Uygulamalarımız appstore googleplay

#Adalet

gazeteci63.com - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST Bir Öz Güven Devrimidir Haber

TEKNOFEST Bir Öz Güven Devrimidir

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'in bir öz güven devrimi olduğunu belirtti. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğünde düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı. Bayraktar, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'nın insanlığın yerleşik hayata geçtiği, tarımın geliştiği ve medeniyetin filizlendiği topraklar olduğunu söyledi. Şanlıurfa'yı "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendiren Bayraktar, binlerce yıl önce bu topraklarda kurulan yeni dünyanın ardından bugün de yeni bir geleceğin inşa edildiğini dile getirdi. TEKNOFEST'in 15'incisini gerçekleştirdiklerini söyleyen Bayraktar, "2018'de diktiğimiz bu fidan, bugün büyük bir teknoloji hareketine dönüştü. 81 ilimizden, 97 farklı ülkeden gençlerimiz burada. 62 farklı alandaki teknoloji yarışmalarımıza 730 binin üzerinde takım, 1 milyon 600 binin üzerinde gencimiz başvurdu. Bunlar sadece rakam değil, Türkiye'nin değişen hikayesi." diye konuştu. Bayraktar, bölgedeki çocukların bu hikayenin merkezinde yer aldığını belirterek, Güneydoğu illerindeki gençlerin Deneyap Teknoloji Atölyelerinde yapay zeka ve robotik öğrendiğini ifade etti. Şanlıurfa'ya gelince bir şey daha anladıklarını dile getiren Bayraktar, "Bir sistem, Urfa sıcağında öğle vakti tıkır tıkır çalışırsa dünyada da uzayda da her yerde çalışır." dedi. "Hedefimiz, yüksek teknoloji, yerli üretim, katma değerli ihracat" Bayraktar, "TEKNOFEST, bir öz güven devrimidir. 'Biz yapamayız' diyen anlayışa başkaldırıdır. Taklitçiliğe, öğrenilmiş çaresizliğe itirazdır. İşte TEKNOFEST gençliği, o zihniyete bu meydandan haykırıyor 'Biz yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız.'" değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, öz güvenin üretimi, üretimin teknolojiyi, teknolojinin ise bağımsızlık zeminini güçlendirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "İşte Milli Teknoloji Hamlesi bunun için var. Milli Teknoloji Hamlesi yalnızca gökyüzünde değildir, tarladadır, fabrikadadır, laboratuvarlardadır, hastanededir, atölyededir, üniversitededir. Bir fikir ekonomik değere, bir hayal üretime, bir proje istihdama, bir teknoloji Türkiye'nin refahına dönüşüyor. Hedefimiz, yüksek teknoloji, yerli üretim, katma değerli ihracat. TEKNOFEST kuşağının öncülüğünde ülkemizin tam bağımsızlığına güç katacak bir girişimcilik ekosistemi kurmak istiyoruz." "Teknolojiyi insanlığın faydasına kullanmak istiyoruz" Bayraktar, tarımsal üretimin ve gıdanın her zamankinden daha stratejik bir mesele haline geldiğine işaret ederek şunları söyledi: "TEKNOFEST kuşağı, tarımda da yeni bir sayfa açıyor, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME Vakfı). Gıda, her zaman stratejik bir meseleydi, bugün daha da stratejik. Artık tarıma sadece geleneksel bir sektör olarak bakamayız. Tarım, geleceğin yüksek teknolojili alanlarından biri olmak zorunda. Yeni nesil milli tarım teknolojileri, yapay zeka destekli çözümler, genetik bilim, verimlilik, sürdürülebilir üretim… Gençlerin geliştirdiği çözümler bereketli topraklarla buluştukça geleceğimiz daha güçlü ve müreffeh olacak." İnsanlığın yapay zeka ile büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkati çeken Bayraktar, bu teknolojinin öğrenmeyi ve araştırmayı hızlandırdığını ancak aklın yerini alan bir rehberden ziyade potansiyeli büyüten bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Teknolojinin gücünün dünyada karanlık amaçlar için kullanıldığını belirten Bayraktar, şunları ifade etti: "Teknoloji bir araçtır, yönünü belirleyen, nihai kararı vermesi gereken insandır. Ahlakı ve vicdanı taşıyan da insandır. Mesele yapay zekanın ne kadar güçlendiği değil, bu güce hangi ahlakın, hangi vicdanın yön vereceğidir. Gayemiz, teknolojiyi geliştirmekten öte ona nasıl bir ruh, nasıl bir istikamet vereceğimizdir. Bizler, teknolojiyi insanlığın faydasına kullanmak istiyoruz. Bilimle vicdanı, zekayla ahlakı, gücü adaletle buluşturmak istiyoruz." "Gelin daha adil bir dünyayı birlikte kuralım" Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, T3 Vakfı gönüllülerine, Şanlıurfa Valiliğine ve Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Gençler, bunca emek, bunca gayret, tek bir gaye için, daha adil, daha müreffeh, daha güzel bir dünya inşa etmek. Bu mücadelede en büyük umudumuz sizlersiniz. Tüm müesseseleriyle yıkılmış bu dünyayı, inancımız, adalet, merhamet, iyilik değerleriyle medeniyetimizin güneş yüzlü gençleri olan sizler inşa edeceksiniz. Kendi 'Kızıl Elma'nızı, kendiniz belirleyin. Köklerinizden güç alın, gözünüzü geleceğe çevirin. Medeniyetler yalnızca geçmişleriyle ayakta kalamaz, gelecek kurma kabiliyetleriyle yaşarlar. Biz bu topraklardan geleceğe yeniden sesleniyoruz. Gelin bilgiyi üretime, üretimi katma değere, katma değeri refaha, refahı tam bağımsızlığa dönüştürelim. Gelin, Şanlıurfa'dan, tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine doğru yeni bir yolculuk başlatalım. Gelin, daha adil bir dünyayı birlikte kuralım. Yolumuz açık, istikametimiz hakikat, ufkumuz Kızıl Elma." "Büyük bir farkındalık, büyük bir dalga oluştu" Bayraktar, açılışın ardından basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede ise TEKNOFEST Güneydoğu'nun muhteşem bir coşkuyla başladığını belirterek, bölgenin tüm illerinde