Uygulamalarımız appstore googleplay

#Adalet Bakanlığı

gazeteci63.com - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı Haber

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı, ülke genelinde son üç ayda 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla, 24 Nisan'da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kasten öldürme ve kayıp olaylarını yeniden mercek altına aldı. Türkiye'nin farklı illerinde 638 cinayet ve kayıp dosyanın yeni soruşturulmasıyla, 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çalışmalar sonucunda 59 ilde 168 maktulün bulunduğu 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bunlardan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri bünyesinde özel çalışma ekipleri oluşturuldu. Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli tutuklandı Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu. Alanında ihtisas yapmış uzmanlar, dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları, kriminal bulguları, HTS raporları ve baz kayıtları, dijital materyallerden oluşan tüm delilleri son teknolojik imkanlarını da kullanarak incelemeye alıyor. Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden değerlendirilirken, savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak için yürütülen çalışmalar sürüyor. Kurulan özel ekipler olayların aydınlatılmasında ilginç yöntemler kullandı. Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA'dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi. Kaza denildi, cinayet çıktı Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023'te Marmaris'te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu'ya aitti. İlk soruşturmada Uslu'nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti. Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2016'da öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla yeni ifadeler alındı. Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına ulaşıldı. Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi. 24 yıllık dosyayı 14 yıllık dilekçe çözdü Aydın'ın Germencik ilçesinde 2002'de öldürülen Galip Öztürker'in dosyası, yıllar önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı. Dosyada, şüphelilerden birinin 2012'de cezaevinden savcılığa gönderdiği ve suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu. Bu dilekçe tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte tekrar değerlendirildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda 5 şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine 4 sanık yakalanarak tutuklandı. İstanbulkart, HTS ve 372 saatlik kamera kaydı Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı. 2016'da İstanbul'un Şişli ilçesinde "mezdeke dans üçlüsü" üyelerinden Aynur Kanbur'un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi. Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı. Karaman'da 2008'de kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara'nın dosyasında ise 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası görüntüsü ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi. Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ve şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi. Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı. Çalınan telefon 12 yıl sonra şüphelileri ele verdi Antalya'da 2014'te bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık'ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilidini açtı. Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep'te kullanıldığı belirlendi. Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki bağlantılar, HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda 3 şüpheli tutuklanırken 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi. Çöpte bulunan bebeğin kimliği topuk kanından belirlendi Manisa'da 2010'da bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında da sağlık kayıtları belirleyici oldu. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi. Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları incelendi. Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi. Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı. Cesedin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi Batman'ın Kozluk ilçesinde 2007'de bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmi kurumla işlem yapmayan kişiler de araştırıldı. 2007'den beri resmi kaydı bulunmayan Aydın Özcan mercek altına alındı. Özcan'ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA'nın eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı. Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı tutuklanırken 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Sigara izmaritlerindeki DNA failleri işaret etti Diyarbakır'da 2016'da mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp'in dosyasında, olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi. Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı. HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi. Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili 5 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cansız beden portakal bahçesinde bulundu Hatay'da 2012'den beri kayıp olan Selbi Uyğur'un dosyasında ise cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara ulaşıldı. Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur'un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan belirlendi. Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı. Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur'un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği tespit edildi. Dijital ve bilimsel takip Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesinde HTS ve baz kayıtları, DNA profilleri, balistik incelemeler, PTS ve MOBESE görüntüleri, banka hareketleri, toplu ulaşım kartı bilgileri, GPRS verileri, sağlık kayıtları, cezaevi dilekçeleri ve yeniden alınan tanık ifadeleri soruşturmaların merkezine yerleştirildi. Başkanlığın çalışmalarıyla bazı olaylarda şüpheliler tespit edilip tutuklanırken bazı dosyalarda cesetlerin bulunmasına, kimliklerin belirlenmesine ve soruşturmaların yeniden açılmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan'ın dosyalarına ilişkin inceleme ve soruşturmalar ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırıya ilişkin inceleme ve soruşturmalar devam ediyor. Adalet Bakanı Gürlek'ten açıklama Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, geçmiş yıllarda işlenen ve kamu vicdanında derin izler bırakan suçların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü bildirdi. Bakan Gürlek, şöyle devam etti: “Faili meçhullerin aydınlatılması, suçluların adalet önünde hesap vermesi, cezasızlık algısının ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve ülkemizdeki güven ortamının pekişmesine katkı sağlamaktadır.” Son olarak yürütülen titiz incelemeler sonucunda, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 17 yıl önce kız bebeğin ölümüyle ilgili dosyanın karanlıkta kalan yönleri ile Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 yıl önce işlenen Eyyüp Özbadem cinayetinin aydınlatıldığını belirten Gürlek, "10 Mayıs 2009'da Bandırma'da bir çöp konteynerinde poşete konulmuş halde kız bebek cesedi bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, bebeğin annesi tespit edilmiş ve yargılama sonucunda 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmişti ancak bebeğin babasının kimliği ve olaydaki rolü uzun yıllar boyunca belirlenememişti." ifadelerini kullandı. Dosyanın yeniden ele alınmasıyla bebeğin bulunduğu poşet üzerinde yapılan incelemede şüpheli U.C'ye ait parmak izinin tespit edildiğini kaydeden Gürlek, "Tanık beyanları, ceza infaz kurumu ziyaretçi kayıtları, teşhis işlemleri ve Adli Tıp Kurumunca yapılan DNA incelemesi sonucunda şüphelinin, bebeğin biyolojik babası olduğu tespit edildi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli U.C, 'çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme' suçundan tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi." bilgisini paylaştı. Adana'nın Ceyhan ilçesinde de Eyyüp Özbadem'in 4 Haziran 2022'de motosikletli kişiler tarafından silahlı saldırı sonucu öldürüldüğünü belirten Gürlek, olayın ardından bazı şüpheliler hakkında işlem yapıldığını ancak soruşturmanın o aşamasında failler ve olaydaki bağlantıların kesin olarak ortaya çıkarılamadığını anlattı. Dosyanın yeniden incelenmesi kapsamında şüphelilere ait HTS ve baz kayıtlarının, kamera görüntülerinin, kriminal raporların, tanık anlatımlarının ve ifadelerdeki çelişkilerin birlikte değerlendirildiğine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti: “Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A'nın azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından gerçekleştirildiği, M.A. ile O.K'nin ise faillere yardım ettikleri tespit edildi. Soruşturma sırasında ayrıca, şüphelilerin olay öncesindeki görüntülerini içeren kamera kayıtlarının M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin gizlendiği belirlendi. Operasyon sonucunda cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklandı, delilleri gizledikleri belirlenen 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.” Her iki dosyanın aydınlatılmasında büyük dikkat ve özveriyle görev yapan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı, Balıkesir-Bandırma Emniyet Müdürlüğü ve Adana-Ceyhan Emniyet Müdürlüğüne teşekkür eden Gürlek, "Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız." ifadelerini kullandı.

