kullanımına izin verdiğinin teyit edilmesi gerektiğini belirten Kiraz, şunları kaydetti: "Yazlık kiralamalarda öncelikle konutun kısa süreli kiralamaya uygun izinlere sahip olup olmadığı ve kiralama işlemini yapan kişinin gerçekten ev sahibi ya da yetkili kişi olduğu teyit edilmeli. Tüm bilgiler ve yasal izinler teyit edilmeden asla 'kapora veya ön ödeme talebi' kabul edilmemeli ve para gönderilmemelidir. Sözleşmede kiralama süresi, konaklayacak kişi sayısı, ödeme ve iade koşulları ile elektrik, su ve aidat gibi giderler açıkça düzenlenmeli." Kiraz, önceden verilen bilgiler ile yazlığın özelliklerinin uyuşmaması durumuna işaret ederek, "Konutun tanıtılandan farklı özellikler taşıması halinde tüketici ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Evin teslim alınması ve teslim edilmesi sırasında mevcut durum fotoğraf ve görüntülerle kayıt altına alınması sonradan ortaya çıkabilecek hasar ve depozito uyuşmazlıklarının önüne geçecektir." diye konuştu. Ev sahiplerinin yapmaları gerekenlere değinen Kiraz, kısa süreli kiralama yapabilmeleri için gerekli izin belgelerini almaları, kat maliklerinin oy birliğiyle onayını sağlamaları, alt kiralama yasağı ve kimlik bildirim yükümlülükleri başta olmak üzere yasal düzenlemelere uymaları gerektiğini, aksi halde yüksek tutarlı idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerini belirtti. "Tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabiliyor" Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkan Vekili Aziz Koçal da yaz aylarının gelmesiyle internet üzerinden günlük, haftalık ve sezonluk yazlık kiralama taleplerinin arttığını hatırlatarak, bu artışla beraber tüketici mağduriyetlerinin de gündeme geldiğini söyledi. Tüketicilerin büyük bölümünün "tatil yerine ulaştığında ilanlarda vadedilen koşullarla karşılaşılmadığına" yönelik şikayette bulunduğunu anlatan Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüketiciler, ilanda gösterilen ev ile teslim edilen evin farklı olması, fotoğrafların gerçeği yansıtmaması, deniz manzaralı veya denize yakın denilen evlerin farklı konumda çıkması, havuzun kullanılamaz durumda olması veya ortak havuz olduğunun sonradan öğrenilmesi, evin yeterince temizlenmemiş olması gibi durumlarla karşılaşıyor. Böcek bulunması ve kötü hijyen koşulları, klima, sıcak su, internet gibi hizmetlerin çalışmaması, kapora veya kira bedelinin alınmasına rağmen evin hiç teslim edilmemesi, sahte ilanlar ve dolandırıcılık olayları, depozito bedellerinin haksız şekilde kesilmesi veya hiç iade edilmemesi sorunları ortaya çıkabiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden veya doğrulanmamış internet sitelerinde yayımlanan sahte ilanlar nedeniyle tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabilmektedir." "İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı" Aziz Koçal, tüketicilerin tatil planı yaparken yalnızca fiyatı değil güvenilirliği de dikkate alması gerektiğini belirterek, mümkün olduğunca kurumsal ve güvenilir rezervasyon platformlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ev sahibi veya işletmenin kimliğinin doğrulanması gerektiğini söyleyen Koçal, "İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı, fotoğraflar, adres bilgileri ve kullanıcı yorumları dikkatle incelenmelidir. Yazılı sözleşme yapılmadan ödeme gerçekleştirilmemelidir." dedi. Koçal, taahhüt edilen özelliklerin sağlanmaması halinde öncelikle bu eksikliklerin fotoğraf ve video ile belgelenerek, işletmeye veya kiraya verene yazılı olarak bildirilmesi ve eksikliğin giderilmesinin talep edilmesi gerektiğini söyledi. Sorunun giderilmemesi halinde yapılması gerekenlere değinen Koçal, "Tüketici, sözleşmeden dönme, ödediği bedelin iadesini isteme, ayıp oranında bedel indirimi talep etme, uğradığı maddi zararların tazminini isteme, uygun koşullarda başka bir konaklama yerine geçmek zorunda kalmışsa oluşan ek masrafların karşılanmasını talep etme haklarına sahiptir." diye konuştu. Koçal, tüm yazışmaların, ödeme dekontlarının, ilan görüntülerinin, fotoğrafların ve videoların saklanarak, uyuşmazlık halinde hak arama sürecinde delil olarak kullanılabileceğini bildirdi. Tüketicinin mağdur olması halinde uyuşmazlık tutarının 186 bin liraya kadar kısmının tüketici hakem heyetlerine başvurarak alınabildiğini kaydeden Koçal, bunun üzerindeki tutarlar için tüketici mahkemelerine başvurulabileceğini ifade etti. Koçal, gerçek olmayan ilanlarla tüketicilerin kapora ödemeye yönlendirilmesinin son yılların en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, "Piyasa fiyatının çok altında sunulan teklifler şüpheyle değerlendirilmeli, acele ödeme baskısı oluşturan kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir. Dolandırıcılık şüphesi bulunuyorsa vakit kaybetmeden en yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalıdır." açıklamasında bulundu. "Ayıplı hizmette yapılan tüm masraflar belgelenerek talep edilebilir" Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük ise yazlık kiralamalarda en sık karşılaşılan sorunların yetkisiz kişilerin aracılık yapması ve ilanlardaki bilgilerle konutun gerçek durumunun uyuşmaması olduğunu söyledi. Tüketicilerin kapora ödemeden önce kiralama işlemini yapan kişinin yetki belgesini veya tapu kaydını kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Küçük, ödemelerin mutlaka yetkili kişilere yapılması ve açıklama kısmında ödemenin amacının belirtilmesi gerektiğini bildirdi. Küçük, vadedilen şartların sağlanmaması halinde bunun "ayıplı hizmet" kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ederek tüketicilerin yaptıkları tüm yazışmaları, fotoğrafları ve harcamaları belgeleyerek zararlarının tazminini talep edebileceğini, ayrıca mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurabileceklerini sözlerine ekledi.