yarışma etkinliklerinin olduğunu ve bu yıl 1 milyon 600 binden fazla gencin farklı alanlardaki teknoloji yarışmalarına katıldığını söyledi. Etkinliğin, TEKNOFEST Güneydoğu'nun merkezi olan Şanlıurfa'da, medeniyetin doğduğu topraklarda geleceğe dair Türkiye adına yeni bir hikayenin başlangıcı olacağını aktaran Bayraktar, "Yaşadığımız dünyaya yön verenler bilgiyi, tekniği, teknolojiyi geliştirenler. Bunu en yüksek katma değerle buluşturup bütün dünyaya bu değeri ihraç edebilenler. Dolayısıyla buradaki en önemli husus da bu teknolojileri, bilimi, tekniği geliştirecek nesiller. O anlamda biz büyük bir dip dalgasının bölgemizde de doğduğunu görüyoruz." diye konuştu. Bayraktar, teknolojinin kalbinin Şanlıurfa'da attığına işaret ederek, "Bugün açılış günümüzdü, harika bir açılış töreni oldu. Çepeçevre etkinliklerle dolu bu alanda 4 Ekim'e kadar buradayız. Ben tüm milletimizi, tüm dost ve gönül kardeşi coğrafyamızı TEKNOFEST Güneydoğu'ya, Şanlıurfa'ya davet ediyorum." ifadelerini kullandı. Milyonlarca gencin bu yarışmalara başvurduğunu kaydeden Bayraktar, "Kurumlarımızla da konuşuyorum, hem savunma sanayisinde hem yüksek teknoloji geliştiren paydaş kurumlarımızla, insan kaynağı açısından bir kere farkındalığın çok daha erken yaşta oluştuğunu görüyoruz. Bugün de dünyaya damgasını vuracak nesiller, genç yaştan bu alanlara merak salan, bu alanlara ilgi duyan ve altyapı imkanlarıyla bu teknolojiyi geliştirebilen nesiller oluyor." şeklinde konuştu. Bayraktar, "Büyük bir farkındalık, büyük bir dalga oluştu. Biz bunu BAYKAR'da da görüyoruz, savunma sanayimizde de görüyoruz. Özellikle başvuru niteliklerinin çok arttığını, gençlerin hayallerine ket vurmadığını ve dünyada çok iddialı işler yapabileceklerine inandıklarını görüyoruz. Bu, aslına bakarsanız işin yarısı bir anlamda. Çünkü öğrenilmiş çaresizlikle bir işe başladığınızda aslında yarışı daha baştan kaybetmiş oluyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu. “Türk savunma sanayisi zincirlerini kırdı” Bayraktar, KIZILELMA'ya ilişkin yaptığı değerlendirmede ise "Çok yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine girecek. Bir yandan da seri üretim devam ediyor. Seri üretime geçtiğimiz yıl başlamıştık. Şu anda üretim hızını hızlandırıyoruz, yakın zamanda da envanterde göreceğiz." dedi. KIZILELMA'yı sürekli test ettiklerini dile getiren Bayraktar, "Savunma ekosistemimizin geliştirdiği ve dünyada da aslına bakarsanız pek örneği olmayan kabiliyetlere sahip KIZILELMA. Ülkemiz tümüyle milli olarak geliştiriyor. Bu da bizler için bağımsızlığımız adına çok önemli." diye konuştu. Bayraktar, Türk savunma sanayisinin zincirlerini kırdığını dile getirerek, "Yıllarca ambargolarla karşı karşıya kaldık, BAYKAR, 40'tan fazla ülkeyle çalışıyor, bütün gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan elde ediyor. Savunma sanayimizin diğer kurumlarında da bizler benzer bir dalganın yükselerek geldiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik olduğunu belirterek "Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz, Türkler, Kürtler, Araplar, kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz, bizler bu toprakların ev sahipleriyiz." dedi. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, TEKNOFEST Güneydoğu, bugün Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı. Bakan Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bugün Şanlıurfa'da bilimin heyecanı, teknolojinin gücü, üretmenin ve başarmanın haklı gururu olduğuna işaret ederek "Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkansız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan, 'İnanırsam, mücadele edersem, Allah'ın da yardımıyla ben de en iyisini yaparım!' diyen gençlerimizin iradesi var. Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılı'nı gençlerinin azmi ve cesaretiyle inşa eden Türkiye var." ifadesini kullandı. İnsanlık tarihinin, hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemeçten geçtiğini dile getiren Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin yalnızca 780 bin kilometrekare vatan toprağında 86 milyonun değil, dünyanın dört bir yanında hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mazlumun umudu olarak tarih sahnesinde yeniden yükseldiğini söyledi. Bilim ve teknolojide iddia sahibi, Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapmaya kararlı, ufkunda Kızılelma'sına yürüyen bir Türkiye olduğunu vurgulayan Kacır, bu yürüyüşün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla gerçekleştiğinin altını çizdi. "Dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız" Mehmet Fatih Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi'nin, teknolojide bağımsızlığı tahkim etme, bu kadim topraklardan yükselen yeniden diriliş rüzgarını, çağa istikamet veren bir fırtınaya dönüştürme davasının adı olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Kendisinden esirgenen her teknolojinin daha iyisini geliştiren, üzerine biçilen dar elbiseleri yırtıp atan, öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmış bir Türkiye'nin inşa yolculuğudur. Milli Teknoloji Hamlesi gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız BAYRAKTAR'dır, AKINCI'dır, Kızılelma'dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN'dır. Mavi Vatan'da özgürce yol alan ANADOLU'dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR'dır, SİPER'dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg'dur. Uzaydaki izimiz İMECE'dir, TÜRKSAT 6A'dır. Bir dönem hayal olarak görülen nice projeyi mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve girişimcilerimizin alın ve akıl teriyle gerçek kıldık. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi ise ufkumuzu çok daha uzaklarda. Ay'a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı Ay'a ulaştıracağız. Bilimde ve teknolojide bugünkü seviyemiz, Allah'ın izniyle yarınlarda erişeceğimiz çok daha büyük başarıların habercisi. Yapay zekada, kuantumda, biyoteknolojide, yarı iletkenlerde, ileri malzemelerde, uzay ve havacılık teknolojilerinde dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız. Türkiye Yüzyılı'nı hep beraber, bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız." Geçmişin izinden, medeniyetinden aldığı ilhamla, geleceği inşa edenlerin TEKNOFEST kuşağı gençler olduğunu aktaran Kacır, onların Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık tutkusunu yüreğinde taşıyan neferleri olduğunun altını çizdi. "Bize düşen, gençliğin önünü açmak" "Yapamazsınız, başaramazsınız" diyenlere inat, imkansız zannedileni gerçek kılmaya and içmiş akıncılar olduklarını vurgulayan Kacır, "Bize düşen de işte bu gençliğin önünü açmaktır. Sizlerle birlikte geçtiğimiz 9 yılda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Gaziantep'te, Bakü'de, Lefkoşa'da, Mavi Vatan'da TEKNOFEST'lerde umutlarımızı kat kat büyüten rekorlar kırdık. İstiklal şairimizin seslendiği Asım'ın Nesli sizlersiniz. Nuri Demirağ'ın, Vecihi Hürkuş'un yarım kalmış hayallerini tamama erdiren sizlersiniz. İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye'nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan da sizler olacaksınız. Sizler, bilim ve teknolojideki liderlik yürüyüşümüzü, Türkiye Yüzyılı'nda medeniyetimizin yeniden şahlanışına dönüştüreceksiniz." diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün tarihin hakikati fısıldadığı topraklarda buluşulunduğunu aktaran, Şanlıurfa'ya gelen herkesin mutlaka Balıklı Gölü göreceğini dile getirdi. Şanlıurfa'nın Hazreti İbrahim'in şehri olduğunu anımsatan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bakın, büyük fikir insanı Sezai Karakoç, Nemrut ve Hazreti İbrahim'i nasıl tasvir ediyor. 'Nemrut, nefis demek. İbrahim de ruh. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse, insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu, demektir. Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar, pası erir, o ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder. Var olanı yıkıcı, müsbet olanı bozucu etkileri ulu bir ateş gibi düşünürsek medeniyet kubbelerini bu ateşe dayandıran, samimiyet özüdür." "Kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz" Mehmet Fatih Kacır, ateşte yandıkça pişen, özünü koruyan medeniyetlerin, sert şartlarda daha güçlülük kazandığını vurguladı. "Hazreti İbrahim'i, samimiyetinin ihlasının ateşten koruduğunu, ateşi etkisiz bıraktığını, bu samimiyetle Hazreti İbrahim'in, Allah dostu, hakikat dostu olduğunu" belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı: "İşte o ruhun, o samimiyetin izleri, asırlar sonra, Anadolu topraklarında ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canlarını ortaya koyan, 11 Nisan 1920'de işgal kuvvetlerini bu topraklardan söküp atan Urfalıların yüreklerinde de vardı. Biz o ruhla, en zor zamanlarda birbirimize kenetleniriz. Bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların, çatışmaların ve adaletsizliklerin insanlığı ağır imtihanlardan geçirdiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Gazze'de yaşanan soykırım, çocukların, masumların gözlerimizin önünde hayattan koparılması, vicdan sahibi her insanın yüreğinde derin yaralar açıyor. İnsan hayatının değersizleştirildiği, çocuk ölümlerinin sıradanlaştırıldığı bir dünyada ne adaletten ne hukuktan ne de gerçek manada bir medeniyetten söz edilebilir." Kacır, er ya da geç hakkın batıla, adaletin zulme galip geleceğinin altını çizerek iyiliğin, kötülüğün karanlığını mutlaka yırtacağını vurguladı. Ülkenin etrafında yangınların yükseldiği, coğrafyanın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik oduğunu belirten Kacır, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Acımız, sevincimiz, kaderimi, istikbalimiz birdir. Biz Anadolu'yuz, Dicle'yiz, Fırat'ız. Halilu'r-Rahman sofrasında aşını bölüşenleriz. Omuz omuza aynı vatan uğruna toprağa düşenlerin evlatlarıyız. Birliğimize daha sıkı sarılacak, kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz. Buradan, Bereketli Hilal'in kalbinden, Şanlıurfa'dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Bizler bu toprakların ev sahipleriyiz. Başka hesaplar yapmaya kalkanlar çok iyi bilsin, ev sahibinin üstüne kapıyı kapatan kendisi dışarıda kalır." dedi. "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden dönmek yok" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Şanlıurfa'da gördükleri bu coşkunun, bu topraklarda güçlü bir iradenin varlığını gösterdiğini söyledi. Türkiye'nin yarınlarına mührünü vuracak TEKNOFEST Kuşağı'nın olduğuna dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti: "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden geri dönmek yok. Daha çok çalışacağız, üreteceğiz. Birlikte, omuz omuza, el ele Türkiye'yi bilimde ve teknolojide zirveye taşıyacağız. Bizler TEKNOFEST'ler ile Deneyaplar, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programı'yla, Milli Teknoloji Akademimiz ile Milli Teknoloji Atölyelerimiz ile gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."