6 Bin Hükümlüye Eğitim Verildi Haber

6 Bin Hükümlüye Eğitim Verildi

Yeşilay Şanlıurfa Şubesi, bağımlılıkla mücadele kapsamında ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik yükümlülerine yönelik yürüttüğü eğitim ve tedavi çalışmalarıyla 3 yılda yaklaşık 6 bin kişiye ulaştı. Şube tarafından öğrenciler, çocuklar, gençler ve vatandaşlara yönelik alkol, tütün, madde ve kumar bağımlılığı konusunda sürdürülen bilinçlendirme faaliyetlerinin yanı sıra, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde de önleyici ve rehabilitasyon odaklı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda, Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bünyesinde görev yapan klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları tarafından yaklaşık 4 bin 500 hükümlü ile 1500 denetimli serbestlik yükümlüsüne bağımlılıkla mücadele eğitimi ve danışmanlık hizmeti verildi. Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, AA muhabirine, bağımlılıkla mücadelenin toplumun her kesimine ulaşması gerektiğini söyledi. Adalet Bakanlığı ile yapılan işbirliği protokolü kapsamında ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik birimlerinde düzenli çalışmalar yürüttüklerini belirten Çiftçi, cezaevlerinde sadece bilgilendirme değil, tedavi hizmeti de sunduklarını ifade etti. "İnsanın olduğu her yere gidiyoruz" YEDAM'da görev yapan uzmanların haftanın bir günü cezaevine giderek bağımlılığı bulunan hükümlülerle birebir görüştüğünü anlatan Çiftçi, şunları kaydetti: "YEDAM'da görevli klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarımız protokol çerçevesinde haftanın bir günü cezaevine gidiyor. Kendilerine ayrılmış bir odada bağımlı olan kişilere tedavi hizmeti veriyor. Cezaevinin şartlarına uygun olarak cezaevi idaresiyle ortak bir alanda bağımlılara yönelik tedavi çalışmaları yürütüyoruz. Orada bulunan herkese bu hizmeti sunuyoruz. Onlar bize gelemiyorsa biz onlara gidiyoruz. İnsanın olduğu her yere gidiyoruz. Çünkü insanımıza değer veriyoruz." Çiftçi, denetimli serbestlik yükümlülerine yönelik de düzenli eğitim seminerleri ve tedavi programları uyguladıklarını belirterek, bağımlılıkla mücadelenin kişinin cezasının sona ermesiyle bitmediğini vurguladı. Tedavi sürecinin talep eden kişiler için YEDAM'da ücretsiz devam ettiğini dile getiren Çiftçi, ailelere de danışmanlık hizmeti sunduklarını belirterek, "Bağımlılık sadece kişinin tedavisiyle çözülebilecek bir sorun değil. Ailenin de sürece katkı sağlaması gerekiyor. Amacımız, kişinin ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra hayatında yeni ve temiz bir sayfa açmasına katkı sunmak." dedi.