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı Haber

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı

Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında yaklaşık 8,5 milyar lira değerinde 481 bin 613 başvuru yapılırken, bunların 455 bin 500'ü sonuçlandırıldı. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı. Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır." Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi. Heyetlere en fazla başvuru İstanbul'da yapıldı Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan'dan geldiği aktarıldı. Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi. Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35'inin ayıplı mal, yüzde 29'unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: "Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu." En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleşti Sektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."

Yanlış Akaryakıt Dolumunda Karar Haber

Yanlış Akaryakıt Dolumunda Karar

Kayseri'deki bir istasyonda otomobiline yanlış akaryakıt doldurulması nedeniyle motor aksamında hasar oluşan sürücünün başvurusu üzerine Tüketici Hakem Heyeti, hatalı yakıt, çekici, ikame araç ve hasar tutarlarının iadesine hükmetti. Merkez Kocasinan ilçesindeki bir istasyondan yakıt alan Ü.A'nın otomobili, kısa süre sonra motor arızası nedeniyle yolda kaldı. Aracını yol kenarına çekerek durduran sürücü, çekici yardımıyla servise götürdü. Burada yapılan teknik incelemede, araca motorin yerine benzin doldurulduğu belirlendi. Yaşadığı mağduriyet nedeniyle elindeki belge ve raporlarla Kayseri Tüketici Hakem Heyetine başvuran Ü.A, aracında meydana gelen hasarın giderilmesi için yaptığı masrafların karşılanmasını talep etti. Başvuruyu değerlendiren heyet, bilirkişi ile diğer bilgi ve belge incelemesinde akaryakıt istasyonunun yanlış yakıt dolumu nedeniyle tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğuna kanaat getirdi. Bu kapsamda 57 bin 965 lira hasar tutarı, 3 bin 287 lira ikame araç bedeli, 1920 lira çekici ücreti ve hatalı doldurulan 1000 liralık yakıtın tüketiciye ödenmesine hükmetti. "Tüketici Hakem Heyetine başvurduklarında kaskoları bozulmuyor" Ü.A'nın avukatı Mevlid Emin Balcıoğlu, AA muhabirine, müvekkilinin aracına yanlış türde yakıt konulması nedeniyle yetkili serviste yaptırdıkları onarıma bağlı zararın tazmini için Kayseri Tüketici Hakem Heyetine başvurduklarını söyledi. Hakem heyetinin başvurularına güzel bir kararla cevap verdiğini ifade eden Balcıoğlu, şunları kaydetti: "Bu durumda başvurucular hem kasko şirketine hem de Tüketici Hakem Heyetlerine başvurarak haklarını arayabilirler. Tüketici Hakem Heyetine başvurarak haklarını aradıkları durumda kaskoları bozulmamış oluyor. Bu sayede doğrudan zararlarını akaryakıt istasyonlarından karşılamış oluyorlar. Bu durum fosil yakıtla çalışan ve araç sahibi olan bütün tüketicileri yakından ilgilendiriyor. Bu kararın bu bağlamda önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de milyonlarca sürücü ve araç sahibi olduğunu düşünürsek bu karar bütün araç sahiplerini ilgilendiriyor. Böyle bir durum herkesin başına gelebilir. Şu anda bütün akaryakıt istasyonlarındaki cihazların yanlış yakıt uyarısı verdiği söyleniyor. Ancak sistemsel arızadan kaynaklı yanlış türde yakıt konulması durumu ya da personel hatasından kaynaklı böyle bir durumun meydana gelmesi olağan bir durum. Bu konuda biz tüketicilerimizi hem uyarmış oluyoruz hem de böyle bir durum meydana geldiğinde nasıl hareket etmeleri gerektiğinin haritasını çizmiş oluyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.