ÖSYM'den Şanlıurfa Kararı Haber

ÖSYM'den Şanlıurfa Kararı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Şanlıurfa'da Kamu Personel Seçme Sınavı'nın (2026-KPSS) gerçekleştirildiği Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki 392 adaya yönelik mevzuata aykırı sınav uygulamaları yapıldığının tespit edildiğini, söz konusu adaylara eş değer sınav uygulanmasına karar verildiğini bildirdi. ÖSYM'den yapılan açıklamada, 6 Eylül'de 1 milyon 708 bin 329 adaya yönelik düzenlenen KPSS (Lisans) Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun 145 sınav merkezindeki 4 bin 724 sınav binası ve 86 bin 646 sınav salonunda uygulandığı anımsatıldı. Sınav sabahı Şanlıurfa'daki Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü bağlantı yolunun tek şeride düşürülmesi ve bölgede yaşanan trafik kazası nedeniyle sınav binalarına ulaşımın zorlaştığı belirtilen açıklamada, bu nedenle çok sayıda adayın sınava yetişemeyeceğinin Şanlıurfa ÖSYM İl Koordinatörlüğü tarafından tespit edildiği aktarıldı. Bu doğrultuda mağduriyet yaşanmaması için ilgili sınav binalarında sınavın 30 dakika ertelenmesinin uygun olacağı yönündeki talebin il koordinatörlüğü tarafından ÖSYM Sınav Günü Masası'na iletildiği bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "ÖSYM mevzuat hükümleri ile geçmişte alınan karar ve uygulamalar kapsamında İl Koordinatörlüğümüzden gelen bilgiler değerlendirilerek, sınav gizliliği ve güvenliği korunmak suretiyle Osmanbey Kampüsü'nde sınav binalarına girişin 30 dakika uzatılması ve sınav başlama saatinin 10.45 olarak uygulanmasına Başkanlığımızca karar verilmiştir. Akabinde söz konusu durumun ayrıntılarının ortaya çıkarılması amacıyla ivedilikle inceleme başlatılmıştır." - Sınav salonu kamera kayıtları her bir aday için detaylı şekilde incelendi İnceleme kapsamında ilgili sınav merkezindeki yönetici ve görevlilerle görüşülerek ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı, sınav binaları ve sınav salonlarında bulunan tüm kamera kayıtlarıyla bina ve salon tutanaklarının ÖSYM'ye ulaşmasının ardından bina ve salon tutanakları titiz ve ayrıntılı olarak tetkik edildiği belirtilen açıklamada, "Sınav binası giriş kameraları ile sınav salonu kamera kayıtları tek tek ve her bir aday için detaylı şekilde incelenmiştir." bilgisi paylaşıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Osmanbey Kampüsü'nde bulunan 150 sınav salonunun 22'sinde sınava giren 392 adaya yönelik ÖSYM mevzuat hükümlerine aykırı sınav uygulamaları gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Her bir adayın sınavı Başkanlığımız için büyük bir sorumluluk ve emanettir. Bu emanetin korunması, adalet ve fırsat eşitliğinin bozulmaması amacıyla bu kapsamda belirlenen adaylara ÖSYM Yönetim Kurulunun 15 Eylül 2026 tarihli ve 2026/38.10 sayılı kararı ile eş değer sınav yapılmasına karar verilmiştir."