Bakanlık 5 Bin Personel Alacak Haber

Bakanlık 5 Bin Personel Alacak

Adalet Bakanlığı, infaz ve koruma memuru, zabıt katibi, hemşire gibi çeşitli kadrolara 5 bin yeni personel alacak. Resmi Gazete'de yayımlanan 2 ayrı ilana göre, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında 1500 sözleşmeli zabıt katibi alımı gerçekleştirilecek. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri (CTE) Genel Müdürlüğü ise sözleşmeli pozisyonda istihdam edilmek üzere 3 bin 172 infaz ve koruma memuru, 91 hemşire, 52 teknisyen, 100 destek personeli (şoför), 29 destek personeli (aşçı), 2 destek personeli (kaloriferci), 30 destek personeli (hasta bakıcı), 24 destek personeli (hizmetli) olmak üzere 3 bin 500 personel alacak. İki genel müdürlüğün toplam 5 bin personel alımı uygulamalı ve/veya sözlü sınav sonucuna göre yapılacak. Adalet komisyonlarınca yapılacak sınava, 2024 yılı KPSS'de lisans mezunları KPSSP3, ön lisans mezunları KPSSP93 ve ortaöğretim mezunları KPSSP94'te 70 puan ile daha yukarı puan alanlar başvurabilecek. CTE Genel Müdürlüğünün alımlarına ilişkin başvurular e-Devlet üzerinden, Personel Genel Müdürlüğünün alımlarına ilişkin başvurular ise Kariyer Kapısı Platformu'nun "isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr" internet adresinden gerçekleştirilecek. Başvurular 1-15 Ağustos tarihlerinde yapılacak Her iki alım için başvurular, 1 Ağustos-15 Ağustos tarihlerinde, son gün saat 23.59'a kadar sürecek. Adaylardan, yapılacak sınavın son başvuru tarihi olan 15 Ağustos itibarıyla 18 yaşını doldurmuş olması isteniyor. Adaylar ilan listelerinde yeri, sayısı, unvanı ve niteliği belirtilen sözleşmeli pozisyonlardan sadece bir unvan için bir adalet komisyonuna başvuru yapabilecek. Adayın birden fazla adalet komisyonuna veya birden fazla unvana başvuru yaptığının tespit edilmesi halinde hiçbir başvurusu kabul edilmeyecek, bu şekilde sınava girenler kazanmış olsalar dahi istihdamları yapılmayacak. Adayların, başvuru işlemini tamamladıktan sonra "başvurularım" ekranından başvurularının tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmeleri gerekecek. İlgili ekranda "başvuru tamamlandı" ibaresi görülmeyen hiçbir başvuru değerlendirmeye alınmayacak. Bu hususta sorumluluk başvuru yapan adaya ait olacak. Sözlü/uygulamalı sınava katılma hakkını elde edemeyen adaylara, ayrıca bir bildirimde bulunulmayacak. Adayların başvuru yaptığı sınav merkezinin resmi internet adreslerinde yapılan duyuruları takip etmeleri gerekecek. İlanda belirtilen nitelikleri taşımadıkları sonradan anlaşılan adaylar hakkında yapılan tüm işlemler iptal edilecek. Sınav sonucunun tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde belgelerini teslim etmeyen veya yerleştirme onayının tebliğinden sonra 15 gün içerisinde görevine başlamayan ya da aranılan şartları taşımadığı sonradan anlaşılanların sözleşmeleri iptal edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.