Mevlit Kandili İdrak Edilecek Haber

Mevlit Kandili İdrak Edilecek

Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlit Kandili, İslam toplumlarında asırlardır kutlanıyor. Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlit, İslam kültüründe özellikle Hazreti Muhammed'in doğumunu, bu kapsamda yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılıyor. Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletleri döneminde Hazreti Muhammed'in doğum gününün resmi törenlerle kutlanılmasının yanı sıra Türk ve Arap edebiyatında peygamber sevgisinin işlendiği eserler kaleme alındı. Özellikle İslam toplumlarının büyük bir kısmında yoğun rağbet gören Süleyman Çelebi'nin "Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi)" adlı mesnevisi, besteli veya kendine has bir şekilde irticalen mevlit merasimlerinde okundu. Hazreti Muhammed'in doğumunun 1501. yıl dönümü, bu sene "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla idrak edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl da Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında yurt içi ve yurt dışında çok sayıda etkinlik gerçekleştirecek. "Mevlit Kandili Hz. Muhammed'in ilkelerinin yeniden hatırlanmasıdır" Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Hüseyin Arı, AA muhabirine, Hazreti Muhammed'in doğumunun yıl dönümünün İslam toplumları arasında yüzyıllardır hasret, minnet ve coşkuyla kutlandığını söyledi. Türkiye'de icra edilen kutlamalarda Süleyman Çelebi'ye ait mevlit kasidesinin okunduğunu, vaazlarda ve sohbetlerde güzel ahlakı anlatılarak Peygamber sevgisinin gönüllerde tazelendiğini belirten Arı, şöyle devam etti: "Mevlit Kandili ve Mevlid-i Nebi Haftası, yalnızca tarihi bir doğum gününün anılması değil, Hz. Muhammed'in getirdiği adalet, merhamet ve ahlak ilkelerinin yeniden hatırlanmasıdır. Adalet duygusunun zayıfladığı, merhametin yerini zaman zaman öfke ve şiddetin aldığı, bencilliğin ve çıkarcılığın insan ilişkilerini kuşattığı bir dünyada nebevi ahlaka her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır." Mevlid-i Nebi Haftasının Hz. Peygamber'in ümmetine yapmış olduğu birlik ve kardeşlik vurgusunun yeniden hatırlanmasına vesile olacağını ifade eden Arı, "Başta Gazze olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm gören insanların kurtuluşu ancak Müslümanların Hz. Peygamber'in güzel ahlakı etrafında bir ve beraber olmasıyla mümkündür." diye konuştu. "Resulullah'ın güzel ahlakını kuşanmak Müslümanlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur" Diyanet İşleri Başkanlığının Mevlid-i Nebi Haftası için belirlediği "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasının çağın ihtiyaçları bakımından son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Arı, şunları kaydetti: "Zira güzel ahlak, sadece bireysel davranışlarımızı değil, aile hayatımızı, komşuluk ilişkilerimizi, çalışma hayatımızı, toplumsal dayanışmamızı ve bütün insanlarla ilişkilerimizi kuşatan kapsamlı bir değerdir. Başkanlık çeşitli anma etkinlikleriyle, radyo ve televizyon programlarıyla onun merhamet, adalet, cömertlik, zarafet, tevazu gibi yüce ahlakını ve getirdiği rahmet yüklü mesajları insanlıkla buluşturmaya çalışmaktadır. Resulullah'ın güzel ahlakını kuşanmak ve imanın, ibadetin ve ahlakın o kopmaz bağını yeniden tesis etmek Müslümanlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Günümüz insanının manevi dertlerinin yegane çaresi, Resul-i Ekrem'in güzel ahlakını örnek almaktır." Beştepe Millet Camisi'nde Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı düzenlenecek Beştepe Millet Camisi'nde akşam namazını müteakip Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "24 Ağustos Pazartesi günü, Beştepe Millet Camisi'nde akşam namazını müteakip Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı düzenlenecektir. Tüm halkımız davetlidir." ifadelerine yer verildi. TRT Mevlit Kandili'ne özel yayınları izleyiciyle buluşturacak Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12. günü idrak edilen Mevlit Kandili, hazırlanan özel programlarla TRT ekranları ve radyolarında izleyici ve dinleyiciyle buluşacak. TRT'den yapılan açıklamaya göre, programlarda Hazreti Muhammed'in hayatı, güzel ahlakı ve bıraktığı miras anlatılacak. İstanbul Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nden gerçekleştirilecek canlı yayın, saat 20.00'de TRT 1'de yayınlanacak. Erzurum Lala Mustafa Paşa Camisi'nden canlı olarak ekranlara gelecek özel yayın saat 20.00'de TRT Avaz'da, Bingöl Ulu Camisi'nden gerçekleştirilecek "Şeva Mewlüde" programı ise saat 21.00'de TRT Kurdi'de izleyiciyle buluşacak. TRT 2 ekranlarında saat 18.00'de "Seyr-i Mukaddes" belgeseli, 18.30'da "Tarih Söyleşileri-Mevlid ve Süleyman Çelebi" programı ve 23.45'te "Looking For Muhyiddin-Muhyiddin'i Aramak" belgeseli ekrana gelecek. TRT Müzik'te saat 19.00'da Ömer Tuğrul İnançer'in Sümbül Efendi Camisi'nde gerçekleştirdiği özel program yer alacak. TRT Türk'te "En Güzel", "Efendimizin 24 Saati", "Vahyin İzinde", "İki Cihan Güneşi" ve "O Geldi" programlarının yanı sıra Bosna Hersek'in Travnik şehrinden yapılacak canlı yayın izleyicilere ulaştırılacak. TRT Belgesel'de ise "Mabedin Gölgesinde" belgeseli farklı saatlerde yayınlanacak. TRT Radyolarında da Mevlit Kandili'ne özel içerikler dinleyicilerle buluşacak.

Diyanet’ten Yeni Hicri Yıl Mesajı Haber

Diyanet’ten Yeni Hicri Yıl Mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, yeni hicri yılın İslam alemi için hayırlar getirmesini diledi. Arpaguş, bugün başlayan hicri yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında, bugün Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini esas alan hicri takvimin 1448'inci seneyi devriyesi olduğunu anımsattı. Yeni hicri yılın İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileyen Arpaguş, "İdrak ettiğimiz bu günler, bir yeni yıl başlangıcı olmanın ötesinde İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan hicret hadisesini bizlere hatırlatır. Hicret, esaretin zincirlerini kırarak hürriyete yürüyüşün, cehaletin karanlığını yırtarak aydınlığa çıkışın ve kula kulluk zilletinden yalnızca Allah'a kul olmanın izzetine yönelişin sembolüdür." ifadelerini kullandı. Peygamber ve onun kutlu davasına gönül verenlerin Mekke'de kendilerine uygulanan her türlü insanlık dışı muameleye sarsılmaz bir iman ve asil bir tavırla karşı durduklarını vurgulayan Arpaguş, şunları kaydetti: "Allah'ın izni ve inayetiyle Medine'ye hicret eden Müslümanlar, orada vahyin ve sünnetin rehberliğinde iyilik, adalet ve merhamet üzerine kurulu bir medeniyetin temellerini atmışlardır. Coğrafyaları ve çağları aşan hayat tasavvuruyla bu medeniyet, büyük bir inkişafın öncüsü olmuş, tarihin seyrini ve insanlığın talihini değiştirmiştir. 1448'inci seneyi devriyesinde yeniden yad ettiğimiz bu mühim hadise, bizleri kendi iç dünyamızda iyiliğe doğru asil adımlarla her dem hicret etmeye davet etmekte ve yeryüzünü kuşatan her türlü kötülükle mücadelede bizlere azim ve kararlılık aşılamaktadır."

Genel Başkan Erbakan, Urfa’da Haber

Genel Başkan Erbakan, Urfa’da

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Şanlıurfa'da partisinin ilçe başkanlıkları hizmet binalarının açılışı ile toplu açılış törenine katıldı. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere kente gelen Erbakan, Karaköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan 18 park ve 5 semt sahasının açılış töreninde, peygamberler şehri Şanlıurfa'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erbakan, Karaköprü Belediyesinin seçim döneminde ortaya koyduğu vaatleri 2 sene gibi kısa bir sürede yüzde 70 oranında tamamladığını belirterek, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'ye teşekkür etti. Ahlaklı belediyeciliğe dikkati çeken Erbakan, "Ahlaklı belediyecilik demek, önce ahlak ve maneviyat demek. Rüşvetin olmadığı, yolsuzluğun, hırsızlığın olmadığı, belediye bütçesinden harcama yaparken kendi cebimizden harcama yapmaktan daha hassas davrandığımız bir belediyecilik. İsrafın, lüksün, şatafatın olmadığı, borç ve faiz bütçesi yerine tasarrufun, kaynak paketlerinin olduğu bir bütçe. İşte önce ahlak ve maneviyat, ahlaklı belediyecilik bu demektir. Ahlaklı belediyecilik aynı zamanda adalet demektir. Akrabayı, yandaşı, hemşehriyi koruyup kollamak değil, hakkı olanı koruyup kollamak. Güçlünün haklı sayıldığı değil, haklının güçlü olduğu bir belediyecilik anlayışı. Adalet, ehliyet, liyakat bununla beraber bize oy vermiş olsun olmasın, bütün vatandaşlarımızın, vatandaşlarımıza, her kesime adaletli bir şekilde hizmetlerin götürülmesi. Yine bununla beraber ahlaklı belediyecilik demek, hizmet belediyeciliği demektir." ifadesini kullandı. Fatih Erbakan, belediye başkanlığı makamının ticaret değil hizmet makamı olduğunu, millete hizmet ederek Allah'ın rızasını kazanma anlayışıyla belediyecilik yapılması gerektiğini söyledi. Karaköprü Belediyesinin hizmetlerini "ahlaklı belediyeciliğin güzel bir örneği" olarak nitelendiren Erbakan, milli görüş anlayışının gelecek yerel seçimlerde tüm Türkiye'ye yayılmasını temenni etti. Konuşmaların ardından Fatih Erbakan, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi ve katılımcılar, 18 park ve 5 semt sahasının açılışını yaptı. Açılışın yapıldığı Doğukent Mahallesi'ndeki parkı gezen Erbakan ve beraberindekiler, semt sahasında çocuklara top ve oyuncak dağıttı. Dağıtım sırasında kısa süreli kargaşa yaşandı. Erbakan, daha sonra Hilvan ve Siverek ilçelerine geçerek partisinin ilçe hizmet binalarının açılışına katıldı. Siverek'teki konuşmasında Erbakan, "Bu binamızın hazırlanmasında emeği geçen bütün kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkürler ediyorum. Binamızın Siverek'te, Urfa'da ve Türkiye'de milli görüşün şahlanışına, Yeniden Refah Partimizin iktidarına vesile olmasını Cenabıallah'tan niyaz ediyorum. Açılışımız hayırlı olsun." dedi.

Şıldak’tan İdareciler Günü Mesajı Haber

Şıldak’tan İdareciler Günü Mesajı

Kamu hizmetlerinin etkili, verimli ve vatandaş odaklı bir anlayışla yürütülmesinde idarecilerimiz önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Devlet ile vatandaş arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlayan idarecilerimiz; hukukun üstünlüğü, adalet, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda görevlerini büyük bir özveriyle yerine getirmektedir. Merkez ve taşra teşkilatlarımızda görev yapan mülki idare amirlerimiz ile kamu yöneticilerimiz; bulundukları görev yerlerinde kamu düzeninin sağlanması, hizmetlerin aksamadan yürütülmesi, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına hızlı çözümler üretilmesi noktasında kritik bir rol üstlenmektedir. Zor şartlar altında, fedakârca yürütülen bu görevler, devletimizin gücünü ve güven veren yüzünü milletimize en güçlü şekilde yansıtmaktadır. Şanlıurfa’mızda da kamu hizmetlerinin hızı ve kalitesinin artırılması amacıyla görev yapan idarecilerimiz, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon içerisinde önemli çalışmalara imza atmaktadır. Vatandaş memnuniyetini esas alan yönetim anlayışıyla sürdürülen bu çalışmalar; ilimizin huzuru, güvenliği ve kalkınmasına değerli katkılar sunmaktadır. İçişleri Ailesinin mensupları olarak Vali Yardımcılarımız ve Kaymakamlarımız ile birlikte adeta Şanlıurfa ile bütünleşerek dinamik ve proaktif bir yönetim anlayışıyla toplumumuzun her kesimini kucaklayarak çözüm odaklı, hızlı ve şeffaf bir çalışma modeli uyguluyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mülki idare amirlerine olan güveni ve sorunların çözümünde bize yüklediği misyonu en doğru şekilde algılayarak talimatları doğrultusunda kıymetli vatandaşlarımıza ilgili, samimi ve istikrarlı bir şekilde var gücümüzle hizmet ediyoruz. Şanlıurfa’nın kadim topraklarının kadirşinas insanları, kendisine hizmeti en kutsal görev kabul eden mülki idare camiasına büyük bir sevgi ve güven duymakta, teveccüh göstermektedir. Bizler de sevgili vatandaşlarımızdan aldığımız güçlü destek ve cesaretle 2026 yılında da Şanlıurfa’nın her köşesinde onların yanında olmaya ve hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu anlamlı gün vesilesiyle; görevini büyük bir sorumluluk bilinci ve ülke sevgisiyle yerine getiren Mülki İdare Amirlerimizin 10 Ocak İdareciler Günü’nü gönülden kutluyor, görevlerinde üstün başarılar diliyor, fedakârca çalışan kıymetli mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Kurtulmuş'tan Yeni Yıl Mesajı Haber

Kurtulmuş'tan Yeni Yıl Mesajı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 2026'da "sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye" idealini, hukuk devleti ciddiyeti ve demokratik siyasetin geniş ufkuyla perçinlemeyi hedeflediklerini bildirdi. Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı yeni yıl mesajında, 2025'i demokrasiyi güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü pekiştirmek, toplumsal bütünleşmeyi sağlamak, milli dayanışma ve kardeşlik ruhunu yüceltmek amacıyla yürüttükleri çalışmalarla geride bıraktıklarını belirtti. Yeni yılın yüksek hedefler ve büyük idealler etrafında el ele, omuz omuza yürüyerek geleceğe yön verecekleri bir yıl olmasını dileyen Kurtulmuş, "Yeni bir yıla girerken dayanışmayı, kardeşliği, ortak umudu çoğaltarak, demokratik ilkeleri tahkim ederek, vatandaşlarımızın onurunu korumanın toplumsal bütünleşmemizin en temel unsuru olduğunu bilerek, Gazi Meclis'in gücünü iç huzurun, adaletin ve ortak geleceğe dair güvenin ana omurgası haline getirmeyi milli bir vazife olarak görüyorum. 2026 yılında hedefimiz, 'sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye' idealini hukuk devleti ciddiyeti ve demokratik siyasetin geniş ufkuyla perçinlemek olacaktır. Bu doğrultuda, insanımızın saygınlığını ve dokunulmazlığını esas alan özgürlükçü bir yaklaşımla güçlü temsil ve etkin denetim anlayışını, katılımcı bir siyaset kültürüyle buluşturacak her yeni çalışma, 2026 yılının kalıcı kazanımları olacaktır." açıklamasında bulundu. Bu istikamette atılacak her adım ve hayata geçirilecek her yeni çalışmanın "yeniden güçlü ve büyük Türkiye" idealine bir adım daha yaklaştıracağını kaydeden Kurtulmuş, "Bunun ilk şartı ise birlik ve dirlik içerisinde hareket edebilen, farklılıklarını zenginlik olarak gören, bu zenginliğin üzerinden de bir milli mefkure inşa edebilen Türkiye'yi ortaya koymaktır. Bölgemizde gerilimlerin arttığı ve krizlerin sınır tanımadığı bir dönemde Türkiye, bölgesel barışı üreten diplomasi kapasitesini, parlamenter diplomasinin gücünü de kullanarak daha görünür kılacaktır." ifadesini kullandı. Bugün yaşanan devasa sorunların temelinde tüm dünyayı saran adaletsizliğin yattığını belirten Kurtulmuş, bu nedenle küresel adalet arayışının bugünün dünyasının en önemli meselelerinin başında geldiğine dikkati çekti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni bir küresel adalet anlayışının tüm dünyanın ortak gündemi olması için canla başla çalışacak Türkiye'nin, milli bir dava olarak gördüğü Kıbrıs ve Filistin meselelerinde iki devletli çözüm tezini her platformda savunmaya devam edeceğine işaret etti. Filistin'de tüm insanlığı hedef alan soykırıma karşı hukukun evrensel sözünü yükseltmek, küresel adalet arayışını ilkeli bir dış politika çizgisine dönüştürmek, adil ve hakkaniyetli bir uluslararası sistemi inşa etmek için var gücüyle çalışmanın temel sorumluluklarından olduğunu bildiren Kurtulmuş, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bölgemizde ve dünyada barışın sağlanması için her türlü çabayı gösterirken, Türkiye'yi kuşatma hedeflerine karşı da kardeşliği kıyamete kadar tesis edecek adımları atmayı sürdüreceğiz. Bu çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ortak irade ile kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını başarıyla tamamlayarak 'Terörsüz Türkiye' hedefimize ulaşmayı umuyoruz. Milletimizin hak ettiği daha özgür, daha adil ve daha müreffeh toplumsal sistemi yaşatma iddiası, Meclisimizin iradesiyle birleştiğinde, yeni bir toplumsal sözleşme perspektifi güç kazanacaktır. Geçen her günün ömürden olduğunu bilerek hem vatanımız hem gönül coğrafyamız hem de tüm mazlum ve masumlar için samimiyet, cesaret ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Yeni yılın, milli dayanışmanın güçlendiği, adaletin güveni beslediği, güvenin zenginliği çoğalttığı, refahın toplumsal esenliğe dönüştüğü, bölgemizde barışın ve dünyada adaletin güçlendiği bir yıl olmasını tüm kalbimle diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.